Malazgirt ten Büyük Taarruz a tarihin mührü
Haberturk sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Tarihin akışını değiştiren Malazgirt Savaşı'nın 955, Büyük Taarruz'un ise 104'ncü yıl dönümü...
Tarih, yüzyıllar boyunca birbirini tamamlayan derin bir ritme sahip. Türk milletinin hafızasında ağustos ayının son haftası, bu ritmin en görkemli yansımalarıyla bezeli. Anadolu'yu kazanmak ne kadar büyük bir cesaret isterse, korumak da o kadar keskin bir kararlılık istiyordu.
26 Ağustos 1071, Anadolu'nun kapılarını sonuna kadar açarken, 851 yıl sonra, yine bir 26 Ağustos sabahında başlayan Büyük Taarruz, o kapının içeriden kilitlenmesinin destanı oldu. Biri Anadolu'nun Türk yurdu olması adına, diğeri ise o topraklardan asla sökülemeyeceğinin dünyaya ilan edilişinin miladı olarak tarihe kazındı.
Tarih, zaman zaman tesadüflerin sadece tesadüf olmadığını, altında derin anlamlara sahip olduğunu da gözler önüne seriyor. İşte o büyük tesadüflerden biri de Sultan Alparslan ile Atatürk'ün Anadolu'nun kaderini değiştiren zaferleri sırasında aynı yaşlarda olduğu...
Bazı kaynaklara göre 1029, bazı kaynaklara göre ise 1030 doğumlu olan Sultan Alparslan, Malazgirt Savaşı'nda 41 veya 42, 1881 doğumlu Atatürk ise Büyük Taarruz'da 41 yaşındaydı.
ANADOLU'NUN KADERİNİ DEĞİŞTİREN CÜMLE26 Ağustos 1071'de Malazgirt Ovası'nda yükselen toz bulutu, yalnızca Büyük Selçuklu İmparatorluğu ile Bizans İmparatorluğu arasında gerçekleşen bir meydan savaşı değildi. Sultan Alparslan'ın beyaz kefeni andıran kıyafetiyle askerinin önüne geçip "Ölürsem şehit, kalırsam gazi olurum" deyişi, Anadolu'nun kaderini değiştiren bir kırılmaydı. Selçukluların ardından Anadolu Selçuklu Devleti, ardından Osmanlı İmparatorluğu ve nihayetinde Türkiye Cumhuriyeti'ne uzanan devletler zincirinin temel taşı olan Malazgirt Zaferi, Türkler için geçici bir akın veya fetih hareketinin ötesinde bir anlama sahipti. Orta Asya'dan gelen Türk boyları için Anadolu, göçebe hayatından yerleşik ve kalıcı bir medeniyete geçişin ana vatanı haline geldi. Bizans'ın siyasi ve askerî hâkimiyeti zayıflayarak Türk akınlarını durdurma kudreti kalıcı olarak kırılırken, Avrupa'nın Doğu üzerindeki baskısının sona ermesiyle birlikte İslamiyet daha hızlı yayılırken, Müslümanlar bilim ve sanatta önemli gelişmeler kaydetti. Anadolu; fıkıh, mimari ve ticaretle imar edilerek, tam donanımlı bir yurt oldu.
Aradan geçen yüzyıllar boyunca bu topraklar pek çok sınamadan geçti. Ancak 30 Ağustos 1922'de zaferle sonuçlanan 26 Ağustos 1922 sabahı seher vakti Kocatepe'de, Mustafa Kemal Atatürk'ün yönetiminde başlayan Büyük Taarruz, Malazgirt'in açtığı kapının içeriden sürgülenmesi ve Türklerin bu topraklardaki ebedî varlığına kastedenlere karşı son sözün söylenmesiydi. Kurtuluş Savaşı'nın kazanılması, sömürge altındaki ülkelere bağımsızlıklarını kazanma adına ilham oldu.
MALAZGİRT SAVAŞI İLE BÜYÜK TAARRUZ ARASINDAKİ BENZERLİKLER
• Kritik Tarih: Malazgirt Muharebesi 26 Ağustos 1071'de; Kurtuluş Savaşı'nın dönüm noktası olan Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi ise 26 Ağustos 1922'de başladı. Her iki büyük meydan savaşı da zaferle sonuçlandı.
• Ebedi Vatanı Kurma ve Kurtarma Amacı: Malazgirt Savaşı, Türklerin Anadolu'yu ebedi yurt edinmesi için yapılırken Büyük Taarruz, aynı toprakların düşman işgalinden kurtarılması için verilen Kurtuluş Savaşı'nın en büyük adımı olarak gerçekleştirildi.
• Sayıca Az Kuvvetle Büyük Başarı: Her iki savaşta da Türk ordusu, rakibine göre sayısal olarak daha az olmasına rağmen taktiksel üstünlük ve liderlik kabiliyeti sayesinde kesin zaferler elde etti.
Eğer Malazgirt Anadolu'yu bir vatan yaptıysa, Büyük Taarruz o vatanın yitirilmesini engelleyen en büyük refleks ve diriliş oldu. I. Dünya Savaşı'nın ardından Sevr Antlaşması ile Anadolu'yu dörde bölerek Türk milletini tarih sahnesinden silmek isteyen emperyalist güçlere karşı, Afyonkarahisar'dan başlayan bu hareket mutlak bir varoluş mücadelesiydi.
ORTAK TAKTİK VE ASKERÎ ANLAYIŞ
• Keşif ve İstihbarat Üstünlüğü: Sultan Alparslan, Bizans ordusundaki Peçenek ve Uz Türklerini kendi safına çekerek dengeleri değiştirirken; Atatürk, düşman hatlarının yerleşimini ve zayıf noktalarını çok iyi analiz etti.
• Topyekûn Savaş ve Psikolojik Üstünlük: Her iki lider de ordularına geri dönüşü olmayan bir kararlılık yükledi. Sultan Alparslan'ın kefen benzeri beyaz elbisesiyle yaptığı "Ölürsem şehit, kalırsam gazi olurum" cümlesi ne kadar manidar ise, Atatürk'ün "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır" ve "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!" emri ise askerlerin motivasyonunu aynı şekilde zirveye çıkardı.
• İnisiyatif ve Hız: İki başkomutan da düşmanın hazırlıksız yakalandığı anı tespit edip, hızlı ve ani manevralarla karşı tarafın komuta zincirini felç etti.
• Komuta Kademesinin Çökertilmesi: Her iki savaşta da düşman ordularının başkomutanları olan Romen Diyojen ve General Trikupis esir alınıp karşı tarafın askerî gücü tamamen dağıtılarak tarihi birer genel bozgun yaşatıldı.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasının önündeki en büyük askerî engeli ortadan kaldıran Büyük Taarruz'un askerî ve stratejik boyutu, tıpkı Sultan Alparslan'ın Malazgirt'teki taktik dehası gibi kurgulandı. Türk ordusu, Yunan kuvvetlerinin hiç beklemediği bir anda, en sarp kayalıklardan oluşan Kocatepe'den süzülerek düşman hatlarını darmadağın etti. Malazgirt'te Sultan Alparslan'ın askeri ne kadar inançlı ve kararlıysa, Dumlupınar'daki ordu da o denli vatan sevdalısıyla doluydu. Başkomutan Meydan Muharebesi ile düşman ordusu imha edilirken 9 Eylül'de İzmir'e uzanan yolun açılmasıyla Anadolu'nun işgaline son verildi.
Malazgirt ile Büyük Taarruz'u aynı çizgide buluşturan en temel bağ, aynı tarihte gerçekleşmeleri değil, aynı var olma iradesini taşımalarıydı. Sultan Alparslan, Türk milletine yeni bir coğrafya armağan ederek Orta Asya'nın bozkırlarından dünya medeniyetinin merkezine uzanan köprüyü kurdu. Büyük Taarruz ise asırlar önce armağan edilen yurdu sahiplenme ve koruma iradesiydi. Sömürgeciliğe karşı direnişe yüksek ölçüde motivasyon sağlayan ve mazlum milletlere örnek teşkil eden Büyük Taarruz ile Mustafa Kemal Paşa ve silâh arkadaşları, bu coğrafyanın el değiştirmeyeceğini, Türk milletinin esaret altında yaşayamayacağını tüm dünyaya gösterdi.
SULTAN ALPARSLAN İLE ATATÜRK'ÜN KİŞİLİKLERİNİN BENZER NOKTALARI
• İmkânsız görünen durumlarda geri adım atmayan, sarsılmaz bir iradeye sahiptiler. Sultan Alparslan, Malazgirt Savaşı öncesinde kendisine Bizans ordusunun çok yakın olduğu söylendiğinde, hiçbir panik belirtisi göstermeden "Biz de onlara yakınız" diyerek korkusuzluğunu ve özgüvenini ortaya koydu. Mustafa Kemal Atatürk ise İstanbul işgal altındayken düşman gemilerine bakıp "Geldikleri gibi giderler" diyerek, en umutsuz anlarda bile zaferden bir an olsun şüphe etmedi.
• Savaşları, sırf çadırlarından veya güvenli karargâhlarından yönetmek yerine, askerleriyle birlikte ölümün kıyısında yürüdüler. Sultan Alparslan, Malazgirt Savaşı'nda ordusunun önünde bizzat kılıç sallayarak savaştı. Atatürk de cephelerde ateş hattında yer aldı. Örneğin 1915'te Çanakkale Cephesi'nde, askerlerine "Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum" derken kendisi de o ölüm riskini bizzat paylaştı.
• Savaş meydanında amansız, zafer sonrasında ise mağlup ettikleri düşman liderlerine karşı olağanüstü saygılı ve asildiler. Sultan Alparslan, Malazgirt Savaşı sonrasında esir düşen Bizans İmparatoru Romen Diyojen'i zincire vurdurmamış, aksine onu bir misafir gibi ağırladıktan sonra can güvenliğini sağlayarak serbest bırakmıştı. Mustafa Kemal Atatürk ise 30 Ağustos'taki Başkomutanlık Meydan Muharebesi sonrasında 2 Eylül 1922'de teslim olan Yunan Ordusu'nun başkomutanı General Nikolaos Trikopis'i makamında kabul ederek askerî nezaket kuralları içinde ağırladı.
• Sultan Alparslan da Atatürk de kitleleri, orduları ve halkı peşinden sürükleyecek çok güçlü bir hitabet yeteneğine ve ikna kabiliyetine sahipti.
Sultan Alparslan, farklı Türk boylarını ve hanedanları tek bir ülkü etrafında toplayarak ortak bir aidiyet duygusu oluştururken, Atatürk, milletin egemenliğine dayandırdığı aidiyet duygusunun temelinde modern Türk ulusu kimliğini inşa etti.
Tehlike altında Haberi Görüntüle
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:84
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 30 Ağustos 2026 09:16 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















