Ankara24.com
close
up
Menu

Geleneği bozmayan Nijeryalı futbolcular stada dans ederek girdi Fanatik Spor Haberleri Video

Ankara da yılbaşı tedbirleri KGYS Merkezi nden takip ediliyor

31 Aralık 2025 1 Ocak 2026 yılbaşı toplu taşıma saatleri: Yılbaşında metro, metrobüs, otobüs, vapur saatleri uzatıldı mı?

Şehitlerimize veda: Kalbimize gömdük Yerel Gündem Haberleri

Arsenal Aston Villa: 4 1 (MAÇ SONUCU) Futbol Haberleri

Yüksek gürültü yapanlar yandı: Cezası cep yakıyor!

Uyuşturucu soruşturmasında adları geçiyordu! Valilik o işletmeleri affetmedi: Kütüphane, Bebek Otel ve Amaya...

İstanbul a yılın ilk karı düştü! Bazı bölgelerde kar yağışı etkisini gösteriyor

Esenyurt ta fabrikada yangını

Türkiye için kritik yıl 2026 Sözcü Gazetesi

Yeni yılı bu mesajlar ile karşılayın! Yeni yılın ilk günü Hoş geldin 2026 mesajları: 1 Ocak a özel sevgiliye, aileye Yeni Yılınız Kutlu Olsun mesajları

Kitleselleşme elitizmin düşmanı mıdır? Düşünce Günlüğü Haberleri

2026 Milli Piyango yılbaşı çekilişinde 80 milyon TL kazandıran numaralar, sayılar açıklandı: 80 milyon TL kazanan bilet numaraları

Yeni yılın ilk bebekleri dünyaya gözlerini açtı: Ankara, Elazığ, Malatya... Bakanlar aileleri ziyaret etti

Bakan Göktaş, yılın son günü doğan bebekleri ziyaret etti

31 Aralık’ta eczaneler açık mı? 31 Aralık 2025 bugün eczaneler çalışıyor mu, nöbetçi eczane var mı?

Matterhorn un gölgesinde bir Alp rüyası: Zermatt Son Dakika Haberleri

TFF den Gökmen Özdenak için taziye mesajı

Onuachu & Osimhen sahne aldı, Nijerya 3 te 3 yaptı!

Aziz Yıldırım ın Mert Hakan Yandaş sözleri ortaya çıktı

Piyonlar aynı masada: Terör örgütleri Türkiye karşısında nasıl birleşti? Gündem Haberleri

Piyonlar aynı masada: Terör örgütleri Türkiye karşısında nasıl birleşti? Gündem Haberleri

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.

Ersin Çelik ve İbrahim Ufuk Kaynak, Hafıza Büyük Resim’in 105. bölümünde; DEAŞ, FETÖ, DHKP-C ve PKK gibi terör örgütlerinin Türkiye’yi hedef alma noktasında nasıl aynı çizgide buluştuğunu masaya yatırdı. İbrahim Ufuk Kaynak, terörün "üst akıl" tarafından yönetilen tek bir mekanizma olduğunu vurgulayarak, “ABD’nin desteği ve fikri teamülleri olmadan hiçbir örgüt yeryüzünde bir gün dahi yaşayamaz. Büyük güçler kendileri için sadece kullanıp atacakları aparatlar istiyorlar.” sözleriyle küresel senaryoyu gözler önüne serdi.

Hafıza Büyük Resim, terörün kirli ittifakını ve Türkiye’ye karşı yürütülen asimetrik savaşı merkeze alan yeni bölümüyle ekranlara geldi. Yeni Şafak İnternet Yayın Yönetmeni Ersin Çelik ve AK Parti Ordu Milletvekili İbrahim Ufuk Kaynak, programda; DEAŞ, FETÖ, DHKP-C ve PKK gibi farklı ideoloji ve yöntemlere sahip terör örgütlerinin, görünürdeki ayrışmalarına rağmen Türkiye’yi hedef alma noktasında nasıl ortak bir paydada buluştuğunu derinlemesine analiz etti. İbrahim Ufuk Kaynak, dünyadaki mevcut tabloyu “Bir tarafta huzur isteyen vicdan medeniyetinin sahibi bizler, diğer tarafta ise kandan beslenen vahşet medeniyetinin sahipleri var.” sözleriyle tanımladı. Terör örgütlerinin bu "vahşet medeniyeti" tarafından birer oyuncak ve aparat olarak kullanıldığını belirten Kaynak, Türkiye’nin bölgesel gücünü kırmak isteyenlerin tüm kartlarını aynı anda sahaya sürdüğünü ifade etti.

Çelik ve Kaynak Hafıza Büyük Resim’in bu bölümünde şu başlıklara değindiler:

Ersin Çelik:

Yalova'da polis ekipleri terör örgütü IŞİD'e yönelik, IŞİD'in hücre evine yönelik bir kontrole gittiğinde saldırıyla karşılaştılar. Polislerimize oradaki teröristler ateş açtılar ve üç polisimiz şehit oldu. Yaralı dokuz güvenlik personelimiz var. O teröristlerin tamamı etkisiz hâle getirildi. Ama tabii bir taraftan da “Terörsüz Türkiye” sürecini konuşuyoruz. Bunun ne kadar sancılı ve zor bir süreç olduğunu siz anlattınız burada. Birtakım provokasyonlar, politik provokasyonlar, sosyolojik provokasyonlar konuşuluyordu. Ama sanki böyle PKK, PYD denklemini yeniden palazlandıracak ve etki, tepki denkleminde onları yeniden sahnede tutmak isteyenlerin diğer aparatı olan DEAŞ sahaya sürülmek isteniyor gibi bir durumla karşı karşıyayız. Bugün bunu, kamuoyu çok fazla tartıştı. Ne oluyor? Yani direkt akıllara İsrail'in bölgeyi, ülkemizi, coğrafyayı karıştırmaya yönelik hamleleri geldi. Bunlar da konuşuldu. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz bu saldırıyı?

İbrahim Ufuk Kaynak:

Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. İlker Pehlivan, Turgut Külünk ve Yasin Koçciğit adlı polislerimiz şehit oldular. Sırf çocukları ve kadınları kurtarmak için yine. Biz bunu hendek eylemlerinden de hatırlıyoruz. Acı bir şey. Bu son bir ay içerisinde 138 tane eylem engellendi. Bu da aslında engellenmek üzere gidilen bir eylemdi. Ama yanlarına kadınları ve çocukları da alarak, hatta kendilerine siper ederek ve tabii ki örgütün amaçları açısından bakacak olursak ve özellikle de bugünkü stratejik gelişmelerin ışığında bu olayları değerlendirirsek aslında çok büyük bir tablo çıkıyor karşımıza. Bunlar bizi üzer ama Türkiye'yi yolundan döndürür mü? Asla. Biz bundan önce de Türkiye'nin sürekli olarak bir denge unsuru olduğunu söyledik. Buna hep devam ettik. Özellikle dedik, “Bizim gittiğimiz yerlerde kan ve vahşet duruyor, huzur buluyor.” Örneğin Libya'da 3 sene evvel o bahsettiğimiz olaylardan sonra ben dedim ki: "Libya'da geçen yıl yüzde 38 kalkınma hızına ulaşıldı." Dünyanın en büyük kalkınma hızıydı. Ve bu, Türkiye'nin o bölgede sağlamasıyla oldu. Amerika Birleşik Devletleri'nin silahı, ekonomik desteği ve fikri teamülleri ortada olmadan hiçbir örgüt bir gün dahi yaşayamaz yeryüzünde. Bunu ben demiyorum, bunu kendileri de söylüyorlar. Size çok bariz bir örnek vereceğim. 1983 yılında Reagan (40. ABD Başkanı), o zamanki Sovyetler Birliği'nin Afganistan'ı işgalindeki Taliban üyelerini tek tek Beyaz Saray'da, Oval Ofis'te ağırladı. Ve kendilerine "Bu beyler tıpkı bizim kurucularımız gibi özgürlük savaşçılarıdır." dedi. Daha sonra George Bush döneminde benzer bir olayı yaşadık. Demokrasi savaşçıları adı altında o da kendisi bir başka grup kurduğunu söyledi ve doğrudan Orta Doğu ülkelerine "Barış getireceğim, demokrasi getireceğim." diye bir harekete başladı. Büyük devletler genelde böyle şey yaptıklarında esas amaçları, arkalarında kullanacak paravan örgütlerdir. Bu paravan örgütleri öyle bir şekilde saklamaları lazım ki karşı taraftaki, aslında hedef alınan grubun içerisinden, o millet içerisinden dahi kendilerine adam devşirebilmek. Onun için bir altyapısını, yani fikri zeminini hazırlamaları lazımdı.

Bu El Kaide de hazırlanmıştı. Bu DEAŞ için de aynı şekilde hazırlandı. Ve bunun da esas başlangıcı yine 2001'deki 9/11 saldırılarını bir hatırlayalım. O 9/11 saldırılarından sonra Bush zaten açıklamayı yapmıştı: "Demokrasi uğruna savaş yapacağız." diyerek bütün bölgeyi yeniden dizayn edeceğiz demişti.

Ersin Çelik:

Irak'ın işgaliyle de aslında fiiliyata geçirmişlerdi.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Evet, buldukları bahane de neydi?

Ersin Çelik:

Nükleer silah var.

İbrahim Ufuk Kaynak:

"Kitle imha silahları var." dedi. Şimdi bunlar hep genelde dediğim gibi kendi destekleri olmadan böyle bir şey olmaz ama öyle veya böyle bu gruplar oldu. Bu gruplar oldu fakat ilginç bir şey; gruplar kendilerini insan söylemekten ar ediyor. Ama böyle İslami kılıf içerisine sokup da yapıyorlar. Ben bunu I. Dünya Savaşı'ndaki çıkan olaylarda hatırlayın; hemen öncesinde Vehhabiliğin kuruluşu, onlara geçmişi hatırlatan, Osmanlı'yı hatırlatan her şeyin yıkılması; bu örgütün birinci önceliği Osmanlı'dan kalan bütün eserleri, hatta mezarlıkları bile yok ettiler.

Ersin Çelik:

Bir İngiliz stratejisi.

BÖLGEDE İSTİKRARI BOZMAK İSTEYENLER KİMLER?

İbrahim Ufuk Kaynak:

Evet, yani Anglosakson stratejisi. Burada işin içerisine bir de tarihin katliamcısı girdi. Yani İsrail girdi devreye. Bu olayların hiçbirisini İsrail'den bağlantısız tutamayız. Özellikle ve Türkiye'nin şu anda yapmış olduğu, gerçekleştirmeye çalışmış olduğu çok önemli. Onu da bir ölçüde bu olaylarla da bağlantılandıralım. Böyle bir hareketin bölgeye huzur getireceği muhakkak iken tabii ki bunu engellemek isteyen güçler çıkacaktı. Ve onlar şu anda bilfiil faaliyette. Bir tanesi Suriye'nin kuzeyinde, PKK'nın uzantısı olan SDG denilen grubun silahlarını bırakıp sürece dahil olmasıyken bunun sürekli ayak sürtmesi ve bunun doğrudan İsrail'le bağlantılı olması. Bu işin içerisinde doğrudan İsrail var. Peki İsrail neyi istiyor? İsrail bölgede huzur istemiyor. En önemli şey, en önemli şey bu. İnsanlara huzur vermemek üzere kurulmuş bir devlet. Yapılanması da öyle ve bunu en üst seviyeden en alt seviyeye kadar hiçbirisi asla ve asla reddetmiyorlar. Bütün yönetim kademesi zaten böyle bir şeyin peşinde. Halkın içerisinde karşı gelenler olsa bile biliyorsunuz ki şu an, “Çok önemli bir devre, seçim falan da yapılmaz.” diyor. Bu olayı sürdürüyor. Fazla uzun sürdürebileceklerini zannetmiyorum. Onu da söyleyeyim. Çünkü bu olayların gelişmesi Türkiye'nin çok daha sert önlemler almasını sağlayacak. Yakında göreceğiz zaten. Kendilerine verilen süre doluyor. Bu arada işte örgütlerin hepsini devreye koydular.

Ersin Çelik:

Yani onlar da son hamlelerini mi yapıyorlar?

İbrahim Ufuk Kaynak:

Onlar aslında şöyle; Anglosakson planlarından bahsederken adamlar asla vazgeçmezler derim. Yeni bir biçime girer tekrar gelirler. Yeni bir biçime girer tekrar gelirler. Şimdi İsrail'i maşa olarak kullanıyorlar. İsrail bölgede kendi varlığını sürdürebilmek için -hemen oraya biz bir soru işareti koyalım- varlığını sürdürebilmek için katliam yapıyor. Bölgedeki yedi devleti tehdit etti, harap etti, bombaladı, korkuttu ve sindirdi. Sindiremeyeceği tek gücün karşısına geldi. Şimdi onu terörle tehdit etmeye çalışıyorlar. Kendisini Müslüman olarak söyleyen bu adamların kalkıp sadece ve sadece Müslüman öldürmeye çalışmalarını neye bağlayabilirsin? Başka hiçbir yerde herhangi bir eylemleri yok. Diyeceksiniz ki: "Avrupa'nın içerisinde bazı eylemler yapıldı." Avrupa'nın belirli şehirlerinde eylemler yapıldı; Londra'da, Manchester'da, Brüksel'de. Kaç tane yerde böyle eylemler yapıldı. Onları da DEAŞ'a bağladılar. Bu kadar rahat silahı alıp Avrupa'nın ortasında dolaşabiliyorsa insanlar ya Avrupa Birliği bütünüyle bitmiştir ya da çok büyük bir el onun içerisinde istediği operasyonu çekmektedir. Yani herhangi bir olayı yapan adamı kaç gün aylar boyu yakalayamıyorlar. Hatta şu anda faili meçhul olarak giden bir ton olay var. Her tarafında kameralar olan Avrupa.

Ersin Çelik:

En sonki saldırı mesela Hindistan bağlantılı çıktı sonradan.

ESKİNİN EMPERYALLERİ TERÖR ÖRGÜTLERİNİ KULLANIYOR

İbrahim Ufuk Kaynak:

Evet, Hindistan da zaten devreye girdi. "Köleleri kullanırlar." dedim. Hindistan bu zihniyetten vazgeçmedi. Hindistan 1915 Çanakkale Savaşları'nda bizim karşımıza gelen İngiliz ordusunun içerisindeki en büyük gücü oluşturan Hint kuvvetleriydi. Bir ton Hintliyi getirdiler bize karşı savaşmak için; Çanakkale'de bizi şehit etmek için, kendi emellerine ulaşmak için. Bu adamların hiçbirisi savaştan sonra adam yerine koyulmadı. Sadece yok edildiler. İngiltere adına savaşanlar da Fransa adına savaşanlar da. Ödüllendirilmelerini beklersin değil mi? Hiçbirisine en ufak bir katkıları olmadı. Hatta yok ettiler çoğunu para vermeyelim diye. Ben Hindistan'ın çıkmasını garipsemiyorum. Niye? Köle zihniyetli insanlar için son derece kolaydır, efendilerine hizmet ediyor nihayetinde. Ama vakti zamanında Amerika Birleşik Devletleri’nin, "Hindistan üzerinden bir yol, bir kuşak geçireceğim. Onu tekrar İsrail üzerine bağlayacağım." bütün Avrupa'ya böyle bir ticaret yolu fikri vardı. Biliyorsunuz, olay başlamadan çöktü bu işler. Bu gittikçe tabii ki daha da sertleştiriyor olayı. Herhangi bir büyük devlet, bir emperyal devlet -eskinin emperyalleri diyeyim ben onlara çünkü artık tek dişi kalmış canavar bunlar- onlar isteklerine ulaşabilmek için bu vekil örgütleri kullanıyorlar. Bunların adının Hristiyan, Müslüman olmasının hiçbir önemi yok. Çünkü kendileri aynı şekilde kurmuş oldukları örgütleri de bombalayabilirler.

Ersin Çelik:

DEAŞ'ın İsrail'den farkı ne? Ya da İsrail'in DEAŞ'tan farkı ne?

İbrahim Ufuk Kaynak:

Aslında bir farkları yok esasında. Yani şöyle söyleyeyim. Kan vahşet konusunda birbirlerinden kimse aşağı kalmıyor. Gerçi İsrail ayrı bir eşik atlattı dünyaya. 21. yüzyılın dünyasında denge oturmadı. Hep söylüyoruz bunu. Dengenin tek başına Amerika Birleşik Devletleri tarafından oluşturulamayacağı ortaya çıktı ama Avrupa Birliği'nin hiçbir şey yapamayacağı da ortaya çıktı. Bunun üzerine bu dengesizlik içerisinde yeni güçler kendilerini tanımlamak istiyorlar. Bunlar özellikle bizim bölgede Amerika'nın desteğiyle İsrail oldu. Ben Trump'ın şu anki durumda destek verdiğini pek sanmıyorum ama vermek zorunda olduğundan dolayı, olayı devam ettirmek zorunda olduğundan dolayı. Bunun yanı sıra yardımcılarının sürekli olarak İsrail aleyhine konuşması bana yakın gelecekte bazı şeylerin olacağını düşündürtüyor.

Ersin Çelik:

Neler?

