Ankara24.com
close
up
Numan Kurtulmuş: Saldırıların derhal durdurulması herkes için zorunluluktur

Numan Kurtulmuş: Saldırıların derhal durdurulması herkes için zorunluluktur

Ankara24.com, Trthaber kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.

Kurtulmuş, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin toplanan Genel Kurul'da yaptığı konuşmada, son günlerde yaşananların uluslararası sistemin mahiyetine ilişkin çok derin sarsıntıları açığa çıkardığını, İran'a yönelik saldırıların, bölgede zaten kırılgan olan dengeleri daha hassas hale getirdiğini belirtti.

Karşı karşıya kalınan tablonun sadece askeri bir gelişme olarak değerlendirilmesinin, meselenin esasını kavramakta yetersiz kalacağını söyleyen Kurtulmuş, "Önümüzde duran açık gerçek, kuralsızlığın normalleştirildiği, güç kullanımının hukukun yerine geçirildiği ve uluslararası mekanizmaların etkisizleştirildiği açık bir sistem bunalımıdır. Daha açık söylemek gerekirse, bugün yaşananlar sistemin hukukla değil kuvvetle tanımlandığını göstermektedir. Bir başka ifadeyle, dünya siyaseti giderek orman kanunlarının belirleyici olduğu bir zamana doğru sürüklenmektedir." ifadelerini kullandı.

Uzun yıllar dünya kamuoyunda kurallara dayalı uluslararası düzen olarak savunulan çerçevenin, bugün ciddi bir meşruiyet ve işlev kaybına uğradığını aktaran Kurtulmuş, "Kurumlar vardır fakat tesirleri neredeyse sıfıra inmiştir. Kurallar vardır fakat güçlüye karşı işletilememektedir. Kavramlar vardır, içleri boşaltılmıştır. Bu sebeple bugün yaşanan gelişmeler geçici bir kriz olarak asla değerlendirilemez. Açıkça ifade etmek gerekir ki, uluslararası sistem, niteliği ve işleyişi bakımından ağır bir çözülme sürecine girmiştir. Hukukun yerine kuvvetin, ilkenin yerine keyfiliğin, müşterek vicdanın yerini stratejik hesapların aldığı ortam oluşmaktadır." diye konuştu.

Kurtulmuş, böylesi zamanlarda en ağır bedeli sivillerin ödediğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Gazze'de devam eden katliamların, açlığın, kuşatmanın ve sistematik yıkımın yol açtığı insani felaket tüm ağırlığıyla sürerken, şimdi İran'da hayatını kaybeden sivillerin acısı ile Lübnan'da derinleşen kayıplar, büyük trajedinin yeni halkaları olarak önümüzde durmaktadır. Gazze'de toprağa düşen masumların acısıyla, İran'da ve Lübnan'da hayatını kaybeden insanların acısı arasında bir fark yoktur. Her biri, aynı hoyratlığın, pervasızlığın ve hukuk tanımaz zihniyetin birbirine eklenen neticeleridir. Gazze'de çocukların acısına İran'da okulda katledilen çocukların acısı eklenmiştir. Bölgemize dair yapılan değerlendirmelerde mevcut tablonun parçalar halinde değil, bütünlük içerisinde ele alınması gereklidir. Gazze'de yaşananları Suriye'den, Suriye'de yaşananları İran'dan bağımsız, İran'da yaşananları Lübnan'dan kopuk, Lübnan'daki sarsıntıyı da Yemen'den, Somali'den ve hatta bölgesel güvenlik denkleminden ayrı değerlendirmek mümkün değildir."

"Ülkemiz, bölgesel hadiseleri, insani, hukuki ve siyasi sonuçları itibarıyla gündeme almaktadır"

Kurtulmuş, Türkiye'nin ve Gazi Meclis'in böyle zamanlarda susamayacağını belirterek, "Bugün İsrail yönetiminin izlediği saldırgan çizginin, bölgesel gerilimin en belirleyici unsuru olduğu açıktır. Gazze'de yaşanan insanlık dışı tablo, sıradan bir askeri operasyon yahut güvenlik tedbiri olarak izah edilemeyecek seviyeye çoktan ulaşmıştır. Sivil hayatı doğrudan hedef alan, açlığı bir baskı aracına dönüştüren, insani yardımı engelleyen ve tüm bunları güvenlik gerekçeleriyle perdelemeye çalışan anlayış, insanlığın müşterek hukuk ve vicdan zeminini tahrip etmiştir. Bu bakımdan Gazze'de gördüğümüz tablo, soykırım siyasetinin son derece ağır ve vahim bir safhaya ulaştığını göstermektedir." değerlendirmelerinde bulundu.

ABD'nin doğrudan savaşın içine çekilmesinin bölgesel ve küresel ölçekte çok daha büyük felaketlerin habercisi olabileceğine dikkati çeken Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Enerji güvenliğinden ticaret yollarına, göç hareketlerinden toplumsal ve ekonomik istikrara kadar pek çok başlıkta yeni kırılmaların ortaya çıkması kaçınılmaz hale gelecektir. Nitekim savaşın ABD dahil ciddi maliyet kaygıları, toplumsal tereddütler ve siyasi tartışmalar çoktan başlamıştır. Ateşin büyümesi, onu uzaktan izleyenleri de bir gün gelir içine çeker. Bu sebeple saldırıların derhal durdurulması ve çatışmanın daha geniş bir felakete dönüşmeden engellenmesi, bugün herkes için zorunluluktur. Türkiye'nin son günlerde ortaya koyduğu yoğun diplomasi trafiğini tam da bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor. Ülkemiz, bölgesel hadiseleri güç dengesi bakımından değil, insani, hukuki ve siyasi sonuçları itibarıyla gündeme almaktadır."

Devletin ilgili tüm kurum ve kuruluşlarıyla ilkeli, serinkanlı, sonuç almaya dönük ve hakkaniyeti esas alan bir diplomasi anlayışıyla hareket ettiğini dile getiren Kurtulmuş, bu anlayışın savaşın diliyle konuşmadan kararlılık gösterebilen ve gerilimi tırmandırmadan adaleti talep edebilen aklın tezahürü olduğunu anlattı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, bugün bölgede en çok ihtiyaç duyulanın da bu olduğuna işaret ederek, "Muhataplarıyla konuşabilen, riskleri görebilen, savaşı normalleştirmeyen ve bölgede sükuneti tesis etmeye çalışan tutumumuz, ülkemizin çözüme en önemli stratejik katkılarından biridir. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın ve devlet kurumlarımızın sürdürdüğü yoğun diplomatik temaslar, bu çerçevede son derece anlamlı ve kıymetlidir. Komşuluk ve kardeşlik hukukuna zarar verecek ve bölgedeki halklar arasına güvensizlik duvarları örecek yanlış hesabın parçası olmayacağımız gibi böyle hesaplara kayıtsız kalmayacağımızı da açıkça ifade ediyoruz." dedi.

"Dostluğun kıymetini bilen, fakat egemenlik haklarını da aynı açıklıkla koruyan bir çizgiyi savunuyoruz"

Dostluğun kıymetini bilen aynı zamanda milli güvenlik hassasiyetini ve egemenlik haklarını da aynı açıklıkla koruyan bir çizgiyi savunduklarını vurgulayan Kurtulmuş, "Barış için en ileri çabayı gösterirken kendi güvenliğimiz, sınırlarımızın emniyeti ve milletimizin huzuru konusunda tereddüt göstermeyecek kudrete, iradeye, dirayete ve tecrübeye sahibiz. Burada özellikle ifade etmek isterim ki, bölgemizde yaşanan her sarsıntının terör örgütleri ve vekalet unsurları eliyle yeni bir istikrarsızlık zeminine dönüştürülmesine ve 'Terörsüz Türkiye' sürecinin akamete uğratılmasına da asla müsaade edilmeyecektir. Kardeşi kardeşe kırdırmaya, bölgedeki halkları karşı karşıya getirmeye ve ülkeleri içeriden zayıflatmaya dönük hiçbir girişime de izin verilmeyecektir." değerlendirmelerinde bulundu.

Türkiye'nin güvenliği ve bölgenin huzuru için bu tür hesapların karşısında durmaya devam edeceklerini söyleyen Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:

"Diplomatik kapasitemiz, güvenlik altyapımız ve bölgesel temaslarımızla hadiseleri çok boyutlu biçimde değerlendirirken, gereken tedbirleri zamanında alan ve barışı savunurken caydırıcılığını da muhafaza eden bir ülke olarak hareket etmeye devam edeceğiz. Ayrıca hepimiz biliyoruz ki, son dönemde İran'a saldırılar için ortaya atılan gerekçelerin önemli bir bölümü, dünya kamuoyunun hafızasında canlı hatıraları gündeme getirmektedir. Nükleer silah tehdidi bahanesiyle yürütülen propaganda, daha önce başka coğrafyalarda da kullanılmış, sonrasında algı operasyonlarının bir sonucu olduğu ortaya çıkmıştır. Irak örneği hala hafızalarımızdadır. Kitle imha silahları iddiasıyla başlatılan müdahalenin, nasıl büyük bir yıkım, parçalanma ve istikrarsızlık ürettiği bugün herkesin malumudur. Dolayısıyla bir ülkeye yönelik güç kullanımını meşrulaştırmak için bu tür söylemlerin tekrar devreye sokulması, uluslararası toplumu ikna etmekten ziyade geçmişin yanlışlarını yeniden üretmektedir. Oysa gerçek bir müzakere zemini kurulduğunda, denetim, şeffaflık ve karşılıklı güven artırıcı adımlar, silahlardan arındırma yönünde ilerleme sağlanması bakımından fevkalade önemlidir. İşte diplomasi bunun için vardır. İşte bugün dünya kamuoyunun görmesi gereken temel mesele de budur."

"Tarihten ibret almayanlar, tarihin en ağır hükümleriyle yüzleşmek zorundadır"

Meclis Başkanı Kurtulmuş, diplomasi yürürlükteyken saldırının devreye sokulmasının yıkımı amaçladığını belirterek, "Böyle bir yaklaşım, bundan sonra kurulacak her türlü müzakere zemininin güvenilirliğini de zedelemektedir. Bugün uluslararası sistemde yaşanan aşınma, fiili çatışmalarla sınırlı değildir." dedi.

Kavramlar üzerinde ciddi bir tahribat yapıldığını, ateşkes, barış, güvenlik ve insani hassasiyetlerin aksine hareket edildiğini anlatan Kurtulmuş, "Bu durum, açıkçası siyasi manipülasyon düzenidir. İlkelere dayalı düzenin zayıfladığı yerde, savaş ile saldırı, savunma ile yayılmacılık, güvenlik ile tahakküm arasındaki sınırlar bilinçli bir şekilde muğlak hale getirilmektedir. Böyle bir ortamda barışın tesisi de ateşkesin inşası da elbette zorlaşmaktadır. Hukuki ve ahlaki referanslar aşındırıldığında, geriye sadece güç ilişkileri kalmaktadır." diye konuştu.

Dünya kamuoyunun kaostan kurtulmasını istemeyenlerin bu belirsizlikten ve kavramsal kargaşadan beslendiğini, meselelerin çözümsüz kalmasının bazı çevreler için stratejik bir araç haline getirildiğini belirten Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Bir tarafta bölge ülkelerinin egemenliği ihlal edilirken, diğer tarafta bu ihlallerin üstünü örten açıklamalar yapılması, dünya kamuoyunda derin bir güven bunalımına yol açmaktadır. Siyasi tutarsızlığın ötesinde, burada ciddi bir ahlaki çifte standart olduğunun altını çizmek isterim. Ayrıca son günlerde kamuoyuna yansıyan bazı görüntüler ve söylemler, meselenin güvenlik eksenli bir kriz olmadığını, ideolojik ve fanatik bir zeminden kaynaklandığını göstermektedir. Ofis ortamında dini çağrışımlı dualar eşliğinde savaş siyasetine destek verilmesi, aklı ve hukuku geri plana iten çok tehlikeli bir istikameti işaret etmektedir.

Sağduyunun yerini taşkınlığın, hukukun yerini kutsanmış şiddet anlayışının almaya başladığı bir atmosferde, bölgemizin selamete kavuşması da zorlaşmaktadır. Bu çerçevede asıl sorunun, bugün İsrail yönetimini elinde bulunduran saldırgan ve hukuk tanımaz siyonist anlayış ve onun destekçileri olduğunu vurgulamak isterim. Değişmesi gereken budur. Savaş suçlarının gölgesinde hareket eden, bölgeyi ateşe atan, hukuk ve vicdan sınırlarını hiçe sayan yönetim anlayışının sürdürülemez olduğu artık herkes tarafından görülmüştür. Netanyahu'ya ikinci Davut rolü biçmeye çalışanların, aslında insanlığı ikinci bir Hitler karanlığına sürükleyen bir barbarlık ürettiklerini görmelerini isteriz. Tarihten ibret almayanlar, tarihin en ağır hükümleriyle yüzleşmek zorundadır."

Kurtulmuş, "Bizim karşı çıktığımız, devlet gücünün sınırsız bir yıkım yetkisine dönüştürülmesidir. Bu ayrımları korumak hem siyasi hem ahlaki bakımdan vazifemizdir." dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin milletvekillerini bilgilendireceğini anımsatan Kurtulmuş, Fidan'a ve Güler'e teşekkür etti.

"Biz ne savaşın diliyle teslim alınırız ne de suskunluğun konforuna çekiliriz"

TBMM'nin vakarına ve milletin vicdanına yakışan tutumun, hukuku savunan, diplomasiyi önceleyen ve zulüm karşısında sözünü sakınmayan bir tutum olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Biz ne savaşın diliyle teslim alınırız ne de suskunluğun konforuna çekiliriz. Biz adaletten vazgeçmeden barışı savunuruz, diplomasiyi savunuruz. Biz zulmü görmezden gelmeden bölgesel istikrarı savunuruz. Temennimiz, saldırıların bir an önce sona ermesi, hukuk dışı müdahalelerin durdurulması, diplomasi masasının sahici biçimde yeniden kurulması ve bölgemizin daha büyük felaketlere sürüklenmeden sükunet zeminine kavuşmasıdır." ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, bölgedeki saldırılarda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi.

Çatışmaların gölgesinde endişe ve belirsizlik içinde yaşayan tüm halklara geçmiş olsun dileklerini ileten Kurtulmuş, "Bundan sonra da hem ilkeli dış politika çizgisini hem de bölgesel barış yönündeki samimi gayretlerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz." dedi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş'un konuşmasının ardından Genel Kurulda kapalı oturuma geçildi.

TBMM Genel Kurulu'nda kapalı oturuma geçildi

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:137
embedKaynak:https://www.trthaber.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 10 Mart 2026 17:34 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

2 KISIM / 45 KALEM HEPA, TORBA VE KASET FİLTRE ALIMI

22 Ekim 2026 00:11see205

Bayern Münih: 2 Arsenal: 2 MAÇ SONUCU

22 Ekim 2026 00:00see204

Tesla nın karı üçüncü çeyrekte azaldı

22 Ekim 2026 00:03see201

HSK, bazı ilçelerin yargı çevrelerini yeniden belirledi

22 Ekim 2026 00:38see199

Türkiye ile İran arasında sınır güvenliği ele alındı

22 Ekim 2026 00:19see197

İsrail den İran sınırına yakın uçuş Dış Haberler

22 Ekim 2026 00:21see194

SALİHLİ 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ

22 Ekim 2026 00:04see193

15 yıl hapis alan Donaldson hakkında Westminster da tecavüz soruşturması açıldı

22 Ekim 2026 00:54see189

Uçakta yılan paniği! 40 santimetrelik yılan nedeniyle sefer iptal edildi

22 Ekim 2026 00:39see188

Real Madrid 4 1 RB Leipzig MAÇ SONUCU VE ÖZETİ Arda Güler attı Real Madrid farklı kazandı

22 Ekim 2026 00:14see187

Husiler yine Suudi Arabistan ı vurdu! 1 kişi öldü

22 Ekim 2026 03:24see184

Fransa daki isyanın ardından Almanya da Z kuşağı 21 kentte sokağa çağırdı

22 Ekim 2026 04:18see184

Esenyurt ta kuyumcuya silahlı saldırı düzenleyen şüpheli Çatalca da yakalandı

22 Ekim 2026 00:29see183

Osmaniye de galericiler sitesinde silahlı saldırı: 1 ölü Son dakika haberleri

22 Ekim 2026 01:30see180

Devler Ligi nde 9 maç oynandı! Büyük sürprizler var

22 Ekim 2026 00:10see177

Magazin dünyası bunu konuşuyor: Acun un sağ kolu boşanıyor mu?

22 Ekim 2026 00:11see175

T.C. BURDUR 2. AĞIR CEZA MAHKEMESİ

22 Ekim 2026 00:30see170

ABD ve İsrail in ABD ara seçimleri sonrası İran a yeni saldırı planladığı iddia edildi

22 Ekim 2026 03:10see166

Nijerya daki ilk Ebola hastası, Uganda da tatil yapan diplomat eşi çıktı

22 Ekim 2026 02:55see165

Davide Ancelotti: İkinci yarıda bazı anları iyi yönetemedik

22 Ekim 2026 01:16see162
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları