NİHAT HATİPOĞLU Cebrail’in göründüğü gün
Sabah sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
Cebrail (AS), Hz. Peygamber'in de aralarında bulunduğu bir sahabe topluluğuna insan suretinde gelmiş, iman, İslam, ihsan ve kıyamet alametleri gibi bazı soruları Allah Resulü'ne sorarak cevaplarını almıştır. İşte Cebrail'in (AS) bizzat soru sorarak ve cevaplarını tasdik ederek telkin ettiği bu hadise "Cibril Hadisi" adı verilmiştir. Abdullah b. Ömer, bu hadisi babası Hz. Ömer'in ağzından şöyle aktarıyor:
İSLAM VE İMAN NEDİR?
"Bir gün Resulullah'ın (SAV) yanında bulunduğumuz sırada aniden yanımıza, elbisesi bembeyaz, saçı simsiyah bir zat çıkageldi. Üzerinde yolculuk eseri görülmüyor, bizden de kendisini kimse tanımıyordu. Doğru Peygamber'in (SAV) yanına oturdu ve dizlerini onun dizlerine dayadı. Ellerini de uylukları üzerine koydu. Ve 'Ya Muhammed! Bana İslam'ın ne olduğunu söyle' dedi.
Resulullah (SAV), 'İslam; Allah'tan başka ilah olmadığına, Muhammed'in de Allah'ın Resulü olduğuna şehadet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, ramazan orucunu tutman ve gücün yeterse Beyt'i haccetmendir' buyurdu. O zat, 'Doğru söyledin' dedi.
Babam dedi ki: 'Biz buna hayret ettik. Zira hem soruyor hem de tasdik ediyordu.'
Bu sefer, 'Bana imandan haber ver' dedi. Resulullah (SAV), 'Allah'a, Allah'ın meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve ahiret gününe inanman, bir de kadere, hayra ve şerrine inanmandır' buyurdu. O zat yine, 'Doğru söyledin' dedi.
KIYAMETTEN HABER VER
Bu sefer, 'Bana ihsandan haber ver' dedi. Resulullah (SAV), 'Allah'a O'nu görüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Çünkü her ne kadar sen O'nu görmüyorsan da O seni muhakkak görür' buyurdu. O zat, 'Doğru söyledin' dedi.
Bu sefer, 'Bana kıyametten haber ver?' dedi. Resulullah (SAV), 'Bu meselede kendisine sorulan, sorandan daha çok bilgi sahibi değildir' buyurdu.
'O hâlde bana alametlerinden haber ver' dedi. 'Cariyenin kendi sahibini doğurması ve yalın ayak, çıplak, yoksul koyun çobanlarının (işin ehli olmayanların) bina yapmakta birbirleriyle yarış ettiklerini görmendir' buyurdu.
Babam dedi ki: Bundan sonra o zat gitti. Ben bir süre bekledim. Sonunda Allah Resulü bana, 'Ya Ömer! O soru soran zatın kim olduğunu biliyor musun?' dedi. (Ben de merak ile) 'Allah ve Resulü bilir' dedim.
'O Cibril'di. Size dininizi öğretmeye gelmişti' buyurdu. (Buhari, İman 1; Müslim, İman 1)."
***
SEVENLERİ AYIRMAK GÜNAH MI?
Elbette, sevenleri buluşturun, evlendirin. Ortada çok ciddi bir ahlaki zafiyet veya dini inkâr yoksa yardımcı olun.
Mirastan gelen parayla kurban kesilebilir mi?
Mirastan gelen para sizin hakkınızdır. Dilediğiniz hayrı ve hasenatı yaparsınız.
Oruçluyken birine hakaret etmek orucu bozar mı?
Orucu bozmaz ama bütün sevabını alır. Bir Müslüman hiçbir kimseye küfretmez.
BENİ ÖVMEYİN
Behlül Dana, içi hikmet dolu bir dervişti. Bir gün dostları yanına geldiler ve Behlül'ü öve öve bitiremediler. Behlül bundan rahatsız oldu. Şöyle dedi: "Beni övüp durmayın. Allah'a yemin ederim ki, günahların kokusu olsaydı, siz benim, ben sizin yanınızda oturamazdık. Günahlarımın kokusu bizi birbirimizden uzağa iterdi."
ÜMİDİNİ SAKIN YİTİRME
Derdin ve tasan mı var, derman Allah'tır.
Çözülmez dediğin bir derdin mi var, çözen Allah'tır.
Günahların başını mı aştı, affeden Allah'tır. Ümidini mi yitirdin, tek başına mı kaldın, yanındaki Allah'tır.
Daraldın mı, gönlüne İnşirah Suresi'ni indiren Allah'tır.
Her taraf zifiri karanlık mı, Duha Suresi'ni ışık eden Allah'tır.
Hastalıklar mı çevreledi, tabip Allah'tır.
Ahiret yoluna mı koyuldun, yol gösterenin Allah'tır.
Amelin mi az, biri bin eden Allah'tır.
Sırat korkusu mu sardı, seni yürüten Allah'tır.
KEŞKE YARATILMASAYDIM
FUDAYL BİN İYAZ: "Ben ne peygamberlere, ne mukarreb meleklere imreniyorum. Çünkü onların hepsi mahşerin korkunç hâlini görecekler, temaşa edecekler. Ben keşke yaratılmasaydım. Olmamış olmayı arzu ediyorum."
MAZLUMLARIN HAKKINI VERİN
İsrailoğulları 70 yıl susuzluk, kıtlık yaşadı, ölüleri yemeye başladılar. Devamlı dua ediyorlar ama hiçbir şey değişmiyordu. Hz. Musa yüce Allah'a yalvarınca cevap geldi: "Ey Musa! Onlar dua ve ibadette kılı kırka yarsalar (vücutlarında et kalmasa) da mazlumların haklarını vermedikçe ben onları üzerindeki kıtlığı kaldırmam."
EL VE AYAKLARIMI ZİNCİRLEYİN
Malik bin Dinar, ailesine vasiyet edecekti: "Ben ölünce el ve ayaklarımı zincir ve bukağılarla bağlayın. Kaçıp yakalanmış bir köle gibi beni mezara koyun. Belki Allah beni böyle affeder. Siz cehennem alevlerini hak etmişken nasıl olur da cennetin peşindesiniz. Hayal kurup duruyorsunuz."
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:92
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 22 Mayıs 2026 07:07 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















