Necati Özkan, Terörsüz Türkiye sürecindeki ikna sorununu anlattı: Üç temel neden var
T24 sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
CHP'nin "yolsuzluk" iddiasıyla tutuklanarak görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 4 seçim kampanyasını yöneten ve "suç örgütü üyeliği" ile "casusluk" suçlamalarıyla tutuklanan kampanya danışmanı Necati Özkan, 'Terörsüz Türkiye Süreci’ne ilişkin yazı kaleme aldı. Özkan, sürece dair üç "ikna sorununun" olduğunu aktardı.
Siyasal İletişimci Necati Özkan, Karar'a yazdığı "Terörsüz Türkiye Süreci’nde ikna krizi" isimli , 90'larda gazilerin yaşadıklarını anlattığı TRT’nin de desteklediği iki günlük 'Mehmetçikle Elele Kampanyası'ndan bahsetti. Özkan bu kampanyadan bahsederken şu anki "çözüm sürecine" dair şu ifadeleri kullandı:
"Geçtiğimiz haftalarda, Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Başkanı Lokman Aylar’ın kendisini dinleyen TBMM Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyelerine, protez gözünü çıkarıp masanın üzerine koyarak konuştuğunu okudum medyadan. Sn. Aylar’ın 'Bakın elime aldım gözümü. Niye? Bu vatan toprakları için, bayrak için, sizin için, millet için…' dediğini Kandıra’daki hücremde öğrendiğimde GATA’da gördüğüm gaziler geldi hatırıma. Bir kez daha tüylerim diken diken oldu, o genç insanların yürekleri parça parça eden hikayeleri canlandı.
Vakıf başkanı Lokman Aylar’ın masanın üzerine ansızın bıraktığı protez gözün, komisyon üyelerinde yaratmış olduğu şoku tahmin edebiliriz. 'Sürece tam destek veriyoruz ama millete kurşun sıkmış örgüt üyelerinin ellerini kollarını sallayarak gezmeleri ve Öcalan’ın serbest bırakılması gazileri üzer' dediğinde, komisyon üyelerinin, çözüm sürecinin ne denli zor olacağını çok daha iyi idrak ettiklerini de öngörebiliriz.
Ekim 2024’te partisinin meclis grup toplantısında yaptığı konuşmayla 'Terörsüz Türkiye' sürecini başlatan MHP Genel Başkanı Sn. Devlet Bahçeli de herhalde 'hakikatin' ne büyük bir engel olacağını biliyordu. Buna rağmen muhtemelen, siyasi irade ve medya gücünün etkisine güveniyordu. Oysa ki, hakikatlerin kitlelerin ruhuna yerleşmesi uzun zaman alır ve unutulmaları için gereken süre de ondan kısa değildir.
'Terörsüz Türkiye' dediğimizde, nüfusun yaklaşık yüzde yirmisinin, birinci derecede bir yakınının ölümüne, yaralanmasına, tutuklanmasına şahit olduğu, çok büyük ve derin bir sorundan söz ediyoruz. Böyle bir sorunu çözmek elbette zaman alır. Özellikle de hakikatin tartışılmasını, yeniden yapılandırılmasını veya yeni anlamlarla içinin doldurulmasını sağlayacak, toplumsal iknayı hedefleyen güçlü bir iletişim kampanyasını sürece dahil etmemişseniz…"
Sürecin ilk aşamasının tamamlandığını ama ikinci aşamaya bir türlü geçilemediğini düşünülmesinin üç temel nedeni var diyen Özkan şu ifadeleri kullandı:
Birinci neden, sorunun çözülebileceğine ilişkin inancın düşük olması. Kasım 2025 tarihli 'Kürt Meselesi, Toplumsal Barış ve Çözüm Algısı' adlı Veri Enstitüsü raporuna göre ülke nüfusunun yüzde 64’ü, on yıl sonra bile sorunun çözülmüş olabileceğine inanmıyor. Aynı araştırmaya göre, nüfusun sadece yüzde 21’i PKK’lıların silah bırakmasından sonra eve dönmelerini destekliyor. Yüzde 41’i ise kesinlikle eve dönüşe karşı çıkıyor.
İkinci neden, ABD ve İsrail gibi dış güçlerin çıkarlarının sürecin önünde engel olduğuna inanılıyor olması. Araştırmaya göre, nüfusumuzun yüzde 69’u tam olarak böyle düşünüyor. Neredeyse her 3 kişiden 2’sinin inancı bu yönde. Aralık ayı boyunca yaşanan bazı gelişmelere bakınca, toplumun bu düşüncede olmasına hak vermemek zor: Suriye merkezi yönetimiyle SDG’nin ülke yönetiminin şekli ve geleceği konusunda uzlaşmayı hala başaramamış olması… SDG ile İsrail arasında bazı iş birliklerinin olduğuna ilişkin medyaya yansıyan haber ve yorumlar… IŞİD’in bir tehdit olarak yeniden ve sürpriz biçimde yükselmekte olduğuna ilişkin emareler…
Türkiye’nin, Suriye’nin toprak bütünlüğüne ve üniter devlet yapısına bu denli odaklanması, Suriye’de istikrar sağlanmadan ülkemizde istikrarın mümkün olamayacağı gerçeğine dayanıyor. Zaten, 'Terörsüz Bölge' söylemi de bu sebeple geliştirildi. İç cepheyi tahkim ederek güvenlik ve istikrar getirecek bir 'Terörsüz Türkiye' vizyonu doğal olarak ulusal sınırların dışında da terörden arınmış, demokratik istikrara ve modern hukuk düzenine kavuşmuş bir bölgeyi gerektiriyor.
Sürecin ikinci aşamaya geçemediğine inanılmasının üçüncü nedeni ise siyasi iktidarın niyetine ilişkin toplumda var olan derin kuşku. Yine araştırmaya göre, vatandaşların yüzde 59’unun, iktidarın seçim kazanma hedefiyle Terörsüz Türkiye sürecini gündeme getirdiğine inandığını gösteriyor. Toplum sürecin önündeki en büyük engel olarak iktidarı görüyor ve iktidar bileşenlerinin samimiyetine inanmıyor! İktidarın samimiyetine inananların oranı sadece yüzde 21! Araştırmanın en düşündürücü tarafı şu: AK Parti seçmenlerinin yüzde 45’i, MHP seçmenlerinin yüzde 31’i ve DEM seçmenlerinin yüzde 55’i iktidarın süreci sadece kendi siyasi emelleri için başlattığına inanıyor!"
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:38
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Ocak 2026 19:34 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















