Londra da Yükselen Türk Vizyonu: 22 milyon sterlinlik Timewalk Exhibition açıldı
Ankara24.com, Haberturk kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.
Müzecilik tarihi, klasik anlamda nesnelerin vitrin arkasından izleyiciye baktığı, sessizliğin ve fiziksel mesafenin temel kural olduğu tapınak benzeri yapılarla başladı. Yüzyıllar boyunca müzeler, koleksiyonların korunduğu, kataloglandığı ve akademik bir disiplin çerçevesinde sergilendiği mekânlar olarak konumlandı.
GEÇİŞİN ANA İTİCİ GÜCÜAncak 21'inci yüzyılın hızla dönüşen kültürel kodları, bireylerin geçmişle ve kültürel mirasla kurduğu ilişkiyi kökten değiştirdi. Günümüz insanı, bilgiye yalnızca ulaşmakla yetinmemekte; onu hissetmek, deneyimlemek ve o tarihin öznesi hâline gelmeyi de istiyor. Bu toplumsal talep değişimi, müzecilikte geleneksel çizgiden deneyim müzeciliğine geçişin ana itici gücünü oluşturmaktadır.
Metinlerin Türkçe seslendirmesini Selçuk Yöntem ile Devrim Yakut, İngilizce seslendirmesini ise David Schofield ve Olivia Wiliams yaptı. ZİHİNSEL DÖNÜŞÜM SAĞLIYOR Geleneksel müzeciliğin temel amacı; değerli bir eseri fiziksel bozulmalardan, dış etkenlerden ve zamandan koruyarak doğru ışık koşulları altında ziyaretçilere sunarken, odak nokta eserin kendisi ve onun otantikliğidir. Deneyim müzeciliğinde ise birincil amaç, ziyaretçinin eser veya tarihî olayla kurduğu duygusal bağı ve zihinsel dönüşümü sağlamaktır. Bu yaklaşımda teknoloji, mimari ve duyusal unsurlar bir araya geliyor. Örneğin, geleneksel bir müzede 15'inci yüzyıla ait bir fermanı vitrin arkasında okuyan bir birey, deneyim müzesinde o dönemin sokak seslerini işitiyor, mekânın kokusunu hissediyor ve adeta o zaman diliminin bir tanığına dönüşüyor.
BİRBİRLERİNİ DESTEKLİYOR Geleneksel müzecilikle deneyim müzeciliğinin birbirine rakip olduğuna dair bir yanılgı bulunuyor. Oysa ziyaretçi eğilimleri, bunun tam tersini gösteriyor. Geleneksel müzecilikle deneyim müzeciliği birbirini güçlü bir şekilde desteklemektedir. Deneyim müzeleri, kullandıkları sürükleyici yöntemlerle ziyaretçilerde güçlü bir merak ve tarih bilinci uyandırıyor. Bu müzeleri gezenler daha sonra asıl ören yerlerini ve geleneksel müzeleri ziyaret ettiklerinde, geçmişte yaşananları çok daha güçlü bir şekilde tahayyül etme ve anlama şansına erişiyor.
ALGI DORUK NOKTASINDA TUTULUYOR Örneğin deneyim müzeciliğinin dünya çapında ilk örnekleri olan DEM Müzecilik tarafından hayata geçirilen Efes Deneyim Müzesi ile Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi'ni gezen birçok ziyaretçi, mekânın tarihini çok daha derinlemesine idrak ettiklerini ifade ederek, Ayasofya ve Efes Antik Kenti'ni ziyaret etme konusunda daha çok istekli hale geldiklerini dile getirdi. Bu durum, deneyim müzelerinde oluşan hissiyatın somut kalıntılarla birleştiğinde algıyı doruk noktasında tuttuğunu gösteriyor.
İÇSELLEŞTİRME İMKÂNINI YÜKSEK SEVİYEDE TUTUYOR Sonuç olarak kültürel mirasın aktarımında geleneksel müzecilik ve deneyim müzeciliği birbirinin alternatifi değil, birbirinin alanını genişleten iki müttefiki durumunda. Deneyim müzeciliği ziyaretçiye tarihin kapılarını duyusal bir macerayla aralarken, geleneksel müzecilik ve ören yerleri bu maceranın somut ve otantik temelini oluşturuyor. İki yaklaşımın uyumlu birlikteliği; ziyaretçilere tarihin, kültürün ve sanatın derinliklerine inebilme ve geçmişi içselleştirebilme imkânını en yüksek seviyede sunuyor.
TÜRKİYE DENEYİM MÜZECİLİĞİNDE İLERİ SEVİYEDE BULUNUYOR Deneyim müzeciliğinde bir hayli yol alan Türkiye'nin bu başarıya ulaşmasında, uluslararası 15 ödül kazanan DEM Müzecilik büyük bir paya sahip. Bu başarı, şimdi de İngiltere'nin başkenti Londra'da açılan ve ziyaretçilerini tarihin en eski medeniyetlerine doğru zaman yolculuğuna çıkaran 'Timewalk Exhibition' ile taçlandı.
SIRADIŞI BİR YOLCULUK Londra'da 5 yıl boyunca Immerse LDN'de her yaştan ziyaretçiyi ağırlayacak olan 'Timewalk Exhibition', zamanın ötesine sıra dışı bir yolculuğun kapısını aralarken Türkiye'den Göbeklitepe ile başlayan deneyim; Babil, Antik Mısır, Maya ve Rapa Nui gibi insanlık tarihine iz bırakmış antik medeniyetlere uzanıyor.
Medeniyetlerin sergilendiği odalara zaman tünelinden geçiş hissi veren bir koridordan geçiliyor. Çağdaş deneyim tasarımı ve ileri teknolojilerle kurgulanan hikâye; hem görsel hem de işitsel duyulara hitap ederek ziyaretçilerini adeta tarihin içine çekiyor.
Kulaklara fısıldanan; “Farklı medeniyetler, farklı coğrafyalar, farklı zamanlar. Yüzyılların, dağların ve nehirlerin birbirinden ayırdığı topluluklar. Buna rağmen hepsi aynı amacın peşindeydi… Geride kalıcı bir iz bırakmak… Toprakları anlamak… Atalarını onurlandırmak, hatırlanmak… Aynı insani ihtiyaçlar…” ziyaretçilerin tarihin derinliklerine inmesinde pay sahibi olan işitsel duyulardan biri. LONDRA'DA GURUR YAŞATTI Tarih ve sanatı muazzam bir boyuta taşıyan bu projeyle DEM Müzecilik, evrensel bir kültür elçiliği misyonunu da yerine getirdi. 'Timewalk Exhibition', 12 bin yıllık insanlık tarihini farklı uygarlıklarla bir araya getirerek tek bir çatı altında anlatmasıyla, müzeleri ve yüksek müzecilik anlayışıyla ön planda bulunan Londra için ilk olma özelliği taşıyor. Yerel yöneticilerden gazetecilere, bilim insanlarından farklı meslek gruplarına kadar geniş bir katılımcı kitlesiyle gerçekleştirilen açılışta, müzenin İngilizler üzerinde bıraktığı etki görülmeye değerdi. Yaşadıkları bu büyüleyici deneyimin bir Türk şirketi tarafından hayata geçirilmiş olması ise açılışın en gurur verici yanlarından biri oldu.
GÖBEKLİTEPE'DEN BAŞLAYIP KADİM UYGARLIKLARA UZANIYOR
Sürükleyici bir deneyim olarak tasarlanan 'Timewalk Exhibition', insanlığın yalnızca hayatta kalmanın ötesine geçerek ritüel, anlam ve kolektif bilinç oluşturmaya başladığı anı temsil eden Göbeklitepe ile başlıyor. Aynı zamanda dünyanın ilk toplu buluşma alanı olarak kabul edilen Göbeklitepe'den hareketle 'Timewalk Exhibition', uygarlığın bilinen en erken dönemlerini izleyerek yüzyıllar boyunca insan yaşamının izlerini sürüyor.
Ziyaretçiler; düzenin, şehirleşmenin ve bilgi sistemlerinin ortaya çıktığı Babil'e; ölümsüzlük ve kozmik dengenin peşindeki Antik Mısır'a; matematik, astronomi ve döngüsel zaman anlayışıyla evreni kavrayan Maya uygarlığına; Moai heykellerinin ataları ve koruyucu figürler olarak kültürel ve ruhsal önem taşıyan Rapa Nui’ye doğru ilerliyor. Bu kültürler, uzak kalıntılar olarak değil; hareket, anlam ve hatıralarla dolu yaşayan dünyalar olarak deneyimleniyor.
DÜNYANIN NASIL ŞEKİLLENDİĞİNİ GÖZLER ÖNÜNE SERİYORZiyaretçilerin adeta tarihin bir parçası haline gelerek bugünün ötesine geçtiği ve insanlığın ortak hikâyesine adım attığı 'Timewalk Exhibition', etrafta yükselen medeniyetlerle etkileyici bir atmosfer sunuyor: Şafakta uyanan şehirler, gece ışıldayan tapınaklar, göğe yükselen anıtlar ve tüm ayrıntılarıyla günlük yaşam... Gün batımında Nil Nehri'nde yol almaktan Babil'in antik şehir kapılarından geçmeye uzanan bu deneyim, medeniyetlerin kuruluşunu, inançlarını ve aidiyet biçimlerini gözler önüne sererken, geçmişin fikirlerinin bugünkü dünyayı nasıl şekillendirdiğini gözler önüne seriyor.
Medeniyetlerini, sadece bir odada değil, farklı odalarca fiziki materyaller eşliğinde sunulması, ziyaretçiler açısından 'Timewalk Exhibition'ı daha etkileyici kılıyor. 25 DİLDE ANLATILIYOR Nefes kesici görsel efektler, güçlü ses tasarımı ve çok duyulu anlatımıyla mekân ve zaman unsurlarını bir araya getiren sergi, tarihi adeta yaşayan bir gösteriye dönüştürüyor. Arkeolojik araştırmalara dayanan ve innovatif görsel-işitsel teknolojilerle günümüze taşınan bu yolculuk; merak ve hayranlık uyandırırken tarihsel perspektifi modern müzecilik anlayışıyla buluşturuyor. Ayrıca 25 dilde sesli rehber ve çocuklara özel anlatım seçenekleri, bu kapsayıcı deneyimi uluslararası tüm ziyaretçiler için erişilebilir kılıyor.
"HEDEFİMİZ TARİHİN EVRENSEL HAFIZASINI BİRLİKTE YAŞATMAK"
'Timewalk Exhibition'ın açılışında konuşan DEM Müzecilik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uğur Esin, duygu ve görüşlerini dile getirdi.
"Klasik müzeciliğe duyduğumuz saygıyla ileri ve çok duyulu teknolojilerle tarih anlatıcılığı yapıyor ve yaptığımız işi deneyim müzeciliği olarak tanımlıyoruz. Deneyim tasarımıyla yeniden yorumladığımız çalışmalarımızda, bugün tarihi bir sayfa daha açıyoruz. Görsel ve işitsel teknolojilerdeki 35 yılı aşan deneyimimizle bugüne kadar dünyanın birçok yerinde hayata geçirdiğimiz 18 müze ve kültür kompleksinin yanı sıra, Efes Deneyim Müzesi ile Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi ile 15 uluslararası ödülün sahibi olduk. Elde ettiğimiz uluslararası başarıların ardından, 'Timewalk Exhibition' ile antik medeniyetler arasında yepyeni ve sürükleyici bir yolculuğu Londra'da başlatmanın gururunu yaşıyoruz. Londra'daki bu yeni deneyim müzemizde Göbeklitepe'den başlayarak Babil, Antik Mısır, Maya ve Rapa Nui gibi insanlık tarihinde derin izler bırakmış uygarlıkları tek bir çatıda bir araya getiriyoruz. Türkiye'den dünyaya uzattığımız bu kültür köprüsünün ilk ayağı olan 'Timewalk Exhibition' ile, insanlığın ortak mirasını çağdaş teknolojilerle yeniden yorumluyor, geçmiş ile gelecek arasında kalıcı bir bağ kuruyoruz. En büyük hedefimiz, binlerce yıllık kültürel mirası koruyarak gelecek nesillere aktarmak ve tarihin evrensel hafızasını birlikte yaşatmak."
Mehmet Uğur Esin, 2027’de Roma’da Colosseum’un deneyim müzesini açacaklarını belirterek, ayrıca ABD ve Japonya’daki uluslararası projelerde de ‘Time Walk’ markasını kullanacaklarını dile getirdi. 22 MİLYON STERLİNE MÂL OLDU Dünya çapında kendi alanlarında uzman tarihçilerin danışmanlığında, kreatif direktörler, profesyonel senaristler, 2D ve 3D sanatçılar, mimarlar ve teknoloji uzmanlarından oluşan 250 kişilik ekibin iki yılı aşkın çalışmasıyla hayata geçirilen, 'Timewalk Exhibition', 22 milyon sterline (1 milyar 390 milyon TL) mâl oldu.
Dem Müzecilik CEO’su Eda Bildiricioğlu - Dem Müzecilik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uğur Esin TÜRKİYE TURİZMİ İÇİN CAZİBE OLUŞTURACAK İnsanlık tarihinin büyük dönüşüm coğrafyası olan Taş Tepeler'in en önemli duraklarından Göbeklitepe'nin Londra'da 'Timewalk Exhibition' aracılığıyla ziyaretçilerle buluşması, Türkiye'nin uluslararası kültür turizminin merkezinde olduğunun altını bir kez daha çizen bir proje oldu. Ziyaretçiler için güçlü bir ön izleme işlevi görecek bu deneyim, bölgeyi yerinde görme isteği uyandırarak onları Türkiye'ye çekmek için cazibe oluşturacak. Bu durum, Türkiye turizmine büyük katkı sağlarken ülkemizin marka değerinin artmasında da bir pay sahibi olacak.
"ÇAĞIN ŞARTLARINA UYGUN ÇÖZÜMLER ÜRETMEK LÂZIM"
'Timewalk Exhibition'ın danışmanlarından biri olan Taş Tepeler Kazı Alanı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul, Habertürk'e yaptığı açıklamada deneyim müzelerinin önemini dile getirdi.
• Bir arkeolog olarak deneyim müzeleri hakkında neler düşünüyorsunuz?
Bütün alanlarda olduğu gibi çağın şartlarına uygun çözümler üretmek lâzım. İnsan, geçmişinden hiçbir zaman kopmaz, geçmişe olan ilgisi azalmaz ama modern toplumları, özellikle genç kuşakları bu alanın içine dâhil etmenin günümüz teknolojisiyle doğrudan bağlantısının olması lâzım. Özellikle deneyim müzelerinin gençlerin yeni alışkanlıklarıyla örtüşen yönleri var. Arkeoloji artık çok başarılı şekilde dışa vurulur bir hale getiriliyor. Deneyim müzeleri de bunun iyi örneklerinden biri. Örneğin 'Timewalk Exhibition', Londra'da ama merkezinde Göbeklitepe gibi Anadolu'daki uygarlıklar da bulunuyor. Dünyaya mal olan bu coğrafyayı ve uygarlıkları anlatma konusunda yeni teknolojilerin kullanılması çok anlamlı.
• Geleneksel müzecilikle deneyim müzeciliğinin birbirlerine katkısının olduğunu düşünüyorum...
Çok haklısınız, deneyim müzelerine ilgi arttıkça geleneksel müzeler insanların daha uğrak yerleri haline gelecektir. Bunun örnekleri de var. Prestijli müzelerin bünyesinde deneyim müzeciliği yer bulmaya başladı. Bu da kaçınılmaz bir durum. Dünyada ekonomi gibi, savaş gibi birçok küresel sorunlar var. Arkeolojik alanlar, müzeler insanların hava ve su gibi ihtiyaç duydukları, kafalarını dinleyecekleri, geçmişle bağlarını güçlendirdikleri yerler haline geldi.
Bütün bunların sonucunda bir Türk şirketinin yurt dışında müze açmasının önemini toparlayacak olursak 'Timewalk Exhibition'ın hem kültürel diplomasi hem de teknoloji ve turizm sektörü açısından stratejik bir dönüm noktası niteliğinde öneme sahip olduğu sonucu çıkıyor.
Şöyle;
• Kültürel Mirasın Küresel Ölçekte Tanıtımı... Göbeklitepe gibi insanlık tarihinin başlangıç noktası kabul edilen eşsiz bir Anadolu mirasının, dünyanın en önemli kültür ve cazibe merkezlerinden biri olan Londra’da uluslararası ziyaretçilerle buluşturulması, Türkiye'nin köklü tarihinin küresel ölçekte görünürlüğünü artırıyor.
• Türk Yaratıcı Endüstrilerinin Küresel Rekabet Gücü... Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi ve Efes Deneyim Müzesi ile kazandığı uluslararası ödüllerin ardından, bir Türk şirketinin milyonlarca sterlinlik bir bütçeyle küresel bir metropolde uzun soluklu bir projeye imza atması, Türkiye'nin teknoloji odaklı sanat, tasarım ve içerik üretimindeki gücünü tüm dünyaya gösteriyor.
• Kültürlerarası Ortak Payda Oluşturma... Farklı coğrafyaların ve medeniyetlerin hikâyelerini tek bir çatı altında buluşturan bu proje, geçmişle gelecek arasında güçlü bir bağ kurarak insanlığın ortak mirasının evrensel bir dille aktarılmasına zemin hazırlıyor.
Göbeklitepe, Türkmenistan'daki Astana Müzesi, Azerbaycan'daki Haydar Aliyev Müzesi olmak üzere yaklaşık 18 müzenin dijital tasarımını yaparak dünya çapında bilinirlik kazanan DEM Müzecilik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uğur Esin ile CEO Eda Bildiricioğlu, düzenledikleri basın toplantısında kültürü, sanat ve teknolojiyle harmanlayarak ziyaretçilere sunmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi.
Savunma anatomisi Haberi Görüntüle
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:127
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 26 Temmuz 2026 09:10 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















