Roketsan Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yiğit: F 35 in alınmaması yönünde tavsiyede bulunmuştuk Bolu Haberleri
Haberturk sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
BOLU Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Rektörü ve Roketsan Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit, F-35 savaş uçağının Türkiye’ye alınmaması yönünde tavsiyede bulunduklarını açıklayarak, “Siz sadece kullanabilecek iseniz bunların bizlere faydadan ziyade zararı oluyor. Onun için biz en son çalıştığımız kurumda, F-35’in alınmaması yönünde bir tavsiyede bulunmuştuk. Sonuçta onlar bizi işin dışına attılar. Ve onlardan kurtulduk” dedi.
TÜGVA Bolu İl Temsilciliği ve BAİBÜ işbirliği ile düzenlenen ‘İhtisas Akademi’ programına Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü ve Roketsan Yönetim Kurulu Başkanı olan Prof. Dr. Faruk Yiğit, konuşmacı olarak katıldı. Üniversitenin kültür merkezinde düzenlenen programda, salonu dolduran öğrenci ve davetlilere seslenen Prof. Dr. Yiğit, F-35 savaş uçağının kontrolünün sistemi geliştirenlerin elinde olduğunu ifade ederek, “Pilotun katkısı bu uçakların uçmasında çok sınırlı. Her şey o sistemin geliştirenlerin elinde ve kontrolünde. Uçağın her havalanışında size bir şifre veriyorlar. O şifreyi giriyorsunuz, uçak böyle havalanıyor. O şifreyi girmezseniz uçağı kaldıramıyorsunuz. Yine aynı şekilde havada pilot, tabii ama bir sürü sistemler var. O sistemlerin kontrolü de yine dışarıda. Dolayısıyla bu sistemleri, Sanayi 4.0, Sanayi 5.0 gibi sistemleri siz geliştiriyorsanız bunların size katkısı, faydası var, inanılmaz derecede. Ama bunların geliştirilmesinde sizin katkınız yoksa siz sadece kullanabilecek iseniz bunların bizlere faydadan ziyade zararı oluyor. Onun için biz en son çalıştığımız kurumda, F-35’in alınmaması yönünde bir tavsiyede bulunmuştuk. Sonuçta onlar bizi işin dışına attılar. Ve onlardan kurtulduk. İnşallah kendi uçağımız ülkemize ve milletine çok daha katkı sağlayacak” diye konuştu.
‘SİSTEMİ DEĞİŞTİRECEK OLANLAR ASLINDA PROBLEMİN PARÇASI’
Prof. Dr. Yiğit, eğitim modelinin değişmesi gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Şahsa özel bireyselleştirilmiş bir eğitim modeli yerine biz ne yapıyoruz? Halen daha 20’nci yüzyılın belki de hatta 19’uncu yüzyılın eğitim metotlarıyla derslerimizle, arkadaşlarımızı yetiştirmeye çalışıyoruz. Burada bir hata var. Muhtemelen şimdi sınıflarda artık tebeşir kullanılmıyor. Belki işte kalemler kullanıyoruz. Bazen akıllı tahtalarımız da var. Ama sonuç fark etmiyor. Yöntem aynı yöntem. Tahtada bir öğretmen var, adeta gardiyan. Karşısında öğrenciler var ve onlara bilgi aktarmaya çalışıyoruz. Tabii geleneksel eğitimin geleneksel de bir sonucu var. Eğitimde bir fark var mı? 100 yıl önce ne yapıyorsak 100 yıl sonra bugün aynı şeyi yapıyoruz. Belki renkler değişmiş. Biraz daha renkli bir tablo söz konusu. Ama yöntemde bir değişiklik yok. Dolayısıyla burada sorgulanması gereken bir şeyler var. Tabii burada sistemi değiştirecek olanlar aslında problemin parçası. Dolayısıyla insanlarla problemi çözmek o kadar da kolay değil. Dolayısıyla önce kendinizin bir şeyleri farklı yapmanız gerekiyor.”
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:67
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Mayıs 2026 17:06 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















