Ankara24.com
close
up
Mevsimler hayatın teni ve dokusudur Gökhan Özcan

Mevsimler hayatın teni ve dokusudur Gökhan Özcan

Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.

İnsanların mevsimlere dönük ilgisi ve dikkati azalınca, mevsimlerin beraberinde getirdiği duygulara yönelik bir hassasiyeti, bir hissiyatı da kalmadı. Mevsimler herkes için farklı şeyler ifade ediyor olabilir elbette ama herkesin birleşeceği belli ortak duyguları da var elbette. Mesela ilkbaharı daha çok umudun, tazelenmenin, yeni başlangıçların mevsimi olarak algılarız. Yaz günleri neşe, canlılık ve coşkunun yükseldiği dönemlerdir. Sonbahar adı üstünde hazan mevsimidir, daha duygulu, daha melankolik

İnsanların mevsimlere dönük ilgisi ve dikkati azalınca, mevsimlerin beraberinde getirdiği duygulara yönelik bir hassasiyeti, bir hissiyatı da kalmadı. Mevsimler herkes için farklı şeyler ifade ediyor olabilir elbette ama herkesin birleşeceği belli ortak duyguları da var elbette. Mesela ilkbaharı daha çok umudun, tazelenmenin, yeni başlangıçların mevsimi olarak algılarız. Yaz günleri neşe, canlılık ve coşkunun yükseldiği dönemlerdir. Sonbahar adı üstünde hazan mevsimidir, daha duygulu, daha melankolik ve daha düşünceli oluruz yaprakların döküldüğü mevsimde. Şimdilerde günler boyunca şehirlerin üstünü yumuşak beyaz örtüsüyle örtecek kadar kar yağmıyor pek ama genel olarak kışlar o karlı zamanların hissiyatıyla, yani sessizlik, huzur ve daha güneşli günleri bekleyiş duygularıyla anılır ve algılanır.

Henry David Thoreau mevsimlerin insanlar üzerindeki etkilerine dair şunları söylüyor: “Her mevsim kendi duygusal tonunu getirir. Bir yıl, bir insanın bütün hayatıdır, bütün duygusal değişimleri içerir.” O duygusal değişimler edebiyatın temel konularından biri olmuştur her zaman. Büyük yazarlar mevsimlerin bizim zihin dünyamızdaki anlamını hem pekiştiren hem de zenginleştiren pek çok şey yazmıştır. Maksim Gorki ‘Çocukluğum’ isimli kitabında mevsimlerin en çiçeklisi için, “Bahar rüzgarı, ağır kış düşüncelerini alıp götürür. İnsanın omuzlarındaki yük hafifler, nefes almak kolaylaşır” der mesela. Marcel Proust da ‘Kayıp Zamanın İzinde’ kitabında yaza dair tespitlerini yazar: “İnsanların yazın en ateşli günlerinde doğmuş olmanın getirdiği bir delilik, bir neşe ve biraz da hüzün veren bir yanları vardır.” Sonbahar, James Joyce’un ‘Ulysses’ kitabında yazdığı şu ifadeyle derinlik kazanır: “Sonbahar yaprakları gibi, biz de değişiyoruz; günler kısalırken, ruhumuzun gölgeleri uzuyor.” Nihayet kış mevsimi için de Tolstoy’un ‘Anna Karenina’sından bir alıntı yapalım: “Kış, insan ruhunun kendini bin sonraki bahara sakladığı, ağır ve düşünceli bir sükut perdesidir.”

Mevsimlerin bizde bıraktığı duyguların tabiatın geçirdiği dönüşümlerle paralel ilerlediği ve geliştiği rahatlıkla görülebiliyor bu duygusal skalada. Hayatımızda pek çok şey değişti belki artık ama mevsimlere ilişkin duygu ve algılarımızda henüz radikal bir değişiklik yok. Bu halimiz mevsimlerle ilgili izlenimlerimizin tazeliğini koruduğuna yorulamaz ama ne yazık ki! Esasen günümüzde insanların çoğu mevsim değişimlerine ve o değişimlerin insanlar üzerindeki etkilerine karşı bir hassasiyete, bir meraka, bir dikkate sahip değil! Hatta pek çoğu mevsimlerin hayatın gövdesinde, teninde, derinliğinde neleri değiştirdiğine dönüp bakmıyor bile. Buna karşılık mevsimleri yine de, eskiden ilkokul dersliklerinin duvarlarına asılan o unutulmaz mevsim tablolarının hafızalarda bıraktığı baskın izlerle, yani eskiden olduğu gibi güncellenmemiş algılarımızla anıyor, anlıyor ve özdeşleştiriyoruz. Geleneksel, otantik, folklorik evvel zaman malzemelerini şehre özgü köşeli ve özenti dekorasyon modellemelerimizin içinde nasıl çerçeveletiyor ve eski hayatımızın artık yaşamayan taraflarının vicdani bir hatırası olarak duvarlarımıza asıyorsak; galiba mevsimlere ilişkin bütün bu külliyatı da ‘cansız bir hayal’ olarak öyle saklıyoruz hafızamızda.

Ben baharın gelişini haber veren o mis gibi taze toprak kokusunu, bahçelerde ağaçların birbiri ardı sıra uyanışını, güneş ışıklarının berraklaşmasını ve havadaki şefkatli ılınmayı özlüyorum. Ve yaz günlerinin öğle saatlerinde havada asılı duran titreşmeyi, cırcır böceği seslerini, yıldızlı geceleri, bahçe ve balkon sefalarını, çiçek şenliklerini de özlüyorum. Yaş aldıkça sonbahar bir mevsim olmaktan çıktı ve dertleştiğim halden anlayan bir dost haline geldi ama pek sık görüşemiyoruz onunla da. Şehirlerde artık yapraklarını dökmeyen ağaçları tercih ediyorlar peyzaj için daha çok. Dökülen yaprakları da hayatı kirleten tek şey kuru yapraklarmış gibi alelacele toplayıp götürüyorlar. Kışı hiç sormayın zaten, nerede gökyüzünden süzülen o kar taneleri... Ya hiç yağmıyor ya da adet yerini bulsun diye yağıyor artık kar şehirlerimize. O da daha çok trafikte yol açtığı sıkıntılarla giriyor gündemimize.

Mevsimler eskiden hep bir aradayken zamanla aramıza mesafeler giren eski ahbaplarımız gibi artık. Bir şey olmuş, hayat araya girmiş ve uzaklaşıvermişiz sanki o muhabbetli, samimi yakınlıklarımızdan. Aslında özlüyoruz o dostları, sık sık da hatırımıza geliyorlar. Ama bakınca yeni sıkışık hayatlarımızda açacak bir yer de bulamıyoruz onlara. Bu mahrumiyet mevsimlerin insanlardan uzaklaşmasından değil elbet, onlar yerinde duruyor. Uzaklaşan, yerini boşaltan, içinde anlamlı olduğumuz hikayeyi terkeden bizleriz. Tek mevsimli, tek boyutlu, etrafında olup bitenlerle ve hayatın tabii seyriyle ilgisini kesmiş bir yaşantıyı tercih ediyoruz. Ve geri dönmek için çok geç olduğuna ve yaşamakta olduğumuz düzenin artık tek seçeneğimiz olduğuna inandırıyoruz kendimizi.

Önemli haberleri ve güncellemeleri kaçırmamak için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:179
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 01 Aralık 2025 04:03 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Çorum da oto lastik tamirhanesine ateş açan şahıs gözaltına alındı Çorum Haber Habertürk Yerel Haberler

16 Ekim 2026 00:19see209

20 ürününden 19’unun tarihi geçmiş çıkan market sahibinden skandal savunma Sözcü Gazetesi

16 Ekim 2026 00:31see205

Hyeon Gyu Oh: Kendi sahamızda gibi hissettim

16 Ekim 2026 01:16see205

Hyeon Gyu Oh tan Beşiktaş taraftarına övgü!

16 Ekim 2026 00:37see200

Maçın kahramanı Oh: Çılgın bir maçtı Sözcü Gazetesi

16 Ekim 2026 00:08see199

Fatih’te göçmen kaçakçılığı ve resmi belgede sahtecilik operasyonu: 2 tutuklama

16 Ekim 2026 00:20see195

Hazine ve Maliye Bakanlığında yeni atama! Resmi Gazete de yayımlandı

16 Ekim 2026 00:26see170

Türk Kızılay Kanunu Teklifi’nin ilk 3 maddesi kabul edildi

16 Ekim 2026 00:58see168

Yalçın Koşukavak: İkinci mağlubiyeti aldık Muğla Haberleri Habertürk Yerel Haberler

16 Ekim 2026 00:19see167

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi nde ilk toplantı yapıldı Son dakika haberleri

16 Ekim 2026 00:45see166

Başkan Erdoğan imzaladı! Atama kararları Resmi Gazete de

16 Ekim 2026 00:12see165

UEFA ülke puanında son durum

16 Ekim 2026 00:28see164

Hazine ve Maliye Bakan Yardımcılığına Bekir Bayrakdar atandı

16 Ekim 2026 00:17see159

Selin vurduğu Ayazağa da vatandaşlar yaşananları anlattı: 5 dakikada her yeri su bastı

15 Ekim 2026 20:09see158

Fısıltı gazetesine kayyum ne zaman atanır? Sözcü Gazetesi

16 Ekim 2026 05:01see157

Süper Lig in eski golcüsü Avrupa da alev aldı! Golleriyle maça damga vurdu

16 Ekim 2026 00:36see157

Kadro istisnai uygulama genel Sözcü Gazetesi

16 Ekim 2026 05:01see157

Kılıçdaroğlu Silivri’ye gelsin tanık olarak dinlensin! Sözcü Gazetesi

16 Ekim 2026 05:38see155

Beşiktaş ta Dusan Vlahovic yok ama Hyeon gyu Oh var!

16 Ekim 2026 00:22see154

Fonlarda anapara buhar olup uçacak Sözcü Gazetesi

16 Ekim 2026 05:31see153
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları