Ankara24.com
close
up
NİHAT HATİPOĞLU Eşinizi sevin ve ona saygı gösterin

NİHAT HATİPOĞLU Eşinizi sevin ve ona saygı gösterin

Ankara24.com, Sabah kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

Peygamberimiz (SAV), erkekleri eşleri konusunda şöyle uyarıyor: "Sizler onları Allah'ın sözü üzerine alıp kendinize helal kıldınız." Bunun anlamı şudur: Nikâh kıyarken siz zor bir mukaveleye imza attınız. Hanımınızla evlilik imzası attığınızda, nikâh kıyıldığında diğer yandan da yüce Allah'a bir söz verdiniz. "Ben bu hanıma bütün haklarını bire bir vereceğim" dediniz. Peki neydi bu haklar?
Eşinize söz verdiğiniz mehri vermeniz lazım. Ya evlilik esnasında veya sonra (Nisa, 4). Mehir, evlenen kadının gelecek güvencesi olarak eşinden istediği altın, daire, arsa olabilir.
Eşinizin her türlü ihtiyacını ve geçimini sağlamalısınız. Elbette ki gücünüzün yettiği kadarınca (Bakara, 233). Bu hususta hanımlar da eşlerine karşı anlayışlı olmalı, kocasını gücü yetmediği yükümlülüklere zorlamamalıdır.
HATALARINA GÖZ YUMUN
Eşinize saygı göstermelisiniz. Peygamberimiz (SAV) veda hutbesinde, "Kadınlar konusunda Allah'tan korkun; çünkü sizler onları Allah'ın emaneti olarak aldınız" buyurmuştur.
Eşinizle iyi geçinmeye gayret etmelisiniz. Kuran-ı Kerim, "Onlarla iyi geçinin" (Nisa, 19) buyurur.
Eşinizin, sinirlilik, tembellik gibi kötü huylarını varsa görmezlikten gelin. Zira eşinizin hoşlanmadığınız bir tarafı varsa, elbette hoşlanacağınız yönleri de vardır. Çocuklarınıza bağlılığı, eve sadakati gibi... Siz bunları da görün.
Bazı hatalarına göz yumun. Bazen size sinirlenip bir söz söylemişse, hemen acı bir cevap vermeye yönelmeyin. Ev işlerinde ona yardım edin. Hz. Peygamber, eşlerine ev işlerinde destek olurdu. İçeceği suyunu kendisi alır, ayakkabısını kendi yamardı.
Eşiniz için süslenin. Güzel görünün. Bizler çoğu kez dışarısı için süslenir, kokulanır, en temiz elbiseyi giyeriz ama evde çok perişan bir hâlde otururuz. Eşimizin üzerimizdeki hakkı dışarıdaki insanlardan elbette çok daha fazladır.
MUTLU YUVANIN YOLU
Eşinizin sırlarını yaymayın. İleride boşansanız bile onların gizli hâllerini çevreyle paylaşmanız en büyük günahlardan biridir. Erdemli kişiliğe aykırıdır. Hz. Peygamber bu hususta şöyle buyuruyor: "Mahşerde en kötü insan, eşiyle yakınlaşıp sonra da onun hâllerini sağda solda konuşan kişidir."
Eşinizi ibadete teşvik edin. Ama siz güzel örnek olun. Eşinizin onurunu, iffetini, saygınlığını koruyun. Gelin-kaynana anlaşmazlığında annenizi de, eşinizi de ezmeyin. Akıllıca bir yol izleyin. Ama annenizin çok önemli olduğunu da unutmayın. Evlilik için yola çıktığınızda bunlara dikkat ederseniz bu bile sağlıklı bir yuva için yeterli olur.

