OECD den Türkiye ye: Emeklilik yaşını artırın, işten çıkarmayı kolaylaştırın Sosyal Güvenlik Haberleri
Haberturk kaynağından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com açıklama yapıyor.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatının (OECD) Büyüme ve Rekabetçiliğin Temelleri 2026 raporu dün yayımlandı. Raporda jeopolitik gerilimlere bağlı kısa vadeli belirsizlik ve düşük verimlilik artışı, zayıf iş yatırımı ve dinamizmi, beceri eksikliği ve nüfus yaşlanması gibi uzun vadeli zorluklar nedeniyle dünya genelinde ekonomik büyüme beklentilerinin baskı altında olduğu kaydedildi. Son 15 yılda güçlü istihdam sonuçları bir miktar telafi sağlasa da nüfusun yaşlanması ve süregelen işgücü ve beceri eksiklikleri nedeniyle büyümenin azalabileceği ifade edildi.
SORULARINIZ İÇİN: [email protected]Ülkelerin verimliliği artırıcı yapısal reformlar uygulamasına acil ihtiyaç bulunduğu kaydedilen raporda, OECD genelinde reform ivmesinin on yıldan fazla süredir gerileme gösterdiği ifade edildi. Raporda, insan sermayesi, yönetişim, altyapı ve makroekonomik politika, vergilendirme, ürün ve işgücü piyasası düzenlemeleri, ticaret ve doğrudan yabancı yatırımları kapsayan piyasa teşvikleri ve tahsis verimliliği ile inovasyon ve enerji güvenliği desteği dahil olmak üzere hedefli ve sektörel önlemlere ilişkin yapısal reformlar önerildi.
BÜYÜMEYİ DESTEKLEYEN KONUT POLİTİKASIRaporda, uygun fiyatlı konutlara erişimin giderek daha önemli bir sorun haline geldiği, arz kısıtlamalarının maliyetleri artırdığı ve erişimi sınırlandırdığı belirtildi. Konutla ilgili harcamaların ortalama olarak hane halkı harcamalarının beşte birinden fazlasını oluşturduğu kaydedildi. Talepteki değişimlere esnek şekilde yanıt verebilen konut arzının, işçilerin daha iyi iş fırsatlarına sahip bölgelere taşınmasını sağlayacağı ve kümelenme ekonomilerini güçlendireceği, firmaların ve insanların birbirine yakın yerleşmesinden kaynaklanan verimlilik kazanımları elde edileceği vurgulandı. Kısıtlayıcı konut politikaları nedeniyle işgücünün yanlış dağılımının 1964-2009 yılları arasında ABD’nin toplam büyümesini yaklaşık üçte bir oranında azalttığı ileri sürüldü.
ÜCRETTE TOPLU PAZARLIK BÜYÜMEYİ TEŞVİK EDEBİLİRRaporda, istihdamı koruma mevzuatındaki bir gevşemenin istihdam oranında beş yıl sonra yaklaşık 1,5 puanlık artış sağladığı görüşü dile getirildi.
Toplu pazarlık gibi ücret belirleme kurumlarının, özellikle pazarlık düzeyleri arasında etkili koordinasyon ve temsilci sosyal ortakların dahil edilmesi yoluyla iyi tasarlandığında büyümeyi teşvik edebileceği kaydedildi. Pazarlık düzeyleri arasında etkili bir koordinasyonun firma, sektör ve ulusal düzeylerdeki ücret müzakerelerini uyumlu hale getirerek tutarlı ücret sonuçları sağlayacağı ve çatışmaları azaltacağı belirtildi. Raporda, sendikalaşma oranı düşük olmasına rağmen sendikalarca imzalanan toplu iş sözleşmesinin ilgili sektörde de uygulanmasını sağlayan Fransa örneğine dikkat çekildi. Bu uygulamanın Fransa’nın büyümesini desteklediği belirtildi.
YÜKSEK ÜCRET VERGİSİ DÜŞÜK BÜYÜMEOECD raporunda yüksek kişisel ve kurumsal gelir vergilerinin, işgücü kullanımını, sermaye birikimini ve toplam faktör verimliliğini bozarak büyüme üzerinde olumsuz sonuçlar doğurduğu vurgulandı. Özellikle kişisel gelir ve bordro (ücret) vergilerinin, vergi sonrası ücretleri düşürdüğü ve boş zaman – iş dengesini etkileyerek hem erkeklerin hem de kadınların işgücü arzı kararlarını ve insan sermayesi yatırımlarını değiştirdiği kaydedildi.
Raporda yüksek kişisel ve kurumsal gelir vergisi yerine tüketim ve gayrimenkul vergilerinin artırılması gerektiği görüşü savunuldu. Tüketim vergilerinin hane halklarının ve firmaların kararları üzerinde gelir vergilerinden daha az olumsuz etkiye sahip olduğu kaydedildi. Raporda, dolaylı vergilere ağırlık verilmesi önerisi dikkat çekti.
“TÜRKİYE’NİN POTANSİYELİ YÜKSEK”Raporun Türkiye ile ilgili kısmında, Türkiye’nin birçok gelişmiş ekonomiye daha hızlı ekonomik yakınlaşma potansiyeline sahip olduğu görüşü dile getirildi. Çalışma çağındaki nüfusun artmaya devam ettiği ancak demografik avantajın azalmasının beklendiği, kadın işgücüne katılım oranının düşük olduğu belirtildi. İş yaratmanın önündeki engelleri azaltmanın ve çalışma teşviklerini artırmanın, kadınların işgücü piyasasına katılımını kolaylaştıracağı ve genel olarak ekonomik büyümenin sürdürülmesine yardımcı olacağı belirtildi. Raporda Türkiye’ye ilişkin tespit ve tavsiyeler özetle şöyle:
EMEKLİLİK SİSTEMİ CÖMERT ANCAK SOSYAL SİGORTA PRİMLERİ YÜKSEK-Türkiye'deki yaşlılık aylığı sistemi, emeklilik yaşı ve ödeme miktarları açısından nispeten cömert, ancak finansmanı yüksek sosyal sigorta primlerine dayanmaktadır. Bu da işgücüne katılımı caydırmaktadır. Sıkı istihdamı koruma mevzuatı da iş yaratmayı engellemektedir. Özellikle, belirli süreli ve geçici iş sözleşmeleri kapsamında istihdam olanakları sınırlıdır.
-Emeklilik yaşını yaşam beklentisine bağlayarak ve geç emekliliğe yönelik ikramiyeler sağlayarak çalışma ömrü daha da uzatılmalı.
-Emeklilik sisteminin genel olarak yeniden dengelenmesi kapsamında, emeklilik katkı paylarının (sosyal güvenlik primlerinin) azaltılması yoluyla vergi yükü düşürülmeli.
-Daimi iş sözleşmeleri daha esnek hale getirilmeli ve belirli süreli ve geçici sözleşmelerin kapsamı genişletilmeli.
PAYLAŞILABİLİR ÜCRETLİ EBEVEYN İZNİ BAŞLATILMALIKadınların işgücüne katılım oranı OECD ortalamasının 26 puan altında olup, bu durum önemli ölçüde kullanılmamış insan kaynakları ve yetenek havuzunu göstermektedir. Katı çalışma koşulları ve yüksek asgari ücret, diğer yapısal engellerle birlikte kadınları orantısız bir şekilde etkilemektedir.
-Paylaşılabilir ücretli ebeveyn izni uygulaması başlatılmalı ve bu iznin ebeveynler arasında daha adil bir şekilde paylaşılması teşvik edilmeli.
-Düşük gelirli aileleri hedef alarak çocuklara yönelik doğrudan nakit yardımları artırılmalı.
VERGİ VE SOSYAL YARDIM SİSTEMİ İLE REFAH ARTIRILMALIEkonomik faaliyetlere yönelik düzenlemeler yaygın olup, işletme dinamizmini, yatırımı ve verimliliği azaltmaktadır. Düzenlemeler arasında perakende fiyat kontrolleri ve hizmet sektöründeki işletme faaliyetlerine yönelik sıkı kısıtlamalar yer almaktadır.
-Fiyatların düzenlenmesini, reklam ve pazarlama üzerindeki kısıtlamaları, firmaların yasal biçimlerine ilişkin sınırları ve meslek lisanslamasını kolaylaştırarak profesyonel hizmetlere giriş engelleri azaltılmalı.
-Enflasyon normalleşirken perakende fiyat kontrollerinden uzaklaşılmalı, vergi ve sosyal yardım sistemi aracılığıyla refah sorunları ele alınmalıdır.
*Haberin görseli Shutterstock tarafından servis edilmiştir. *Görsel temsili
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:52
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 10 Nisan 2026 07:38 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















