Orta Doğu’nun gizli savaş üssü: İşte İran ın üç stratejik hamlesi! ‘Adeta sabit bir uçak gemisi gibi işlev görüyor’
Ankara24.com, Hurriyet kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.
Hürmüz Boğazı çevresinde artan askeri hareketlilik ve diplomatik gerilim, küresel enerji güvenliği açısından kritik bir döneme işaret ediyor. Basra Körfezi’ni Umman Denizi’ne bağlayan bu dar su yolu, dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümüne ev sahipliği yaparken, bölgedeki üç küçük ada olan Abu Musa, Büyük Tunb ve Küçük Tunb yeniden uluslararası gündemin merkezine oturmuş durumda.
Uzmanlar, söz konusu adaların kontrolünün yalnızca bölgesel değil, küresel güç dengeleri açısından da belirleyici olabileceğine dikkat çekiyor.
TARİHİN DÖNÜM NOKTASI: 1971’DE BAŞLAYAN KRİZ
Aslında bugünkü gerilimin kökeni, 1971 yılına, yani İngiltere’nin Körfez’den çekilme sürecine kadar uzanıyor. İngiltere’nin bölgedeki askeri varlığını sona erdirmesiyle birlikte, daha önce İngiliz koruması altında bulunan stratejik adaların kontrolü yerel aktörlere devredildi.
Bu süreçte Abu Musa Adası için İran ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında bir ortak yönetim anlaşması yapıldı. Anlaşmaya göre taraflar adayı paylaşacak, kendi bölgelerinde egemenlik gösterebilecek ve petrol gelirlerini bölüşecekti. Ancak gelişmeler planlandığı gibi ilerlemedi.
29 Kasım 1971 sabahı, ada sakinleri İran helikopterlerinin alçak uçuşlarıyla uyandı. Çoğunluğu balıkçı ve çiftçi olan yerel halkın üzerine teslim olmalarını emreden bildiriler atıldı. Kısa süre içinde İran güçleri adanın kontrolünü tamamen ele geçirdi. Abu Musa’nın en yüksek noktası olan Hayfa Dağı’na İran bayrağı çekildi ve dönemin İran yönetimi ada üzerinde tam egemenlik ilan etti.
Aynı anda Büyük Tunb Adası ve Küçük Tunb Adası da İran deniz kuvvetleri tarafından hızla ele geçirildi. Direniş göstermeye çalışan bazı BAE güvenlik görevlileri de hayatını kaybetti.
SAHADA KONTROL, MASADA TARTIŞMA
Tarihsel bu süreci İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) araştırmacılarından Oral Toğa’ya danıştığımda “İran, Ebu Musa ile Büyük Tunb ve Küçük Tunb üzerindeki egemenliğini tarihsel süreklilik, coğrafi yakınlık ve 1971’den bu yana kurduğu fiilî kontrol üzerinden temellendiriyor” dedi. Uzman isim şu önemli bilgilerin altını çizdi:
-- Bu açıdan bakıldığında, Tahran’ın elindeki en güçlü unsur, uzun süredir devam eden kesintisiz idarî ve askerî hâkimiyettir. Buna karşılık, BAE tarafı da özellikle 1971 sürecindeki düzenlemeler ve öncesindeki statü üzerinden egemenlik meselesinin kapanmadığını savunuyor.
-- Ebu Musa bakımından, 1971 tarihli mutabakat metni, tarafların nihai egemenlik konusundaki pozisyonlarını koruduğunu gösteriyor. Tunb adaları bakımından da mesele, uluslararası düzeyde tamamen kapanmış bir dosya olarak görülmüyor. Bu nedenle en dengeli ifade, İran’ın sahada güçlü bir fiilî hâkimiyete sahip olduğu, ancak hukukî ve tarihsel yorumların taraflar arasında ihtilaflı olmaya devam ettiğidir.
İNGİLTERE’NİN ROLÜ VE TARTIŞMALAR
O dönemde bölgede bulunan İngiliz savaş gemileri HMS Eagle ve HMS Albion ile ilgili çeşitli iddialar ortaya atıldı. Bazı kaynaklar, bu gemilerin İran’ın ilerleyişini yalnızca izlemekle yetindiğini öne sürdü.
Resmî belgeler, Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı’nın yaşanacaklardan haberdar olduğunu, ancak doğrudan müdahale etmeme kararı aldığını ortaya koyuyor. Bu kararın arkasında, dönemin İran yönetimiyle ilişkileri koruma isteğinin bulunduğu değerlendiriliyor.
STRATEJİK ÖNEM: SABİT UÇAK GEMİLERİ!
Bugün bu üç ada, yalnızca tarihi bir anlaşmazlığın değil, aynı zamanda modern askeri stratejinin de merkezinde yer alıyor.
Uzmanlara göre:
* Abu Musa, geniş radar kapsama alanı sayesinde adeta ‘sabit bir uçak gemisi’ gibi işlev görüyor. Hem Basra Körfezi hem de Umman Denizi üzerinde kontrol sağlama kapasitesine sahip.
* Büyük Tunb, kısa menzilli füze sistemleri ve topçu konuşlandırması için ideal bir saldırı üssü olarak değerlendiriliyor. Küçük Tunb ise iki ada arasındaki boşluğu dolduran kritik bir bağlantı noktası niteliğinde. Her üç adada da hava pistlerinin bulunması, bu bölgelerin askeri operasyonlar açısından değerini daha da artırıyor.
