Ankara24.com
close
up
Neco: 49 yıl önce şarkımın değeri bilinmedi

Neco: 49 yıl önce şarkımın değeri bilinmedi

Hurriyet sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

◊ 1977 yılında söylediğiniz “Seni Bana Katsam”, tam 49 yıl sonra herkesin diline pelesenk oldu. “Masumiyet Müzesi” dizisinde yer almasının ardından şarkı yeniden gündeme geldi. En başa dönüp bu eseri seslendirme hikâyenizle başlamak isterim sohbetimize...

- Bir gün Fikret (Şeneş) Abla bana telefon açtı, “Necocuğum bana geliyorsun” dedi. Kalktık gittik. “Bak çok güzel bir şarkı yazdım, sen söyleyeceksin” dedi. Sorgusuz sualsiz kabul ettim. Çünkü sevgi, inanmayı ve saygıyı getirir. Şarkıyı yaptık.

◊ O yıllarda nasıl dönüşler almıştınız?

- Yaptık, olmadı. Şarkı satmadı, bilinmedi, görülmedi. Fakat toplumunu tanıyan bir adam olduğum için bu şarkının tutmaması bana zarar vermedi, etkilenmedim. Biz okumuyoruz, dinlemeyi bilmiyoruz, müziğin ne olduğunun farkında değiliz. Biz müziği sadece oynamaya, tepinmeye ya da ağlamaya yarar zannediyoruz. Bugün toplum olarak televizyonun ve telefonun mahkûmuyuz.

Ben gözlem yapmayı çok severim. Röportaj yaptığımız bu mekâna gelene kadar şunu gördüm; belki 50 insan yolda yürürken telefona bakıyordu. Bu pozisyonda benim şarkımın olduğu bir dizi başlayınca orada neyi fark ettiler biliyor musunuz? Benim şarkının sözleri şu anki müziğin hemen üstüne çıktı. Çünkü çok farklıydı.

◊ Siz şarkının yıllar sonra bu kadar ses getirdiğini ilk nasıl fark ettiniz?

- Ben bütün bunlardan habersiz, evinde yaşayan bir adamdım. Telefonlar çalışmaya başladı. “Ne diyorsunuz siz ya” dedim. Ben 1991’den beri kaset, plak herhangi bir şey yapmadım. 2005’te sadece bir tek “En İyileriyle Neco” projesini yaptık, o kadar. Onun için şaşırdım.


Fotoğraflar: Levent KULU

‘MASUMİYET MÜZESİ’Nİ BİRAZ İZLEYİP BIRAKTIM

◊ “Masumiyet Müzesi” dizisini izlediniz mi?

- O konuya pek girmesek... Çünkü şöyle biraz izledim ve bıraktım.

◊ Beğenmediniz mi?

- Benim hayatta birkaç hobim vardır. Çok kitap okurum. İyi müzik dinlerim. Ve çok büyük bir de film koleksiyonum vardır. Bütün dünyayı takip ederim. 7 bin küsur film var bende. Rejisörüyle, senaryosuyla, tarzıyla bütün filmleri izlemeye gayret eden bir adam olduğum için, yani kimse alınmasın, bazı şeyler bana hitap etmiyor.

Aşk hikâyeleridir, yok efendim çarpık aile ilişkileridir, kavgalı, ölümlü dizilerdir; beni hiç ilgilendirmiyor. Onun için Türk dizilerinden hiçbir şey bilmiyorum. Dolayısıyla bu güzel şarkının tekrar ortaya çıkmasının yegâne yapısı, halka hitap etmesidir.

BENDEN FAYDALANMAK İSTİYORLARSA BENİ SAHNEYE ÇIKARSINLAR

◊ Biz dizide kullanılması sebebiyle de olsa şarkının herkes tarafından dinleniyor olması sizi mutlu etmedi mi?

- Çok mutlu oldum. Bundan sonra çok şöhretli ve çok zengin olmak istiyorum. (Gülüyor) Yani komedi ya... Yapılmamış şeyleri yapan bir adam olarak şunu söylüyorum; şu an sadece yorgunum. Güzel şeyler yapmak için tek yerim sahneye çıkmak.

Çünkü benim sahne kabiliyetimi, sahnedeki duruşumu ve şarkı söyleme şeklimi gençlik bilmiyor. Şayet benden faydalanmak istiyorlarsa beni sahneye çıkarsınlar ki, esas sahnede olmanın ve sahne duruşunun ne olduğunu ben de onlara göstereyim.

◊ Sahneye çıkmama sebebiniz, kendi kabuğunuza çekilmeniz değil mi?

- Değil. Şimdi madem böyle bir olay beni gündeme getirdi, ben de müziğimi bir miras olarak paylaşmak istiyorum. Çünkü bugün Türkiye’de kötü müzik yapılıyor. İsteyen alınsın, isteyen düşünsün. Onun için tek istediğim şey, madem gündeme geldik, öyle imkânlar hazırlansın ki ben de topluma istediklerini verebileyim. Ölmeden evvel yapacağım bir miras akdi gibi onlara bunları aktarabileyim.

MÜZİĞE KÜSMEDİM SADECE ARTIK AKTARMA SEVGİM YOK

◊ Siz kaç yıldır İstanbul’da yoksunuz?

- Tam 25 yıl.

◊ Şu an Kaz Dağları’nda yaşıyorsunuz. Ne oldu da İstanbul’dan uzaklaştınız?

- Gelirken yolda görmediniz mi?

◊ Sizin gittiğiniz zamanlar İstanbul’da bu kadar keşmekeş yoktu...

- Peki iddia ediyorum. Ben İstanbul’da doğdum, İstanbul’da büyüdüm. Meraklı tarafımdan dolayı, birçok bilinmezi kendim için bilme gayreti içerisinde oldum. Bütün bu gençlerden veya orta kuşaktan herhangi biri, gerçek İstanbul’u benim bildiğim kadar biliyor mu?

◊ Sadece İstanbul’dan değil, müzik çalışmalarınızdan da uzaklaştınız aslında. Müziğe küstünüz mü?

- Niye küseyim? İnsan bir şeyi kendi toplumu için yapar. Toplum için yaptığım şeyler algılanmıyorsa, o zaman ben kendime yanlış bir yol çizdim demektir. Müziğimi aktarma sevgim yok artık.

ŞARKININ GÜZELLİĞİNİ İLK FARK EDEN KIZIM ZEYNEP OLDU

◊ “Seni Bana Katsam” şarkısıyla ilgili ilginç bir tesadüf de yaşamışsınız. Onu anlatır mısınız?

- 1976 senesinde Polonya’da uluslararası festival başarım vardı. Festivaldeki başarımdan dolayı Erkan Özerman beni Paris’e götürdü. Amacı Paris’teki menajerlerle tanıştırıp Avrupa ve dünyada şöhret yapmaktı.

Bir lokalde yemeğe gittik. Patricia Carli, Leo Missir, Dalida gibi önemli isimler vardı. Piyano çalmaya başladı. Ben çıktım, bir “My Way” okudum. Sonra Joe Dassin geldi, “Çok güzel şarkı söylüyorsunuz” dedi. Ardından kendisi “A Toi”yi söyledi. “Seni Bana Katsam”ın orijinali. “Bu şarkıyı çok sevdim” dedim.

77 yılında tesadüfen Fikret Abla’dan bana böyle bir teklif geldi. Ve bu şarkı “Seni Bana Katsam” oldu. Bu şarkının ikinci bir önemi var bende. Bu şarkının güzel olduğunu ilk fark eden büyük kızım Zeynep oldu. Ve yıllardır sahnede bu şarkıyı söylüyor. Zeynep çok akıllı bir kızdır. Yapacağı işi önceden düşünüp öyle yapar ve güzel planlar daima. O bunu en başta fark eden kişi oldu.

◊ Siz bu konuyu Zeynep Hanım’la konuştunuz mu hiç? En son görüşmüyordunuz ama belki zaman içinde buzlar erimiştir...

- Konuşmadık. 10 senedir konuşmuyoruz. Ama şunu söyleyeyim; Zeynep sahnede duruşuyla, aklıyla 1 numara kızdır. Sesini nasıl kullanacağını, sahnede nasıl duracağını, nasıl repertuvar yapması gerektiğini çok iyi bilen, çok başarılı bir sahne sanatçısı.

ÖZLEMEK BÜYÜK HASTALIKTIR

Neco Bey kızlarınızla aranızdaki o buzlar erimez mi?

- Ben kendi felsefemi kendim oluşturdum. O benden olmuş bir insan olabilir. Buna cinsiyetinden dolayı “kızım” diyebilirim. O başlı başına bir şahsiyet. Bana olan saygı veya sevgisini göstermek onun elinde. O kendi hayatını yaşayacak. Ben kendi hayatımı yaşayacağım, finale erdireceğim.

◊ Peki özlem duygusu olmuyor mu?

- Özlemek büyük bir hastalıktır. Özlersen daima aklında olur ve senin düşüncelerini engeller. Konu o olursa, seni farklı şekilde hislere dönüştürür. Hayır, özlem yok. Varlık var, yaşam var. Bunların ikisinin toplamında saygı. O kadar.

◊ Çok realistsiniz. Duyguları değil, mantığı ön planda tutuyorsunuz.

- Sevgimi doğru kullanmak için bunlara ihtiyacım var. Bak, her şeye büyük sevgiyle bağlanma zorunda değilim. Ben hür bir varlığım. Sevdiğimi dibine kadar severim. Ama seveceğimi de çok iyi incelerim.

BİR SÜRÜ YANLIŞ YAPTIM 

◊ Hep dobrasınız, fikirlerinizi açıkça çekinmeden söyleyen bir sanatçısınız. Peki hatalarınız olmadı mı hiç?
- Bir sürü yanlış yaptım. Allah’tan onların farkına vardım sonrasında ama yapılmıştı. Şayet yaşayanlar varsa özür diledim. Ama ölmüşlere bir şey yapamazdım. 

HAFTA SONU KİMSE BENİMLE GÖRÜŞEMEZ 

◊ Bir gününüz nasıl geçiyor Kaz Dağları’nda?

- Hafta sonu kimse benimle görüşemez. Hiçbir şey yapmam. Maçlarımı seyrederim. İngiltere, İspanya, Almanya liglerini takip ederim. Beşiktaş’ın ve önemli Türk takımlarının maçlarına bakarım. Cumartesi-pazar benim için kapalıdır. Onun haricinde her gün sabah klasik müzik dinlerim. Güzel bir kahvaltı yapmak âdetimdir. Çünkü günde iki defa besleniyorum. Bir de akşamüstü saat 6 buçuk-7 gibi kendime hazırladığım bir tabak yemeği yiyorum. Kitap okuyorum. Her gün film seyrediyorum. Yarım saat kadar yürüyüş yapıyorum. Bol bol hava alıyorum. 

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:83
embedKaynak:https://hurriyet.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 05 Nisan 2026 07:52 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Kuytul suç örgütünün kirli para çarkı deşifre oldu! Fırat Avcı’dan dikkat çeken açıklamalar

23 Ağustos 2026 00:38see169

Kavganın ardından evine gitti, tüfekle geri döndü! Sokakta dehşet saçtı Sözcü Gazetesi

23 Ağustos 2026 00:40see160

Yunan dan alçak provokasyon: İsrail olası savaşta oradaki Türk askerini hedef alabilir

23 Ağustos 2026 00:41see151

Tersine göçün altından gizli plan çıktı: Belki de aile faciası olacak!

22 Ağustos 2026 17:56see151

Espanyol 1 2 Real Madrid (LaLiga) Arda Güler...

23 Ağustos 2026 00:56see149

Kırıkkale de açık hava sineması vatandaşlardan ilgi gördü Kırıkkale Haberleri Habertürk Yerel Haberler

23 Ağustos 2026 02:42see146

Toulouse Lyon: 0 2 (MAÇ SONUCU)

23 Ağustos 2026 00:28see143

Özel: Delege melege yok

23 Ağustos 2026 07:10see142

Kolombiya dan İsrail kararı! 2 yıl sonra yeniden başlıyor

23 Ağustos 2026 00:55see141

Darıca da Kardeşlerin Cenazeleri Toprağa Verildi

22 Ağustos 2026 18:34see140

İsmail Kartal sarılmak istedi: Kadıköy de geceye damga vuran kare Sözcü Gazetesi

23 Ağustos 2026 00:37see140

YARIN KANDİL Mİ, NE KANDİLİ? 2026 Mevlid Kandili ne zaman, hangi gün, ayın kaçında? Mevlid Kandili tarihi 2026 Diyanet dini günler takvimi ile belli oldu!

23 Ağustos 2026 00:25see139

Yapay zekâ sınıfa girdi, ülkeler frene bastı

23 Ağustos 2026 07:07see139

Sergej Jakirovic: Oyuncularım sahada her şeyini verdi

22 Ağustos 2026 19:20see138

İsrail Dışişleri Bakanı: Türkiye ile gerginliğin tırmanmasını istemiyoruz

22 Ağustos 2026 22:01see138

Hakan Çalhanoğlu’ndan muhteşem bir gol

22 Ağustos 2026 20:02see138

İsmail Kartal dan transfer ve ayrılık açıklaması! Yeni takviyenin bölgesini duyurdu

23 Ağustos 2026 00:46see138

Ebru Şallı, deniz üzerinde pilates yaptı

22 Ağustos 2026 08:51see137

Kayıp Alzheimer hastası ölü bulundu

22 Ağustos 2026 20:41see136

Kuytulculara yönelik soruşturmada çarpıcı detay! CİMER e 6 bin ihbar yapılmış

22 Ağustos 2026 19:03see136
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları