Ankara24.com
close
up
“Okulsuz toplum” Aydın Ünal

“Okulsuz toplum” Aydın Ünal

Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.

Bir lisede öğrencilerin öğretmenleriyle alay ettiği, aşağıladığı, iteklediği ve öğretmenin bezgin, yorgun, umutsuz şekilde en arka sıraya oturup kaldığı görüntüler infiale sebep oldu. Aynı günlerde sosyal medyada bir öğrenci velisi, okulda oğluna yapılan ve tacize kadar uzanan akran zorbalığından, okul yönetiminin yetkisizliğinden, kanunların yetersizliğinden şikâyet ediyordu. Bir meslek lisesi öğretmeni, sınıftakilerin kendi öğrenci numaralarını bile yazamadığını dehşetle aktarıyordu. Bu örnekler

Bir lisede öğrencilerin öğretmenleriyle alay ettiği, aşağıladığı, iteklediği ve öğretmenin bezgin, yorgun, umutsuz şekilde en arka sıraya oturup kaldığı görüntüler infiale sebep oldu. Aynı günlerde sosyal medyada bir öğrenci velisi, okulda oğluna yapılan ve tacize kadar uzanan akran zorbalığından, okul yönetiminin yetkisizliğinden, kanunların yetersizliğinden şikâyet ediyordu. Bir meslek lisesi öğretmeni, sınıftakilerin kendi öğrenci numaralarını bile yazamadığını dehşetle aktarıyordu.

Bu örnekler ilk değil, son da olmayacak. Milli Eğitim Bakanı’ndan okul müdürlerine, öğretmenlerden öğrencilere, velilerden müstahdemlere kadar eğitim zincirindeki her halkaya bir dokunduğunuzda bin âh işitiyorsunuz. Eğitim imkanları yaygınlaşırken, fırsatlar eşitlenirken, eğitim alt yapısı güçlenirken kalite aynı oranda yükselmiyor. Müfredat, disiplin, mesleki yönlendirme, maaşlar, özlük hakları ve daha nice sorunla eğitim sistemimiz milletin vergilerinden aldığı devasa payın hakkını veremiyor.

En önemlisi, artık her biri birer prens ve prenses olan öğrenciler, anne-babaların yüklediği (özgüven değil) zorbalık ruhuyla disiplinsiz sınıflarda öğretmenlere adeta kan kusturuyor.

Evet, eğitim sisteminin çok sorunu var, 100 yıldır konuşuyoruz bu sorunları, daha da konuşmayı sürdüreceğiz.

Ama eğitimle ilgili hiç sormadığımız, sormaya yanaşmadığımız, esas, temel bir soru var: Biz, bütün çocukları 12 yıl zorunlu eğitimden geçirmek zorunda mıyız? Buna gerçekten gerek var mı?

Takıldığım nokta 12 yıl değil; çok daha ileriye gidiyorum: Herkes ilkokul, ortaokul, lise okumak zorunda mı? Bunun gerçekten faydası var mı?

Durun hemen linç etmeyin, alay etmeyin! “Toplum zaten cahil, iyice cahil mi kalsın?” dediğinizi duyar gibiyim.

Öncelikle eğitimin cehaleti aldığı yargısı külliyen yanlış. Bugün toplumda trafik magandalığından şiddete, mafyatik yapılanmalardan teröre, sokağa çöp atmaktan dolandırıcılığa, hırsızlığa, cinayete, yolsuzluğa kadar her suçun ve kusurun failleri artık çoğunlukla lise, en azından ortaokul mezunu.

İyi liselerde okumuş, iyi üniversiteleri bitirmiş, Batı’da yüksek lisans, doktora yapmış, hatta prof. ünvanını kazanmış nice diplomalı insan, kendisini allame, başka herkesi cahil olarak görürken, modern eğitim makinelerinde formatlanmanın bir sonucu olarak sormadan, sorgulamadan her türlü cereyanın içinde savrulup gidebiliyor; giyim kuşamıyla, yeme-içme alışkanlıklarıyla, dinlediği müziklerle, hatta düşünme biçimiyle nasıl tutucu, statik, edilgen olduğunu fark dahi etmeden kibirle ortalıkta dolaşabiliyor.

Eskiler, “öğrenci” kelimesi yerine “talebe” kelimesini kullanırlardı. Öğrenci edilgen bir konumdayken talebe, öğrenmeyi talep eden, isteyen, arzulayan, öğrenme fiiliyatına aşkı, sabrı, tahammülü, terbiyeyi, saygıyı katan kişi demekti. İlim talebi için çocuk yaşta ailesinden ayrılıp İstanbul’a gelen talebe bazen on yıllar boyunca ailesiyle görüşmez, öğrenme yolunda varlığını gönüllü olarak feda ederdi. Hep hikayelerini okuduğumuz, bir at ya da deve sırtında, sadece adını duyduğu bir kitaba ulaşmak için aylar boyu çöller, dağlar aşan ilme aşık insanlar, “yitik mal” gibi gördükleri ilmin peşinden koşarlardı.

Bugün öğrencilerin önemli kısmı ise teneffüs zilinin çalmasını sabırsızlıkla bekliyorlar.

Her çocuğu, belli bir seviyenin üzerinde okutmak zorunda değiliz. Bu öncelikle büyük israf. Kapasitesi, ilgisi, merakı bulunmayan, istidadı başka alanlarda olabilecek çocukları daracık sınıflara kapatıyor, bir yandan zihinlerini, bir yandan o dar alanlarda ruhlarını törpülüyor, örseliyoruz. Çocukları, gençleri kolay ikna edilebilir, sadakatli, kolay itaat eden, belli ideolojilere, belli inanç kalıplarına sorgusuz sualsiz inanan, yobaz, tutucu, resmi ideolojinin uyuşmuş müridi birer robot olarak formatlamak için topyekûn harcıyoruz.

Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin, ara tatillerin kaldırılması gerekçelerini açıklarken, öğrencilerin evde kalması nedeniyle çalışan velilerin zorluk yaşadığını söyledi. Evet, evde kalmasınlar, çalışan anne-babaların gözü arkada kalmasın. Bunun için de çocukları 12 yıl boyunca okula değil, bir nevi kreşe gönderiyoruz.

Başka alanlarda çok daha verimli olabilecek gençlerimizi kreş ya da kışla işlevi gören okullara gönderiyor, 12 yılın sonunda adını yazmayı, okul numarasını yazmayı dahi öğrenemeden, ya da bütün eğitim sistemini üniversite sınavına indirgediği için hayatı ıskalayan, okumuşuyla okumamışı arasında aslında çok da fark olmayan bir toplum inşa ediyoruz.

Sahi, mesela bir çiftçinin, bir kaportacının, hatta mesela bir sanatçının, 12 yıl boyunca o müfredatı almasına gerek var mı?

Türkiye modernleşme sürecine geç başladı; bunun çok avantajı var. Yanlışı taklit etmek yerine kendi özgün formüllerimizi üretebilir, kendi tarihimizi model alabiliriz. Okula giden “talebelerin” yanı sıra, “okulsuz toplumda” talim ve terbiye gören bir sistem de inşa edebiliriz.

Öğrenciden şikâyet etmek kolay; belki de öğrenciyi ruhuna dar gelen bir atmosfere, bir ruh hapishanesine kapatıyoruz. Kreşe gider gibi okula gelen öğrenciden öğretmene hürmet bekliyoruz. Çocuklara ve gençlere yönelik bu işkence ve zulmü, milletin sırtından da eğitim vergisi israf ve yükünü kaldırmayı tartışsak, eminim güzel formüller üretilecektir.

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:141
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 05 Aralık 2025 04:02 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Dolmuşta bir kişinin darbedildiği anlar kameradaa

04 Eylül 2026 01:31see157

Üsküdar Belediyesi nde 4 CHP li meclis üyesi AK Parti ye katıldı Son dakika haberleri

04 Eylül 2026 01:50see155

Şırnak taki trafik kazasında yaralanan polis memuru şehit oldu

04 Eylül 2026 00:25see154

Çin tehdidine karşı harekete geçtiler! Gözler Türk İHA larına çevrildi!

04 Eylül 2026 04:31see150

İki geminin çarpıştığı kazada kaptanlar hakkında karar verildi

04 Eylül 2026 00:41see149

Volkswagen 2030 a kadar 100 bin kişiyi işten çıkaracak, 4 Alman fabrikasının akıbeti belirsiz

04 Eylül 2026 00:23see148

Trump: İran ekonomisi çöküyor

04 Eylül 2026 04:44see146

KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNDEN

04 Eylül 2026 00:28see145

T.C. GEBZE 3. AİLE MAHKEMESİ

04 Eylül 2026 00:28see145

Volkswagen, 50 bin kişiyi işten çıkaracak

04 Eylül 2026 01:25see144

Satürn ün güney kutbunda gizemli ongen bulut yapısı keşfedildi

04 Eylül 2026 00:13see143

İzmir Buca da psikolojik sorunlu kişi pompalı tüfekle rastgele ateş açtı

04 Eylül 2026 00:02see143

T.C. VAN 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN İLAN

04 Eylül 2026 00:28see141

T.C. İSTANBUL ANADOLU 2. BANKA ALACAKLARI İCRA DAİRESİ

04 Eylül 2026 00:28see138

Ne çektin be İstanbullu! Ev bulmak hayal oldu: Kiralamak için mülakat dönemi

04 Eylül 2026 00:35see136

PFDK Süper Lig ekiplerine ceza yağdırdı!

03 Eylül 2026 23:31see136

Milli güvenliğimizi hedef alan hesaplara geçit yok!

03 Eylül 2026 20:11see136

Afena Gyan coştu, Iğdır FK seri başlattı... (ÖZET) Iğdır FK Manisa FK maç sonucu 4 2 Fanatik Gazetesi Futbol Haberleri Spor

03 Eylül 2026 19:48see133

Süper Lig efsanesi seferberlik ilan etti

04 Eylül 2026 00:27see133

Yaz transfer sezonu sona eriyor! 2026 2027 Süper Lig transfer dönemi bitti mi, ne zaman bitecek?

04 Eylül 2026 00:31see132
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları