NEBİ MİŞ Yardım duygusunun önüne iktidar karşıtlığı geçerse ne olur?
Sabah sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.
Son 15 yıllık dönemde, muhalefetin popüler figürleri (şarkıcı, dizi oyuncusu, sosyal medya fenomeni, televizyon ünlüsü, gazeteci vb.), bir yangının söndürülmesini, bir depremzedeye ulaşılmasını veya bir dış politika krizinin yönetilmesini iktidar-muhalefet mücadelesinin araçları haline getirmeye çalıştılar.
Başarının iktidara yazılacağı korkusu ile hareket ederek, başarısızlığın muhalefete yarayacağı motivasyonu ile kendilerine yeni roller oluşturdular. Her krizi, öncelikle iktidarı zayıflatabilecek bir "kırılma anı" gibi gördüler.
Yani yardımlaşma ve dayanışmayı çoğaltmak yerine kutuplaşmadan yararlanarak ayrışmayı derinleştirmeye çalıştılar. Kurumları zayıf göstererek, devletin, "afetin altında kaldığı" manipülasyonuna başvurdular. Böylece, ülkenin karşılaştığı bir krizin ya da afetin atlatılmasına katkı sunmak yerine, sorunun "iktidarı ne ölçüde yıpratacağına" odaklandılar.
Toplumun yardım duygusunu ve tercihini, siyasi aidiyet göstergesine dönüştürmeyi denediler. İşte en son asrın felaketi olan depremlerde, Ahbap Derneği'ne bağış yapmayı sadece depremzedeye yardım etmek olarak görmediler. İktidara karşı pozisyon almanın ve muhalefeti büyütmenin bir taktiğine dönüştürdüler.
Bunun için televizyon ekranlarında, sosyal medya mecralarında devlete ve kurumlarına güvensizlik propagandası yaptılar. Ahbap Derneği'ni ve onun geçmişi bilinen yöneticisini "güvenilir" gösterdiler. Bu derneğe bağış yapmayan işadamları ve ünlüleri kamuoyu baskısı altına alarak yönlendirdiler.
Popüler muhalefet figürlerinin, muhalefet motivasyonlarının yardımlaşma duygularının önüne geçtiğini bugün rahatlıkla anlayabiliyoruz. Ahbap Derneği soruşturmasında mahkemeye çağrılan ve deprem döneminde yüksek bir motivasyon ve aktivizmle toplumu bu derneğe yönlendirenler, derneğin sözcülüğüne soyunanlar, kendilerinin "kişisel olarak yardım yapmadıklarını" özellikle vurgulama ihtiyacı hissediyorlar.
Bu da gösteriyor ki, yardım duygusunun önüne iktidar karşıtlığı geçmiş. Meselenin önemine binaen bir kez daha vurgulamak gerekirse, Ahbap soruşturması sonrasında bazı popüler figürlerin, kişisel olarak derneğe bağış yapmadıklarını, buna rağmen toplumu bağışa yönlendirdiklerini söylemeleri bu hakikatin en çarpıcı yönünü oluşturuyor.
Popüler muhalefet figürleri, destekledikleri siyasi partilerin yetersizliğinden ve başarısızlığından kendilerine vazife çıkardılar. Kendi rolleri ile muhalefet partilerinin rollerini eşitlediler.
Bu yeni role büründükten sonra da, popüler muhalefet figürleri, en sert sözü söylediklerinde, herhangi bir krizi iktidara bağlayarak en hızlı tepkiyi verdiklerinde kendi mahallelerinde daha değerli ve daha görünür olacaklarını düşündüler.
İktidarı zayıflatma ihtimali olan her gelişmenin muhalefet açısından yararlı görülmesi, bu popüler figürlerce de benimsendi. Bu duygu biçimi de muhalefetin bazı siyasi aktörlerinde olduğu gibi, popüler figürlerde de iktidar karşıtlığı zamanla devlet karşıtlığına dönüştü.
Ahbap Derneği soruşturması sürecinde yaşananlardan bu kesimlerin ders çıkarması gerekir. Toplumsal muhalefetin duygularını istismar etmekten uzak durmalılar. Yardım duygusunun önüne iktidar karşıtlığı geçerse, sonuçlarının ne kadar kötü yerlere gideceği görüldü.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:52
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 29 Temmuz 2026 07:01 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















