Nükleer tatbikatla barış vaadi: Büyük füzeler, küçük dronelar ve Avrupa’nın büyüyen kâbusu Dış Haberler
Haberturk sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Rusya-Ukrayna savaşı artık yalnızca Donbas siperlerinde süren klasik bir cephe savaşı değil; giderek ekonomik altyapının, psikolojik üstünlüğün ve stratejik caydırıcılığın çarpıştığı çok katmanlı bir yıpratma savaşına dönüşüyor. Moskova’nın 19-21 Mayıs tarihleri arasında başlattığı geniş kapsamlı nükleer tatbikat tam da bu atmosferde geldi.
Rusya Savunma Bakanlığı’nın açıkladığı rakamlara göre 64 binden fazla asker, yaklaşık 7 bin 800 askeri araç, stratejik füze unsurları, seyir füzeleri ve hava kuvvetleri unsurları bu tatbikatta yer alıyor.
Belarus’taki taktik nükleer kapasitenin de senaryoya dahil edilmesi, bunun yalnızca rutin bir askeri eğitim değil, Batı’ya verilmiş hesaplı bir stratejik mesaj olduğunu gösteriyor. Moskova’daki askeri yorumcuların önemli bir bölümü bu tatbikatı “caydırıcılık tiyatrosu” olarak tanımlarken, Kremlin çevreleri ise bunu NATO’nun genişleyen askeri baskısına karşı meşru bir hazırlık olarak sunuyor.
Rusya’da Savaş Algısı DeğişiyorRus basınında özellikle Kommersant, Izvestia ve bazı askeri analiz platformlarında dikkat çeken ortak değerlendirme şu: Kremlin artık savaşın yalnızca Ukrayna cephesinde değil, doğrudan Rusya’nın ekonomik ve iç güvenlik yapısında hissedildiğini kabul ediyor.
Bir dönem Belgorod ve Kursk gibi sınır şehirleriyle sınırlı kalan tehdit algısı artık Moskova çevresine, Tula’ya, Ryazan’a, hatta enerji altyapısının bulunduğu derin iç bölgelere kadar uzanmış durumda. Son aylarda petrol tesislerinde çıkan yangınlar, havaalanlarının geçici kapanmaları ve üretim tesislerine yönelik drone saldırıları Rus kamuoyunda savaşın “uzaktaki operasyon” olmaktan çıktığı duygusunu besliyor.
Kremlin yanlısı yorumcular, Ukrayna’nın bu stratejiyle askeri zaferden çok toplumsal huzursuzluk ve ekonomik yıpratma hedeflediğini yazıyor.
Kiev’in Yeni Savaş DoktriniUkrayna tarafında ise tablo tamamen farklı okunuyor. Kiev’de yayın yapan savunma analiz platformları ve Ukrayna merkezli medya kuruluşları, son dönemdeki drone saldırılarını savaşın kaderini değiştirebilecek yeni bir stratejik doktrin olarak sunuyor. Zelenskiy yönetimi artık Rus ordusunun ön cephedeki birliklerinden çok, o birlikleri ayakta tutan lojistik ve enerji altyapısını hedef alıyor.
Ukrayna güvenlik çevrelerinde “deep strike doctrine” olarak tanımlanan bu yaklaşım, petrol rafinerileri, mühimmat depoları, hava üsleri, komuta merkezleri ve enerji nakil hatlarının sistematik olarak vurulmasını öngörüyor. Ukrayna kaynaklı raporlarda, Rus petrol işleme kapasitesinde son aylarda ciddi düşüş yaşandığı, bazı rafinerilerin üretimi geçici olarak durdurduğu ve bunun doğrudan savaş ekonomisini etkilediği vurgulanıyor.
Kiev’deki stratejik düşünce şu: Cephede yüz metre kazanmak yerine rakibin ekonomik omurgasını kırmak daha kalıcı sonuç doğurabilir.
Avrupa’da Büyüyen TedirginlikAvrupa medyası ise bu gelişmeleri çok daha karamsar bir mercekten izliyor. Alman yayın organları, özellikle Der Spiegel ve güvenlik çevrelerine yakın analizlerde, Rusya’nın nükleer söylemi ile Ukrayna’nın derin saldırı kapasitesinin birleşmesinin “tehlikeli bir yanlış hesap” riski yarattığını öne çıkarıyor.
Fransız stratejik yayınlarda ise mesele artık yalnızca Ukrayna savaşı değil, Avrupa kıtasının güvenlik mimarisinin doğrudan kırılgan hale gelmesi olarak ele alınıyor.
İngiliz savunma yorumcuları, Rusya’nın Belarus boyutunu yeniden öne çıkarmasının NATO’nun doğu kanadına psikolojik baskıyı artırma amacı taşıdığı görüşünde. Özellikle Baltık ülkelerinde yayımlanan yorumlarda, “nükleer tatbikat” ifadesi teknik bir askeri terim olmaktan çıkıp doğrudan toplumsal korku üreten bir başlık haline gelmiş durumda.
Putin’in bu tatbikatı Çin ziyaretiyle aynı döneme denk getirmesi de dikkat çekici. Kremlin’in dış politika çevrelerinde bu zamanlama tesadüf olarak görülmüyor. Rus stratejik analizlerinde bu ziyaret, yalnızca Çin ile ekonomik ve diplomatik koordinasyon değil, Batı’ya verilen “yalnız değilim” mesajı olarak okunuyor.
Pekin ile Moskova arasındaki ilişkiler son yıllarda enerji, teknoloji ve savunma alanlarında derinleşirken, Ukrayna savaşı sonrası oluşan Batı baskısına karşı Çin’in dolaylı desteği Rusya açısından stratejik nefes alanı yaratıyor. Avrupa’daki analizler ise bu fotoğrafı çok daha endişe verici görüyor; özellikle Brüksel merkezli güvenlik çevrelerinde, Çin-Rusya ekseninin giderek daha görünür hale gelmesinin küresel bloklaşmayı hızlandıracağı değerlendiriliyor.
Enerji Cephesinde Sessiz SavaşSavaşın ekonomik cephesi ise en az askeri gelişmeler kadar kritik. Avrupa enerji piyasalarını takip eden uzmanlar, Ukrayna’nın Rus enerji altyapısına yönelik saldırılarının yalnızca Moskova’nın gelirlerini hedef almadığını, aynı zamanda küresel enerji piyasalarında psikolojik dalgalanma yarattığını belirtiyor.
Rus petrol tesislerine yönelik her saldırı haberi, enerji trader’ları tarafından potansiyel arz şoku olarak okunuyor. Avrupa’da zaten kırılgan olan enerji güvenliği tartışmaları, bu tür saldırılarla yeniden gündeme geliyor. Özellikle Almanya ve Doğu Avrupa’da yayınlanan analizlerde, “Rusya zayıflarken Avrupa da ekonomik risk altında kalıyor” yaklaşımı öne çıkıyor.
Kremlin’in Sert OkumasıMoskova’daki bazı askeri çevreler ise bu süreci çok daha sert okuyor. Onlara göre Ukrayna’nın drone saldırıları artık klasik savaş hukuku tartışmalarının ötesinde “stratejik sabotaj kampanyası” niteliği taşıyor. Rus güvenlik çevrelerinde, Batı teknolojisiyle geliştirilen bu kapasitenin yalnızca Kiev’in kendi üretim gücüyle açıklanamayacağı görüşü hâkim.
Bu nedenle Kremlin’de mesele yalnızca Ukrayna ile savaş değil; NATO ile dolaylı ama fiili bir çatışma olarak tanımlanıyor. Bu bakış açısı, Rusya’nın nükleer retoriğini neden giderek daha görünür hale getirdiğini de açıklıyor. Çünkü Kremlin, konvansiyonel savaş alanında yaşanan ekonomik baskıyı stratejik korku üretimiyle dengelemeye çalışıyor.
Kiev’de Yükselen ÖzgüvenKiev’de ise farklı bir özgüven dikkat çekiyor. Ukraynalı askeri yorumcular, savaşın ilk dönemlerinde Rus füze saldırıları karşısında savunmada kalan ülkenin artık inisiyatif alan bir yapıya dönüştüğünü savunuyor. Ukrayna medyasında çıkan analizlerde sık sık şu ifade kullanılıyor: “Rusya artık yalnızca saldıran taraf değil, kendi hinterlandını korumaya çalışan bir devlet.”
Bu psikolojik dönüşüm, savaşın propaganda boyutunda da Kiev’e avantaj sağlıyor. Çünkü her başarılı drone saldırısı, yalnızca fiziksel hasar değil, Kremlin’in dokunulmazlık imajına da zarar veriyor.
Büyük Güçlerin Küçük KâbusuOrtaya çıkan tablo son derece ironik. Dünyanın en büyük nükleer cephaneliklerinden birine sahip Rusya, milyarlarca dolarlık füze kapasitesini sergileyerek caydırıcılık mesajı veriyor; Ukrayna ise görece düşük maliyetli insansız hava araçlarıyla bu dev yapının ekonomik sinir uçlarına baskı kuruyor.
Avrupa ise bu iki denklem arasında en büyük korkusuyla baş başa: yanlış hesap. Çünkü bugün savaşın dili artık sadece tanklar ya da siperler değil; ekonomik boğma, psikolojik baskı, enerji savaşı ve nükleer imalar. Ve belki de en tehlikelisi şu: Hiçbir taraf geri adım atıyormuş gibi görünmüyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:100
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 19 Mayıs 2026 11:10 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















