PROF. DR. OSMAN MÜFTÜOĞLU Türkiye yaşlanıyor
Ankara24.com, Sabah kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.
Büyük resmi artık net görüyoruz: Türkiye, genç nüfus konforundan çıkıp "yaşlanan toplum" gerçekliğine giriyor. Bu yalnızca demografik bir değişim değil; hastalık yükünü, sağlık hizmeti ihtiyacını, bakım ekosistemini, işgücünü ve bütçe önceliklerini baştan yazan bir dönüşüm.
EŞİK AŞILDI: YAŞLI NÜFUS ARTIYOR
Bugün 65 yaş ve üzeri nüfusun oranı yüzde on birin de üzerinde. Bu eşik sembolik değil; sağlık sistemi açısından "akut sorunlar" döneminden "kronik ve uzun süreli yönetim" dönemine geçişin işaret fişeği.
RAKAM SADECE RAKAM DEĞİL: HASTALIK HARİTASI DEĞİŞİYOR
Yaş arttıkça sağlık gündemi de değişiyor. Enfeksiyon ve kısa süreli sorunlardan çok hipertansiyon, diyabet, kalp-damar hastalıkları, KOAH, osteoporoz, kas kaybı, düşmeler, kırıklar, bunama ve depresyon öne çıkıyor. Üstelik bunlar tek tek değil; çoğu zaman aynı kişide birlikte geliyor. "Bir hastalık–bir ilaç" dönemi kapanıyor, "çok hastalık–çok ilaç–çok hizmet" dönemi başlıyor.
HASTANELER DOLUYOR AMA ÇÖZÜM SADECE HASTANE DEĞİL
Yaşlanan toplumlarda en sık yaşanan paradoks şudur: Hastane ihtiyacı artar ama sürdürülebilir çözüm, daha çok hastane yapmak değildir. Asıl çözüm, hastaneye yatışı azaltacak birinci basamak gücü, evde bakım kapasitesi ve erken uyarı sistemleridir. Çünkü yaşlı sağlığında en pahalı kalem çoğu zaman "hastalık" değil, "bağımsızlığın kaybı"dır.
KIRILGANLIK: GÖRÜNMEYEN SALGIN
Yaşlılıkla birlikte "kırılganlık" dediğimiz tablo büyür: yürüme yavaşlar, denge bozulur, kas gücü düşer, beslenme bozulabilir, ilaç yan etkileri artar, düşme riski yükselir. Bu tablo hastane yatağında değil; evde, sokakta, merdivende, banyoda hayatı belirler. Bu yüzden yaşlı sağlığının ana hedefi "laboratuvar değerlerini düzeltmek" kadar "fonksiyonu korumak" olmalıdır.
AİLENİN OMZUNDAKİ YÜK: BAKIM EKONOMİSİ
Türkiye'de bakımın büyük kısmı aile tarafından üstleniliyor. Bu durum çoğu zaman görünmez bir ekonomik yük ve ciddi bir "bakım veren tükenmişliği" üretir. Yaşlı nüfus arttıkça bu yük daha fazla kişiye değil, daha az kişiye düşer. Çünkü aileler küçülüyor. Sonuç: Evde bakım, gündüz bakım, geçici bakım ve bakım veren destek programları bir sosyal politika başlığı olmaktan çıkıp sağlık politikasının merkezine oturur.
ŞEHİR TASARIMI BİR SAĞLIK POLİTİKASIDIR
Kaldırım yüksekliği, aydınlatma, yaya güvenliği, parkların erişilebilirliği, toplu taşıma düzeni… Bunlar "belediye işi" gibi görünür ama gerçekte düşme-kırık-yalnızlık-depresyon döngüsünü kıran sağlık yatırımlarıdır. Yaş dostu şehir, hastaneyi rahatlatan şehir demektir.
KİLİT CÜMLE: HER YÜZ KİŞİDEN KAÇI 65+?
Bugünün gerçek resmi "her 100 kişiden 11'den fazlası 65 yaş üstü" şeklinde okunmalı. Siz "Yüz insanımızdan biri 65 yaş üstü" diyorsunuz; mesajın özü önemli: artık 65+ oranı bir istisna değil, toplumun ana bileşeni haline geliyor. Bu nedenle ülke çapında bir "longevity planı" ve "longevity ekonomisi" hazırlığı başlatmalıyız.
LONgevity PLANI: NEYİ HEDEFLEYECEĞİZ?
Longevity planının hedefi "ömrü uzatmak" değil, "sağlıklı geçen yılları artırmak" olmalı. Yani sağlık sisteminin pusulasını hastalık merkezinden işlev merkezine çevirmeliyiz: daha az düşme, daha az kırık, daha az hastane yatışı, daha az bunama yükü, daha güçlü kas-kemik sistemi, daha iyi metabolik kontrol, daha güvenli ilaç kullanımı, daha iyi uyku ve daha güçlü sosyal bağlar.
SAĞLIK POLİTİKASINDA ÖNCELİKLER
Birinci basamak kronik hastalık yönetiminde gerçek lider olmalı; izlem, risk sınıflaması ve erken müdahale standartlaşmalı. Kırılganlık taraması rutin hale gelmeli; kas gücü, denge, yürüme hızı, beslenme, biliş ve depresyon göstergeleri düzenli izlenmeli. Polifarmasi ve ilaç etkileşimleri "kalite" değil "güvenlik" meselesi olarak ele alınmalı. Evde bakım ve toplum temelli bakım kapasitesi artırılmalı; bakım verenler eğitim ve destekle korunmalı.
LONgevity EKONOMİSİ: SADECE SAĞLIK DEĞİL, KALKINMA GÜNDEMİ
Yaşlanan toplum, aynı zamanda yeni bir ekonomi demektir. Sağlıklı yaşlanmayı destekleyen ürün ve hizmetler, dijital sağlık, evde izlem teknolojileri, rehabilitasyon, yaş dostu konut tasarımları, beslenme ve fiziksel aktivite ekosistemleri, bakım hizmetleri, sigorta modelleri, yaşlı turizmi ve "gümüş ekonomi" Türkiye için yeni bir büyüme alanı olabilir. Bu alanı planlamazsak yük olur; planlarsak değer üretir.
SON SÖZ: UZUN YAŞAM KENDİLİĞİNDEN, SAĞLIKLI YAŞLANMA PLANLA OLUR
Türkiye yaşlanıyor. Bu bir korku cümlesi olmak zorunda değil. Doğru stratejiyle bu dönüşüm, sağlıkta sürdürülebilirlik, toplumda dayanışma ve ekonomide yeni bir kalkınma başlığına dönüşebilir
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:60
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Şubat 2026 07:01 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















