MELİH ALTINOK Süreç hukuki iskeleti sağlam
Sabah sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com haber yayımlıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan dün Beştepe'de MHP lideri Bahçeli'yi kabul etti. Görüşmede, Meclis'e 360'a yakın imzayla sunulan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" görüşüldü. Terörsüz Türkiye sürecinin hukuki iskeletini oluşturan metne bir göz atalım.
Öncelikle en kritik nokta şu: Bu yasa bir "af kanunu" değil. Suçları silmiyor, mahkûmiyetleri yok saymıyor, kimseyi masum ilan etmiyor. Gerekçede açıkça belirtiliyor. "Mahkûmiyet hükümlerini ortadan kaldırmıyor, suçun niteliğini değiştirmiyor."
Geçmiş silinmiyor; sadece belirli şartlar gerçekleşirse, belirli suçlar için "bekleme süresi" yani erteleme getiriliyor. Yasanın devreye girmesi için şart çok net. PKK/KCK ve bağlı tüm yapıların fiilen ortadan kalktığı, ellerindeki silah ve mühimmatın tamamen teslim edildiği güvenlik birimlerince tespit edilecek.
Bu tespit Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilecek ve Resmi Gazete'de yayımlanacak. "Önce silahlar sussun, sonra hukuk devreye girsin" prensibi işliyor.
Kapsama giren suçlar net. Örgütü kurma-yönetme, üyelik, yardım, propaganda ve örgüt adına işlenen bazı suçlar ile terör finansmanı. Yani klasik "örgüt suçları".
Kesinlikle kapsam dışı bırakılanlar ise örgüt faaliyeti içinde kasten adam öldürenler ile 1 Haziran 2005'ten önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet cezası alanlar.
Bu ikinci madde özellikle Öcalan'ı ve o dönemdeki üst düzey isimleri dışarıda bırakıyor. Bu iki istisna çok net çizilmiş; "herkes yararlanacak" algısı oluşmasın diye özellikle vurgulanıyor.
Uygulama şöyle işleyecek: MGK kararı Resmi Gazete'de çıktıktan sonra 6 aylık başvuru süresi başlıyor. Başvurusu kabul edilenler için üst sınırı 15 yıl ve daha az ceza gerektiren suçlarda soruşturma veya kovuşturma 5 yıl, daha ağır cezalar için 10 yıl erteleniyor.
Aynı mantık kesinleşmiş cezaların infazı için de geçerli. Süre içinde yeni bir suç işlenmezse dosya düşebiliyor. Tutukluluk ve adli kontrol tedbirleri de yeniden değerlendirilecek.
Takip için de mekanizma kuruluyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bir Kurul oluşturulacak. TBMM'de ise bir İzleme Komisyonu yer alacak. Silah teslimi prosedürü İçişleri ve Milli Savunma bakanlıklarınca belirlenecek. Süreçte görev alan kamu görevlilerine yasal koruma sağlanıyor.
Özetle metin, "Silah bırakılırsa, şiddetten uzak duran ve başvuruda bulunan örgüt mensuplarına kontrollü bir dönüş yolu açalım" diyor. Ama kapıyı herkese ardına kadar açmıyor. Cinayet işleyenler, eski dönem ağır cezalılar ve silah bırakmayanlar dışarıda kalıyor.
Genel af yok, özel statü yok, "umut hakkı" tartışması da metinde yer almıyor. Yasa çıktıktan sonra detaylar yönetmeliklerle netleşecek. Sahadaki silah bırakma süreci de teyit mekanizmasıyla takip edilecek. Hukukçular, siyasetçiler ve kamuoyu önümüzdeki günlerde her maddeyi didik didik edecek.
Şimdilik görünen, işin bu kez sıkı tutulduğu.
Görüntülenme:89
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 07 Ağustos 2026 07:01 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda
İletişim








En çok okunanlar



















