MEVLÜT TEZEL Avrupa’dan bir geri dönüş hikâyesi
Sabah sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.
Çocuğunun eğitimi için Hollanda'ya göç eden YouTuber Çağdaş Işıl, Türkiye'ye geri dönmek zorunda kaldı. Nedenlerini çektiği videoda şöyle açıkladı:
"Hollanda'da ev krizi var. Gittiğimizde ev bulamadık, 1-2 ay Airbnb'de kaldık.
Hem dil öğrenmek hem de para kazanmak için kuryelik yapmaya başladım.
6-7 ay sonra bir tavuk dükkanına bütün birikimimi yatırdım. Hayatımın en büyük hatasıydı, iş battı.
Eşim benden ayrılmak istediğini söyledi. Param yoktu, evim yok, çalabileceğim bir kapı da yoktu.
Küçücük bir odada 3 kişiyle yaşamaya başladım. 750 Euro kazanıyordum, 800 Euro kira veriyordum.
Bir süre sucuk fabrikasında çalıştım ama dayanamadım.
Mimarlık ofisinde iş buldum ama yine ev bulamadım.
Sokakta kalma riskiyle karşı karşıya kalınca Türkiye'ye dönmeye karar verdim.
Tek amacım mutlu bir baba olmaktı." Çağdaş Beyi, Webtekno kanalına çektiği keyifli teknoloji videolardan hatırlıyorum.
Yıllar sonra bu paylaşımını görmek üzücü oldu.
'Influencer'lıktan kazandığı parayı bilmediği bir sektöre yatırıp, batmış.
Tavukçuluk işine girip batmayan yok galiba.
Eşinin ayrılık kararı alması da günümüz evliliklerinde ekonomik şartların da belirleyici olduğunu gösteriyor.
Aslında karşımızda hatalarıyla yüzleşen, suçu kimseye atmayan bir birey var.
Böyle özeleştiri yapanlar çabuk toparlanır.
Umarım Çağdaş için de güzel günler yakındır.
Çağdaş bu samimi videoyu hiç çekmeyebilirdi de.
Çekmesi iyi olmuş.
Birçok insan farklı nedenlerden dolayı yurtdışına çıkıyor.
Elbette yurtdışına göç edip başarılı olanlar da var ama özellikle Avrupa'ya gitmek maça 1-0 yenik başlamak gibi bir şey.
Avrupalı kırmızı ışıkta durur, seni gördüğünde selam verir, hayat moderndir, eğitim iyidir, yollar temizdir vs. ama Avrupalı'da gizli bir ırkçılık vardır.
İşinde çok başarılı bir mimar, mühendis, doktor olsan da seni içlerine almazlar.
Arada hep bir mesafe olur.
İşine yaradığınız ölçüde kariyerinizi yükseltirler ama eşit şartlarda her zaman kendi vatandaşını tercih ederler.
Gurbette sosyal ortamlar, yabancılarla arkadaşlık kurmakta zordur.
Yaptığın espriyi anlamazlar, sen de onlarınkini anlamazsın. Çünkü belli bir yaşanmışlık yoktur!
Türkiye'de de aynı. Lise ya da üniversiteden tanıdıkların yakın arkadaşın olur.
İşte de bir seçim yapılacağı zaman kendi vatandaşını tercih edersin.
Özetle Avrupa da "Üç yıl çalışıp ev aldım, hayat çok ucuz, kiralar düşük vs." gibi takipçi çekmek için çekilen abartılı videolarda hiçbir şey anlatıldığı gibi değil.
Hayat her yerde zor.
***
NÜFUSUN AZALMASI GENÇLERE YARAYACAK
Japonya nüfusu 2025 yılı itibarıyla tarihin en büyük düşüşlerinden birini yaşayarak 900 binin üzerinde azaldı ve 120 milyonun altına indi. Bizim de bu sorunu yaşamamıza az kaldı!
Doğurganlık hızının kadın başına 5 çocuk dolayında olduğu 1970'li yıllardaki verilerin, ülke nüfusunun 2020'li yıllarda 100 milyona ulaşacağı öngörülüyordu.
Şu anki inanılmaz düşük doğum oranları tam tersini söylüyor.
Türkiye nüfusu 2054 yılına kadar artmaya devam edip 94 milyon seviyesine ulaşıp hızla düşmeye başlayacak.
Nüfusun 2100 yılında 76 milyon 799 bin olacağı tahmin ediliyor.
Nüfusun azalması ve yaşlı sayısının artması ülkelerin ekonomisini küçültür, vergi veren sayısı ve miktarı azalır, yaşlıların devletin üzerindeki yükü artar.
Genelde nüfusun düşmesinin negatif taraflarını konuşuyoruz ama pozitif tarafları da var!
Japonya'da tek başına yaşayan yaşlılar sesiz sedasız ölüyorlar. Mirasçısı olmayan ya da mirasçıları tarafından terk edilen milyonlarca boş konut var! Hükümetin "bedava ev" ilanları ve teşviklerine rağmen güvenlik sorunları, yüksek tadilat masrafları ve batıl inançlar nedeniyle ülkede 9 milyondan fazla boş ev var.
Eskiden küçük evlere sığmak zorunda kalan Japonlar için şimdi evden bol bir şey yok! Japonya'da işsizlik de çok düşük ve işçi bulmak zor.
Genç ve orta yaşlılar, normalden daha yüksek ücret talep ediyorlar ve istediklerini alıyorlar.
Tarihte de bu durumun örnekleri çok!
Avrupa'da nüfusun 20 milyon azaldığı I. Dünya Savaşı sonrası... Ve 50 milyondan fazla insanın öldüğü 2. Dünya Savaşı sonrasında şöyle bir tablo çıktı:
İşçi çok az kaldı.
Köylüler ve işçiler daha yüksek ücret talep etti.
Bazı bölgelerde yaşam standartları yükseldi. Genç nüfusu daha kolay iş, ev, araba sahibi oldu. Birikimleri arttı.
Türkiye'de genç nüfusun toplam nüfus içindeki oranının 2030'da yüzde 14, 2040'ta yüzde 13,4, 2060'ta yüzde 11,8 ve 2080'de yüzde 11,1'e gerilemesi öngörülüyor!
2040'lı yıllardan itibaren gençleri daha rahat bir hayat bekliyor.
Japonya'da olduğu gibi boş evlerin sayısı artacak, gayrimenkul ve araç fiyatları düşecek.
İşsizlik oranı çok düşecek. Gençlerin işverenlere karşı pazarlık gücü artacak vs.
***
ÇOK MU ZOR?
Fotoğraf Ankara'dan ama Türkiye'nin her yeri böyle.
Ülkede kafanızı nereye çevirseniz büyük küçük, ışıklı ışıksız büyük bir görüntü kirliliği var.
Türkiye'deki kadar reklam panosu da hiçbir ülkede yoktur sanırım.
Belediyeler reklam geliri elde etmek için her yere reklam panosu dikiyor.
Tabela ve reklam panolarının yarattığı görüntü kirliliğinin sağlığa bile birçok zararı var!
Çok yoğun görsel uyaran (tabela, reklam panosu, LED ekran vb.) beynin sürekli dikkatini çekmeye çalışıyor.
Bu da zihinsel bilişsel yükü ve stres seviyesini artırıyor ve dikkat yorgunluğu oluşturuyor.
Trafikte sürücülerin dikkati dağılıyor, tepki süreleri uzuyor.
Özellikle gece çalışan LED reklam panoları, ışık kirliliği yaratırken, insanlardaki melatonin hormonunu baskılıyor.
Görüntü kirliliği turizm sektörüne bile zarar veriyor!
Çok mu zor; görüntü kirliliğini ortadan kaldırıp, daha güzel, estetik bir ortam kazanmak?
***
Altyazı
"Gerçek aşk bulunmaz, inşa edilir." (Aşk ve Gurur)
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:33
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 14 Mart 2026 09:33 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















