Pera dan sürpriz düet Denize Baktım: Gerçekten kim olduğumuzu hatırladığımız bir dönemdeyiz
Hurriyet sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Sevgili Pera hoşgeldiniz, şarkılarınız bize de yol arkadaşı olsun. Nasıl başladı müzik yolculuğunuz?
Gökhan Mandır (Vokal/Gitar): 90'lı yıllarda hepimiz zaten rock müzik seven çocuklardık. Bütün rock dinleyicileri de bir gün bu müziği yapmayı hayal ederlerdi. Bizim de öyle başladı diyebilirim. Bir gün bir mağazada gördüğüm bir akustik gitara sadece bir dokundum. Çıkan ses beni öyle bir büyüledi ki adeta kanıma girdi. "Ben bunu çalabilirim" dedim. İlk gitarımı -ki bestelerimizin çoğunu o gitarla yaptım- annem o dönem yüzüğünü satıp bana almıştı. Hakkını asla ödeyemem.
Hakan Ünalan (Davul): Deli gibi Metallica dinlediğim bir dönem. Okulda festival tarzı bir etkinlik düzenlenmişti. İzmirli yerel bir grup sahneye çıktı ve sadece sevdiğim şarkıları çalıyorlardı. Davulda da çılgın bir davulcu. Ben konser boyu onu seyrettim ve o şekilde başlamaya karar verdim. Ankara'da okurken de zaten müzisyenlerin tanışması çok olağan bir durum. Şu an Ankaralı grup diye tabir ettiğimiz birçok isim, o dönemden arkadaşlarımızdı. Gökhan’la da o şekilde tanıştık. Aynı müziği seven ve icra etmek isteyenlerin bir grup kurması kaçınılmaz oluyor.
Pera yaralarımızı nasıl saracak yeni şarkılarıyla? İçinizi ısıtmaya geliyoruz diyorsunuz. REVİVA albümünden biraz bahsedebilir misiniz?
Gökhan: Gerçekten de ilk günkü heyecanla çalışıyoruz bu albüm için. Eskiden "klip çekmeyiz buna" dediğimiz şarkıyı albüme koymama gibi prensibimiz vardı. Açıkçası son yıllarda bunu biraz esnettiğimiz özeleştirisini yapabilirim. İlk albümlerimizde içimize tam sinmeyen şarkıları rahatlıkla bir kenara koyardık. Son dönemde ise "çöpe gitmesin" mantığıyla hareket ettiğimiz oldu maalesef. Şimdi tekrar bu prensibimizi hatırladık diyebilirim. Gerçekten çok sevdiğimiz şarkılara, her milisaniyesine özenerek, müziğe yeni başlamış bir çocuk heyecanıyla yaklaşıyoruz. Ve o yıllarda aldığımız keyfi de alıyoruz açıkçası.
Hakan: Reviva ismini Gökhan önerdi. Dedi ki "Portekizce yeniden doğuş anlamına geliyor" Zaten latince kökenli olduğu için birçok benzer kökenli dilde de aynı anlamı taşıyor. Duyar duymaz benim de içime sindi. Zaten kısa bir süre sonra başka bir isim düşünmeye gerek duymadan duyurusunu da yaptık. Bu isim mevcut durumumuzu ve hissiyatımızı çok iyi anlatıyor. Şu ana kadar yedi albüm ve sayısını hatırlayamayacağım tekli yayınladık. Bu anlamda da en üretken gruplardan biriyiz yanılmıyorsam. Artık kendi müzik yolculuğumuzda ikinci bir sayfa zamanının geldiğini düşünüyoruz. Gerçekten kim olduğumuzu hatırladığımız, amatör heyecanlarımızı özlediğimiz bir dönemdeyiz. İyi ya da kötü yaptıklarımızdan çıkardığımız derslerle sanki en baştan başlıyormuş gibi yola yeniden çıkıyoruz. Bu sebeple "Reviva" çok anlamlı bir albüm ismi bizim için, hatta mottomuz.
Gönlümün Efendisi benim favorim oldu. Klipte de başarılı oyuncu Alperen Duymaz muhteşem bütünlük sağlamış. Klip ve şarkı hikayesini de duymak isteriz.
Gökhan: Albümde çok çeşitli hislerle çok sayıda şarkı hazırlıyoruz. "Gönlümün Efendisi" daha çok hareketli, sert ve enerjik tarafta duran bir şarkı. An itibariyle sahip olduğumuz enerjiyi de güzel yansıtan pozitif bir hissi var bize göre. Albümde çok hüzünlü tarafta duran şarkılar da olacak. Bizi derinden etkileyen, demolarını dinlerken hepimizin sessizliğe büründüğü tarzda derinliği olan şarkılar. Açılışı bunlar yerine enerjisi yüksek bir şarkıyla yapmak istedik. Havalar da şarkının çıktığı dönemde güzeldi. Gönlümün Efendisi kayıtları sırasında modumuzu en çok yükselten şarkılardan biriydi. Bu sebeple güzel bir giriş oldu diye düşüyoruz. Klipte de Kapadokya'dan arkadaşımız Serkan Başar çok yardımcı oldu bize. Onun rehberliğiyle beraber çok güzel bir klip çektik. Alperen Duymaz'la yıllardan beri hep bir klip hayalimiz vardı, uzun süredir konuşuyorduk. O da rock şarkılarını ve gitar sololarını çok sever. Tam da onun seveceği tarzda bir şarkıda onun gibi usta bir oyuncunun katkısı da bizim için paha biçilmez bir durum. Sonuç içimize çok sindi.
Son tekliniz Yarim Benden Gidiyordu ile ilgili neler söylemek istersiniz?
Bu şarkı, bizler için ayrılığın en derin ve sarsıcı halini temsil eden, aşkın zorluğunu sorgulayan oldukça duygusal bir eser. Temelde, yolları ayrılmış olsa da karşısındakine hâlâ "yarim" ve "sevdiğim" diye seslenebilen birinin iç sesine odaklanıyoruz. Kısa film tadındaki sade klibimizi Bolu’da bir günü dış, bir günü ise iç çekim olmak üzere iki günde tamamladık. Klip çekiminde özellikle Kreamark Stüdyo ve Mustafa Soyer'in destekleri çok oldu. Klipte kendi içine çekilen bir adamın yalnızlığına ve araya giren eski sevgili hayallerine şahitlik ediyoruz. Şarkının o dingin ruhunu korumak adına, grup üyeleri olarak enstrüman çalarken veya şarkı söylerken görünmekten özellikle kaçınarak hikayenin yalınlığını ön plana çıkarmayı tercih ettik.
Yeni şarkılar ne zaman gelir? Hareketli mi slow mu olacak?
Hakan: Şu dönemde tabiri caizse harıl harıl yeni şarkılara çalışıyoruz. Bittikçe de bir an önce dinleyicilerimizle paylaşmak niyetindeyiz. Dinleyicilerimiz iyi bilirler, genelde tempo olarak çok geniş bir aralıkta şarkılar üretiriz. Albüme yüksek bir giriş yaptık, şu sıralar tempoyu biraz düşürüp havalar da baya soğukken bu moda uygun slow şarkılarımızdan paylaşırız diye düşünüyoruz.
Gökhan: Mevsimler aslında çıkacak şarkıları belirliyor diyebilirim. Ben şahsen kışın daha slow ve ciddi işler dinlerken bahar ve yaz aylarında daha modu yüksek şarkılar dinlemeyi tercih ediyorum. Muhtemelen yaz yaklaşırken tekrar hareketlenmeye başlarız diye tahmin ediyorum.
Sosyal medyadan, dinleyicilerinizden gelen yorumları, etkileşimleri merak ediyorum. Hedeflediğiniz yere ne kadar kaldı?
Gökhan: Konu sosyal medya olunca hedefin bir sonu yok. Herkesin amacı yaptığı işleri viral hale getirip ne kadar çok kişiye ulaşabiliyorsa ona ulaşmak. Hatta günümüz müziği biraz da buna döndü. Her müzisyende sosyal medya kullanıcılarının ilgisini kapma hevesi var. Ama müzikte en önemli şey dinleyiciyle olan bağdır. Kısa süreli ilgi çekmek değil. Uzun soluklu var olmayı başaranlar bu bağı kuranlar oluyor. Çok şükür bizim dinleyicimizle böyle bir bağımız yıllardan beri var. Kocaman bir aile gibi olduk. Yorumlarının neredeyse hepsini okuyoruz. Saygı çerçevesinde olanları da dikkate alıyoruz her zaman.
Pera yeniden doğuyor, neden yeniden ve neler oldu hayatınızda ilk döneminizde? Ve de neler değişti?
Hakan: "Acaba bir albümüz olsa nasıl olurdu" diye düşünürken şu an bir bakıyoruz sekizinci albümü kaydediyoruz. Bu sürede muazzam bir aile haline geldik. Sağ olsun dinleyicilerimiz gittiğimiz her şehirde yurtiçi yurtdışı bizi yalnız bırakmıyorlar. Kırktan fazla dizide yeri geldi müziğimizle, yeri geldiğinde de oyuncu olarak yer almışız. Sayısız ödül aldık. Artık olgunluk dönemi mi deriz bilmiyorum ama bir kısır döngüye de girdiğimizi fark ettik. Dedik bundan çıkmak için ilk albümü yaptığımızdaki o hayalleri yeniden kurmamız gerek. Öyle de yapıyoruz şu anda. Perspektifimizi tamamen yeniledik. Mükemmeliyetçi modumuzu açtık. Şarkıları öyle üretmeye başladık tekrar. Şu anda albümden üç şarkı yayınladık. Yorumlara baktığımızda doğru bir karar aldığımızı anlıyoruz. Bu bizi hem mutlu ediyor hem de aynı şekilde devam etmemizi sağlıyor.
Pera’yı nerelerde görmeyi hedefliyorsunuz? 2026 hedefleri hayalleri, konserleri var mı?
Gökhan: İlk hedef albümü bitirip yayınlamak ve yeni bir anlayışla konserlerini yapmak. Bir yandan da planladığımız akustik bir projemiz var. Eski albümlerden en sevdiğimiz şarkıları yeniden düzenlemeyi düşünüyoruz. Eş zamanlı olarak iki albüm kaydediyoruz diyebiliriz. Onları da yakında duyurmaya paylaşmaya başlarız. Bunların da konsept olarak iyi planlanmış konserleri olacak. Orada çok başka bir deneyim sunmayı amaçlıyoruz. Daha teatral diyebileceğimiz tarzda. 2026'nın bizim için çok hareketli geçmesini planlıyoruz. Aynı anda iki albüm yapıyor olmak bizi biraz zorlayacak olsa da böyle bir çalışma temposuna ihtiyacımız da var açıkçası.
Sevenlerinize buradan neler söylemek istersiniz?
Hakan: Sevenlerimiz zaten asla yalnız olmadıklarını bilirler. Biz yalnızlığımızı şarkılarla onlara anlattık, onlar da bu sayede yalnız hissetmiyorlar. Evet bize çok diyorlar, "şarkılarınızda çok ağladım" diye. Ama biz de onlara bunun onları iyileştirdiğini söylüyoruz. Hepsini çok seviyoruz. Yeni şarkılarda görüşmek üzere.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:54
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 30 Ocak 2026 18:13 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















