MELİH ALTINOK Trump, Grönland konusunda ciddi mi?
Ankara24.com, Sabah kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.
Trump, Grönland meselesini ilk ortaya attığında çoğumuz refleks olarak güldük. "Yok artık" dedik. "Trump acayip bir şey söylediğinde bunu sadece etki için yapar" klişesine sığındık.
Ama sorun şu ki adam, "olmaz" denilen şeyleri sadece söylemiyor; deniyor, hatta yapıyor.
Binlerce memuru kapının önüne koyuyor, Amerikan Rüyası'nın temel direklerinden olan göçmen politikasını altüst ediyor, on yıllardır süren Green Card uygulamasını fiilen işlevsizleştiriyor, federal bürokrasiyi dağıtıyor. İçerideki bu radikal tavrını dış politikada da sürdürüyor: Diplomatik protokolleri hiçe sayıyor, NATO'yu silkeliyor. Herkes "Blöf yapıyor" derken İran'ı vuruyor. "Venezuela'ya ne yapabilir ki?" denirken Maduro bir gecede sahneden çekiliyor.
***
Grönland meselesinde de benzer bir seyir izleniyor. Söylem giderek sertleşiyor: "Satın alalım"dan "Bizim için gerekli"ye, oradan da "Gerekirse zorlarız" noktasına uzanan bir çizgi oluşuyor. Bu, anlık bir çıkıştan çok, olgunlaştırılmış bir fikre işaret ediyor.Trump ciddi mi?
Evet.
Bu işin peşinde mi?
Evet.
***
Trump'ın ciddiyeti, Grönland'ın kendisinden çok temsil ettiği anlamla ilgili. Arktik bölgesi artık romantik bir kutup masalı değil; Çin'in, Rusya'nın ve Batı'nın yeni satranç tahtası. Buzlar eriyor, deniz yolları açılıyor, yeraltı kaynakları stratejik değer kazanıyor.
***
Asıl mesele ise şu: Trump için Grönland, Danimarka'yla pazarlık edilen bir ada değil; Amerikan gücünün sınır tanımaması gerektiğini simgeleyen bir eşik. "İstersek alırız" ifadesi, Grönland'dan çok Washington'un dünyaya verdiği bir mesaj.
Bu nedenle Danimarka'nın "Satılık değil" açıklaması Trump'ın umurunda değil. Zaten hedef ikna etmek değil; baskı kurmak, dengeyi bozmak ve yeni bir güç alanı yaratmak.
***
Trump, olmayacak gibi görünen bir şeyi yüksek sesle söyleyerek mümkün olanın sınırını genişletiyor. Danimarka'yı, Avrupa'yı ve hatta Amerikan bürokrasisini bu uç ihtimal etrafında pozisyon almaya zorluyor. Böylece konu, kaçınılmaz olarak resmî gündeme giriyor.
Nitekim Avrupa'da bu baskının fiilî yansımaları görülmeye başlandı. Bazı ülkeler Grönland'a asker gönderme kararlarını açıklıyor; İngiltere de bu hatta ilerliyor. Pentagon cephesinde ise olası bir satın almanın maliyeti hesaplanırken, bu bedelin karşılığı olacak askerî ve stratejik alternatifler masaya yatırılıyor.
***
Trump'ın tarzı özetle bu: Duvara çarpa çarpa ilerlemek.
Grönland duvarı göründüğünden daha yüksek ve sert olabilir.
Ama Trump için önemli olan duvarı yıkmak değil; herkesin o duvara bakmak zorunda kalması. Tıpkı Meksika sınırına odaklanıldıktan sonra ABD eyaletlerinin sokaklarına örülen duvarlar gibi.
***
Bugün Danimarka Krallığı'na bağlılık açıklamaları yapan Grönland yöneticilerini, bir süre sonra Trump'ı Nuuk'ta coşkuyla karşılarken görmek şaşırtıcı olmayacaktır.
Maduro kaçırıldıktan sonra ABD'ye meydan okuması beklenen Venezuela'daki "Bolivarcı" yönetimin hâlini görmüyor musunuz? Trump'la aralarından su sızmıyor. Venezuela petrolü ise artık ABD için sudan ucuz.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:14
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 17 Ocak 2026 10:03 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















