Ankara24.com
close
up
Menu

Beşiktaşlı futbolcuların aileleri beraber iftar yaptı

Zorlu dan Özel e tepki: Türkiye nin güvenliği siyasete tahvil edilemez

Futbol hakemlerinden ceza ve ücretlerin yeniden düzenlenmesi talebi Sözcü Gazetesi

Hürmüz Boğazı nın kapanması bir şeyin kıymetini hatırlattı: Elektrik

ABD Temsilciler Meclisi nden İran la ilgili savaş yetkileri tasarısına ret Dış Haberler

Yunan, savaşın ortasında Türkiye yi hedef aldı! Tehdit gibi küstah sözler...

TOKİ ÖDEME PLANI 2026: TOKİ ödeme şartları nasıl olacak, taksit ödemeleri ne zaman başlayacak, peşinat ne kadar, kaç TL?

Tel Aviv yakınlarına düşen füze parçası yangına neden oldu

Sarsılan matris Sessiz Çin, hırçın Amerika ve hedefteki İran Düşünce Günlüğü Haberleri

Sanchez den Lübnan a destek Dış Haberler

Çocukların suça sürüklenmesini araştıran komisyonun görev süresi uzatıldı

Trump, İran ı nasıl katlettiğini Messi nin yanında anlattı

İstanbul un üniversitelerinde Ramazan coşkusu: Tek tek gezip o anları paylaştı

Barzani’den ABD/İsrail İran savaşı açıklaması

Donald Trump için Oval Ofis te toplu dua edildi VİDEO İZLE

KOBİ’ler küresel pazara tek tıkla açılıyor Ekonomi Haberleri

Trump ın yalanı dakikalar sonra ifşa oldu: Füzesi kalmadı dediği İran tam o sırada Tel Aviv i vurdu

Irak ın Basra kentinde hareketli dakikalar: ABD merkezli petrol tesisinde patlama

Sergen Yalçın, Okan Buruk a şans tanımıyor

Diyarbakır da 8 katlı bina tedbiren boşaltıldı

Özgürlükçü laiklik anlayışı bağlamında MEB in Ramazan etkinlikleri

Özgürlükçü laiklik anlayışı bağlamında MEB in Ramazan etkinlikleri

Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.

“Zorunlu din dersi uygulamasına son verilerek, her bir öğrencinin kendi inancı doğrultusunda seçmeli olarak ders ve eğitim alma hakkı gözetilmelidir. Sivil din eğitimi tümüyle serbest bırakılmalıdır. Başta Cemevleri olmak üzere, Alevilerin bütün ibadet mekânları “ibadethane” olarak tanınmalı. Kapatılmış dergâh ve benzeri ibadet mekânlarının önündeki engeller kaldırılmalı, bu konuda yerel yönetimlere inisiyatif tanınmalıdır”

“Dini inançların gereği olarak tercih edilen kılık ve kıyafete hiçbir alanda müdahale edilmemelidir. LGS ve YKS sınavlarında din kültürü ve ahlak bilgisi soruları sorulmasından vazgeçilmelidir.”

Eğitimci Abdullah Damar ile Milli Eğitim Bakanlığının Ramazan Ayı Etkinliklerini konuştuk.

Eğitimci Abdullah Damar

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ “RAMAZAN AYI ETKİNLİKLERİ” YAZISININ HEDEFİ NEDİR?

Milli Eğitim Bakanlığının “Ramazan Etkinlikleri” yazısı sonrası yaşanan tartışmalar, ülkemizin özgürlükçü bir laiklik anlayışına ne kadar ihtiyacı olduğunu net bir şekilde ortaya çıkarmıştır. Çünkü ne muhafazakâr kampın sadece kendi duyarlılıklarını öne çıkardığı bir laiklik anlayışı, ne de karşı kampın laiklik anlayışı bu toplumun çok dinli ve çok kültürlü yapısına uygun bir laikliği tarif etmektedir.

Öncelikle bu yazıdan söz edelim. Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in imzasıyla 81 ile gönderilen yazı doğrultusunda, ramazan ayı boyunca öğrencilerin paylaşma bilincini geliştirmeye, yardımlaşma ve dayanışma duygularını güçlendirmeye, birlik ruhu, adalet, merhamet ve vatanseverlik gibi millî ve manevi değerleri geliştirmeye yönelik eğitsel ve sosyal etkinlikler uygulanmaya başlandı.

Bu bağlamda bütün eğitim kademeleri için etkinlik kılavuzları hazırlandı. Okul öncesi eğitim kademesi için ramazan pencere ve kapı süsleri, ramazan davulu, iftar sofrası, mahya ışıkları tasarlama, ramazan temalı kartlar ve boyama etkinlikleri; ilkokul kademesi için ramazan çiçeği hazırlama, ramazan iyilik defterim, ramazanda cami ziyareti, evimde ramazan, ramazan soframız gibi etkinlikler; ortaokul kademesi için ramazan akşamı eğlenceleri, evimizde en sevilen ramazan yemeği, çarşıda ramazan: sokağın sesi, ramazan gazetem gibi etkinlikler; lise kademesi için de okul iftarı organizasyonu, ramazan mahallesi, ramazan davulcusu şiir ve maniler gibi etkinliker planlandı.

Yazıda ayrıca bu etkinliklere katılımın öğretmenler ve öğrenciler için ‘Gönüllülük’ temelinde olduğu vurgulandı.

EĞİTİM SENDİKALARI “RAMAZAN AYI ETKİNLİKLERİ” YAZISI KONUSUNDA NASIL BİR TAVIR ALDI?

Ramazan ayının başladığı ilk günden itibaren okullarımız ramazan ayı etkinliklerine sahne olurken, Eğitim Sen ve Eğitim İş sendikaları, bu etkinliklere katılmama kararı alarak üyelerini bu etkinliklere katılmamaya çağırdı.

Bu çağrılarda özellikle “Ramazan Ayı Etkinlikleri” konulu talimatın, anayasanın laiklik ilkesine ve eğitimin bilimsel niteliğine aykırı olduğu, okul öncesinden ortaöğretime kadar tüm kademeleri kapsayan bu düzenleme, okulları “tek din, tek mezhep” ritüellerinin uygulama alanı haline getirmeyi amaçlandığı, okulların, farklı inanç gruplarından ve inancı olmayan öğrencilerin bir arada eğitim aldığı kamusal alanlar olduğu, eğitim kurumlarında tek bir dinin ibadetlerini merkeze alan etkinlikler planlamanın, devletin inançlar karşısındaki tarafsızlığını ortadan kaldırdığını, dolayısıyla bu durumun laiklik ilkesine temelden aykırılık teşkil ettiğini ifade ettiler. Ayrıca, iftar ve sahur programlarının öğretmenlerin çalışma saatleri dışında olduğunu da vurguladılar.

Biz de bu sendikaların görüşlerine katılıyoruz.

İktidarın, toplumun inanç haritasını dikkate almadan, ‘Yüzde 99’u Müslüman’ diyerek Sünni İslam’ın dinsel ritüeli olan ramazan ayı etkinliklerini bütün öğrencilere ‘Gönüllü’ de olsa uygulatmaya çalışması, gerçekten anlaşılamamaktadır.

Hangi eğitim kademesinde olursa olsun, bir öğretmen ders saatleri içinde sınıfında bir etkinlik uyguladığında, çocukların “Ben bu etkinliğe katılmak istemiyorum.” gibi bir cümle kurması söz konusu değildir. Böyle bir uygulama yoktur. Çocuğun ramazan ayı boyunca okula gelmemesi de hem akademik eğitim anlamında, hem de devamsızlığın artması anlamında olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Yani gönüllülük konusu kâğıt üstünde kalan bir uygulamadır.

“RAMAZAN AYI ETKİNLİKLERİ” ÇOCUK HAKLARI AÇISINDAN NASIL DEĞERLENDİRİLEBİLİR?

Bir başka konu da ramazan ayı etkinliklerinin çocuk hakları açısından sorunlu olduğunu ve çocukların din ve vicdan özgürlüğü hakkını ihlal etiğini söyleyebiliriz. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 14.maddesine göre Taraf Devletlerin “…çocuğun düşünce, vicdan ve din özgürlükleri hakkına..” saygı göstermeleri gerekir. Sözleşmenin 2 maddesi “Taraf Devletler, bu Sözleşmede yazılı olan hakları kendi yetkileri altında bulunan her çocuğa, kendilerinin, ana babalarının veya yasal vasilerinin sahip oldukları, ırk, renk, cinsiyet, dil, siyasal ya da başka düşünceler, ulusal, etnik ve sosyal köken, mülkiyet, sakatlık, doğuş ve diğer statüler nedeniyle hiçbir ayrım gözetmeksizin tanır ve taahhüt ederler. Taraf Devletler, çocuğun ana-babasının, yasal vasilerinin veya ailesinin öteki üyelerinin durumları, faaliyetleri, açıklanan düşünceleri veya inançları nedeniyle her türlü ayırıma veya cezaya tabi tutulmasına karşı etkili biçimde korunması için gerekli tüm uygun önlemi alırlar.” ifadesi ile ayrımcılık yasağını getirmiştir. Anayasa’nın 10.maddesi “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.”

Birçok araştırma kuruluşu ateist, deist ve agnostik oranının yüzde 8, Alevilerin yüzde 10-12, Hıristiyan, Yahudi, Süryani, Ezidi ve diğer dinlere mensup vatandaşlarımızın olduğunu ve Sünni Müslüman olup, dinsel ritüellerini yerine getirmeyen milyonlarca vatandaşımızın olduğu tespitini yapmaktadır. Böylesi çok kültürlü bir topluma ramazan ayı etkinliklerinin dayatma olduğu açıkça görülecektir.

Milli Eğitim bakanı Sayın Yusuf Tekin ramazan ayı etkinlikleri uygulamasıyla büyük bir tartışmanın fitilini de ateşlemiştir.

LAİKLİK NE DEMEKTİR?

O halde laikliğin ne olduğunu çeşitli disiplinler açısından tanımlamak, Türkiye toplumunda tartışılan çeşitli dinsel ritüellerin nasıl özgürlükçü bir anlayışla ele alınacağını belirlemek, tartışmak gerekir.

Laiklik, genel anlamda dinin ve devletin her birinin kendi alanlarında bağımsız olmasını ifade eder. Başka bir anlatımla laiklik, dinsel alan ile devlete ait kamusal alanın birbirinden ayrılması, devletin belli bir dini temsil etmemesi, dinler ve inançlar karsısında tarafsız olmasını ifade etmektedir. Bu tarafsızlığın kaçınılmaz sonucu, devletin siyasi ve hukuk düzenini hiçbir dinin kurallarına dayandırmamasıdır. Aksi takdirde, devletin tarafsızlığı ortadan kalkacaktır.

Felsefi anlamda laiklik, bilginin referansının Tanrısal olmaktan çıkarılıp, tamamen beşeri-rasyonel bir temele oturtulmasıyla ilgilidir. Bu anlayış, tabiatüstü güç tasarımlarına dayandırılan metafizik ve teolojik inanışları insanın ürettiği rasyonel bilgiden ayırmakta; insanı anlamakta ve beşeri sorunları çözmede rasyonel bilgiyi üstün tutmaktadır. Modern bilimlerin temelinde de laik ve rasyonel düşünce yatmaktadır.

Sosyolojik anlamda laiklik, dinin toplumsal hayattaki etkisinin asgariye indirilmesini; toplumun büyük ölçüde sekülerize olmasını ifade eder. Bu ise, toplumsal kurum ve ilişkilerde dinsel bilgi otoritelerine başvurmanın yerini insan aklının almasını gerektirir. Laik toplumlarda bireyler, toplumsal alandaki eylemlerini somut rasyonel değerlendirmesi öyle gerektirdiği için yaparlar, bu noktada önemli olan bireyin kendi iç dünyasıyla, dışa dönük ilişkilerini ayırt edebilmesi ve dış dünyaya rasyonel olarak yaklaşabilmesidir.

Siyasal anlamda laiklik, öncelikle bir siyasal örgütlenme ilkesidir. Dinsel hayatın toplumsal hayatı örgütleme ilkesine karsın, dinsel görüş ve kurumları siyasal otoritenin dayanağı olmaktan çıkarır. Diğer bir ifadeyle, devlet otoritesinin ve siyasal otoritenin meşruluğunun tanrısal değil, dünyevi bir kaynağa; yani halka dayanmasıdır. Siyasal iktidarın meşruluk kaynağı, doğal hukuk gibi herhangi bir akılcı doktrinde olabilmektedir. Laik devlette egemenliğin kaynağının halkta olması, kişileri yasa önünde eşit kılar. Hiç kimse din, mezhep, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasal düşünce gibi nedenlerle ayrıma tabi tutulamaz. Laik devlet, din ve ibadet, inanma ve inanmama özgürlüklerini garanti altına alarak, yurttaşlarını yasa karsısında eşit bir biçimde korur. Bu nedenle laiklik, tek eksenli dinsel inanç ya da devlet güdümlü din anlayışıyla bağdaşmaz.

Hukuki anlamda laiklik, din ve devlet islerinin ayrılmasını; devletin din kurallarına dayanmamasını ifade eder Diğer bir ifadeyle, devletin pozitif hukuka ve akli esaslara dayanması anlamına gelir. Devletin ve dinin birbirinden ayrılması, bunun dışa vuran görünümlerinden biridir. Laik devletin dinden, dinin de devletten bağımsızlaşması gerekir. Hukuki tanımlamanın bir başka yönü de, devletin din ve inançlar karsısında tarafsız olmasıdır. Laiklik, bu bağlamda bireylere inançlarıyla ilgili dokunulmaması gereken özgür bir alan bırakır ve hukukla korunan bir statü oluşturur. Bireyler, bu statü içinde dinsel kurallara uymaları ya da uymamaları; inanmaları ya da inanmamaları nedeniyle kınanmaz ve ayrıma tabi tutulamazlar. Dolayısıyla laik devlet, dinin dışında kalmakta, kişilerin dinsel inançlarına ya da inanmamalarına ilişkin özgürlük alanını belirlemektedir. Sonuç olarak laikliğin, hukuk kurallarının düzenlenmesinden, bir arada yaşamaya kadar uzanan küresel bir olgu olduğu söylenebilir.

ÖZGÜRLÜKÇÜ LAİKLİK NE DEMEKTİR? DİN VE VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ DE İÇİNE ALAN BİR LAİKLİK ANLAYIŞINI NASIL HAYATA GEÇİREBİLİRİZ?

Laiklik, din ve vicdan özgürlüğü kapsamında, değişik inanç ya da dinlere karşılıklı saygı esasını içerir. Laik devlette bireyler, çoğulculuk ilkesine bağlı olarak inançlarının gereğini yapabilmeli, kamusal düzeni bozmadıkça ibadetlerini özgürce gerçekleştirebilmelidir. Bu bağlamda çoğulculuk, sadece inançlardaki farklılıkları kabul etmek değil, aynı zaman bu farklılığı ifade edebilmektir. Bu aşamada laik devlet, demokratik çoğulculuğu sağlamayı amaç edinmelidir. Batı toplumlarının ve devlet yapılarının laiklik yönündeki evrimleri, çoğulculuk yönünde olmuştur.

Tarihsel süreç boyunca burjuva sağ partilerin laikliği; dini, devletin hizmetine sokarak, Diyanet İşleri Başkanlığı gibi bir kurum aracılığıyla devlet dini yaratmaya çalışmasına, din derslerini ilk ve ortaöğretimde zorunlu derslerden biri hale getirmesine, ibadethane ayrımı yaparak camilerin her türlü ihtiyacını karşılayıp, başta cemevleri olmak üzere diğer dinlere ait ibadet yerlerine karşı ayrımcılık yapmasına; burjuva sol partilerin ise dini, bırakın devlet örgütünün dışına çıkarmayı, toplumun da dışına çıkarmaya çalışmasına, seçmeli din derslerine karşı çıkmasına, dini, devletin boyunduruğundan kurtarmaya çalışmamasına, kamu çalışanlarının ve öğrencilerin kılık-kıyafet özgürlüğüne sahip çıkmamasına, ibadet özgürlüğünü ikirciksiz savunmamasına, dinsel olan her uygulamayı gerici, yobaz vb. olarak adlandırmasına karşı, insana yakışır, özgürlükçü bir laiklik anlayışını ortaya koymalıyız.

Böylesi bir özgürlükçü bir laiklik anlayışı din, mezhep, felsefi görüş ayrımı yapmaksızın, bütün inançların kendilerini özgürce ifade etme haklarını savunan; hiçbir baskıya maruz kalmaksızın farklılıklarıyla birlikte kendi varlığını korumasını, geliştirmesini, eşit ve özgür yurttaşlık hukuku içerisinde istediği gibi yaşamasını temel bir ilke olarak kabul eden; inanan veya inanmayan herkesin inanç ve vicdan özgürlüğünü benimseyen bir laiklik anlayışıdır.

Bu özgürlükçü laiklik anlayışının hayata geçirilmesi de mümkündür!

ÖZGÜRLÜKÇÜ LAİKLİK ANLAYIŞI DOĞRULTUSUNDA NELER YAPILABİLİR?

Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılarak, devletin din ve inanç alanından elini çekmesi sağlanmalı, din ve inanç işleri topluma, inanç sahiplerine bırakılmalıdır. İnanç topluluklarının örgütlenme özgürlüğünün önündeki engeller kaldırılmalı, kendi inançlarını, toplum sağlığı ve güvenliğini tehdit etmeden, istedikleri gibi yaşayabilecekleri koşullar yaratılmalıdır.Zorunlu din dersi uygulamasına son verilerek, her bir öğrencinin kendi inancı doğrultusunda seçmeli olarak ders ve eğitim alma hakkı gözetilmelidir. Sivil din eğitimi tümüyle serbest bırakılmalıdır.Başta Cemevleri olmak üzere, Alevilerin bütün ibadet mekânları “ibadethane” olarak tanınmalı. Kapatılmış dergâh ve benzeri ibadet mekânlarının önündeki engeller kaldırılmalı, bu konuda yerel yönetimlere inisiyatif tanınmalıdır.Dini inançların gereği olarak tercih edilen kılık ve kıyafete hiçbir alanda müdahale edilmemelidir.LGS ve YKS sınavlarında din kültürü ve ahlak bilgisi soruları sorulmasından vazgeçilmelidir.

Türkiye toplumunun böylesi bir özgürlükçü laiklik anlayışına ihtiyacı vardır.

Sevgili hocam değerli bilgileriniz için size teşekkür ediyorum. Türkiye Hepimizin, Eğitim Hepimizin...

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:73
embedKaynak:https://halktv.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 07 Mart 2026 05:00 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Beşiktaşlı futbolcuların aileleri beraber iftar yaptı

06 Mart 2026 00:16see200

Zorlu dan Özel e tepki: Türkiye nin güvenliği siyasete tahvil edilemez

06 Mart 2026 00:16see194

Futbol hakemlerinden ceza ve ücretlerin yeniden düzenlenmesi talebi Sözcü Gazetesi

06 Mart 2026 00:01see191

Hürmüz Boğazı nın kapanması bir şeyin kıymetini hatırlattı: Elektrik

06 Mart 2026 00:25see190

ABD Temsilciler Meclisi nden İran la ilgili savaş yetkileri tasarısına ret Dış Haberler

06 Mart 2026 01:47see183

Yunan, savaşın ortasında Türkiye yi hedef aldı! Tehdit gibi küstah sözler...

05 Mart 2026 08:02see179

TOKİ ÖDEME PLANI 2026: TOKİ ödeme şartları nasıl olacak, taksit ödemeleri ne zaman başlayacak, peşinat ne kadar, kaç TL?

06 Mart 2026 00:08see177

Tel Aviv yakınlarına düşen füze parçası yangına neden oldu

06 Mart 2026 02:22see177

Sarsılan matris Sessiz Çin, hırçın Amerika ve hedefteki İran Düşünce Günlüğü Haberleri

06 Mart 2026 04:08see170

Sanchez den Lübnan a destek Dış Haberler

06 Mart 2026 00:44see168

Çocukların suça sürüklenmesini araştıran komisyonun görev süresi uzatıldı

06 Mart 2026 01:33see167

Trump, İran ı nasıl katlettiğini Messi nin yanında anlattı

06 Mart 2026 01:02see166

İstanbul un üniversitelerinde Ramazan coşkusu: Tek tek gezip o anları paylaştı

06 Mart 2026 01:50see157

Barzani’den ABD/İsrail İran savaşı açıklaması

06 Mart 2026 02:09see153

Donald Trump için Oval Ofis te toplu dua edildi VİDEO İZLE

06 Mart 2026 01:26see135

KOBİ’ler küresel pazara tek tıkla açılıyor Ekonomi Haberleri

06 Mart 2026 04:08see135

Trump ın yalanı dakikalar sonra ifşa oldu: Füzesi kalmadı dediği İran tam o sırada Tel Aviv i vurdu

06 Mart 2026 01:33see131

Irak ın Basra kentinde hareketli dakikalar: ABD merkezli petrol tesisinde patlama

07 Mart 2026 00:26see131

Sergen Yalçın, Okan Buruk a şans tanımıyor

06 Mart 2026 00:01see130

Diyarbakır da 8 katlı bina tedbiren boşaltıldı

06 Mart 2026 01:41see128
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları