Ankara24.com
close
up
Dünya ikinci Çin şokunu yaşıyor

Dünya ikinci Çin şokunu yaşıyor

Sabah sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.

Uluslararası ekonomideki en hararetli tartışmaların başında, Çin’in yükselişinin küresel rekabete yansımaları geliyor. Birinci Çin şokunun yansımaları sürerken, şimdilerde dünya ikinci şok yaşıyor. Bu şoka karşı gelişmekte olan ülkelerin tetikte olması gerekiyor

Savaş, ekonominin en sıcak gündem maddesi. Ancak konjonktürel meseleleri bir kenara bırakıp yapısal konulara eğilmek de gerekiyor. Uluslararası ekonomideki en hararetli tartışmaların başında, Çin'in yükselişinin küresel rekabete yansımaları geliyor.
Çin, 1970'lerin sonunda başlayan dışa açılma sürecini izleyen yaklaşık 35 yıllık dönemde yıllık ortalama yüzde 10 büyüdü. Bu, dünya ekonomi tarihinde eşine az rastlanan bir ilerlemeydi. Yabancı yatırımlar, altyapı projeleri, eyaletler arasındaki rekabet ve sanayi politikaları sayesinde Çin, dünyanın üretim üssüne dönüştü.
Ancak Çin'in bu performansı birçok ülkede sanayi üretiminin gerilemesine ve istihdam kayıplarına yol açtı. "Çin şoku" olarak adlandırılan bu durum, Batılı ülkelerde yalnızca ekonomik kayıplarla sınırlı kalmadı; siyasi kırılmalara da neden oldu. Bilimsel çalışmalar Trump'ın 2016'daki seçim zaferi ve Brexit referandumu gibi birçok kişi tarafından beklenmedik olarak değerlendirilen siyasi gelişmelerin ortaya çıkmasında "Çin şoku"nun etkili olduğunu gösteriyor.

BU SEFER NELER FARKLI?
Şimdilerde dünya ikinci bir "Çin şoku" yaşıyor. İkincisi birçok açıdan ilkinden farklılık arz ediyor:
İlk dalgada Çin; oyuncak, tekstil ve beyaz eşya gibi ürünlerle dünyayı ekonomik anlamda domine etmişti. Çin, bu kez yüksek teknolojili ürünleriyle güç gösterisi yapıyor.
Çin, doğrudan yabancı yatırım çeken bir konumdayken, bugün ise diğer ülkelere yatırım yapan bir pozisyona geçti. Ancak Çin kaynaklı yatırımların ev sahibi ülkelere ne ölçüde katkı sağladığı konusunda soru işaretleri bulunuyor. Batı'dan gelen yatırımlar gelişmekte olan ülkeler açısından yeterince kapsayıcı değildi. Çin'in yatırımlarının paylaşımcılığı da sıkıntılı.

İlk şok daha çok gelişmiş ekonomileri vurmuştu. Gelişmekte olan ülkeler o dönem ciddi bir büyüme sorunu yaşamamışlardı. İkinci şok dalgası gelişmekte olan ülkeleri daha sert etkiliyor. Zira Çin, yüksek teknoloji üreten bir konuma gelmesine rağmen düşük ve orta teknoloji yoğunluklu üretimden çekilmedi. Batılı ülkeler, kalkınmanın belirli bir aşamasından sonra bu tür üretim faaliyetlerini diğer ülkelere kaydırmıştı. Çin ise benzer bir dönüşüm gerçekleştirmiş değil. Dolayısıyla her teknoloji düzeyinde düşük maliyetlerle ve yüksek hacimlerde üretim yapan Çin, diğer gelişmekte olan ülkelerin sanayileşme süreçlerini olumsuz etkiliyor.
Aynı zamanda yüksek teknolojili üretime geçme potansiyeli taşıyan ülkeler, artık bir de Çin kaynaklı rekabet baskısıyla da karşı karşıyalar. Çin'in yükselişi, ABD'nin küresel gücüne karşı bir denge oluşturması bakımından başlangıçta değerliydi. Fakat Çin, diğer ülkelerin gelişimine alan bırakma noktasında paylaşımcı olmaktan uzaklaşıyor. İkinci "Çin şoku"na karşı gelişmekte olan ülkelerin tetikte olması gerekiyor. Buna Türkiye de dahil. Çin şokuyla mücadele, çok boyutlu stratejiler ve titiz politika uygulamaları lazım. Sadece Çin ürünlerine karşı gümrük tarifelerini artırmak yeterli olmaz. İçeride, farklı politika araçlarıyla sanayi sektörünü nitelikli biçimde desteklemek şart.

İŞ BİRLİKLERİNE İHTİYAÇ VAR
Bunun yanı sıra hem diğer gelişmekte olan ülkelerle hem de Çin şokundan daha önce zarar görüp sanayisini yeniden canlandırmaya çalışan bazı gelişmiş ülkelerle (İngiltere ve İspanya gibi) Ar-Ge, üretim, lojistik ve pazarlama konularında iş birliklerine ihtiyaç var.

***

ABD'DE FAİZ TARTIŞMASI ALEVLENDİ
Biraz da güncel meselelere değinelim. Haftanın en çok merak edilen konu başlığı, Fed'in faiz kararıydı. Savaşın enflasyon riskini artırdığı bir ortamda finans piyasaları, faiz artışı bekliyor. Ancak savaş, enerji ve ara malı maliyetlerini artıran bir arz şoku olduğu için faiz artışının enflasyonu önlemede ne ölçüde işe yarayacağı soru işareti oluşturuyor.
Gerçi ABD'nin durumu biraz farklı. Yüzde 2'lik enflasyon hedefi, koronavirüs salgınından bu yana tutturulabilmiş değil. Trump'ın gümrük tarifelerindeki artışlar, enflasyon üzerinde ilave baskı oluşturuyor. Bunun yanı sıra ekonomik büyüme, ABD'nin yakın tarihi açısından yüksek sayılabilecek seviyelerde seyrediyor. İstihdam piyasası da güçlü seyrini sürdürüyor.

Piyasa beklentilerin aksine Trump, ara seçimler yaklaşırken iktisadi aktivitenin canlı kalması adına Fed'den faiz indirmesini istiyor. Fed'in başına yeni geçen Kevin Warsh'un üzerinde böyle bir baskı var.
Fed, böyle bir ortamda faizi değiştirmeme kararı aldı. Fakat, on iki Fed üyesinden üçü, faizin artırılması yönünde oy kullandı. Böylece 2016'dan bu yana ilk kez bir politika kararına karşı aynı yönde üç oy verilmiş oldu. Kararın bu şekilde çıkmasını "Fed bölündü" şeklinde yorumlayanlar oldu. Warsh'ın basın toplantısındaki açıklamaları piyasaları tatmin etmedi. Dolar değer kaybetti. Otuz yıllık tahvil faizi, 2007'den bu yana en yüksek seviyesini gördü.
Trump ise Warsh'a güvenini şu sözlerle aktardı: "Onun faiz oranlarının düşmesini görmeyi çok isteyeceğini biliyorum; fakat bir kurulu var ve bu, politik bir kurul. Onlar da faizi yüksek tutmak istiyor. Ama biz oranlara rağmen mücadele edip yolumuza devam ediyoruz."
Önümüzdeki aylarda Trump, Fed ve finans piyasaları arasındaki gerilimin biraz daha yükselmesi kuvvetle muhtemel.

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:91
embedKaynak:https://sabah.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 02 Ağustos 2026 07:04 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Oğlundan Trump ın başını yakacak Rus itirafı Sözcü Gazetesi

15 Eylül 2026 01:44see210

Vucic, 27 Eylül de istifa edip 25 Ekim seçimi için kampanyaya katılacak

15 Eylül 2026 01:30see193

Erdoğan’dan NATO liderlerine verilen silah hediyesiyle ilgili ilk açıklama: Eserlerimizi takdim edelim istedik

15 Eylül 2026 00:12see191

Çekmeköy de dorsesi açılan hafriyat kamyonu üst geçide çarptı

15 Eylül 2026 02:11see181

Memik Yılmaz: Fenerbahçe gibi bir rakibe karşı aldığımız 1 puan çok değerli

15 Eylül 2026 00:06see172

İKSV Alt Kat tan çocuklar için Kitap Arkadaşım

14 Eylül 2026 19:31see166

Bakan Gürlek duyurdu: Başsavcılıklara ailenin, gençlerin ve toplumun korunması için genelge

14 Eylül 2026 18:42see157

Jigolo ağının çarkı deşifre oldu: Beni bu işlere Emre Tanış soktu

14 Eylül 2026 22:22see156

Kılıçdaroğlu nun koltuğuna talip! CHP’de ilk genel başkan adayı belli oldu

14 Eylül 2026 17:04see154

Bakırköy’de 4 katlı metruk binanın çatısı alevlere teslim oldu

15 Eylül 2026 00:46see152

Bakan Bolat: Esnafımıza 853 milyar lira finansman desteği ve kolaylığı sağladık

15 Eylül 2026 19:47see152

İsrail ordusu ödüllü belgesel için harekete geçti: Yanıt verebiliriz

14 Eylül 2026 18:02see150

Rusya da akaryakıt krizi: Pek çok şehirde benzin bulunamıyor

14 Eylül 2026 22:14see150

İsmail Kartal dan istifası hakkında açıklama

14 Eylül 2026 19:28see149

Trump tan çok sert mesaj! Bize tazminat ödeyecekler

15 Eylül 2026 00:09see147

Borsada sert düşüş! 15 Eylül 2026 borsa neden düştü, Borsa İstanbul BIST 100 endeksi ile borsa neden düşüyor?

15 Eylül 2026 19:20see145

Usta oyuncu Kadir İnanır ın vasiyeti 17 Eylül de açılacak Sözcü Gazetesi

16 Eylül 2026 01:01see144

Bakan Tekin, Sudan Eğitim Bakanı Hajar ile bir araya geldi

15 Eylül 2026 20:01see138

Vatandaşın parasını cebe indirmişler: Her kuruşu sisteme gidiyor

15 Eylül 2026 20:17see137

Uçak kalkar kalkmaz kabusu yaşadılar

15 Eylül 2026 19:50see137
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları