Ankara24.com
close
up
Kushner Sazan’da: Akdeniz kıyıları artık kimin? Düşünce Günlüğü Haberleri

Kushner Sazan’da: Akdeniz kıyıları artık kimin? Düşünce Günlüğü Haberleri

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

Bülent Tokgöz - Yazar

Bir ada, iki ayrı bakışta iki ayrı kader yaşamakta. Ivanka Trump’ın hikâyesinde Sazan, bir tekne gezisinde fark edilen, çıplak ayakla çıkılan tepesinden mavi suları seyrettiren büyülü bir Akdeniz adası. Yatırımcı hayal gücü için burası “el değmemiş” bir fırsat. Fakat Tiran sokaklarında flamingo maketleri taşıyan Arnavutlar için aynı ada başka bir anlam taşır: Askerî hafıza, kamu mülkü, doğal hayat, kıyı hakkı ve bir ülkenin kendine ait kalma iradesi.

Modern turizm “saklı cennet”, “bakir ada”, “keşfedilmemiş kıyı” gibi kelimeleri sever ama bu kelimeler çoğu zaman yerin hafızasını, canlılarını ve hukukunu görünmez kılar. Sazan tartışmasının özü burada saklıdır: Birinin keşif dediği şeye, öteki kayıp başlangıcı diyebilir.

BUNKERLERDEN VİLLALARA

Sazan sıradan bir tatil adası değil. Arnavutluk’un güneybatısında uzun yıllar askerî statüsü, kapalı yapısı ve stratejik konumuyla anıldı. Bunkerler, terk edilmiş tesisler ve Soğuk Savaş izleri hâlâ adanın toprağında durur. Bunkerlerden villalara, askerî yasaktan özel marina imtiyazına, devlet sırrından yatırım sunumuna uzanan bu dönüşüm, bütün Akdeniz’in yaşadığı kırılmanın küçük ama çarpıcı bir örneğidir.

Kushner bağlantılı dosya yalnız Sazan Adası’ndan ibaret değildir. Tartışmayı büyüten asıl mesele, adanın karşı kıyısındaki Zvërnec, Narta Lagünü ve Vjosa-Narta çevresiyle birlikte düşünülmesidir. Oteller, villalar, apartmanlar, marina ve yüksek gelir grubuna dönük kıyı düzenlemeleri aynı haritada buluşuyor. Yatırımcı tarafı bunu Arnavutluk’u dünya turizm ligine taşıyacak büyük bir fırsat olarak sunuyor. Fakat bir resort yalnız binalardan oluşmaz. Yol, su, elektrik, atık, servis, güvenlik ve marina hareketi ister. İnşaat izi küçük gösterilse bile liman, yollar, koylar, manzara noktaları ve ulaşım sistemi aynı işletme mantığına bağlandığında dönüşüm bütün mekâna yayılır. Asıl soru “Kaç bina yapılacak?” değil; “Bu proje yerin ruhunu nasıl değiştirecek?” sorusudur.

STRATEJİK YATIRIMCI: KALKINMANIN SİHİRLİ KELİMESİ

Bu meselenin en kritik kavramlarından biri “stratejik yatırımcı” statüsüdür. Modern devletlerde bazı kelimeler kapıları açıcıdır. Bir yatırım “stratejik” ilan edildiğinde artık yalnız ticari girişim değil, ülke menfaatine hizmet eden büyük hamle gibi görülür. Bürokrasi hızlanır, itirazlar kolayca “gelişmeye karşı çıkmak” diye yaftalanabilir.

Arnavutluk hükümeti açısından Kushner bağlantılı proje döviz, iş, prestij ve görünürlük vaadidir. Fakat korunan alanlar, kıyılar ve kamu mülkü söz konusuysa “stratejik” kelimesi daha az değil, daha fazla şeffaflık gerektirir. Her yatırım kalkınma değildir; bazı yatırımlar bugünün bilançosunu parlatırken yarının coğrafyasını eksiltir.

Flamingoların bu dosyada sembole dönüşmesi tesadüf değil. Vjosa-Narta hattı yalnız gayrimenkul değeri taşıyan bir kıyıdan öte; kuşların, kaplumbağaların, fokların, balıkların ve göç eden canlıların da coğrafyasıdır. Bir yere “korunan alan” denildiğinde devlet aslında gelecek adına söz vermiş olur. Bu söz yalnız bugünkü yurttaşlara değil, henüz doğmamış çocuklara ve dili olmayan canlılara da verilmiş bir sözdür.

Bir lagün canlı bir sistemdir; su, kumul, sazlık, ışık, gürültü, insan hareketi ve kuş göçü birbirine bağlıdır. Bir yol, çit, marina ya da bir dolgu bütün zinciri etkileyebilir. Flamingo bu yüzden meydanda politik bir işarete dönüşür. Halk onu taşıyarak şunu söyler: Burada yalnız biz yaşamıyoruz.

DENİZ KİMİN, KUM KİMİN?

Sazan-Zvërnec tartışmasının en yakıcı tarafı kıyının kamusallığıdır. Deniz kimin, kum kimin? Bir alan hukuken devlete ait kalabilir fakat halk oraya giremiyorsa, güvenlik tarafından durduruluyorsa, ekonomik olarak dışlanıyorsa ya da en güzel kıyı lüks tesisin kullanım düzenine bağlanmışsa kamusal hak fiilen daralmıştır.

Buna fiilî özelleştirme denebilir. Bütün Akdeniz’in ortak kaderi biraz budur: Önce “turizm yatırımı” gelir, sonra özel işletme düzeni kurulur, sonra güvenlik gerekçesiyle sınırlar çizilir, sonra halk kendi denizine misafir gibi bakmaya başlar. Tel örgü yalnız metal sayılmaz; bir toplumun kendi coğrafyasıyla arasına çekilen sert bir ihtardır: “Buraya kadar.”

Projeyi sıradan bir turizm yatırımından çıkaran unsur Jared Kushner ve Ivanka Trump bağlantısıdır. Bu bağlantı projeyi otomatik olarak gayrimeşru yapmaz fakat şeffaflık çıtasını yükseltir. Çünkü bazı soyadları yalnız sermaye taşımaz, nüfuz da taşır. Bir yatırımcı masaya parasıyla oturur; bazı yatırımcılar soyadıyla da oturur. Küçük ülkelerde bu ağırlık, yerel kurumlar üzerinde görünmez baskı oluşturabilir.

Bu yüzden iyi niyet beyanları yetmez. Açık süreç, çevresel denetim, kamu istişaresi ve bağımsız yargı daha önemli hâle gelir. Kushner bu projeye yalnız yatırımcı olarak gelmiyor; yanında Trump çağının bütün sembolik ağırlığını da getiriyor.

BİR ÜLKE KIYISINI KAYBETMEDEN ZENGİNLEŞEBİLİR Mİ?

Adil olmak adına Edi Rama’nın argümanı ciddiye alınmalı: Arnavutluk uzun yıllar kapalı kalmış, Avrupa’nın kıyısında ama zenginlik merkezlerinin dışında yaşamış bir ülke. Turizm potansiyeli yüksek; sermaye, altyapı, marka değeri ve görünürlük ihtiyacı ortada. Hükümet için büyük yatırım, iş, prestij ve psikolojik sıçrama vaadi taşıyor. Ne var ki Arnavutluk’un yatırıma ihtiyacı var lakin kendi kıyılarını kaybetmemeye de ihtiyacı yok mu?

“Flamingo Devrimi” denmesi boşuna değil. Flamingo çevreyi, tel örgü kıyı hakkını, Sazan kamu mülkünü, Trump soyadı şaibeli küresel nüfuzu, Rama’nın ısrarı kalkınma-devlet ilişkisini temsil ediyor. Doğa sevgisi burada adalet arzusuyla birleşiyor.

Sazan meselesinin son sorusu basit lakin cevabı zor: Bir ülke kıyılarını kaybetmeden zenginleşebilir mi? Küresel sermaye manzarayı paketler, mahremiyeti satar, doğallığı marka yapar. Devletler yatırım ve prestij vaadiyle bu dile ram olur. Halk ise bazen kendi kıyısına vardığında karşısında bir bariyer, bir güvenlik görevlisi ya da bir fiyat listesi bulur.

Sazan artık yalnız bir ada değildir. O, çağımızın kıyı sorusunun adıdır: Kıyılar artık ülkelerin değil de parası olanların mı olacak?

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için Ankara24.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:48
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 10 Haziran 2026 09:05 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Galatasaray, hazırlık kampı için Avusturya da

24 Temmuz 2026 01:45see260

850 yıl sonra ilk kez olacak: Oteller şimdiden doldu Sözcü Gazetesi

24 Temmuz 2026 00:24see213

Trump tan İran a Hürmüz resti: Dondurulmuş varlıklarından karşılanacak

24 Temmuz 2026 02:12see205

Venedik te İtalyan adamın fırlattığı fare, Rus turisti ısırdı

24 Temmuz 2026 02:18see205

Diyarbakır Cezaevi Hafıza Müzesi oluyor

24 Temmuz 2026 00:19see189

S 400’un diyeti 5 milyar dolar Sözcü Gazetesi

24 Temmuz 2026 04:31see185

Fantasistanbul da 10 film yarışacak

24 Temmuz 2026 00:19see183

Havada büyük panik: Pilot bayıldı, uçak acil iniş yaptı!

24 Temmuz 2026 01:04see182

Mezunları en çok para kazanan meslekler açıklandı Son Haberler

24 Temmuz 2026 02:40see176

Bolu da cip 15 metrelik uçurumdan uçtu: 2 sevgili hayatını kaybetti, 1 yaralı Bolu Haberleri Habertürk Yerel Haberler

24 Temmuz 2026 01:19see175

8 ülkenin dışişleri bakanlarından ortak Mescid i Aksa açıklaması

24 Temmuz 2026 01:15see175

Mafyatik Vali’nin bir zorbalığı daha çıktı! Sözcü Gazetesi

24 Temmuz 2026 03:34see173

Samsun da şiddetli sağanak ve dolu zarara yol açtı

24 Temmuz 2026 01:27see170

Uşak ta Teksas ı aratmayan hesaplaşma: 13 yaralı Sözcü Gazetesi

24 Temmuz 2026 03:03see170

Önce yumrukladı, sonra bacaklarından vurdu: O anlar kamerada

24 Temmuz 2026 01:00see169

Tarihi kalenin altında keşfedildi: Araştırmacılar şimdi başka izleri arıyor Sözcü Gazetesi

24 Temmuz 2026 01:03see168

Vincenzo Italiano: Tek gol attığımız için üzgünüm

24 Temmuz 2026 00:01see166

Çanakkale de 12 yaşındaki Eren, yere düşen Atatürk portresini öpüp kaldırdı

23 Temmuz 2026 21:24see166

Uzman çavuşun hayatını kaybettiği kaza kamerada

24 Temmuz 2026 01:33see165

Tel Aviv de panik havası! Denize erişimi bile kesebilirler

24 Temmuz 2026 04:25see159
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları