Ankara24.com
close
up
Okunacak büyük kitap!

Okunacak büyük kitap!

Halktv kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.

Yunus’tan bu yana halk şiiri zincirinin en önemli halkalarından biri olan Sivas, Şarkışlalı Aşık Veysel Şatıroğlu, yerelden evrensele saçtığı ışıkta billurlaştı. Anadolu’nun kadim irfanında pişmiş halk şiirimizin bu güçlü ozanı yarım yüzyılı aşkın bir süre yazdıklarıyla, çalıp söyledikleriyle gönüllere taht kurup oturdu.

"Beni hor görme gardaşım

Sen altınsın ben tunç muyum?

Aynı vardan var olmuşuz

Sen gümüşsün ben sac mıyım?"

Dizelerindeki derin anlamlar insanlığa kılavuz niteliğindedir. Gönül gözüyle dünyayı aydınlatan, Hakk’ı halkta gören Veysel, "Beni hor görme gardaşım" derken sadece bir sitemde bulunmaz; aslında Batıni felsefenin en temel sorusunu sorar: İnsan, insandan üstün müdür?

Veysel sınıfsal ve bireysel ayrımları reddeden bir felsefi bakışla, Yaradılan tüm bedenlerin üryan gelip üryan olarak Hakk’a döndüklerini vurgular. Alevi oluşu onun şiirlerinde doğrudan dini motiflerle (Kerbela gibi olaylarla) karşımıza çıkmaz. Din O’nda bir kurallar manzumesi olmaktan çok insanı merkeze alan bir anlayış olarak yaşar. Bu yüzden Veysel için inanç, insanı insana yaklaştıran, dünyayı daha katlanılır kılan bir yol gibidir.

Veysel, bu dörtlükte doğrudan ontolojik bir eşitlik vurgusu yapar. Toplumun insana biçtiği değerleri (altın, gümüş gibi değerli madenler) ile daha alçakgönüllü görülenleri (tunç, sac) karşılaştırır. Ancak buradaki can alıcı nokta "Aynı vardan var olmuşuz"dizesidir. Yaratılış kaynağı tek (Vahdet) ise, birinin diğerinden üstün olması mümkün değildir. O dış görünüşe veya sosyal statüye bakarak birini "hor görmenin" aslında aynı kaynağa hakaret olduğunu hatırlatır. İnsanı dış sıfatlarına göre ayırmak, yaratılışın özündeki tekliği (Vahdet’i) idrak etmemektir. Oysa ‘Öz’de hepimiz aynı cevherin farklı suretlerde belirmesi olduğu gerçeği tüm çıplaklığıyla ortada….

***

"Ne var ise sende bende

Aynı varlık her bedende

Yarın mezara girende

Sen toksun da ben aç mıyım?"

Batıni anlayışta insan, evrenin özü yani 18 bin alemin vücut bulduğu halidir. İnsan, evrenin yansıtıldığı "küçük bir dünyadır." Tanrısal sıfatların aynasıdır. Veysel’in "Aynı varlık her bedende" vurgusu, Hakk'ın insanda zuhur etmesine, görünmesine atıftır. Bu felsefede "öteki" yoktur. Birine yapılan hor görülme, aslında o kişinin içindeki "Hakk" zerresine yapılmıştır.

Bu dörtlükte "Ene’l-Hakk" anlayışının izlerini görüyoruz. Bedenler birer "kafestir" ve içindeki ruh (öz) aynı tanrısal kaynaktandır. Ölüm zahiri rütbelerin, makamların, zenginliğin ve bedensel ihtiyaçların son bulduğu noktadır. Toprağa dönüşle birlikte mülk, sahibine döner ve tüm ikilik ortadan kalkar.

Veysel’in mezar metaforu bu eşitliğin en yalın kanıtıdır. Madde dünyasının getirdiği zenginlikler, etiketler ve mevkiler toprağın altında hükmünü yitirir. "Sen toksun da ben aç mıyım" sorusu, sınıfsal bir eleştiriden öte, ruhun bedenden sıyrıldığında ulaştığı o mutlak eşitlik makamını temsil eder.

***

"Topraktandır cümle beden

Nefsini öldür ölmeden

Böyle emretmiş Yaradan

Sen kalemsin ben uç muyum?"

"Topraktandır cümle beden" diyerek sadık yarine selama duran Veysel, insanlığı alçak gönüllülüğe davet eder. Batıni öğretide toprak, dört ana unsurdan biridir ve "turab" (toprak) olmak, olgunlaşmanın-pişmenin son evresidir. Eğer hepimiz topraktan geldiysek, hangi "kalem" kendi "ucundan" daha kıymetlidir ki?

Veysel’in "Nefsini öldür ölmeden" çağrısı, batıni felsefi öğretide "Ölmeden önce ölmek" sırrına bir göndermedir. Bu biyolojik bir ölüm değil; kibrin, egonun, kinin, riyakarlığın ve ayrımcılığın yani nefsin öldürülmesidir. Batıni felsefi Anadolu Aleviliği’nin en temel iki kapısından biri "Ölmeden önce ölmek" sırrıdır, diğeri "turab olma" makamıdır.

***

Birazda Aşık Veysel’in muhteşem deyişindeki, Batıni felsefi Anadolu Aleviliği’nin en "sır" noktasına temas eden şu dörtlük üzerine derinleşelim:

"Kimi molla kimi derviş

Allah bize neler vermiş

Kimi arı çiçek dermiş

Sen balsın da ben cec miyim?”

Bu dörtlüğü sadece bir toplumsal çeşitlilik anlatısı olarak algılamamak gerek… Bu varlığın aşamalarını, emeği ve "öz ile suret" arasındaki o ince çizgiyi anlatan bir hakikat beyanıdır. Veysel, söze toplumsal ve dini makamlarla başlar ve Alevilik’teki "Bin bir dondan baş göstermek" inancına işaret eder. Hakikat yolunda herkesin farklı bir hizmeti, farklı bir "donu" (görünümü) vardır. Molla zahiri hukuku, Derviş ise batıni hikmeti temsil eder.

Hatta Veysel "Allah bize neler vermiş" diyerek her iki hali de ilahi bir lütuf ve çeşitlilik olarak görür. Burada çoklukta birlik anlayışı vardır. Yani çiçekler farklı farklıdır lakin hepsini besleyen hava, su, toprak ve güneş birdir.

Arı ve Çiçek bize Seyr-i Süluk yani manevi yolculuğu hatırlatır. "Kimi arı çiçek dermiş" ifadesi, bir dervişin hakikat yolculuğuna işarettir. Çiçek, evrendeki her bir varlık, her bir olay ve her bir ayettir. Arı, bu verileri toplayan, zahmet çeken, çile dolduran Talip’dir, öğrencidir.

Alevilik’teki "Dört Kapı Kırk Makam" öğretisinde, kişinin hamlıktan pişmişliğe geçmesi için tıpkı bir arı gibi binlerce çiçekten (bilgiden ve deneyimden) öz toplaması gerekir.

Bal ile Cec "Öz" ile "Suret"in kavgasıdır. Dörtlüğün en vurucu kısmı son dizedir: "Sen balsın da ben cec miyim?" Cec, balın süzüldükten sonra geriye kalan posası, peteği veya kaba halidir.

BAL, "mana"dır, CEC ise "madde" veya "suret"tir. Bal, cec (petek) olmadan olmaz. Petek ise bal olmadan bir anlam ifade etmez. Veysel burada batıni bir analiz yaparak muhatabına der ki: "Sen kendini 'bal' gibi kıymetli ve süzülmüş, beni ise 'cec' gibi değersiz bir kap sanıyorsun. Oysa balı taşıyan cec’dir. Biri olmadan diğeri belirmez."

Bu, Alevilik’teki "Görünene aldanma, her şey aslına döner" ilkesidir. Kimse bir diğerinden daha "öz" değildir. Eğer birisi bal ise, diğeri de o balı muhafaza eden, ona ev sahipliği yapan kadim bir parçadır.

Veysel bu dörtlükle bize şunu fısıldar: Evren büyük bir arı kovanıdır. Kimimiz molla, kimimiz derviş, kimimiz işçi, kimimiz alimiz. Ancak hepimiz aynı "ilahi balı" üretmek veya taşımak için buradayız. Üstünlük ancak "Edep" ile Hakk'a yakınlıktır. Cevherde hiçbir varlık diğerinden daha "altın" değildir.

***

"Tabiata Veysel aşık

Topraktan olduk gardaşık

Aynı yolcuyuz yoldaşık

Sen yolcusun ben bac mıyım?"

Veysel burada, insanın kibrini kırıp hepimizi eşitleyen o büyük gerçeğe, yani toprağa vurgu yapar. Toprak, kibri öldürmenin timsalidir. İnsan toprağa yaklaştıkça nefsinden uzaklaşır. İnsanı "toprak kardeşliği" paydasında birleştiren Veysel, bedensel görme yetisini kaybettiğinde dış dünyadaki "renk" ve "suret" kavgasından kurtulmuş, doğrudan "Öz"e, yani toprağın derin hakikatine yönelmiştir. Gönül gözüyle toprağın alçakgönüllülüğünü gören Veysel "Sen yolcusun ben bac mıyım" derken aslında hepimizin aynı topraktan şekillenmiş birer yolcu olduğumuzu hatırlatmıştır.

"Aynı yolcuyuz yoldaşık" dizesi, bu devr-i daim (bedenin toprakla ve canın da cananı ile bütünleşmesi) içindeki eşitliğe vurgu yapar. Hepimiz toprağın bağrından çıktık ve yine onunla birleşeceğiz. Bu bakış açısında toprak, insanlığın "ana rahmi"dir.

Tohum hakikatin sırrıdır. Bir tohum toprağa girmeden (ölmeden) başak veremez. Veysel’in "Nefsini öldür, ölmeden" çağrısı ile toprağın tohumu filizlendirmesi aynı şeydir. Toprak, batını aşikar eden bir aynadır. Veysel bu dizesinde, insanı "Hakk'ın yeryüzündeki belirmesi" olarak gören o büyük Anadolu hümanizmini batıni bir dille mühürlemiştir.

Onun dünyasında insan, toplumdan kopuk değildir ve kalabalık içinde de kaybolmaz. Her sınıftan insanla dostluk kurabilmesi, sevgiyi ayırmadan sunabilmesi bundandır. Anadolu ozanlarının inançtan ve kadim kültürden beslenen yaşam anlayışı, Veysel’de derin bir felsefeye dönüşür. Bu felsefe kimseyi dışlamaz, kimseyi yargılamaz. Sözü sert değildir, lakin etkilidir.

Bugün dünyayı kasıp kavuran çıkar savaşlarına, ayrımcılığa, ötekileştirmeye ve kibre karşı Veysel’in gönül telinin namesi ve sazının teli hala en güçlü cevabı veriyor:

Cevherimiz bir, yolumuz bir, sonumuz birdir!

Okunacak büyük bir kitap olan Veysel, bize dizelerinde en büyük insanlık dersi verir: Nereden geldiğini unutma ki, gideceğin yerde yabancılık çekmeyesin.

Gelin, Anadolu irfanının hakikatine kulak verelim ve birbirimize "Hor" değil, "Hakk" gözüyle, gönül gözüyle bakalım.

Aşkı muhabbetlerimle…

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:216
embedKaynak:https://halktv.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 08 Ocak 2026 05:06 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Bu yıl herkes bizi izleyecek Sözcü Gazetesi

29 Ağustos 2026 00:13see155

IMF Başkanı Georgieva: Sabitcoinler küresel finans için yeni riskler getirebilir

29 Ağustos 2026 00:31see154

Şarampole yuvarlanan kamyonetin sürücüsü yaşamını yitirdi Adıyaman Haberleri Habertürk Yerel Haberler

29 Ağustos 2026 01:07see153

Bakan Güler, üst rütbeye terfi eden personel için düzenlenen törene katıldı

28 Ağustos 2026 19:55see152

Manchester City, Crystal Palace’ı farklı geçti!

29 Ağustos 2026 00:39see146

Viyana da Mısır Kraliçesi nin Elmas Kolyesi Çalındı

29 Ağustos 2026 01:52see146

Crystal Palace: 1 Manchester City: 4 MAÇ SONUCU

29 Ağustos 2026 00:25see146

Hidayet Türkoğlu: Hedefimiz Dünya Kupası’na katılmak!

29 Ağustos 2026 00:11see146

Adana da huzur ve güven uygulamasında 3,6 milyon TL ceza kesildi Adana Haberleri Habertürk Yerel Haberler

29 Ağustos 2026 01:07see145

Cumhurbaşkanı Erdoğan dan önemli mesajlar: Tarihi bir dönemi yaşıyoruz!

28 Ağustos 2026 19:41see144

Tapu satışı sonrası düşürülen parayı bulup aldı; o anlar kamerada İzmir Haberleri Habertürk Yerel Haberler

28 Ağustos 2026 20:58see144

Oğuz Çetin den FANATİK e özel açıklama: Transfer dönemi bitene kadar her türlü gelişmeye açık olun! Son Dakika Spor Haberleri

28 Ağustos 2026 17:00see144

Ev kadınlarına emeklilik imkanı: 2026 Ev hanımlarına devlet prim desteği ne zaman başlayacak, şartlar neler?

29 Ağustos 2026 02:18see143

Serkan Özbalta: Bu ligde alınan 1 puan çok çok kıymetli!

29 Ağustos 2026 03:34see143

T.C. BODRUM 1.(SULH HUKUK MAH.) SATIŞ MEMURLUĞU

29 Ağustos 2026 00:11see141

Cem Yılmaz Anjiyo Oldu

30 Ağustos 2026 00:55see138

Canını zor kurtaran kadına bir darbede ev sahibinden

28 Ağustos 2026 17:20see138

Ekonomistlerin TCMB faiz beklentisi belli oldu

28 Ağustos 2026 15:09see138

Kral öldü, Belediye Başkanı düğününü iptal etti

29 Ağustos 2026 17:32see137

Kahramanmaraş ta orman yangını

28 Ağustos 2026 16:46see136
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları