Pakistan masayı böyle kurdu Dünya Haberleri
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.
ABD Başkanı Richard Nixon’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Henry Kissinger, 1971 yazında Güney Vietnam, Tayland, Hindistan ve Pakistan’ı kapsayan resmi bir Asya turuna çıkmıştı. Kissinger 8 Temmuz 1971 akşamı Pakistan’ın başkenti İslamabad’a ulaştı. Planlanan programa göre ertesi gün Devlet Başkanı Yahya Han ile resmi görüşmeler yapacaktı. Ancak o gün düzenlenen bir akşam yemeği sırasında Kissinger kendisini kötü hissettiğini belirtti.
Pakistanlı yetkililer, Kissinger’ın “tropikal bir mide rahatsızlığına yakalandığını ve dinlenmesi gerektiğini” duyurdu.
MARCO POLO OPERASYONU
Pakistanlı yetkililer Kissinger’in Himalaya dağ silsilesinin Galyat bölgesinin merkezinde yer alan ve başkent İslamabad’ın 90 km kuzeydoğusundaki Nathia Gali dağ dinlenme tesisine istirahat etmek üzere götürüldüğünü bildirdi. Ama oraya giden Kissinger değildi.
Bu esnada, Pakistan’ın başkentindeki Çaklala Askeri Hava Üssünde gecenin derinliklerinde bir hareketlilik göze çarpıyordu. Siyah takım elbiseli, siyah şapkalı ve siyah gözlük takan bir adam, maiyetiyle birlikte bir Boeing 707’ye doğru yürüyordu. Uçağın içinde onları bekleyen Çinli mihmandarlar vardı. Böylece “Marco Polo” operasyonu start almış, gizemli konuğun kadim doğunun merkezine sır dolu yolculuğu başlamıştı.
Kissinger’ın Asya turu, hastalanması ve dağ dinlenme tesisine götürülmesi hep bir senaryonun parçası idi. ABD, Çin ile irtibat kurmak istiyor ve Pakistan buna arabuluculuk ediyordu.
Kissinger, bu gizli misyonla, o dönem Çin Başbakanı Cu Enlay ile görüşecek ve Nixon, Çin’i ziyaret eden ilk ABD Başkanı olmasının önü açılacaktı.
Bu ziyaret Soğuk Savaş'ın seyrini değiştiren gizli ziyaretti ve Pakistan’ın bu çığır açan diplomatik başarıdaki rolü bu çok büyüktü.
SOVYETLER'İ BATAKLIKTAN KURTARDI
Sovyetler Birliği 1979-1989 arasındaki 10 yıllık işgali süresince batağa iyice batmış çıkış yolu arıyordu. Barış süreci ile ilgili başlatılan diplomatik süreçte yine Pakistan vardı. 1988’de o dönemki Sovyet yanlısı Afganistan Hükümeti ile İsviçre’nin Cenevre kentinde masaya oturacak, Kızıl Ordu’nun Afganistan'dan “itibarlı” bir şekilde çekilişinin yolunu açacaktı. ABD ve Sovyetler Birliği anlaşmanın garantörleri olacaktı. Dönemin iki süper gücünün arasını yine Pakistan bulacaktı.
ABD’Yİ TALİBAN İLE MASAYA OTURTTU
ABD’nin yirmi yıl süren Afganistan işgalinin sonlandırılmasında da Katar’ın başkenti Doha’da Amerika ile Taliban Hareketi arasında yapılan görüşmelerde sürecin en önemli aktörlerinden biri yine Pakistan’dı. Uzun müzakereler sonunda 2020'de imzalanan Doha Anlaşması Pakistan’ın önemli diplomatik başarılarından bir diğeriydi.
Bu çığır açan diplomatik başarıları hatırladığımızda, Pakistan’ın ABD ile İran’ı masaya getirmesi sürpriz olarak görülmemelidir. Bu örnekler, Pakistan’ın özünde diplomatik bir dehaya sahip olduğunu açıkça gözler önüne sermektedir.
İKİ KERE BOMBALANAN MASAYI YENİDEN KURDU
Son İran-ABD müzakerelerinde bölgedeki savaşın durdurulması için önemli bir diplomatik pencere açan ve hala da barış yolunda bu pencereyi açık tutabilen Pakistan’ın diplomatik kabiliyetlerine ve özelliklerine yakından bakmakta fayda vardır.
Pakistan’ın barış görüşmelerinde öne çıkması çeşitli faktörlerin bir araya gelmesinden kaynaklanmıştır. İran’ın Pakistan’a güveni oldukça belirleyici olsa da aşağıda sıralayacağımız diğer faktörleri de yabana atmamak gerekir.
ABD İLE YENİDEN ISINAN İLİŞKİLER
Pakistan ABD ile inişli çıkışlı bir ilişkiye sahip olsa da (aynen İran’ı tehdit ettiği gibi ABD, 11 Eylül sonrasında, eğer iş birliği yapamazsa Pakistan’ı Taş Devri'ne gönderecek bir bombalama ile tehdit etmiştir) yukarıda bazı örneklerini zikrettiğimiz üzere, ABD’ye kritik zamanlarda çok büyük destekler çıkmıştır. Trump’ın ikinci dönemi, Hindistan’a rağmen, iki ülkenin ilişkilerinin çeşitli nedenlerle yeniden ısınmaya başladığı dönemdir. Trump’ın Pakistan’ın sivil ve askeri kesimi ile ilişkisi olağanüstü derecede iyi. ABD’nin İran savaşında “güvenli ve itibarlı” bir çıkış aradığı dönemde, iki kere bombaladığı masanın İslamabad’da kurulmasına ve de masaya gelmesinde önemli bir faktör oluşturmuştur. Pakistan bir yerde ABD’ye savaştan güvenli ve itibarlı çıkış temin etmenin yolunu açmaktadır.
İRAN, PAKİSTAN’I GÜVENİLİR BIR MUHATAP OLARAK GÖRÜYOR
İki komşu olan ve birçok müştereklere sahip İran’ın Pakistan’la, zaman zaman Belucistan başta bazı sorunlar yaşasalar da ilişkileri hep iyi olagelmiştir. Pakistan İran’dan sonra dünyanın en büyük ikinci Şii nüfusuna ev sahipliği yapmaktadır. Dahası, kuruluşunda Pakistan’ı ilk tanıyan ülke İran, İran İslam Cumhuriyeti’ni ilk tanıyan ülke Pakistan’dır. İran, Pakistan'ı güvenilir bir muhatap olarak tercih etmiştir.
ÇİN GÖLGE AKTÖR
İran’ın en büyük ticaret ortağı olan Çin’in dışişleri bakanının, Pakistan’ın arabulucu rolünü kamuoyu önünde desteklemesi de önemli bir ağırlığa sahiptir. Nitekim, Trump da Pekin’in İran’ın müzakere masasına oturmasına yardımcı olduğunu söylemiştir.
DÖRTLÜ MEKANİZMA ETKİLİ OLDU
Barış masasının kurulmasının arkasında, Pakistan’ın sabır yoğun siyasi ve de özellikle askeri diplomasine ilaveten, Türkiye desteği başta, toplu diplomatik akıl ve çabaya vurgu yapmak gerekir. Pakistan bu süreçte, özellikle Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan ve Mısır dışişleri bakanları ile birlikte çalışmış, çalışmaktadır. Dörtlü, biri Riyad, biri İslamabad'dan olmak üzere süreçte iki kere bir araya gelmiştir. Türkiye’de toplanmaları da beklenmektedir. Bu dörtlü de kendi bağlantıları ile sürekli irtibat içerisindeler ve onların sürece desteklerini de almaktadırlar.
ASKERDEN ASKERE DİPLOMASİ
Olumlu sonuçlarını kısa süre sonra görmeyi umduğumuz Pakistan’ın diplomasisinin uyguladığı askeri psikolojiye de vurgu yapmakta fayda var. Devrim Muhafızları İran’da gücü, kontrolü ve muhtemelen de son sözü söyleme yetkisini elinde bulundurduğu için Pakistan’ın Savunma Güçleri Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Seyyid Asım Munir’in devrede olması ve askerden askere diplomasi netice veriyor gibi gözükmektedir. Pakistan’ın siyasi liderleri yanında Munir’in çabaları oyun değiştiren türden ve takdire şayandır.
SOYLU VE İNSANİ DİPLOMASİ: İLMEK İLMEK DOKUNAN BARIŞ
Pakistan’ın bu soylu ve insani diplomasisi yanında, son olarak savaşan tarafların, barış masasını kuranların, bölgenin ve hatta dünyanın, İsrail’in ABD’yi baskılamasıyla başlayan bu herkese zarar veren savaşın bitirilmesini istediklerini ve bunun da masanın yeniden kurulmasını gerektirdiğini kaydetmek lazım.
Pakistan’ın stratejik bir sabırla, ilmek ilmek dokuduğu barış girişimi başarılı olursa, insanlığın takdiri yanında barış ödülünü Pakistanlı yetkililer değil de kim hak edecektir?
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:59
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 21 Nisan 2026 04:05 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















