Melasma tedavisi yazın bırakılmalı mı?
Hurriyet sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.
Melasma çoğu zaman yalnızca kozmetik bir problem gibi görülse de aslında kronik seyirli, tekrarlamaya eğilimli bir cilt hastalığıdır.
Hastaların en sık şikâyeti ise şudur:
“Lekeler neden sürekli geri geliyor?”
Çünkü melasma sadece cildin üst tabakasında oluşan basit bir pigment artışı değildir.
Yıllar boyunca melasmanın yalnızca pigment hücrelerinin fazla çalışması sonucu geliştiği düşünüldü.
Bugün biliyoruz ki işin içinde yalnızca melanin artışı yok.
Güneş hasarı, cilt bariyer bozukluğu, damar yapıları, inflamasyon, bağ dokusu değişiklikleri ve hormonal etkiler hep birlikte rol oynuyor.
Özellikle güneş ışığı melasmanın en güçlü tetikleyicisidir.
UV ışınları kadar görünür ışık ve sıcaklık da pigment hücrelerini aktive eder. Son yıllarda mavi ışığın da melasma üzerinde etkili olabileceği gösterildiği için telefon, tablet ve bilgisayar ekranları bile artık bu sürecin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ancak sorun yalnızca pigment hücrelerinin fazla çalışması değildir.
Melasmalı ciltte, cildin koruyucu bariyer yapısında bozulma olduğu görülür. Bu durum pigmentin daha derine yerleşmesine ve lekelerin daha kalıcı hale gelmesine neden olabilir. Kolajen yapısı bozulur, güneş hasarı artar ve cilt daha hassas hale gelir.
Bunun yanında “mast hücresi” adı verilen bazı savunma hücrelerinin sayısında artış olduğu da bilinmektedir.
Bu hücreler histamin ve inflamasyonu artıran çeşitli maddeler salgılayarak hem pigmentasyonu artırır hem de hastalığın kronikleşmesine katkıda bulunur.
Bazı hastalarda melasmaya hafif kızarıklık, hassasiyet veya damar görünümünün eşlik etmesinin nedeni de budur.
Çünkü melasma yalnızca bir renk değişikliği değil, aynı zamanda düşük düzeyli kronik inflamasyonla ilişkili bir hastalıktır.
Hormonal etkiler de önemlidir. Gebelik, doğum kontrol hapları ve bazı hormon tedavileri melasmayı tetikleyebilir.
Bu nedenle kadınlarda erkeklere göre çok daha sık görülür.
Tüm bu nedenlerle modern melasma tedavisi artık yalnızca “leke açıcı krem sürmekten” ibaret değildir.
Günümüzde tedavinin temel amacı:
∆ Pigment üretimini azaltmak,
∆ İnflamasyonu baskılamak,
∆ Cilt bariyerini güçlendirmek,
∆ Damar etkisini azaltmak,
∆ Güneş hasarını kontrol etmek,
∆ Cildi uzun dönemde sakin tutmaktır.
Bu nedenle tedavi çoğu zaman kombine şekilde planlanır.
Leke baskılayıcı kremler, antioksidan içerikler, retinoidler, traneksamik asit içeren ürünler, bariyer onarıcı tedaviler ve uygun hastalarda çeşitli işlemler birlikte kullanılabilir.
Kimyasal peeling’ler, microneedling uygulamaları, bazı düşük enerjili lazer sistemleri ve cilt yenileme protokolleri de seçilmiş hastalarda fayda sağlayabilir.
Ancak burada en önemli nokta, cildi agresif şekilde tahriş etmeden kontrollü ilerlemektir.
Özellikle yaz aylarında melasma yönetimi konusunda yıllardır önemli bir yanlış inanış vardı: “Yazın tedavi bırakılır.” Gerçekten de geçmişte uygulanan bazı agresif işlemler yaz döneminde leke riskini artırabiliyordu. Bu nedenle birçok hasta yaz gelince tüm tedavileri kesiyordu. Ancak artık yaklaşım değişti.
Bugün biliyoruz ki melasma tedavisini tamamen bırakmak çoğu zaman lekelerin yeniden koyulaşmasına neden oluyor.
Çünkü yaz boyunca güneş, sıcaklık ve görünür ışık etkisi devam ediyor. Tedavi kesildiğinde pigment hücreleri yeniden aktive oluyor ve sonbaharda hastalar çoğu zaman daha koyu lekelerle geri dönüyor.
Bu nedenle yaklaşım “Yazın tedaviyi tamamen bırakmak” değil, “Yazın cildi yormadan tedaviye devam etmek” olmalıdır.
Özellikle:
∆ Bariyer dostu tedaviler,
∆ Düşük irritasyonlu leke serumları,
∆ Antioksidan içerikler,
∆ Hafif peeling uygulamaları,
∆ Nem ve bariyer destekleri,
∆ Kontrollü microneedling işlemleri,
∆ Bazı düşük enerjili lazer sistemleri uygun hasta seçimiyle yaz döneminde de uygulanabilir.
Burada amaç cildi agresif şekilde soymak değil, inflamasyonu artırmadan pigment kontrolünü sürdürebilmektir.
Elbette tüm bunların temelinde güçlü güneş koruması yer alır.
Melasma hastalarında yalnızca klasik güneş koruyucular yeterli olmayabilir.
Özellikle görünür ışığa karşı da koruma sağlayan, demir oksit içeren renkli güneş koruyucular daha faydalı olabilir.
Bunun yanında:
∆ Şapka kullanılması,
∆ Yoğun güneşten kaçınılması,
∆ Cildin aşırı ısıya maruz bırakılmaması,
∆ Sauna ve yoğun sıcak ortamların sınırlandırılması tedavinin önemli parçalarıdır.
Sonuç olarak melasma kısa süreli değil, uzun dönem kontrol gerektiren kronik bir cilt hastalığıdır.
Günümüzde doğru ürünler, uygun işlemler ve cilt bariyerini koruyan modern yaklaşımlarla yaz aylarında da tedaviye kontrollü şekilde devam etmek mümkündür.
Asıl önemli olan, cildi tahriş etmeden melasmayı yıl boyunca dengede tutabilmektir.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:37
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Mayıs 2026 08:29 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