***

HEPİMİZİ KEMİREN HASTALIK: KISKANÇLIK
Eskiler buna haset demişler. Herhangi birinin makamını, mevkiini, onurunu, rahatını, esenliğini çekememek olarak da nitelendirilmiştir. İnsanlığın en eski hastalığıdır haset. Şeytanı iblise çevirip cennetten çıkaran, Hz. Âdem'i haset etmesidir. Kabil'i kardeş katili yapan hasettir. Nemrut'u ilahlık taslamaya götüren hasettir. Ebu Cehil'i Hz. Peygamber'e (SAV) düşman kılan da aynı duygudur.
ŞEYTANIN MİRASIDIR
Yüce Kuran çok yerde hasedi kınar. Aslında kıskançlık hakkında ayetlerin inmesi bile onun ne kadar güçlü ve köklü bir kötü duygu olduğunu göstermeye yeter.
Bir ayette "Nefisler ise kıskançlığa ve bencil tutkulara elverişli kılınmıştır" (Nisa, 128) buyurularak, insanın zafiyetine işaret edilir ve bu hâlin ıslahı istenir. Sonra kişi hasetçinin hasedine karşı uyarılır. "Ve haset edicinin haset ettiği andaki şerrinden sabahın Rabb'ine sığınırım" (Felak, 1-5) denilir.
İnkârcılar, peygamberliği bile haset ettiler. (Bakara, 90). Aslında ehli kitabın (Yahudi ve Hıristiyanların) da Hz. Peygamber'i (SAV) hasetten ötürü reddettiği hatırlatılır. (Bakara, 109).
Daha sonra işin bam teline dokunulur. Bütün hasetçilerin hasetlerinin temelindeki hastalığa işaret edilir. "Yoksa onlar Allah'ın kendi bereketinden insanlara verdiklerini mi kıskanıyorlar." (Nisa, 54). Evet mesele budur. Yüce Allah'ın paylaşmasını kabul etmeme.
MÜSLÜMAN'IN İMTİHANI
Hz. Peygamber, bizim kıskançlık hastalığına tutulacağımızı biliyordu. Onun için de ikaz ediyordu: "Hasetten kaçının. O ateşin odunu tükettiği gibi bütün hayırları tüketir." (Ebu Davud, Edeb, 52).
Ayrıca şöyle buyuruyordu: "Size eski ümmetlerin hastalığı bulaşacak. Bunlar haset ve nefrettir. Bunlar kökünden kazır. Bakın saçı kazır demiyorum, dini kökünden kazır diyorum."
Yüce Rabb'imiz tümümüzü haset edicinin hasedinden korusun. Biz hasetten kendimizi koruyamayız. Sadece Allah lütfeder ve korursa korur. Çünkü "hasûd" yani hasetçi leke atar, iftira atar, tezyif eder, çamur atar, düzen kurar, arkadan vurur, zafiyet anını bekler, takılanı tekmeler, düşene abanır, ölçüsüzdür. İmanını nefsine kurban etmiştir. Ondan insaf bekleyemezsin. Çünkü hasetçinin hasedi, Allah'adır. O, yüce Allah'ın taksimini kabul etmiyor, farkında olmadan örtülü şirke bulaşıyor. Böyle birine karşı ne yapabilirsiniz, "Allah'ım beni koru" demekten başka?
Bir de; haset eden, haset ettiğinde hayırlı bir iş yaptığına inanıyorsa, yani inandığı bir şey için bunu yapıyorsa hakikaten yüce Rabb'in korumasına sığınmaktan başka çareniz yoktur.
KORUNMANIN YOLLARI
Haset sadece aşağıdan yukarıya olmaz. Bazen de yukarıdan aşağı olur. Yukarı makamdaki, makamını korumak için alttakileri, yani potansiyel rakiplerini de kıskanır. Kimse yerinden kımıldamasın ister. Makamının ebedi olmasını ister. Bunun için de her yolu dener.
Diyelim ki mevkiniz, itibarınız, imkânlarınız var, belli bir makamdasınız. Hasetten yaka silkiyorsunuz. Her şeyi bırakır da dağdaki mağaraya çekilseniz bile hasetçi sizin peşinizi bırakmaz. Çünkü ondaki bu hâl bir hastalıktır. Tedavi olmadan bu hâlden kurtulamaz. Size bu mağarayı bile çok görür. Hatta şöyle der kendi kendine: "Ya bu adam günün birinde mağaradan çıkarsa hâlim ne olacak?" Evet bu kadar zavallıca bir hâl.
Hasetçinin bu hastalıktan kurtulmak için tövbe etmesi, tevekkül etmesi ve günün birinde her nimetin son bulacağını düşünmesi lazım. Dünyada kendinden daha küçük nimet sahibine bakılmalıdır, yukarıdakilere değil. Şöyle düşünülmelidir: Başkasının elindeki nimet veya itibar kaybolduğunda bana da kalmaz, belki de bana hiç gelmez.
Rabb'im tümümüzü her hasetçinin hasedinden, her şer sahibinin şerrinden korusun. Kötülük düşünenleri ıslah etsin veya kötü hesaplarını onlara çevirsin.

***

NEDEN KISKANIRLAR?
Bir insanın bir insanı neden kıskandığını hiç düşündünüz mü? Bunun çeşitli nedenleri vardır:
Kişiye olan düşmanlıktan ve kibirden dolayı.
Allah'ın taksimini reddetmekten dolayı.
Liderlik sevdasından dolayı.
Yükseleni çekememe hastalığından dolayı.
Elindeki kazanımların kaybolacağı korkusundan dolayı.
Kalbinde şeytani hisler katmerleştiğinden dolayı.
Pozisyonunun kaybolacağı duygusundan dolayı.
Mal-mülk ve makamının başkasına gideceği korkusundan dolayı.
Tevekkül anlayışında zafiyet olduğundan dolayı.
Başkasının elindekine tamah etmekten dolayı.
Elindeki saltanatın evladına kalmayacağı endişesinden dolayı.
Kontrol altında tuttuğu insanların başka yere kayacağı korkusundan dolayı.

***

MERHAMET, CENNET EHLİNİN ANAHTARIDIR
Âlemlere rahmet olarak gönderilen (Enbiya, 7) sevgili Peygamberimiz (SAV), şefkati ve bütün mahlukata merhametli davranmayı tavsiye buyurmuşlardır: "Merhamet edenlere Rahman olan Allah-u Teala da merhamet buyurur. Yeryüzündekilere şefkat ve merhamet ediniz ki, gökyüzündekiler de size merhamet etsin." (Tirmizi, Birr).
Numan bin Beşir'den rivayet edilen bir hadiste de şöyle buyurulmaktadır: "Müminler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğunda, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve hastalığa tutulurlar." (Müslim).
Allah Resulü (SAV), "İki zayıf kimsenin, yani yetimle kadının hakkını zayi etmekten herkesi şiddetle sakındırıyorum" (İbn Mace, Edeb) buyurarak, hanımlara ve yetimlere merhametini göstermiştir. Bir keresinde torunu Hz. Hasan'ı öperken, "Benim 10 tane evladım var, bunlardan hiçbirini öpmedim" diyen kişiye, "Şefkat ve merhamet göstermeyen kimseye, Allah da kendi rahmetini ihsan etmez" (Buhari) buyurdular.
ŞEFKATLE DAVRANIN
Yine, "Çoğu kez namaza başlarken namazı uzatmak isterim, fakat kulağıma bir çocuğun ağlayan sesi gelir, ben de namazı hızlandırırım. Çünkü biliyorum ki, çocuğun annesi, onun ağlamasından ne kadar zorluk çeker" (Buhari, Müslim) ifadeleriyle çocuklara şefkatle davranmanın önemli olduğunu bizlere bildirmiştir.
"Hizmetçimizin kusurlarını ne kadar affedelim?" diye kendisine sorulduğunda, "Onu her gün yetmiş defa affediniz" (Ebu Davud, Tirmizi) buyurarak köle ve hizmetçilere karşı yumuşaklıkla muameleyi tavsiye etmişlerdir.
Peygamberimizin hayatında buna benzer daha nice şefkat örneği vardır. O daima, yumuşak huylu ve tüm yaratılmışlara merhamet etmenin cennet ehlinin özelliği olduğunu şöyle vurgulamıştır: "Size kimin cehennemden, cehennemin de kimden uzak olduğunu haber vereyim mi? O kimseler nazik, müşfik, merhametli, cana yakın ve yumuşak olanlardır." (Ahmed, 1, 415).

***

BÜYÜKLERİN DUALARI
Veysel Karani'nin duası: Allah'ım, sen Rabb'imsin, ben kulunum. Sen Halik, ben mahlukum. Sen rızık veren, ben rızıklanan; sen sahip, ben sahiplenen; sen şerefli, ben şerefsiz; sen zengin, ben fakirim. Sen diri, ben ölüyüm. Sen Bâki, ben faniyim. Sen kerem sahibi, ben keremsizim. Sen iyilik yapan, ben kötülük yapanım. Sen bağışlayan, ben günah işleyenim. Sen büyük, ben küçüğüm. Sen kuvvetli, ben zayıfım. Sen veren, ben dilenenim. Sen emniyetli, ben emniyetsizim. Sen cömert, ben ise miskinim. Sen kabul eden, ben dua edenim. Günahlarımı bağışla, beni azarlama, beni rahmetine ulaştır, ey merhamet edicilerin en merhametlisi.

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:141
embedKaynak:https://sabah.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 02 Ocak 2026 07:02 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Stanimir Stoilov: Hoşlanmadığım şeyler var!

18 Ağustos 2026 00:56see179

Erdoğan ile Trump telefonda görüştü! Türkiye destek vermeye devam edecek

18 Ağustos 2026 01:13see179

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hayırlara vesile olmasını diliyorum

18 Ağustos 2026 00:11see177

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ne (ESOGÜ) yeni rektör atandı Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, ESOGÜ Rektörü oldu Eskişehir Haberleri Habertürk Yerel Haberler

18 Ağustos 2026 01:11see177

Mathieu Valbuena: Greenwood, Lyon’a çok ciddi zarar verebilir!

17 Ağustos 2026 20:44see177

Savunma Sanayii Başkanı Görgün den Endonezya ya KAAN mesajı

18 Ağustos 2026 03:31see176

Yapay Zeka Eylem Planı Resmi Gazete de

18 Ağustos 2026 02:55see175

İsmail Kartal henüz sezonun başında kader sınavına çıkıyor

17 Ağustos 2026 21:03see175

Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Resmi Gazete de

18 Ağustos 2026 07:51see173

Donald Trump: İran gereken anlaşmayı yapmayacak Dış Haberler

17 Ağustos 2026 21:31see172

Fadik Sevin Atasoy: Gurur duyuyorum

18 Ağustos 2026 07:23see172

TikTok videosunda tesadüfen keşfedildi: 2 bin litre su pompalayıp çıkardılar Sözcü Gazetesi

17 Ağustos 2026 19:56see171

Kıvanç Tatlıtuğ ve Toprak Razgatlıoğlu atış eğitimine katıldı: İkilinin halleri viral oldu

17 Ağustos 2026 17:19see171

Süper Lig devlerinden ikinci hafta maçlarına erteleme talebi

17 Ağustos 2026 18:46see169

Güzellik uykusu gerçekmiş! Haberler

18 Ağustos 2026 09:42see168

Ajda Pekkan, zamansızlığın tanımını aşkla yazıyor

18 Ağustos 2026 08:32see168

Manisa merkezli 5 ilde ‘Kripto’ detaylı suç örgütü operasyonu: 38 gözaltı

19 Ağustos 2026 01:48see145

Matteo Guendouzi: Bu bir hayal kırıklığı değil!

19 Ağustos 2026 01:11see143

Fenerbahçe Olimpik Lyon Maçı Canlı Anlatım FB Lyon maçı kaç kaç, maç skoru, kadrosu ve istatistikleri (Şampiyonlar Ligi Play off)

19 Ağustos 2026 00:40see142

Mason Greenwood: Orada kazanmak istiyoruz!

19 Ağustos 2026 00:23see136
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları