Piyasadaki bebek mamaları ne kadar güvenilir?
T24 sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.
Bebek mamaları, devam sütleri ve küçük çocuklara yönelik gıdalar, gıda güvenliği tartışmalarında en hassas başlıklardan biri. Çünkü bebekler, düşük vücut ağırlıkları ve gelişmekte olan metabolizmaları nedeniyle, gıdalardaki mikrobiyolojik ve kimyasal risklere yetişkinlere kıyasla çok daha duyarlı. Bilimsel çalışmalar, bebek beslenmesinde yapılan hataların ciddi sağlık sonuçlarına yol açabildiğini gösteriyor.
Son haftalarda iki farklı bebek maması markasına ait ürünlere ilişkin art arda yaşanan geri çağırma ve toplatma kararları, bu ürünlerin ne ölçüde güvenli olduğu ve denetim mekanizmalarının nasıl işlediği sorularını yeniden gündeme taşıdı. Tarım ve Orman Bakanlığı, söz konusu ürünlerin kesinlikle tüketilmemesi ve satın alındığı yerlere iade edilmesi çağrısı yaptı. Ancak gıda mühendisi Bülent Şık, bu gelişmelerin tekil olaylar olarak ele alınmasının yanıltıcı olacağı görüşünde.
Bebek mamaları dünyada en sıkı denetlenen gıdalardan biriŞık'a göre, farklı ülkelerde eş zamanlı biçimde yaşanan geri çağırmalar, üretim ve denetim sisteminin genelinde yaşanan yapısal bir soruna işaret ediyor. "Bunu tekil, noktasal bir mesele olarak değil, yaygın bir sorun olarak görmek gerekir" diyen Şık, gıda üretiminin ulaştığı ölçeğin mevcut denetim kapasitesini zorladığı görüşünde.
Tesadüf mü, sistem sorunu mu?Geçtiğimiz haftalarda Nestlé'nin SMA markasına ait bazı bebek maması ve devam sütü ürünleri, cereulide toksini şüphesiyle 50'den fazla ülkede piyasadan çekilmişti. Bu hafta da Danone'ye ait Aptamil First Infant Formula ürünlerinin belirli bir serisi için aynı gerekçeyle acil geri çağırma kararı alındı.
Bu gelişmeler, bebek ve çocuk gıdalarında mikrobiyolojik risklerin ne kadar yakalanabildiği sorusunu da beraberinde getirdi. Nitekim bilimsel literatür, toz bebek mamalarında üretim süreçleri sıkı kontrol edilse de sterilitenin her zaman garanti edilemediğini vurguluyor. Diğer yandan çok düşük düzeydeki bakteriyel bulaşmanın dahi bebeklerde ciddi sağlık sonuçlarına yol açabildiğini ortaya koyuyor.
Şık da bu noktaya dikkat çekiyor. Bebek mamalarının dünyanın pek çok yerinde en sıkı denetlenen ürün grupları arasında yer aldığını hatırlatan Şık, buna rağmen bu alanda sorun yaşanmasının sistemin genel işleyişine dair ciddi bir uyarı olduğunu söylüyor. Ona göre, sorun ortaya çıktıktan sonra yapılan geri çağırmalar, denetimin geç kaldığını gösteriyor.
"Piyasaya çıkmadan önce tespit edilmeli"Şık, gıda güvenliğinde temel meselenin, ürün piyasaya çıktıktan sonra sorun tespit etmek değil, riskleri baştan önlemek olduğunu vurguluyor. Bir ürün tüketime sunulduktan sonra sağlık riski belirlenirse, geriye yalnızca toplatma ve imha seçeneğinin kaldığını, bunun hem sağlık hem de çevresel maliyetler yarattığını ifade ediyor.
Bir bebek maması fabrikasıBu nedenle gıda kontrol sisteminin önleyici, erken saptayıcı ve çözüm odaklı olması gerektiğini savunan Şık, son geri çağırmaların bu yaklaşımın yeterince işlemediğini ortaya koyduğu görüşünde.
Bülent Şık, bu tür kapsamlı denetimlerin teknik olarak mümkün olduğunu ancak pahalı olduğunu da vurguluyor. Şık'a göre, gıda üretiminin ve dolaşımının bu denli hızlandığı ve küreselleştiği bir sistemde, riskleri baştan yakalayacak analizlerin yapılması maliyetleri artırıyor; bu da mevcut üretim ve tüketim hızını yavaşlatmayı gerektiriyor. Şık, tam da bu nedenle daha yerel ölçekte üretim ve tüketime dayalı bir gıda sisteminin halk sağlığı açısından daha güvenli olacağını ifade ediyor.
Bilim bebek mamaları konusunda ne söylüyor?Türkiye'de çocuk sağlığı uzmanlarınca yayımlanan akademik makaleler de bebek mamalarının Codex Alimentarius gibi uluslararası standartlara göre üretilmesinin, bu ürünleri otomatik olarak "zararsız" kılmadığını vurguluyor. İstanbul Üniversitesi'nden uzmanların yer aldığı bir çalışmada, bebek mamalarında mikrobiyolojik etkenler, ağır metaller, mikotoksinler ve ambalajdan gıdaya geçen kimyasallar gibi çok sayıda risk alanına dikkat çekiliyor.
Araştırmalar, bebeklerin aynı miktardaki toksik maddeye yetişkinlerden oransal olarak daha fazla maruz kaldığını gösteriyor. Şık da bu bilimsel çerçeveye işaret ederek, sorunun yalnızca taklit ya da tağşişle sınırlı olmadığını belirtiyor. Şık'a göre asıl kritik risk, görünmeyen ve düzenli biçimde izlenmediğinde ciddi sağlık sonuçları doğurabilen kimyasal ve biyolojik bulaşanlar.
Denetimde neye bakılıyor, ne dışarıda kalıyor?Şık'a göre, bebek mamalarının denetiminde genellikle iki başlık öne çıkıyor: Etiket bilgileri ve besin değerlerinin mevzuata uygunluğu. Ancak çocuk sağlığı açısından asıl belirleyici olan, toksik maddelerin varlığına ilişkin denetimlerin yeterince kapsamlı yürütülüp yürütülmediği.
Şık, hormonal sistemi bozan, nöro gelişimi etkileyen ya da üreme sağlığı üzerinde etkisi olabilecek çok sayıda kimyasalın bebek mamalarında düzenli olarak taranıp taranmadığının bilinmediğini söylüyor. Bu analizlerin teknik olarak mümkün olduğunu ancak maliyetli olduğu için yeterince yapılmadığını düşünüyor. "Yapılabilir ama kanımca yapılmıyor" ifadesini kullanıyor.
Mamalarda denetim yetkisi Sağlık ve Tarım bakanlıklarında bulunuyorPirinç bazlı bebek mamalarında arsenik ve kurşun gibi ağır metallerden, yeni nesil kirleticilere ve mikroplastiklere kadar uzanan geniş bir risk alanına işaret eden Şık, bu başlıklarda kamunun erişebileceği düzenli veri bulunmadığını vurguluyor. "Gerek Tarım ve Orman gerekse Sağlık Bakanlığı'nın bu konudaki görevlerini layıkıyla yapmadıklarını düşünüyorum" ifadelerini kullanıyor.
"Bilgi paylaşılmıyorsa yapılmadığı düşünülür"Denetimlerin etkinliğinin en temel göstergesinin şeffaflık olduğunu belirten Şık, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının bebek ve çocuk gıdalarına ilişkin analiz sonuçlarını düzenli ve ayrıntılı biçimde kamuoyuyla paylaşmadığını söylüyor.
Şık'a göre, hangi risklerin izlendiği ve hangi analizlerin yapıldığı bilinmediği sürece, denetimlerin etkili olduğundan söz etmek mümkün değil: "Bilgi paylaşılmıyorsa yapılmadığını varsaymak gayet doğaldır."
Son geri çağırmaların ardından Tüketici Birliği Federasyonu (TBF) de kamuoyuna açık bir açıklama yaptı. Federasyon, bebek sağlığını doğrudan ilgilendiren bu tür vakalarda toplumun ayrıntılı ve şeffaf biçimde bilgilendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Avrupa Birliği'nde durum farklı mı?Avrupa Birliği'nde bebek ve çocuk gıdaları, gıda mevzuatında özel bir risk grubu olarak ele alınıyor. Bebek mamaları ve devam sütleri için bazı toksin ve bulaşanlara ilişkin bağlayıcı limitler belirlenirken, risk tespit edildiğinde hızlı uyarı ve geri çağırma sistemleri devreye giriyor.
Avrupa Birliği'nde bebek ve çocuk gıdaları için özel süreçler bulunuyorŞık'a göre, Türkiye ile AB arasındaki temel fark mevzuattan çok uygulama ve şeffaflıkta ortaya çıkıyor. Türkiye'nin düzenlemelerinin büyük ölçüde AB ile uyumlu olduğunu ancak ebeveynlerin hangi analizlerin yapıldığını, hangi risklerin izlendiğini bilmediğini söylüyor. "Ne yapıldığını bilmiyoruz, bilmediğimiz için de güvenemiyoruz" değerlendirmesinde bulunuyor.
Bireysel bir çözüm mümkün mü?Uzmanlar, ebeveynlerin dikkatli olmasının önemli olduğunu ancak yeterli olmadığını vurguluyor. Şık da bu görüşte. Anne sütünün önemine dikkat çekmekle birlikte, birçok ailenin çalışma koşulları ya da sağlık sorunları nedeniyle bebek maması kullanmak zorunda kaldığını hatırlatıyor. Bu nedenle meselenin bireysel tercihlerle çözülemeyeceğini savunuyor.
Şık'a göre, devletin yaşamın ilk iki yılında anne ve çocuk sağlığını güvence altına alacak sosyal ve kurumsal altyapıyı kurması gerekiyor. Aksi halde, ebeveynlere yönelik bireysel uyarıların sınırlı bir etki yaratacağını söylüyor.
Gözden kaçan başka bir risk: Gıda takviyeleriŞık, bebek mamalarından bile daha riskli gördüğü bir başka alana da dikkat çekiyor: Bebek ve çocuklara yönelik gıda takviyeleri. İnternette polen, propolis ve benzeri ürünleri satan çok sayıda firma olduğuna dikkat çeken Şık, bazı firmaların bu ürünleri bebeklere önerdiğini ve ebeveynlerin iyi niyetinin istismar edildiğini ifade ediyor.
Bu ürünlerin 0-5 yaş grubu için karaciğerde ağır hasara yol açabilen toksik maddeleri (pirolizidin alkaloidleri) içerebildiğini vurgulayan Şık, bu nedenle söz konusu ürünlerin 0-5 yaş grubu için kesinlikle kullanılmaması gerektiğini vurguluyor.
Bu tür ürünlerin yasal olarak da küçük çocuklara verilmemesi gerektiğini hatırlatan Şık, buna rağmen denetimin zayıf olduğunu ve internet satışlarının engellenmediğini söylüyor. "Bu alan son derece kontrolsüz ve sıkı denetlenmeye muhtaç" diyor.
Şık ayrıca önemli bir ayrım yapıyor: Bu tür takviyelerin yetişkinler için dahi "doğal" ya da "zararsız" kabul edilemeyeceğini, ancak her bir ürün partisinin bu toksik maddeler açısından düzenli olarak analiz edilmesi halinde değerlendirme yapılabileceğini ifade ediyor. Aksi halde yetişkinler için bile risk söz konusu olabileceğini belirtiyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:50
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 14 Şubat 2026 23:04 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