İbrahim Ufuk Kaynak:

Örnek veriyorum: Türkiye'de seçim yapmak zorunda kalacaklar. Türkiye kendi güvenliğinin ne olduğunu dünyaya çok açık olarak söyledi. Dedi ki: "Şunlar, şunlar, şunlar benim önceliklerimdir. Şunlardan asla ödün vermem." Bu terör olayından sonra Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklamalarını dinledim de bakın öyle bir şey ki; Türkiye kendi güvenliğini sağlayabilmek için bütün önlemleri alıyor ve alacak. Ve bundan sonra bundan bizim geri dönmemiz mümkün değil. Çünkü biz bölgede kendi yapılanmasını kurmak isteyenlere karşı “Hayır, bizsiz bu bölgede herhangi bir yapılanma kurulamaz. Herhangi bir yapılanma olamaz. İçerisinde bizim olmadığımız bir dünyada dönemez." diyoruz. "Dünya beşten büyüktür." artık bir motto haline geldi. "Dünya beşten büyüktür"ü artık algıladılar. Ne yapmaya çalışıyorlar biliyor musunuz? Hindistan'ı ve Japonya'yı, yani köleleştirdikleri iki devleti daha önceki beş tane daimî üyenin arasına katmaya çalışıyorlar.

TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI DÜNYAYA DAMGA VURACAK

Ersin Çelik:

Aslında Çin ve Rusya'yı da bir tarafa ittiriyorlar değil mi?

İbrahim Ufuk Kaynak:

Evet, içeride kendilerine daha fazla destek verecek, Çin ile Rusya'yı belki büyük ölçüde birbirinden uzaklaştıracak ama kendilerinden de uzaklaştıracak. Yarın öbür gün şöyle bir yapılanmaya gitmeyi de düşünebilirler: "Bu beş daimî üye veya yedi daimî üye içerisinde oya göre karar verelim." O zaman durum değişir. Eskiden her birisinin bir oyu vardı, eşitti. Birisi veto etti mi hiçbir şey olamıyordu. Bu yapılanmada bir değişiklik yapmaya kalkabilirler. Boşuna uğraşıyorlar. Türkiye böyle bir şeye asla izin vermeyecek. Yeni yapılanmanın içerisinde ne böyle terör örgütleriyle ona buna hava atmaya çalışan gruplar, devletler, devlet adı altındaki terörist gruplar olmayacak. Hem İngiltere hem Avrupa Birliği'ni oluşturan Almanya ve Fransa başta olmak üzere bu işin içerisinde söyledikleri hiçbir şeyin geçerli olmadığını gördük. Ukrayna Savaşı başladığında Almanya dalga geçiyordu. "5 bin tane miğfer gönderirim, kask gönderirim." diyordu. Amerika araya girdi; birdenbire feleği şaştı, dünyası şaştı. Bambaşka konuşmaya başladı. Şu anda süt dökmüş kedi gibi Türkçe tabirle. Biz aynı şekilde bu yapılanmayı biliyoruz. Bölgedeki jeostratejik olarak insanların neler istediğini de diğer devletlerin neler istediğini de biliyoruz. Türkiye'nin vazgeçilmezleri var. Ve bizim elimizde çok büyük kozumuz da var; en büyük özelliği. Türk Devletleri Teşkilatı bu 21. yüzyılın yeni düzenlenmesinde damgasını vuracak olan bir teşkilattır. Bunu nereden diyorum? Japonya'nın Dışişleri Bakanı Yardımcısı Uygur kökenli birisi. Açıklaması çok ilginç. Ne diyor? "Japonya, Türk Devletleri Teşkilatına katılmak istiyor."

Ersin Çelik:

Allah Allah.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Hatta Japonya içerisinde bayağı bir programlar yapılmaya başladı: "Biz de Türklerle aynı kökten geliyoruz, aynı dil grubuna bağlıyız." diye. Ve işin ilginci Güney Kore'de aynı şeyler var. Yeni dünya düzenini küçücük bir İsrail'in ırkçı kafası üzerine kurmaya çalışanların seksen defa daha düşünmesi gerekiyor. Biz 29. bölümde Almanya'yı incelemiştik, 30. bölümde Japonya'yı. Ben 29'un tam ortalarında önemli bir şey söyledim: "Bu ülkeler esir." Anayasalarını okudum, 24. maddesini Alman Anayasası'nın. "Bundan kurtulabilmek için Türkiye'ye muhtaçlar." dedim. Şu anki duruma bakın. Hiç kimse üç sene evvel "Japonya'nın Türk Devletleri Teşkilatına katılmak istiyorum." dediğini, böyle bir şey olacak desek kim inanırdı? Şimdi Uygur Türkçesi konuşuyor bir de biliyor musunuz? Uygur Japon Dışişleri Bakan Yardımcısı bayağı yetkili bir şekilde gönderildi. Bu açıklamayı Özbekistan'da yaptı. O kadar ilginç ki dünyada böyle bir gelişmeyi görmek istemeyenler var.

TÜRKİYE’NİN VİCDAN MEDENİYETİNE MECBURLAR

İsrail bizi düşman olarak görüyor. Herhangi bir düşünce veya savaş ahlakı yok. İnsanlık ahlakı olmayan bir devlet. Bu zamana kadar bunu gösterdi zaten. Ve bunları engelleyebilecek bir dünyada hiçbir mekanizma, Birleşmiş Milletler dahil olmak üzere olmadığı da ortaya çıktı. Şu anda güven unsuru olduğu gibi zedelendi. Yeni kurulacak düzen içerisinde "Türkiye'nin vicdan medeniyetine mecburlar." dedik. Eğer yeni bir düzen kurulacaksa bu vahşet medeniyetini vicdan medeniyetine çevirmek zorundalar.

Ersin Çelik:

Siz daha önce dediniz: "Biz bu tarz saldırıları çok gördük." Yani biraz içeriyi panikletmek, korku salmak, insanları tedirgin etmek, kamuoyunu belli bir şeye yönlendirmek ya da bir meseleyi dayatmak üzere bir terör faaliyeti olarak da duruyor. Bu tedirginliği de atmamız gerekiyor değil mi bir taraftan? Çünkü biz terörle her an mücadele eden bir devletiz. Toplum da öyle.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Aynen öyle, Türkiye'nin başından geçene dayanabilecek yeryüzünde herhangi bir devlet veya millet yok. Böylesine büyük imtihanlardan geçtik. FETÖ darbesini de alın, aynı odağa bağlanır. Ben bu terör örgütlerinin hepsini aynı şeye bağlarım daima. Aynı yerden beslenirler. Benzer ideolojileri vardır. İdeoloji, bulundukları devlete diz çöktürebilmektir. Bunların hepsi İsrail'in Siyonist amacına hizmet eder. DEAŞ'ın yapmak istediği Türkiye'de panik ortamı oluşturmaksa eğer; bizim iki üç tane polisimizi şehit etmekle değil, 85 milyonu şehit etmekle bile başaramayacaklar. Çünkü Türkiye artık Türk dünyasıyla beraber yüzlerce milyon oldu. Türkiye'nin attığı tohumlar yeşerdi. Dünyanın her tarafında. Birkaç sene içerisinde bunu çok açıkça da göreceğiz. Ama bunlar şöyle: Adam terörist, kandan besleniyor. Kendisine silahlarını verenler var. Parayla, maddiyatla destekleyenler var. Amerika binlerce, on binlerce TIR dolusu silah yığdı oraya. Şimdi diyor ki: "Bu kadar silah boşa mı gidecek?" İsrail'e diyor ki: "Sen bunları kontrol altına al." İsrail, Türkiye'de huzur olmaması için bunu bütün gönüllülüğüyle yapıyor. Şu andaki strateji çevrelerinin hemen hepsi Amerika Birleşik Devletleri'nde İsrail'in yeni hedefinin Türkiye olduğunu söylüyor.

Ersin Çelik:

Evet, bir süredir bunu konuşuyorlar.

İbrahim Ufuk Kaynak:

DEAŞ'ın eylem yapacağı dünyada bir ton ülke vardı. Türkiye seçiliyor. Bir ay içerisinde 138 tane olay engelledik biz böyle. Bunun gibi bir terör saldırısı yapacakları da. Gerçi bu da terör saldırısı olarak yapılamadan, engellenmek için yapılmış bir hareketti.

Ersin Çelik:

Aslında hücre patlatıldı orada.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Evet, aslında hücre patlatıldı. Sadece oradaki işte olan bizim üç tane şehidimize. Ama size şunu söyleyeyim: Zaten topraklar genelde uğrunda can verildikten sonra vatan oluyor. Türk devletleri açısından, Türk milleti açısından yeni bir şey değil. Türkiye'yi sıradan, basit, yeni kurulmuş cüce devletlerle karıştırıyorlar ve öyle zannediyorlar ki bunlar da öyle bir tepki gösterecek. Türkiye böyle bir şeyden dolayı yolundan dönmez. Sadece biriktirir ve zamanı geldiğinde hesabını sorar. Kimin nerede olduğunu, ne yaptığını biliyor ve bunların hepsini bir kenara yazıyor. Zamanı geldiğinde, çoğunlukla da bunun zamanını erken getiriyoruz bu aralar. Hem FETÖ'cüler hem DHKP-C'liler yurt dışında kaçtıkları yerlerden enselenip getiriliyorlar. MİT hâlâ son derece başarılı bu konuda. Bir diğeri Türkiye'nin inanılmaz hızla gelişmesi; esas bu bütün dengeleri değiştirdi.

39. bölümde Bismarck’tan bahsetmiştim. III. Wilhelm imparator ama esas işi götüren Bismarck. Bismarck diplomatik olarak başladı ve 20 senede askeri bir dev ortaya çıkardı. Yirmi senede Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti emin olun aynı şeyi yaptı. Hemen harekete geçtiler. Ve bunu bir şekilde durdurabilmek için her şeyi yaptılar. 2013'teki Gezi olayları. Türkiye'de enflasyonun falan en düşük olduğu dönemlerde hem bir yandan terör saldırıları devam ediyor hem bir yandan ekonomik saldırılar en son raddeye kadar çıkartılmış durumda. Türkiye nelerden geçti? Caddelerinde herhangi bir yerde çöp kutusunun yanına insanlar yaklaşamıyordu. Buna herhangi bir devletin dayanabilme gücü yok.

Ersin Çelik:

Bir şeyi hatırlatmak lazım: 15 Temmuz darbe girişiminden önceki 6 ay içerisinde, yani 2016'nın ocak ayından temmuz ayına kadar DEAŞ, PKK ve DHKP-C'nin sırayla yaptığı ondan fazla büyük kanlı eylem var Türkiye'de. Türkiye'yi nöbetleşe kaosa sürükleyecek bir saldırı sistematiğindeydiler ve üzerine 15 Temmuz darbe girişimi geldi. Darbe girişiminin zeminini de terör örgütleriyle hazırladılar. Ama Allah'a şükürler olsun hem halkımız hem devletimiz hem ordunun içerisindeki, emniyetin içerisindeki vatanperver güçler, dengeler darbeyi püskürttük. Şimdi o tarihten beri Türkiye sınır ötesinde de sınır içerisinde de uluslararası denklemde de 15 Temmuz'dan sonra çok sayıda harekât yaptı. Suriye'deki devrimin 1. yılını kutluyoruz ama Suriye'deki devrimin en önemli mesafesi 15 Temmuz'dan sonra katedildi. 15 Temmuz'dan hemen sonra başlattığımız Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı Harekatları, bizim orada oluşturduğumuz güvenlik bölgesi ki hatırlatmakta fayda var; Türkiye'nin başlattığı Fırat Kalkanı Harekâtı, Barış Pınarı Harekâtı DEAŞ'a yönelikti. Obama yönetimindeki Amerika'nın yıllardır mücadele ettiğini gösterdiği ama bir taraftan da PKK terör örgütünü DEAŞ'a karşı tahkim ettiği. Orada PKK'yı var edeceksen karşısına da DEAŞ'ı dikmen gerekiyordu. Böyle bir denklemde Türkiye sınır ötesine çıktı ve bir anda DEAŞ kayboldu. Yok olup gitti.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Zaten Sayın Cumhurbaşkanımız da konuşmasında onu söyledi. "DEAŞ'a karşı harekete geçen tek ülke biz olduk." dedi. Yani biz sınırların dışarısına çıktık Suriye'de. Bizim muhalefetin "Ne işimiz vardı?" derken biz aslında oradaki DEAŞ'ı başlamadan bitirdik. Kendisine destek olmaya çalışan SDG'yi de PKK'yı da orada bitirdik. Biz terör örgütlerinin üzerine topluca gittik o zamanlar. DEAŞ'ın en etkili zamanları; üzerine uçaksavarları almış arabalarla beraber, arkası açık pikaplarla beraber terör eylemi estiriyor. Birdenbire birileri onlara yüzlerce, binlerce, on binlerce araba sağlamış.

Ersin Çelik:

Betonlarını Fransızlar veriyordu. Tünel ve depolarının betonlarını Lafarge veriyordu.

TERÖR ÖRGÜTLERİ KANDAN BESLENENLERİN APARATI

İbrahim Ufuk Kaynak:

Ve biz oralarda binlerce kilometre tünelleri de bulduk, onları da imha ettik. O bölgenin içerisinde artık it izi, at izine karışmıştı. Biz bunların hepsini birbirinden temizledik, bağlarını koparttık. O bölgeye huzur geldi. Dünyada huzur isteyen bizim gibi vicdan medeniyetinin sahibi bir de vahşet medeniyetinin sahibi ve kandan beslenen gruplar var. Terör örgütleri bunların oyuncağı. Büyük güçler kendileri için kullanıp atacakları aparatlar istiyorlar. Her zaman yaptılar. Yeni değil, onları da bırakıp gidecekler. Amerika Birleşik Devletleri on binlerce TIR’dan sonra ne hâle geldi? Bölgeye o kadar adam yığmıştı. Ne oldu? Etkisiz kaldı. Çoğunluğunun silahları bizim elimize geçti. Bundan sonrakiler de geçecek. Türkiye'siz herhangi bir gelecek düşünen, bölgedeki yerleşik herhangi bir kavim yanlış yapıyordu. Aklını iyi kullanamıyordu.

Ersin Çelik:

Bu yapıların arkasında İsrail varsayımı çok güçlü. Ama şöyle de bir parantez açmak gerekiyor: PKK ve PYD'yi Türkiye içerisinde bu yönlü kullanamıyor. O yüzden daha zayıf bir halka olan DEAŞ'a sarılmak zorunda kaldı. İsrail burada Türkiye'yi karıştırmaya çalışıyor olabilir ama kapasitesini de görebiliyoruz, diyebilir miyiz?

İbrahim Ufuk Kaynak:

Zaten bu çaresizliğin belirtisi. Elinde kalan bütün taşları kaldırıp atmaya başladı. Niye? Karşısına bölgede ilk defa güçlü, dişli bir devlet geldi ve kendisine Amerika'daki o dediğim stratejistler sürekli olarak uyarıda bulunuyorlar. "Aman" diyorlar, "Bu seferki senin bu zamana kadar karşılaştığın devletler ve milletler gibi değil. Savaşmayı iyi bilen, tarihi derinliği iyi bilen; bu işin sonucuna da katlanabileceksen eğer gir.” Bu bölgenin yeniden dizayn edilmesi için İsrail'e asla ve asla müsaade edilmeyecektir. Çünkü bu adamlar, 12 milyon nüfuslarıyla beraber bölge düzenleyebilecek akla, fikre, vicdana sahip değillerdir.

Ersin Çelik:

“Amerika çevrelerinde bu artık biraz açıktan konuşuluyor. Türkiye'ye karşı İsrail'in bir harekette bulunacağı, şu süreçte aparatları kullanıyor” dediniz. Peki bu cesareti bulabilecek mi? Çünkü İsrail kamuoyuna baktığımızda, konuşulduğunda ve tartışıldığında da ciddi bir tedirginlik var. Onların bir kısmı bunun farkındalar.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Çok büyük bir göç var dışarıya, doğru. Aslında o kadar ilginç ki bu son yapılan açıklamayı söyleyeyim: Fransa'daki bir çalışma, halkın yüzde 28'inin ülkeyi terk etmek istediğini gösteriyor. İngiltere'de halkın yüzde 26'sı ülkeyi terk etmek istiyor. Oranı en yüksek Amerika'da; yüzde 35'leri buluyor. O kadar ilginç ki hatta Amerika'nın bazı bölgelerinde yüzde 50'yi geçiyor. "Ülkeyi terk etmek istiyorum." diyen, bizim içimizde de ara sıra çıkar konuşurlar. İçimizdeki köşe yazarlarından tut, gazeteci kılığına girmiş entelijans ajanlarını ayır bir kenara şu durumları gördüğü halde hâlâ ve hâlâ onları haklı çıkartmaya çalışan yazıları yazanlara hayret ediyorum. Aldıkları paranın hakkını vermeye çalışıyorlar ya da öyle bir köleleştirilmiş zihniyete kapılmışlar. Türkiye'nin kendi geçmişini bilemezsen zaten hep böyle olur. Batılılaşma en büyük zehirdir. Kendi geçmişini bilmediği için kapasitesini de bilmiyor. Halbuki o devirler bitti. 21. yüzyılın düzenlenmesi için de ben sadece bölgeden bahsetmiyorum; küresel düzeyde Türkiye'nin sözü olacaktır ve dinlenecektir. Ve Türkiye bunu Türk devletleri vasıtasıyla da yapacaktır. Daha sonra kendisine diğer Müslüman ülkelerden de katılım olacaktır; olmak zorundadır. Çünkü bu gidişat, aklı olan her devlet için işarettir, göstericidir. Neyin olduğunu, neyin geldiğini anlamalarıdır. Geçen sene Ürdün'e gitmiştim; Akabe Körfezi'ndeki deniz üssünü, Osmanlı'dan kalan deniz üssünü incelemiştim. Bu sene de geldim, Tunus'takilere bakıyorum; Barbaros Paşa'nın yapmış olduğu yerlere. Hatta bir şehre geldim burada, tam üç tane kale var. Üç tane çok büyük eser bunlar. Ben şu anda Bizerte yakınlarındayım, Tunus'un tam kuzeyinde. Oradaki şeylere bakıyorum, bir millet düşünebiliyor musunuz, 500 yıl önce buralardasınız ve buralarda eserler bırakmışsınız. Medreseleri, yaptıkları camileri, hanları, hamamları, kervansarayları görüyorsunuz. Biz buraya hapishane yapıp insanlara zulmetmeye gelmedik. Adam koca Gazze'yi bitirdi. "Vahşet imparatorluğu" dediğim bu. Ve Amerika bunun üzerine diyor ki: "Bir de tatil köyü yapalım şuraya insanları da götürelim.” diyor. Somali'yi ayırdılar, bir kısmını Somaliland yaptılar. Vatandaşlar tutmuş orada üç beş kişiyi toparlamışlar, ellerine İsrail bayraklarıyla gösteri yapıyorlar. Bu adamlar esasında benim aklıma hemen neyi getirdi? Biz Kuzey Suriye'ye girerken aynı şekilde ellerinde İsrail bayraklarıyla savaşmaya gelen, gösteri yapmaya gelen PKK grupları vardı. Masum Kürt halkını böyle olayların içerisine sokmaya çalışıyorlardı. Biz hepsini bitirdik. Benim zerre kadar bundan bir şüphem yok. Üç tane şehidimiz var, Rabbim gani gani rahmet eylesin. Ama dediğim gibi, topraklar zaten şehitlerle birlikte ancak vatan oluyor. Bu vatanı biz nasıl aldık? Çanakkale'de yüz binlerimiz nasıl öldü?

21. YÜZYILDA TÜRKİYE’NİN İSTEMEDİĞİ HİÇBİR ŞEY OLMAYACAK

Biz ölümden korksak demire binmeyiz, uçağa binmeyiz. İnsanlar bir şeyi kavrayamıyorlar belki. İçinde bulundukları ülke, Türkiye’de ben özellikle gençlere söylüyorum, çok önemli: Türkiye'nin sözü dinlenecek, bundan emin olun. Biz o programı 3,5 yıl önce yayınladık, 29. ve 30. bölümleri. Japonya ve Almanya hakkındaki geçen temmuz ve ağustosta yayınlanmış programlarımızdaki söylediklerimize bir baksınlar. Bugün birebir. Dedik ki: "Japonya özgürlüğünü alabilmek için Türkiye'ye muhtaç." Aradan sadece 3,5 sene geçti; Japon Dışişleri Bakanı Yardımcısı "Biz Türk Devletleri Teşkilatı'na girmek istiyoruz." dedi. Ben 1,5 ay önce Özbekistan'daydım; birkaç günlük inceleme gezisiydi. Orada çok ilginç bir şey gördüm; her tarafta Güney Kore ve Japonya'nın etkisi vardı. Gelmek istiyorlar, girmek istiyorlar, bir şeyleri görmek istiyorlar. Bu yalnızca kendi kökenlerini araştırmak değil; özgürlüğü kazanabilmek için yolun sadece Türklerden geçtiğini biliyorlar. Özellikle gençlerimizin 29. ve 33. bölümleri bir daha izlemelerini tavsiye ederim. Orada söylemiş olduğumuz şeylerin bugünküyle karşılaştırmasını yapsınlar. Avrupa'daki Almanya'nın durumu, Japonya'nın durumu, keza Güney Kore'nin durumu. Yeni gelecek olan düzen içerisinde Türkiye'nin sözü geçecektir; mecburdur. Dünyada ordusu olan ve bu orduyu mühimmat olarak kendisi besleyebilen beş devletten biridir Türkiye. Herkes aklını başına almak zorunda. Türkiye'ye hareket yapanlar bugün sessizliğine hiç bakmasınlar; bunun adına biz sabır diyoruz. Ama sabır taşının çatlaması hiç kimsenin faydasına olmayacak. Biz bu son yapılan anlaşma içerisinde Suriye'dekilere de belirli bir süre vermiştik. 138 tane eylemi engelledik bir ayda. Türkiye aslında çok sıkı çalışıyor. Hiçbir Avrupa devleti gibi değil. Biz sürekli olarak bu işin içerisindeyiz. Kötülerin niyetlerini de biliyoruz ve Türkiye bunların hepsini de başaracak. 21. Yüzyılda Türkiye’nin istemediği hiçbir şey olmayacak.

Ersin Çelik:

Donald Trump'a bir soru sordu gazeteciler: "Türk askerlerinin Gazze'de konuşlandırılmasını bekliyor musunuz?" diye. O da şu yanıtı verdi: "Cumhurbaşkanı Erdoğan'la çok iyi bir ilişkim var ve bu konuyu konuşacağız. Eğer uygunsa bence bu iyi bir şey. Netanyahu ile görüşeceğiz, bu konuyu konuşacağız. Ama Türkiye harika bir ülke ve Erdoğan mükemmel bir lider." dedi. Yani kapıyı kapatmadığı gibi aralamaya çalışan bir tutum var gibi. Ne düşünüyorsunuz?

İbrahim Ufuk Kaynak:

Çünkü kendisinden önceki gerek Obama olsun gerek bir önceki başkan olsun Türkiye'yi çok büyük bir hatayla beraber, hem "müttefikiz" derken hem müttefikliğe hiç yakışmayacak şeyler yaptılar. Kendilerini Türkiye'nin bir ileri karakolu olarak düşünüyorlardı. Türkiye'nin bu işten çıktığını anlamakta çok geç kaldılar. Amerika şöyle düşünüyordu: "Ben zorlarım, o da yolundan vazgeçer, benim dediğime gelir." Bu sefer öyle olmadı. Olayı hatırlayın, ilk başlangıcı S-400'leri alma, NATO'ya uyumlu değil, ben sana satmıyorum, sen de başkasından alma, kendini koruma ki ben istediğim zaman seni vurabileyim. Türkiye'nin buna karşı hamlesi şu oldu: Beni vurabilecek her şeyi vurabilecek güce erişmek. Şu anda onu yaptık. Türkiye'nin o katmanlı hava savunma sistemi de zaten bunun belirtisi. İki, dedi ki: "Türkiye'ye yanlış yapanların hiçbirisi artık dünyanın neresinde olduğuna bakılmaksızın hesabını ödeyecek." Onlarca değişik ülkeden adamları kaldırıp getiriyoruz. O yüzden ben çok rahatım bu konuda. Ufak tefek şeyler bizi yolumuzdan döndüremez. Şehit polislerimize hakikaten Allah'tan rahmet diliyorum. Orada sırf çocuklar ve kadınlar ölmesin diye kendilerini ön plana attılar.

Ersin Çelik:

Mekanları cennet olsun, ailelerine sabır diliyoruz. Bir izleyicimiz, Dursun Hançer, şöyle bir yorum yazmış: "Türkiye düz yol yürümüyor, dik rampa çıkıyor.”

İbrahim Ufuk Kaynak:

Dursun Bey benim asker arkadaşımdır, Harp Akademileri'nden.

Ersin Çelik:

Dünya ne kadar küçük.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Hakikaten öyle.

Ersin Çelik:

“Türkiye düz yolda yürümüyor, dik rampa çıkıyor.” iyi bir yorum. Hep bir yokuş yukarı engeller var, bizi oradan aşağı itmeye çalışıyorlar.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Ama devin yükü ağırdır. Allah Türk Devleti'ne kaldıramayacağı yük yüklemiyor; her şeye karşı en sağlam olması için gerekli şartları en zorundan ayarlıyor.

Ersin Çelik:

Üç polisimiz şehit edildi. Sizin de dediğiniz gibi, çocuklar ve kadınlara zarar gelmesin diye teröristlerle müzakere etmeye çalıştılar çatışma esnasında. Bu da bizim güvenlik güçlerimizin insani hassasiyetinin göstergesi. Batılı ya da Amerikan polisi olsaydı çoluk çocuk demeden katlederdi.

İbrahim Ufuk Kaynak:

Trump'ın söyledikleri de çok önemli, yeni bir dönem geliyor ve kimse Türkiye'yi kaybetme riskini göze alamayacak. Azerbaycan'dan Kazakistan'a kadar tüm Türk dünyası için söylüyorum; insanlar artık şu fikre alışsınlar: Türkler birlikte büyük bir can olmaya hazırlar.

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:47
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 01 Ocak 2026 20:13 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Geleneği bozmayan Nijeryalı futbolcular stada dans ederek girdi Fanatik Spor Haberleri Video

31 Aralık 2025 00:41see151

Ankara da yılbaşı tedbirleri KGYS Merkezi nden takip ediliyor

31 Aralık 2025 20:58see147

31 Aralık 2025 1 Ocak 2026 yılbaşı toplu taşıma saatleri: Yılbaşında metro, metrobüs, otobüs, vapur saatleri uzatıldı mı?

31 Aralık 2025 00:25see140

Şehitlerimize veda: Kalbimize gömdük Yerel Gündem Haberleri

31 Aralık 2025 04:38see137

Arsenal Aston Villa: 4 1 (MAÇ SONUCU) Futbol Haberleri

31 Aralık 2025 01:16see135

Yüksek gürültü yapanlar yandı: Cezası cep yakıyor!

31 Aralık 2025 16:32see133

Uyuşturucu soruşturmasında adları geçiyordu! Valilik o işletmeleri affetmedi: Kütüphane, Bebek Otel ve Amaya...

31 Aralık 2025 00:24see128

İstanbul a yılın ilk karı düştü! Bazı bölgelerde kar yağışı etkisini gösteriyor

01 Ocak 2026 00:58see127

Esenyurt ta fabrikada yangını

31 Aralık 2025 01:11see127

Türkiye için kritik yıl 2026 Sözcü Gazetesi

31 Aralık 2025 05:01see125

Yeni yılı bu mesajlar ile karşılayın! Yeni yılın ilk günü Hoş geldin 2026 mesajları: 1 Ocak a özel sevgiliye, aileye Yeni Yılınız Kutlu Olsun mesajları

01 Ocak 2026 00:37see125

Kitleselleşme elitizmin düşmanı mıdır? Düşünce Günlüğü Haberleri

31 Aralık 2025 04:52see124

2026 Milli Piyango yılbaşı çekilişinde 80 milyon TL kazandıran numaralar, sayılar açıklandı: 80 milyon TL kazanan bilet numaraları

01 Ocak 2026 01:22see122

Yeni yılın ilk bebekleri dünyaya gözlerini açtı: Ankara, Elazığ, Malatya... Bakanlar aileleri ziyaret etti

01 Ocak 2026 01:28see120

Bakan Göktaş, yılın son günü doğan bebekleri ziyaret etti

01 Ocak 2026 00:38see119

31 Aralık’ta eczaneler açık mı? 31 Aralık 2025 bugün eczaneler çalışıyor mu, nöbetçi eczane var mı?

31 Aralık 2025 00:44see117

Matterhorn un gölgesinde bir Alp rüyası: Zermatt Son Dakika Haberleri

31 Aralık 2025 04:12see116

TFF den Gökmen Özdenak için taziye mesajı

31 Aralık 2025 19:31see114

Onuachu & Osimhen sahne aldı, Nijerya 3 te 3 yaptı!

30 Aralık 2025 22:03see113

Aziz Yıldırım ın Mert Hakan Yandaş sözleri ortaya çıktı

30 Aralık 2025 22:14see113
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları