MEVLÜT TEZEL Sanal yatırım NFT’lerin çöküşü
Ankara24.com, Sabah kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.
Türkçe'de 'Değiştirilemez Jeton' anlamına gelen, dijital varlıklara genel isim olarak verilen 'Non-Fungible Token' (NFT), 2014 yılında üretilmeye başlamıştı ama asıl çıkışı pandemi döneminde yaptı.
Twitter'ın eski CEO'su Jack Dorsey ilk tweet mesajını NFT haline getirmiş ve 2021'de ünlü girişimci Sina Estavi, o NFT'yi 2.9 milyon dolara satın almıştı.
Birçok insan NFT üretip satıyordu. Geleceğin yatırım aracı olarak görülmeye başlanmıştı.
Bizde de bu furyada Cem Yılmaz gibi ürettiği NFT'lerden güzel paralar kazananlar oldu.
Facebook, Roblox, Microsoft ve Epic gibi şirketlerin milyarlarca dolarlık yatırım yaptığı ve internet evreninin bir sonraki aşama olarak görülen 'Metaverse' konseptinde, dijital (sanal) bir mega yat tam 650 bin dolara satılmıştı.
Bu yatta bir mega yatta olan her ayrıntı vardı ama her şey sanaldı. Fiziki olarak dokunabileceğiniz bir şey değildi.
Hatta Metaverse'teki sanal dünya Decentraland'da bir dijital arazi 2.43 milyon dolara satılmıştı.
Türkiye'den de Metaverse'de 'kupon' araziler alanlar vardı.
Aralık 2021'de "Metaverse, NFT falan filan... Sonuçta bunlar sanal ve gerçekte mevcut değil! Sanal bir yata neden 650 bin, sanal bir araziye 2.43 milyon dolar verir bir insan? Aklını mı kaçırdı bu insanlar?" diye yazmıştım.
Daha sonra balon patladı Estavi'nin 'ilk tweet' NFT'sini 50 milyon dolar değer biçilip Nisan 2022'de açık arttırmaya çıkarılmıştı.
Ve en fazla 280 dolar teklif verilmişti.
Bu tarihten itibaren NFT'ler hızla değer kaybetti.
Son gelen haberlere bakılırsa 2021 yılında 1,8 milyon dolara satılan fotoğrafta gördüğünüz Meka 2194 adlı NFT'nin şu anki değeri sadece 450 dolar.
2023-2025 verilerine göre, mevcut NFT'lerin yüzde 95'i sıfır veya çok düşük değerde işlem görüyor.
Evet, arz patladı ve talep düştü ama asıl neden; NFT piyasasının keriz avına dönüşmesiydi!
Gerçekte var olmayan dijital varlıklara akıtılan paraların geri dönüşü olmadı.
NFT üretenler, insanların kısa yoldan para kazanma duygusunu sömürdüler.
Bu arada NFT ile kara para aklayanlar da oldu elbette!
***
FAZLA KİLOLARIN NEDENİ ATALARIMIZ!
Düzenli spor, egzersiz yapıyorsunuz, yediklerinize dikkat ediyorsunuz ama kilo bir türlü veremiyorsunuz.
Ama uzmanlar kilo vermek için az yiyip, çok hareket edip kalori açığı oluşturmanız gerektiğini söylüyor.
Bu sefer kendinizi suçluyorsunuz, daha çok egzersiz yapıp daha az yiyip kilo kaybediyorsunuz lakin verdiğiniz kiloları geri alıyorsunuz.
Yalnız değilsiniz, bu kısır döngüyü yaşayan çok insan var.
The Independent'ta yer alan habere göre, Kopenhag Üniversitesi'nden Prof. Christoffer Clemmensen, diyet ve spor endüstrisin insanla dayattığı kalori açığı oluşturma formülünün işe yaramadığını, başarısızlığın nedeninin binlerce yıl öncesine, atalarımıza dayandığına dair ezber bozucu bir fikir attı ortaya.
Clemmensen'e göre kilo vermeme sadece irade gücünüzle alakalı değil:
"İnsanları kısıtlayıcı bir ortama koyarsanız kilo verirler; bu termodinamiğin yasalarıdır ama serbest bir dünyada insanlara sürekli negatif enerji dengesinde kalmalarını söyleyemezsiniz.
Biyoloji, sizi tekrar yemeye zorlar." Peki, vücut neden sağlığa zararlı olsa da eski kiloya dönmeye çalışıyor?
Clemmensen'in çalışma arkadaşı Valdemar B. I. Johansen'e göre bu sorunun kökeni insan evrimine dayanıyor.
Atalarımız için yağ depolamak, kıtlık dönemlerinde hayatta kalmayı sağlıyordu. Bu nedenle vücut, kilo kaybını bir tehdit gibi algılıyor; açlık hormonlarını artırıyor, iştahı güçlendiriyor ve enerji harcamasını azaltıyor.
Bu durum 'obezite hafızası' olarak tanımlanıyor.
Bu hafızanın tam olarak nerede saklandığını henüz bulunamadı ama teori şöyle; atalarımız vahşi doğada yaşam mücadelesi verirken çoğu zaman aç kalmış, açlıktan hayatlarını kaybetmişler.
Ve metabolizmamız açıklığa karşı sürekli alarmda kalarak gelişmiş. Açlığa karşı yağ depolamak vücudumuzun ezberine dönüşmüş.
Öyleyse egzersiz yapmayıp ne yese de şişmanlamayanlar daha şanslı genlere sahip demektir.
Peki, 'obezite hafızası'na sahip olan şanssız insanlar ne yapmalı?
Uzmanlara göre "tek bir çözüm" yok. Genetik farklılıklar nedeniyle herkesin aynı yönteme aynı yanıtı vermesi mümkün değil.
Ancak sağlıklı ve sürdürülebilir alışkanlıkların birleşimi en gerçekçi yol olarak görülüyor.
Özetle diyet ve spor yapıp kilo veremiyorsanız kendinizi suçlamayın.
Siz başarısız değilsiniz, sorun genlerinizde!
Kilo veremesek bile sağlıklı yaşamaya çaba göstermeliyiz.
Egzersiz bizi zayıflatmasa bile sağladığı diğer faydalar yüzünden devam ettirilmeli. Lif ağırlıklı sağlıklı beslenme kilo verdirmese de devam ettirilmeli.
Yeterli uyku da çok önemli.
***
ASLA BİLEMEZSİNİZ!
Sinop'ta karlı havada çıplak elleriyle yaban domuzu yakalayan Şenel Yılmaz'ın videosu viral olmuştu.
Yılmaz "Kimse bana özenmesin, yakalamaya kalkmasın. Domuzlar insanı parçalayabilir" dedi ama ünü artarak devam ediyor.
Dünya, Yılmaz'ın domuzu ağzındaki sigarayı düşürmeden yakalanmasına odaklandı.
Ve şimdi şu paylaşım dünyada viral oldu:
"Türklerin nerede ve ne zaman sigara içeceğini asla bilemezsin!
Çıplak elle domuz yakalarken
Ülkede bir darbe girişimi yaşanırken
Askerî bir operasyona giderken
Bir deprem sonrası enkazdan çıkarılırken"
Elbette sigara içmenin övünülecek bir tarafı yok ama tüm dünyanın bildiği şöyle de bir deyim var:
"Fumare come un Turco" (Türk gibi sigara içmek).
Ne yazık ki, sigara Türklerle özdeşleşmiş bir kötü alışkanlık. Depremde enkazdan çıkarılırken bile sigara içenlerimiz var.
Zamanında en kaliteli tütün de bu topraklarda yetişirdi.
***
Altyazı
"Önyargı gerçeği görünmez kılar." (12 Angry Men)
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:107
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 08 Ocak 2026 07:02 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















