Ankara24.com
close
up
Menu

Muhammed Emin Gül: Stadımızın olmayışı bir mazeret değildir!

Bir yılda 7 defa üst geçitten atlamak isteyen şahıs, bu defa inşaatın tepesine çıktı Adıyaman Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yılmaz, yeni dönemin yol haritasını açıkladı Manisa Haber Habertürk Yerel Haberler

Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett tan seçim sonrası ilk açıklama: Hükümet kurmak için görüşmelere başladık bile

Husilerden Epstein hamlesi: Farklı cephede saldırı! Füze savaşının perde arkasında neler oluyor? Planda neler var?

Antalya Kültür Yolu Festivali başlıyor! 9 gün boyunca konser, sergi ve gastronomi şöleni

Bugün okullar tatil mi, yarım gün mü? 28 Ekim 2026 Çarşamba öğleden sonra ders var mı?

Ne sürünüyor ne zıplıyor: Bu yılan tekerlek gibi ilerliyor Sözcü Gazetesi

AKP li vekil Asuman Erdoğan ın eşi de aralarında! Pasifik Holding in üç yöneticisinin mal varlıklarına tedbir Sözcü Gazetesi

REPUBLIK TÜRKEI VON DER VERKAUFSSTELLE DER FRIEDENSGERICHTE ESKİŞEHİR

Joao Pereira: Bizim için mükemmel bir maç değildi!

Jülide Kural, Kadir İnanır’ın mirasını tek tek açıkladı!

Fenerbahçe de teknik direktör gelişmesi! Aziz Yıldırım adayları belirledi

Canlı yayında akılalmaz kaza! Sunucunun tekmesi modeli hastanelik etti

Kadir İnanır’ın Ordu’daki topraklarına ne olacak? İşte yapılan teklif

Arnavutköy’de çiçekçi dükkanı alev alev yandı

Gölün ortasına 30 milyon metreküp çamur döktüler Sözcü Gazetesi

İşsizlikte 7 ayın rekoru kırıldı Sözcü Gazetesi

İsrail de sandıklar kapandı, ilk sonuçlar belli oldu: Netanyahu çoğunluğu kaybetti, Arap partileri kilit konuma geldi

Sandık çıkış anketlerine göre İsrail de hiçbir blok 61 sandalyeye ulaşamadı

Nesli tehdit eden dijital veba! Akıllı telefon devrimi ve algoritmalar çocukları nasıl zehirledi? Kırılma yılı: 2012

Nesli tehdit eden dijital veba! Akıllı telefon devrimi ve algoritmalar çocukları nasıl zehirledi? Kırılma yılı: 2012

Ankara24.com, Sabah kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.

Teknolojik gelişmelerle birlikte 2010'lu yılların başında patlama yapan akıllı telefon devrimi, 2012 yılı itibarıyla insanlık için dönüşü olmayan bir kırılma noktasına dönüştü. Bağımlılık yaratan algoritmaların devreye girmesi, bilgisayar oyunlarının ceplere kadar inmesi ve 7/24 kesintisiz online etkileşim, çocukların ve gençlerin ruhsal dünyasını adeta zehirledi. Yapılan araştırmalar, 2012'den sonra çocuklarda depresyon, kaygı bozuklukları, intihar eğilimleri, akran zorbalığı ve cinsiyet algısındaki bozulmalarda adeta patlama yaşandığını gözler önüne serdi.

ÇOCUKLARDAKİ DEPRESYON VAKALARINDA CİDDİ ARTIŞ

Araştırma verilerine göre, akıllı telefon kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte çocuklarda depresyon vakalarında yüzde 134, kaygı bozukluğu teşhislerinde ise yüzde 106 oranında artış tespit edildi. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezinin (CDC) kayıtlarında her 5 çocuktan birinin majör depresyonla mücadele ettiği bilgisine yer verilirken, klinik vakalarda psikiyatrik ilaç kullanım yaşının 5'e kadar gerilediği saptandı.

Veriler, ruh sağlığındaki gerilemenin öz kıyım eğilimlerine de yansıdığını gösterdi. 16 yaşından küçük kız çocuklarında intihar oranlarının yüzde 0,7 seviyesinden yüzde 22'ye, erkek çocuklarında ise yüzde 12'ye yükseldiği belirlendi.

Ekran kullanımının uyku düzeni ve zihinsel gelişim üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekilen çalışmalarda, ekran başında geçirilen her 2 saatin uykudan çaldığı, 6 yıl boyunca günde 1 saat eksik uyuyan çocukların zihinsel gelişim süreçlerinde 1 yıla varan gerileme oluştuğu aktarıldı.

Geleceğimizi tehdit eden bu dijital felaketin perde arkasını, sinsi algoritmaların çocuk psikolojisindeki yıkıcı etkilerini ve ailelerin alması gereken acil önlemleri uzmanlar Sabah.com.tr'ye anlattı.


SODİMER Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan

DİJİTAL DÜNYADA KIRILMA YILI: 2012!

Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim Araştırma Merkezi (SODİMER) Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan, akıllı telefon devriminin ve algoritmik sosyal medyanın çocukları nasıl etkilediğiyle ilgili olarak çarpıcı tespitlerde bulundu. Levent Eraslan, 2012 yılının dijital dünya için bir kırılma ifade ettiğini söyledi.

Levent Eraslan, "2012'den sonra internet artık ara sıra girilen bir yer olmaktan çıktı, sürekli içinde yaşanan bir ortam hâline geldi. Öyle ki insanoğlu neredeyse tüm yaşam alanını dijital araçlarla kontrol eder hale geldi. Akıllı telefonlar yaygınlaşınca çocukların oyun ve arkadaşlık kurma biçimi de sokaktan, bahçeden ekrana taşındı. Yüz yüze sohbetin, top oynarken öğrenilen empatinin yerini beğeni sayıları ve mesajlaşma aldı. Bu yaşamsal kırılma beraberinde önemli problem alanlarını da getirdi." dedi.

"ZORBALIK TELEFONLA EVE KADAR TAKİP EDİYOR"

Prof. Dr. Levent Eraslan çarpıcı örneklere yer vererek, "Daha az uyku, dikkat dağınıklığı, hareketsizlik, düşen notlar... Telefonu elden bırakmama isteği (bir şeyi kaçırma korkusu FOMO) çocukları gece geç saatlere kadar ekran başında tutuyor, bu da kaygı ve yalnızlık hissini besliyor. Zorbalık artık okul çıkışında bitmiyor, telefonla eve kadar takip ediyor. Ayrıca çocukların konuşma alışkanlıkları da değişti, argo öğrenme hızları ve bunun yanında şiddete yönelim de görülmekte." ifadelerini kullandı.

ALGORİTMA MANİPÜLASYONU

Levent Eraslan sosyal medya platformlarının algoritma sistemine de ayrı bir parantez açtı. Eraslan, "Algoritma aslında dijital davranışlarımızı çerçeve haline alan ve neredeyse manipüle eden bir uygulamalar bütünü." dedi.

Eraslan, "Sonsuz kaydırma, otomatik oynatan videolar, rastgele aralıklarla gelen bildirimler — hepsi beynin ödül sistemini tetiklemek için tasarlanmış. Bir sonraki gönderinin ne getireceğini bilmemek, kumar makinesindeki gibi insanı ekrana kilitliyor. Öz kontrolü henüz oturmamış bir çocuk için bu tasarımlarla baş etmek zor. Hızlı, parlak, sürekli değişen içeriğe alışan bir zihin, kitap okumak ya da ders çalışmak gibi sabır isteyen işlere geçince zorlanıyor. Üstüne bir de filtrelenmiş yüzler, kusursuz hayatlar akınca, çocuklarda kendine güven sorunu ve yetersizlik hissi kolayca oluşuyor. TikTok Instagram ve Twitter'da kaydırmalı videolara ayırdığınız zaman örneğin doğayla ilgili bir videoyu uzun süre izlemeniz algoritma için bir veri teşkil ediyor ve böylelikle size özel sizi ekranda tutacak içerikler karşınıza çıkıyor." sözlerini kullandı.

TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİNİN REKLAM OYUNU

Levent Eraslan, "Şirketlerin en sevmediği davranış dijital dünyada sorumluluk almak bu yüzden de yasal zorunluluk olmadığı yerlerde inisiyatif alma ve iyileştirme çalışmalarından uzak durma eğilimindeler. Bu şirketlerin geliri kullanıcının ekranda geçirdiği süreye bağlı. Yani içerik, çocuğun gelişimine göre değil, onu en uzun süre ekranda tutacak şekilde seçiliyor. Sakin, bilgilendirici paylaşımlar yerine merak uyandıran, sinir bozan ya da tartışma çıkaran içerikler öne çıkıyor çünkü öyle olanlar daha çok tıklanıyor." dedi.

Eraslan şunları kaydetti:

"Ebeveyn kontrolleri ve yaş sınırlamaları çoğu zaman kâğıt üzerinde kalıyor. Bir çocuğun yaşını yalan beyanla aşması birkaç saniye sürüyor, algoritmaların nasıl çalıştığı da dışarıdan pek görünmüyor. Bu tabloya bakınca şirketlerin çocuk güvenliğini gerçekten öncelik yaptığını söylemek zor. Bu yüzden reklamsız içerik sunma dahil olmak üzere dijital dünyanın her bir özelliğinden para kazanma derdindeler."

AİLELER, ŞİRKETLER, SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI VE KURUMLARA HANGİ GÖREVLER DÜŞÜYOR?

Levent Eraslan konuyla ilgili dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu ve çözüm önerileri getirdi.

Eraslan, "Teknolojiyi tamamen yasaklamak çözüm değil, sağlıklı kullanmayı öğretmek gerekiyor. Herkese düşen bir pay var" vurgusunu yaptı ve şunları sıraladı:

Şirketler: Çocuk hesaplarında sonsuz kaydırma, gece bildirimleri, otomatik oynatma gibi özellikleri varsayılan kapalı getirmeli. Platformlara üye olma yaş şartlarına mutlaka ciddi bir kontrol getirmeliler. Devlet: Yaş sınırlarını sadece yazıda değil pratikte de uygulatmalı, algoritmaların şeffaflığını denetlemeli, çocuk verisini koruyan yasaları sıkılaştırmalı. Yasaları değişime açık ve dijital dünyanın hızına uygun olarak esnek ve değiştirebilir kılmalı, ayrıca dijital dünya ile ile ilgili bir üst kurul oluşturularak bütün dijital dünya mutlaka izlenmeli. Okullar: Dijital okuryazarlık ve siber zorbalıkla mücadeleyi derslere sokmalı, ders saatlerinde telefon kullanımını sınırlamalı. Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin hocanın da çok önemsediği dijital okuryazarlık ve dijital zorbalığa karşı olarak öğretmenlerin de eğitim almaları ve mutlaka öğrencilerinin dijital ayak izlerini takip etmeleri sağlanmalıdır. Aileler: Yasaklamak yerine rehberlik etmeli — yemek masası ve yatak odası gibi ekransız alanlar belirlemeli, kendi telefon alışkanlığıyla örnek olmalı, küçük yaşta sınırsız internetli cihaz yerine sadece iletişime yarayan basit araçlar vermeli. Ve en önemlisi, çocuğa gerçek hayatta yapacak bir şey — spor, arkadaşlık, hobi — sunmalı. Anne ve babalar mutlaka dijital eğitimden geçmeli sürekli değişen farklılaşan dijital dünyada çocuklarının oynadıkları oyunlar girdikleri platformlar ve dijital ayak izlerinde kontrol edilecek yeterli olmaları sağlanmalıdır. Sivil toplum kuruluşları: Toplumun dijital güvenlik ve dijital bilinçlerini artırmak için bir çok dernek vakıf ve platformlar kitlesel eğitimler vermeli ebeveynler çocuklara ve öğretmenlere dönük farkındalık programları düzenlemelidir. SODİMER olarak bizler Türkiye'nin dört tarafında ve Türk dünyasında böylesi eğitimleri yıllardır bir bilabedel vermekteyiz.


Uzman Psikolog Tuğçe Betül Şenel

ÇOCUK VE ERGENLERİN RUH SAĞLIĞINDAKİ DEĞİŞİMİN PERDE ARKASI

Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte çocuk ve ergenlerin ruh sağlığında yaşanan keskin değişimler, ebeveynlerin en büyük kaygılarından biri haline geldi. Akıllı telefonların ve sosyal medyanın yaygınlaşması, yeni neslin sosyal, duygusal ve bilişsel gelişimini derinden etkiliyor.

Ekran bağımlılığının arkasında yatan psikolojik dinamikleri ve çözüm yollarını Uzman Psikolog Tuğçe Betül Şenel ve Uzman Klinik Psikolog Berkay Ateş, Sabah.com.tr'ye değerlendirdi.

"EKRAN GEÇİCİ RAHATLAMA SAĞLIYOR AMA DUYGU DÜZENLEME BECERİSİNİ KÖRELTİYOR"

Son 10 yılda çocuk psikolojisinde artan sorunların tek bir nedene bağlanamayacağını belirten Uzman Psikolog Tuğçe Betül Şenel; dijitalleşmenin yanı sıra pandemi sonrası sosyal izolasyon, akademik baskılar ve serbest oyun alanlarının azalmasının mevcut tabloyu ağırlaştırdığını vurguladı.

Toplumsal farkındalığın artmasıyla tanı alan çocuk sayısının da yükseldiğini ifade eden Şenel, artan ekran süresinin uyku düzenini bozarak, yüz yüze iletişimi kısıtlayarak ve fiziksel aktiviteyi engelleyerek daha büyük ruhsal problemlere zemin hazırladığını aktardı.

Akıllı telefonların benlik algısı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken Şenel; sürekli başkalarıyla kıyaslanma, çevrim içi onay arayışı ve beğeni kaygısının çocuk ile ergenlerdeki kaygı düzeyini ciddi şekilde tırmandırdığını belirtti.

Dijital cihazların çocuğu oyalama veya sakinleştirme aracı olarak kullanılmasını ebeveynlerin en büyük hatası olarak gören Şenel, bu tutumun çocukların kendi duygularını regüle etme becerisini körelttiğinin altını çizdi. Ailelerin sadece ekran süresine odaklanmayıp izlenen içeriğin niteliğini de denetlemesi gerektiğini söyleyen Şenel; teknolojiyi tamamen yasaklamak yerine yaşa uygun sınırlar konulması, aile içi kaliteli zamanın artırılması ve okullarla işbirliği yapılması gerektiğini vurguladı.


Uzman Klinik Psikolog Berkay Ateş

"DENEYİMSEL YOKSUNLUK VE ELEKTRONİK EMZİK TEHLİKESİ"

Uzman Klinik Psikolog Berkay Ateş ise çocukların dışarıda oynamak yerine ekran başında kalıp uykularından ve hareket alanlarından çaldığına dikkat çekti. Yeterince yorulmayan çocukların uyku sorunları yaşadığını ve uykusuzluğun ertesi gün depresif belirtiler yarattığını belirten Ateş, çocuğun bu durumla baş etmek için yeniden ekrana sığındığı bir kısır döngüye girdiğini kaydetti.

Mevcut durumu "deneyimsel yoksunluk" olarak tanımlayan Ateş, beynin limbik sisteminin ve amigdalanın yaşayarak öğrendiğini, ekranın ise sadece teorik bir aktarım sunduğunu belirtti. Sıcağı dokunarak öğrenmek yerine ekranda gören çocukların risk alma, arkadaşlık kurma ve hazzı erteleme becerilerinde zayıf kaldığını vurgulayan Ateş, sosyal onayın metrik ölçümlere dayanmasının çocukların özdeğerini rakamlarla ölçmesine yol açtığını; yapay zeka filtreleri ve sosyal medya görünürlüğü nedeniyle siber zorbalık riskinin 10 ila 100 katına çıktığını dile getirdi.

Çocuklara verilen ekranı "elektronik emzik" olarak nitelendiren Ateş, ebeveynlerin gerçek dünyada aşırı korumacı davranırken dijital dünyada çocukları tamamen denetimsiz bırakmasındaki çelişkiye değindi. Tabletin ödül sunulması veya yemek yerken video açılmasının yeme bozukluklarına yol açan psikolojik koşullanmalar yarattığını belirten Ateş; kısıtlanan ekran süresinin yerinin mutlaka sağlıklı alternatiflerle doldurulması, okullarda telefonsuz günler düzenlenmesi ve çocukların sokaklarda güvenle oynayabileceği alanların yeniden yaratılması gerektiğini ifade etti.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:101
embedKaynak:https://sabah.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 30 Temmuz 2026 22:39 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Muhammed Emin Gül: Stadımızın olmayışı bir mazeret değildir!

28 Ekim 2026 00:01see190

Bir yılda 7 defa üst geçitten atlamak isteyen şahıs, bu defa inşaatın tepesine çıktı Adıyaman Son Dakika Haberleri Habertürk Yerel Haberler

28 Ekim 2026 01:24see179

Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yılmaz, yeni dönemin yol haritasını açıkladı Manisa Haber Habertürk Yerel Haberler

28 Ekim 2026 02:08see173

Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett tan seçim sonrası ilk açıklama: Hükümet kurmak için görüşmelere başladık bile

28 Ekim 2026 02:21see172

Husilerden Epstein hamlesi: Farklı cephede saldırı! Füze savaşının perde arkasında neler oluyor? Planda neler var?

28 Ekim 2026 07:32see168

Antalya Kültür Yolu Festivali başlıyor! 9 gün boyunca konser, sergi ve gastronomi şöleni

28 Ekim 2026 17:34see166

Bugün okullar tatil mi, yarım gün mü? 28 Ekim 2026 Çarşamba öğleden sonra ders var mı?

28 Ekim 2026 07:23see166

Ne sürünüyor ne zıplıyor: Bu yılan tekerlek gibi ilerliyor Sözcü Gazetesi

28 Ekim 2026 00:27see162

AKP li vekil Asuman Erdoğan ın eşi de aralarında! Pasifik Holding in üç yöneticisinin mal varlıklarına tedbir Sözcü Gazetesi

28 Ekim 2026 01:53see162

REPUBLIK TÜRKEI VON DER VERKAUFSSTELLE DER FRIEDENSGERICHTE ESKİŞEHİR

28 Ekim 2026 00:01see161

Joao Pereira: Bizim için mükemmel bir maç değildi!

28 Ekim 2026 00:01see161

Jülide Kural, Kadir İnanır’ın mirasını tek tek açıkladı!

29 Ekim 2026 00:42see159

Fenerbahçe de teknik direktör gelişmesi! Aziz Yıldırım adayları belirledi

27 Ekim 2026 22:31see156

Canlı yayında akılalmaz kaza! Sunucunun tekmesi modeli hastanelik etti

28 Ekim 2026 08:20see156

Kadir İnanır’ın Ordu’daki topraklarına ne olacak? İşte yapılan teklif

27 Ekim 2026 22:41see155

Arnavutköy’de çiçekçi dükkanı alev alev yandı

27 Ekim 2026 22:52see154

Gölün ortasına 30 milyon metreküp çamur döktüler Sözcü Gazetesi

28 Ekim 2026 05:31see154

İşsizlikte 7 ayın rekoru kırıldı Sözcü Gazetesi

28 Ekim 2026 04:02see147

İsrail de sandıklar kapandı, ilk sonuçlar belli oldu: Netanyahu çoğunluğu kaybetti, Arap partileri kilit konuma geldi

28 Ekim 2026 05:01see145

Sandık çıkış anketlerine göre İsrail de hiçbir blok 61 sandalyeye ulaşamadı

28 Ekim 2026 02:47see142
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları