Rusya nın Ankara Büyükelçisi Verşinin Habertürk e konuştu Dış Haberler
Haberturk sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Rus Büyükelçi Verşinin, Sena Alkan'ın gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Rusya-Ukrayna Savaşı'yla başlayalım. Bu savaş 4.5 yıldır sürüyor. Geçtiğimiz mayıs ayında Zafer Günü'nde Sayın Putin dedi ki: Savaş sona yaklaşıyor. Bu bir sinyal olarak mı görülmeli? Savaş bitiyor mu?Ukrayna’daki çatışmanın her zaman, siyasi ve diplomatik yollarla çözülmesinden yana olduk. Bununla birlikte, bunu her zaman açıkça belirttik ki en önemlisi, çatışmanın temel ve köklü nedenlerinin çözülmesine katkıda bulunacak bir çözüm bulmaktır.
Bu olmadan, görünüşe göre, herhangi bir ara çözüm arzu edilen sonucu vermeyecektir. Buna hazır olduğumuzu, BM dahil olmak üzere çeşitli uluslararası platformlarda ve tüm temaslarımızda da dile getirdik.
Bazı düşünce kuruluşları Rusya-Ukrayna Savaşı'nda hayatını kaybeden, yaralanan ve kaybolan asker sayısının 2 milyonu aştığını söylüyor. Böylesi bir kayıp 2. Dünya Savaşı'ndan beri görülmedi. Sizin değerlendirmeniz ne? Ne kadar asker kaybettiniz bu savaşta?Bence bu soruyu Rusya Savunma Bakanlığı’ndaki uzmanların değerlendirmelerine bırakmak gerekir, çünkü bahsettiğiniz somut rakamlar gerçeği yansıtmamaktadır.
Ancak asıl mesele bu değil. Askerlerimizin Rusya’nın çıkarlarını, bağımsızlığını ve egemenliğini korumak adına gösterdikleri cesareti çok takdir ediyoruz. Bugün bu asil amaç uğruna savaşanlar, Rusya Federasyonu’nun tüm halklarını ve etnik gruplarını temsil ediyor. Bunlar tek ve kenetlenmiş bir halktır. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin şöyle demiştir: "Çalışın, kardeşlerim!". Zaferin bizim olacağından eminiz ve bu zafer, Rusya Federasyonu’nun çıkarlarını ve Avrupa’daki güvenlik çıkarlarını güvence altına alacaktır.
Dışişleri Bakanı geçen hafta Kiev’deydi ondan önce de Rusya’daydı. Önümüzdeki günler ya da haftalarda tarafların bir araya geleceği bir müzakere masası kurulabilir mi?Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın kısa süre önce Kiev’i ziyaret ettiğini çok doğru bir şekilde belirttiniz. Bundan önce Moskova ve Kazan’da bulunmuş, Kazan’da da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmüştü. Gündemde tartışılan diğer konuların yanı sıra, Ukrayna’daki çatışmanın çözümü konusunda olası temaslar konusu da vardı. Zaten geçmişte bu tür temaslar için İstanbul platformu başarıyla kullanılmıştı.
Bugün, bu tür müzakerelerin devamı için, çatışmanın temel nedenleri dikkate alınarak uzun vadeli bir çözüme yol açacak belirli bir temel gereklidir. Diplomatik çabaların devamı kapsamında görüşmelerin düzenlenmesine imkân sağlanması da dahil olmak üzere Türkiye’nin çabalarını takdir ediyoruz. Bu husus Moskova’da da dile getirilmişti.
İstanbul'daki geçmiş görüşmelerde, Donbas konusu kilit bir konuydu. Rusya tamamını kontrol etmeyi istiyor ama Ukrayna bu toprakları vermeyeceğini söylüyor. Nasıl bir formül mümkün? Bir ekonomik bölge, uçuşa yasak bölge, askeri olmayan bölge gibi formüllere açık mısınız?Donbas, her açıdan çok önemli bir bölgedir. Donbas’ta, Rusya’nın diğer yeni topraklarında olduğu gibi, bir referandum düzenlendikten ve bu bölgelerin halkı Rusya Federasyonu’na katılma yönünde karar verdikten sonra durum değişti.
Bugün Donbas, ülkemizin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu, halkın iradesinin bir ifadesidir ve biz bunu saygıyla karşıladık. Donbas’ta hangi bölgelerin oluşturulabileceği konusundaki tartışmalar, bu durumda yersizdir. Burası, Rusya topraklarının bir parçasıdır.
Geçen hafta Kiev'deydim ve birçok Ukraynalı vatandaş ile konuştum. Şöyle söylüyorlar. Biz barış karşılığı toprak vermeye karşıyız çünkü Rusya durmayacak ve daha fazlasını istemeyi sürdürecek. Siz kesin bir barış olursa Rusya'nın kalıcı olarak duracağını söyleyebiliyor musunuz?Çatışmanın temel sorunlarının ele alınması ve çözülmesine dayalı gerçek müzakereler yapılırsa, o zaman uzun vadede geçerli olacak bu tür anlaşmaların geliştirilmesinden söz edilebilir. Rusya her zaman saygın ortaklarına verdiği sözlere sadık kalmıştır. Bununla birlikte, karşınızda da güven uyandıran müzakere ortaklarının bulunması çok önemlidir.
Ukrayna Rusya'nın içinde petrol rafinerilerine ve altyapıya saldırılar düzenliyor son olarak Rusyanın Amazonu sayılan Wildberries’i vurdular. Bu saldırılar günlük hayat üzerinde nasıl bir etki yaptı? Rusya'da şu an bir benzin kıtlığı yaşanıyor mu?Bu tür saldırılar yaşanmaktadır. Ne yazık ki, bu saldırıların terörist nitelikte olduğunu ve sivil altyapıya yönelik olduğunu görüyoruz. Örnek olarak, gece gençlerin uyurken öldürüldüğü bir lisenin saldırıya uğradığı Starobelsk’i gösterebiliriz. Bu, terörizmin bir tezahürüdür.
Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin altyapı tesislerine yönelik saldırılarının etkinliği sürekli olarak azalmaktadır. Hava savunma sistemlerimiz etkin bir şekilde çalışmakta ve deneyim kazanmaktadır. Mevcut duruma gelince, Rusya ekonomisi istikrarlı bir seyir izlemektedir. GSYİH büyümesi açısından Rusya, “pozitif bölgede” yer almakta ve “artı büyüme” kaydetmektedir.
Karadeniz’de de tankerlere gemilere saldırılar görüyoruz. Türk Dışişleri Bakanı sivil ve ticari gemilere saldırıları durduracak bir moratoryumdan bahsetti. Bunu Kabul eder misiniz? Sizce bunu Ukrayna da Kabul eder mi?Kiev tarafının tepkisini tahmin etmek istemem. Bu, Kiev’de karara bağlanan ve doğru şekilde ele alınmayan bir konudur. Çeşitli önerilere, özellikle de Türk dostlarımızdan gelen tekliflere gelince, tüm bunları dikkatle değerlendiriyoruz. Ancak asıl noktayı tekrarlamak isterim: Mesele, silahlı çatışmaları bir süreliğine durdurmak değil, uzun vadeli bir çözüme ulaşmaktır.
Bu olmadan, birçok ülkenin hedeflediği gibi askeri harekata ara verilmesi, Kiev rejiminin güçlerinin yeniden toparlanmasına, saldırgan eylemlerini sürdürmek için daha fazla finansman ve silah elde etmesine yola çacaktır. Bu doğru hedef değildir. Biz, çatışmanın gerçek ve köklü nedenlerini dikkate alan kapsamlı ve uzun vadeli bir çözümü hâlâ savunuyoruz.
NATO üyesi Avrupa ülkeleri diyor ki: Rusya eninde sonunda NATO topraklarına saldıracak. Son olarak Polonya Dışişleri Bakanı Sikorski dedi ki: Elimizde güvenilir ABD istihbaratı var. Siz böyle bir saldırı hazırlığında mısınız?Bu tür açıklamalar sadece gülümseme uyandırıyor ve tarihi, Avrupa ülkeleriyle yüzyıllardır süren ilişkilerimizi tamamen bilmediğini düşündürüyor. Alıntı yaptığınız bu beyefendinin açıklamasını onun vicdanına bırakıyorum. Komşu veya Avrupa ülkelerine karşı hiçbir zaman saldırgan niyetler beslemedik. Tarihe bakıldığında, asıl Rusya’ya saldıranlar ve Rusya’nın güvenliğini tehdit edenler oldu. Biz bunu hiçbir zaman yapmadık. Bu nedenle, özellikle de hiçbir temeli olmayan bu tür açıklamalara fazla önem vermem.
Türkiye yakın zamanda çok kritik bir NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yaptı. Sizin kişisel düşüncenizi duymak sitiyorum hem bu zirveyle hem de deklarasyonla ilgili çünkü Rusya bu deklarasyonda uzun vadeli tehdit olarak ele alındı.Elbette bu önemli olayı takip ettik. Hepimiz NATO’nun askeri-siyasi bir blok olduğunu biliyoruz; yani içeriği ve yönelimi tam da bu kelimelerle tanımlanıyor. Rusya’nın herhangi bir ülke için uzun vadeli bir tehdit olduğu yönündeki ifadelere gelince, bunun için hiçbir gerekçe olmadığını düşünüyoruz. Bu konuyu, bu tür şeyler yazanların vicdanına bırakıyoruz.
Her halükarda, Avrupa dahil olmak üzere yabancı devletlere yönelik eylemlerimizin doğru ve anlayışla karşılanacağını umuyoruz. Burada kastettiğim, Avrupa’daki çatışmalar da dahil olmak üzere her türlü çatışmanın siyasi ve diplomatik yollarla çözülmesineolan bağlılığımız ve NATO’da sıkça bahsedilen güvenliğin ayrılmaz ve bölünmez olduğu konusundaki anlayışımızdır. Kendi güvenliğini başkasının güvenliği pahasına inşa etmek mümkün değildir, bu kabul edilemez. Bu husus, BM ve AGİT’e ait belgeler dahil olmak üzere çok sayıda uluslararası belgelerde belirtilmiştir. Ne yazık ki, birçok Batı Avrupa başkentinde bu unutuluyor, hatta tamamen unutulmuş durumda.
Türkiye S-400 sistemlerini bir üçüncü ülkeye göndermeyi planlıyor. Bu konuyu ülkemizde çok uzun süredir tartışıyoruz. Türkiye bu sistemleri göndermeye karar verirse nasıl yaklaşırsınız? Bunu kabul eder misiniz?Bu, çok hassas bir konu. Askeri, teknik iş birliği alanı. Bu alanda uzmanlar çalışıyor, çeşitli durumların öngörüldüğü sözleşmeler imzalanıyor. Rus Tarafı, ortaklarımızın, özellikle de Türkiye’nin isteklerine her zaman anlayışla yaklaşıyor ve sözleşmelerde öngörülenleri yerine getiriyor.
Daha iyi anlamak adına Türkiye ve Rusya arasında bu konuyu sonuca bağlamak için görüşmeler olduğunu söylüyorsunuz değil mi?Bu konuda temaslarımız var ve bunlar devam ediyor.
Rusya'nın bu sistemlerin tekrar satışına dair bir kırmızı çizgisi var mı?Tüm bu konular, Rusya ile Türkiye arasında imzalanan sözleşmeler uyarınca uzman seviyesinde görüşülmektedir
Gebze’deki organize sanayi bölgesi GEBKİM’deyiz. Burda bazı Rus şirketlerinin yatırımları var. Zannederim siz de bunları ziyaret için buradasınız. Şu an iki ülke araısndaki ticaretin durumuna dair ne söyleyebilirsiniz?GEBKİM Organize Sanayi Bölgesi’nde gördüklerimden çok memnunum. Bu, İstanbul’a yaptığım resmi ziyaretin bir parçası. Burada, özellikle sanayi ve petrokimya sektöründe Rusya ile Türkiye arasında çok verimli bir iş birliğinin somut örneklerini gördüm.
Genel olarak, Rus-Türk ekonomik bağlarının başarılı bir şekilde gelişmesinden çok memnunuz. Şu anda ikili ticaret hacmi yıllık 50 milyar dolar seviyesindedir.
Bu, elbette, bir sınır değildir. Hele ki Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ticaret hacmini 100 milyar dolara çıkarma hedefini belirlediler. Bu hedefi gerçekleştiriyoruz.
Bu bağlamda, Kasım ayında Türkiye’de yapılacak olan Rusya-Türkiye Ticari ve Ekonomik İşbirliği Hükümetler arası Karma Komisyonu’nun toplantısı büyük önem taşıyacaktır. Komisyonun eş başkanları, Rusya Hükümet Başkan Yardımcısı Aleksandr Novak ve Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat. Bence, çok yönlü ticari ve ekonomik ilişkilerimize ivme kazandıracak bir dizi önemli karar alınacaktır. Bu sadece mal ve hizmet ticareti ile sınırlı değil, aynı zamanda turizm sektörünün gelişmesini de kapsamaktadır. Her yıl 7 milyon Rus turist Türkiye’yi ziyaret etmektedir.
100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi dediniz ama Rusya batı ülkelerince yaptırım altında, Türkiye her ne kadar bu yaptırımların parçası olmasa da sizce bu yaptırımlar ticareti nasıl etkiliyor.?Bahsettiğiniz yaptırımlara ilişkin ilkesel tutumumuzu biliyorsunuz. Bu tutumumuz açıktır ve bunu gizlemiyoruz: Bunlar hukuka aykırı yaptırımlardır. Bu yaptırımların, bir grup ülke ya da bazı ayrı devletler tarafından uygulanması uluslararası hukuka aykırıdır.
En önemlisi, bu tür yaptırımlar hiçbir zaman ikili ticari veekonomik ilişkilere yardımcı olamaz; bunlar genel dünya ekonomik durumu olumsuz etkiler.
Bu nedenle ticaret ve ekonomi ilişkilerimizi istikrarlı bir şekilde geliştirmeye devam ediyoruz. Liderlerimiz tarafından belirlenen 100 milyar ABD doları hedefine elbette ulaşılacaktır. Ancak bazı zorlukların üstesinden gelmemiz gerekecektir. Bu bağlamda, Türk iş adamları ve işletmeleri ile kurduğumuz yapıcı iş birliğinden memnunuz.
Akkuyu Nükleer Santrali konusunda son durum ne? Sayın Erdoğan ve Putin’in bu projenin inşasını beraber duyurduğunu hatırlıyor. Bu proje kapsamında da olabilir onları tekrar bir arada görür müyüz?Liderlerimizin ikili görüşmeleri ve temasların kendileri tarafından belirleneceğini düşünüyorum. Her halükarda, bu tür üst düzey temaslar bizim için en büyük önem ve anlam taşımaktadır. Akkuyu Nükleer Güç Santrali, ikili ekonomik ve teknolojik iş birliğimizin çok önemli bir parçasıdır.
Aslında, burada Türkiye’nin tamamen yeni bir alanda gerçekleştireceği bir atılım söz konusudur. Buna katkıda bulunabildiğimiz için mutluyuz. Bu yılın sonuna kadar santralin ilk reaktörünün devreye alınmalıdır. Aslında devreye alınacak; şu anda bunun üzerinde çalışıyoruz.
Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev, Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile birlikte inşaatın gidişatını denetlemek üzere buraya düzenli olarak geliyor. Bu arada, ben de önümüzdeki aylarda Akkuyu Nükleer Santrali’ni ziyaret etmeyi planlıyorum. Türkiye’deki ve genel olarak tüm bölgedeki ilk nükleer santralin devreye alınmasının belirlediğimiz takvime uygun olarak gerçekleşeceğinden eminim. Bu büyük bir olay olacak.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:96
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 24 Temmuz 2026 20:23 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