Oral Toğa da bu adaların askerî açıdan yalnızca sembolik noktalar olmadığına dikkat çekti. Adalar için “Gözetleme, füze konuşlandırma, hava savunma ve deniz trafiğini izleme bakımından İran’ın Hürmüz mimarisinde önemli düğüm noktaları” ifadelerini kullanan Toğa, “Bu nedenle ‘sabit uçak gemisi’ benzetmesi teknik değil ama işlevsel bir tanımlama olarak çok doğru” dedi.
“Olası bir ABD müdahalesinde kısa süreli ve sınırlı bir çıkarma harekâtı teorik olarak mümkün” diyen Toğa, şöyle devam etti:
“Ancak bunu kalıcı ve düşük maliyetli biçimde sürdürmek çok daha zordur. Çünkü adaların çevresi, İran kıyı hattı, Kişm-Larak ekseni (Kişm Adası-Larak Adası) ve asimetrik deniz kapasitesiyle bağlantılı daha geniş bir savunma düzenine bağlıdır. Bu yüzden böyle bir müdahale, tek başına sahayı kalıcı biçimde değiştiren bir adım olmaktan ziyade, daha geniş bir askerî ve diplomatik baskı paketinin parçası olarak anlam kazanır. İran açısından ise böyle bir senaryo yalnızca taktik bir kayıp değil, rejim güvenliği ve toprak bütünlüğü söylemini doğrudan etkileyen stratejik bir meseleye dönüşür.”
ABD-İRAN GERİLİMİ VE YENİ SENARYOLAR
Son dönemde ABD ile İran arasında artan gerilim, adaların önemini daha da artırmış durumda. ABD Deniz Piyadeleri’nin bölgeye sevk edilmesi, olası bir askeri müdahale senaryosunu gündeme getiriyor.
İran ise bu ihtimale sert tepki veriyor. İran Ulusal Savunma Konseyi, adalara yönelik bir saldırının “büyük bir çatışmayı tetikleyeceği” uyarısında bulundu. Ayrıca Tahran yönetimi, Basra Körfezi’ni mayınlama tehdidinde bulunarak küresel enerji akışını riske atabileceğinin sinyalini verdi. Uzmanlar, bu tür bir askeri operasyonun son derece riskli olacağı konusunda hemfikir. Adaların İran ana karasına yakınlığı, olası bir çıkarma harekâtını savunmasız hale getirebilir.
DİPLOMASİDEN ASKERİ SEÇENEĞE
Birleşik Arap Emirlikleri uzun yıllardır adalar üzerindeki hak iddiasını diplomatik yollarla çözmeye çalıştı.
Washington’daki büyükelçilik, İran’a üç seçenek sundu:
Doğrudan müzakere
Uluslararası tahkim
Uluslararası Adalet Divanı aracılığıyla yargılama
Ancak son gelişmeler, bu seçeneklere dördüncü bir ihtimalin eklenebileceğini gösteriyor: askeri müdahale ile adaların geri alınması.
KÜRESEL ENERJİ GÜVENLİĞİ TEHLİKEDE
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının önemli bir kısmının geçtiği kritik bir dar boğaz olarak biliniyor. Bu nedenle bölgede yaşanacak herhangi bir çatışma, yalnızca Orta Doğu’yu değil, küresel ekonomiyi de doğrudan etkileyebilir. Boğazın yeniden açılması durumunda, güvenliğin sağlanması için çok uluslu bir yapı oluşturulması bekleniyor. Bu süreçte BAE’nin de aktif rol üstlenmeye hazır olduğu belirtiliyor.
Oral Toğa, Hürmüz Boğazı’ndan geçen enerji akışının büyüklüğü nedeniyle adalar üzerinden kurulacak askerî baskının, kısa vadede arz kesintisi olmadan bile fiyatlar, sigorta maliyetleri ve sevkiyat güvenliği üzerinde ciddi etkiler yaratacağını belirtti. Toğa’ya göre, kısa vadede esas sonuç sadece fizikî kayıp değil; piyasanın risk algısında yaşanacak sert bir sıçrama olacak.
Orta vadede ise Suudi Arabistan ve BAE’nin boğaz dışı alternatif hatlarının bir miktar rahatlama sağlayabileceğini, ancak bu hatların kapasitesinin sınırlı olduğunu vurgulayan Toğa, Hürmüz’ün yerinin tam olarak doldurulamayacağını söyledi: “Böyle bir senaryoda en gerçekçi tablo, kısa vadede sert fiyat baskısı ve yüksek oynaklık, orta vadede ise kısmî uyum ama daha pahalı ve kırılgan bir enerji akışı olur.”
Toğa, ayrıca İsrail’in son 30 gün içinde defalarca kez yeni enerji merkezi olacağı yönündeki açıklamalarına da dikkat çekerek, bu durumun bölgesel çatışma ve alt yapı yıkım senaryosunun İsrail açısından fırsat olarak değerlendirildiğini gösterdiğini ifade etti.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:57
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 02 Nisan 2026 07:02 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















