Milyonlarca yaşlı dört duvar arasında tek başına yaşam mücadelesi veriyor
Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.
18-24 Mart Yaşlılar Haftası, Türkiye'nin hızla değişen demografik tablosunu bir kez daha gündeme taşıdı.
Ülkede yaşlı nüfus son beş yılda yüzde 20 artarak 9 milyon 600 bine ulaştı ve genel nüfus içindeki payı yüzde 11'i geçti.
Ancak asıl çarpıcı tablo, bu kalabalığın içindeki sessiz azınlıkta gizli: yaklaşık 1 milyon 840 bin yaşlı, evinde yapayalnız yaşıyor.
1,8 MİLYON YAŞLI TEK BAŞINA YAŞIYOR, HER 4 YAŞLIDAN 3'Ü KADINAnadolu Ajansı'ndan Ayşe Karaosmanoğlu'nun haberine göre Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (YAŞAM) Müdürü Prof. Dr. Emine Özmete, rakamları şöyle özetledi:
"1 milyon 840 bin kadar yaşlımız hanesinde tek başınadır. Yalnız yaşayan her 4 yaşlıdan 3'ü kadınlardan oluşmaktadır."
Özmete, bugün Türkiye'de her 4 haneden birinde bir yaşlının bulunduğuna dikkat çekerek yalnız yaşayan yaşlıların her 10'undan 2'sinin çocuklarının bile aynı ilde olmadığını vurguladı.
Yalnızlığı "mental sağlık başta olmak üzere tüm yaşam koşullarını etkileyen bir pandemi" olarak tanımlayan Özmete, "Yalnız yaşayan yaşlılar hizmette öncelikli grubumuzdur." dedi.
KADINLAR 25, ERKEKELR SADECE 16,6 YIL SAĞLIKLI YAŞIYORTürkiye'de bugün doğan bir bebeğin ortalama 78 yıl yaşaması bekleniyor. Erkeklerde bu süre 75,5, kadınlarda ise 81 yıla çıkıyor.
Ancak sağlıklı geçen yıllar çok daha kısa. Prof. Dr. Özmete bu çarpıcı uçurumu şu sözlerle anlattı:
"Uzun yaşıyoruz ancak sağlıklı yaşam beklentimiz düşük. Örneğin şu anda ülkemizde ortalama sağlıklı yaşam beklentimiz 58 yıldır. Bu kadınlarda 56 yıla kadar düşmekte. Erkeklerde ise 59 yıla kadar çıkmaktadır. Bugün doğan bir kız bebeğin yaklaşık 81 yıl yaşayacağını düşündüğümüzde sağlıklı yaşam beklentimizin de 56 yıl olduğunu değerlendirdiğimizde aradaki 25 yıl sağlık hizmeti ihtiyacını, bakım hizmeti ihtiyacını ve diğer destek hizmeti ihtiyacını artırma anlamına gelmektedir. Erkeklerde ise yaşam süresi ile sağlıklı yaşam beklentisi arasındaki fark 16,5 yıl kadardır."
Aktif yaşlanma endeksine göre Türkiye'de bölgeler arasında da ciddi farklar var. En yüksek puana Doğu Karadeniz Bölgesi sahipken en düşük puan Batı Anadolu Bölgesi'ne ait. Marmara Bölgesi ise aktif yaşlanma için görece elverişli bir ortam sunuyor.
Özmete, cinsiyetler arası uçuruma da dikkat çekti: "Aktif yaşlanma endeksinde erkekler kadınlara göre 3 kat daha fazla puana sahiptir. Erkeklerin daha aktif ve sağlıklı yaşlandıklarını söyleyebiliriz. Kadınlar erkeklere göre daha uzun yaşasa da daha sağlıksız bir şekilde yaşamlarını sürdürmektedir."
KUŞAKLAR ARASI DAYANIŞMA İÇİN "3. YAŞ ÜNİVERSİTESİ"Ankara Üniversitesi bünyesinde 2011'den bu yana faaliyet gösteren YAŞAM, yaşlı refahını iyileştirmeye yönelik projeler yürütüyor. Merkezin en dikkat çeken programlarından biri olan "3. Yaş Üniversitesi 50+ Hayat Okulu", kuşaklar arası dayanışma ve aktif yaşlanma temelli bir hayat boyu öğrenme girişimi olarak tasarlandı.
Yaklaşık 90 saatlik eğitim programında finansal okuryazarlık, sağlık okuryazarlığı, yabancı dil ve çeşitli beceri atölyeleri yer alıyor. Özmete, bu yıl eğitimlerin Ankara Üniversitesi'nin kuruluşunun 80. yılı kapsamında sürdürüldüğünü belirtti.
Kuşaklar arası dayanışmanın somut karşılığına da değinen Özmete, aynı mahallede ya da ilde yaşayan ailelerde yaşlıların torunlarına bakabildiğini, çocukların da yaşlı büyüklerinin bakım ve diğer ihtiyaçlarını karşılayabildiğini söyledi.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:77
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 20 Mart 2026 14:11 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















