Lincoln Henrique den Fenerbahçe itirafı: Benim için çok özeldi Bursaspor taraftarına mesaj Fanatik Gazetesi Fenerbahçe (FB) Haberleri Spor
Fanatik sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Birçok futbolseverin Fenerbahçe günlerinden hafızalarına kazınan bir isim olan Lincoln Henrique hatırlayacağınız üzere; sezon başında 2. ülkesi olarak gördüğü Türkiye'ye Bursaspor forması ile geri döndü. Kısa zamanda Yeşil Beyazlı forma ile gösterdiği performans alkış toplarken, taraftarla da arasında bir kimya oluştu.
Rizespor'da kiralık geçen günlerin ardından Fenerbahçe'de sakatlıkları nedeniyle forma şansı bulamayan bulsa da sık sık farklı bölgelerde forma giyen Brezilyalı futbolcu, zaman zaman da farklı takımlara kiralanarak çok sevmesine rağmen Sarı Lacivertliler'de eski performansına bir türlü ulaşamadı.
Bursaspor'da ise takımın liderleri arasında yer alan tecrübeli futbolcu, Transfermarkt'a röportaj verdi.
Dikkat çeken sözler kullanan Lincoln'ün sorulara verdiği yanıtlar şu şekilde;
Türkiye senin için yabancı bir ülke değil. Daha önce Fenerbahçe gibi büyük bir kulübün formasını giydin. Türkiye’ye ilk geldiğin Lincoln ile bugün Bursaspor formasını giyen Lincoln arasında nasıl bir fark var?
Türk futbolundaki üçüncü dönemimi yaşıyorum. Daha önce burada iki farklı dönem geçirdim. Artık Türkiye’yi ve Türk futbolunu çok daha iyi tanıyorum. Umarım bu dönem benim için çok özel olur. En büyük arzum Bursaspor ile şampiyonluk yaşamak.
Geriye dönüp baktığında Fenerbahçe dönemini nasıl değerlendiriyorsun? O süreç sana futbolcu ve insan olarak neler kattı?
Fenerbahçe’de hem futbolcu hem de insan olarak çok geliştiğime inanıyorum. Fenerbahçe gibi büyük bir kulüpte oynamak ve taraftarların bana gösterdiği sevgiyi yaşamak benim için çok özeldi. Şimdi Bursaspor’da tarih yazmak ve taraftarlarımızı mutlu etmek istiyorum.
Fenerbahçe’de birçok farklı pozisyonda görev yaptın. Türk futbolseverlerin gerçek Lincoln’ü tam olarak gördüğünü düşünüyor musun?
Futbol çok değişti. Günümüzde bir futbolcunun ikiden fazla pozisyonda oynayabilmesi gerekiyor. Zeki bir oyuncu olmanın avantajlarından biri de bu. Elbette kendi pozisyonumda daha fazla oynamayı isterdim ve orada çok daha fazla katkı sağlayabileceğimi düşünüyorum. Ancak kafam rahat. Fenerbahçe’de yaptığım her şeyi kulübe yardımcı olmak için yaptığımı biliyorum.

Transfer döneminde adın Süper Lig dahil Türkiye’den birçok kulüple anıldı. Buna rağmen Bursaspor’u tercih ettin. Bu kararın arkasındaki en önemli neden neydi?
Ben her zaman zorlukları ve büyük hedefleri sevdim. Bursaspor tercihi de benim için çok özel bir meydan okuma. Bu kulübün büyüklüğünü, geçmişte neler başardığını ve son yıllarda yaşadığı zor dönemi biliyorum. Böyle büyük bir kulübün yeniden ayağa kalkmasına yardımcı olmayı adeta bir görev gibi hissettim. Bursaspor’u yeniden Süper Lig’e taşımak istiyorum.
Bursaspor’dan ilk teklif geldiğinde bulunduğu lig seni hiç düşündürdü mü? Yoksa kulübün tarihi ve büyüklüğü mü daha ağır bastı?
Daha önce de söylediğim gibi ben zorlukları severim. Hangi ligde olduğumuz benim için belirleyici değildi. Oynadığım yerde mutlu olmak istiyorum. Mutlu değilsem ayrılırım çünkü bulunduğum kulübe zarar vermek istemem. Fenerbahçe’de yaşadığım süreçte de biraz böyle hissettim. Kendimi yeterince önemli hissetmediğim ve sanki kulübe engel oluyormuşum gibi düşündüğüm bir dönem oldu. Bu yüzden ayrılma kararı aldım. Bursaspor’a gelirken ise tek düşündüğüm yeniden mutlu olmak, şampiyonluk kazanmak ve tarih yazmaktı. Fenerbahçe büyük bir kulüp, Bursaspor da büyük bir kulüp. Türkiye’de iki dev kulübün formasını giyebildiğim için kendimi şanslı ve mutlu hissediyorum.
Bursaspor projesinde seni en fazla etkileyen ne oldu?
Kulübü yeniden Süper Lig’e taşıma hedefi kararında ne kadar etkiliydi? Bursaspor’a gelmemdeki en önemli faktör tam olarak buydu: Şampiyon olmak ve Bursaspor’u yeniden Süper Lig’e taşımak. Buraya gelirken hedefimi çok net bir şekilde belirledim.
Kısa sürede takımın önemli isimlerinden biri haline geldin. Şu anda taraftar gerçek Lincoln’ün yüzde kaçını izliyor?
Henüz yüzde 100 seviyesinde olduğumuzu söyleyemem. Her geçen gün birbirimizi daha iyi tanıyoruz ve takım olarak taktik sistemimize daha fazla adapte oluyoruz. Benim için önemli olan kendimi iyi hissetmem. Üzerimde büyük bir beklenti olduğunu biliyorum ve bu beklentinin karşılığını verebilmek için çok çalışacağım.
Lincoln’ün takıma katkısını sadece gol ve asist rakamları üzerinden değerlendirmek sence doğru mu?
Bu çok güzel bir soru. Büyük oyunculardan büyük beklentiler olduğunu anlıyorum. Ancak bir futbolcu sadece gol atması ve asist yapması için para kazanmıyor. Gol ve asist çalışmanın sonucudur. Ben mücadele etmek, elimden gelen her şeyi ortaya koymak ve kulübümün kazanmasına yardım etmek için buradayım. Kaybetmekten nefret ederim. Sahaya çıktığımda kafamda kararlılık, adanmışlık, istek, pozitiflik ve kazanmak için sonuna kadar mücadele etmek vardır. Kariyerimde gol attığım, asist yaptığım ama takımımın kaybettiği birçok maç oldu. Eğer o gol ve asistleri galibiyetlerle değiştirme şansım olsaydı, bunu bin kez yapardım. Benim için en önemli şey Bursaspor’un kazanması. Tabii bunu goller ve asistlerle desteklersem çok daha mutlu olurum. Ama her şeyden önce Bursaspor için sonuna kadar savaşacağım.
Kendini Bursaspor’un liderlerinden biri olarak görüyor musun?
Ben kendimi sadece sahada aldığım sorumluluklar nedeniyle lider olarak görmüyorum. Uzun zamandır kendimi bir lider olarak görüyorum. Dokuz yaşında ailemin ekonomik yüküne yardımcı olabilmek için evimden ayrıldım. Bugün üç çocuk babasıyım ve harika bir kadının eşiyim. Hâlâ aileme en iyisini sunabilmek için aynı hırs ve istekle çalışıyorum. Saha içinde de sorumluluğumun farkındayım. Sorumluluk almaktan mutluyum çünkü sorumluluklar beni her zaman daha iyi bir insan yaptı. Hata yapmaktan korkmuyorum. Doğru olduğuna inandığım kararı alırım ve arkasında dururum.

Bursaspor taraftarıyla çok kısa sürede güçlü bir bağ kurdun. Bu kadar hızlı oluşan bu ilişkiyi nasıl açıklıyorsun?
Bursaspor taraftarı daha ben buraya gelme kararını vermeden önce beni bağrına bastı. Geldikten sonra da hem taraftarlar hem de Bursa şehri bana çok güzel davrandı. Bu sevgiden dolayı kendimi çok şanslı ve mutlu hissediyorum. Bunun yalnızca futbol performansımla ilgili olmadığını da düşünüyorum. Futbolcu bazen iyi, bazen kötü oynar. Son 20 yılda belki Cristiano Ronaldo ve Messi dışında sezon boyunca hiç dalgalanma yaşamayan oyuncu olmadı. Onları dünyanın en iyileri yapan şeylerden biri de bu. Taraftarların iyi ve kötü anlarımda yanımda olmasından mutluyum. Belki benim sade ve pozitif karakterimi de görüyorlar. Ben kazanmak isteyen, insanlara yardım etmeye çalışan, mutlu ve pozitif bir adamım. İnsanların ve taraftarların bunu hissettiğini düşünüyorum.
Bursaspor taraftarı önünde ilk kez oynadığında ne hissettin? Türkiye ve Avrupa’da birçok büyük atmosfer yaşadın; Bursa’yı bunların arasında nereye koyarsın?
Bursaspor taraftarı inanılmaz. Hiç şüphesiz bugüne kadar gördüğüm en tutkulu taraftar topluluklarından biri. Üstelik ilk maçtan sonra bazı taraftarlar ve arkadaşlarım bana mesaj atıp, “Bu daha ilk maçtı, taraftar henüz yüzde 100 değildi” dediler. O zaman yüzde 100’ünü görmek için sabırsızlanıyorum! Her maç tribünlerin dolmasını, bizi desteklemelerini ve 12. oyuncumuz olmalarını istiyorum.
Ailenin de Bursa ve Bursaspor ile kısa sürede özel bir bağ kurduğu görülüyor. Ailenin şehirde mutlu olması senin performansını ne kadar etkiliyor?
Çok fazla etkiliyor. Sahaya çıktığınızda ailenizin güvende olduğunu, etrafında onları seven ve yardımcı olmak isteyen insanların bulunduğunu bilmenin benim için bir bedeli yok. Bu paha biçilemez bir duygu. Eşim ve çocuklarım da taraftarlarla kurdukları bu ilişkiden çok mutlular.
Bursaspor taraftarının Süper Lig’e dönmek için çok büyük bir özlemi var. Bu beklenti sende baskı mı yaratıyor, yoksa seni daha fazla mı motive ediyor?
Ben Bursaspor’u büyük ve çok güzel bir tarihe sahip bir kulüp olarak görüyorum. Üzerimde hiçbir baskı hissetmiyorum. Aksine böyle büyük bir kulübün formasını giymekten gurur duyuyorum. Ben biliyorum, taraftar biliyor, hepimiz biliyoruz: Bursaspor’un yeri burası değil. Önümüzde uzun bir yol var ama hedefimiz ve arzumuz çok net; şampiyon olmak ve Süper Lig’e çıkmak.

Birkaç yıl sonra Bursaspor kariyerine dönüp baktığında nasıl hatırlanmak istersin?
Tek kelimeyle: Tarih. Bursa’ya gelmeden önce birçok teklif aldım. Ama Tanrı benimle konuştu ve burada tarih yazacağımı söyledi. Ben de Tanrı’ya itaat ederim. Adımı Bursaspor tarihine yazdırmak istiyorum. Taraftarların beni 90 dakika boyunca kendisini sahaya veren, mücadele eden, savaşan ve her zaman kazanmak isteyen bir futbolcu olarak hatırlamasını istiyorum. Ailesini ve taraftarlarını sahada temsil eden bir oyuncu olmak istiyorum. Bursaspor ile şampiyon olup Süper Lig’e çıkmak ve ardından bu formayla Süper Lig’de mücadele etmek benim için bir rüyanın gerçekleşmesi olur. Bir gün Bursaspor formasıyla eski takımım Fenerbahçe’ye karşı sahaya çıkmak da çok özel olur. Çünkü bu, Bursaspor’un hiçbir zaman ayrılmaması gereken yere, Süper Lig’e geri döndüğü anlamına gelir.
Son olarak; Türkiye hikâyende Fenerbahçe var, Avrupa’da önemli deneyimlerin var ve şimdi Bursaspor’dasın. Lincoln Henrique’nin Türkiye kariyerindeki en güzel bölümünün henüz yazılmadığını söyleyebilir miyiz?
Allah izin verirse hikâyemin asıl bölümü burada, Bursaspor’da yazılacak. Burada büyük başarılar kazanacağız. Taraftara verebileceğim söz de bu yolculuk boyunca elimden gelenin en iyisini yapmak, kendimi bu forma için adamak ve her an mücadele etmek. Sahada Bursaspor taraftarını temsil eden bir futbolcu olacağım. Hedefim çok net. Her gün tek bir kelimeyi düşünerek çalışıyorum: ŞAMPİYON.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:54
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 13 Eylül 2026 12:44 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















