Kendimi tam bir kültür elçisi gibi hissediyorum
Sabah sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.
Atv dizisi Kuruluş Orhan'da boy gösteren Faslı oyuncu Mahassine Merabet, yaklaşık 6 yıldır Türkiye'de yaşıyor. Eğitim amacıyla Fas'tan İstanbul'a gelerek yüksek lisans yapan Merabet, 2022'den beri televizyon ekranlarında izleyici karşısına çıkıyor. Türkiye ile Fas arasında kendisini kültür elçisi gibi gören Merabet'le, Türkiye'de geçirdiği bayramlarla çocukluğunun Fas bayramları arasındaki benzerlikleri konuştuk. Ksar el-Kebir'deki çocukluk anılarından Türkiye'de hissettiği samimiyete kadar uzanan sohbetimizde Merabet; bayram sofralarını, nane çayı ritüellerini, geleneksel kıyafetleri ve iki kültür arasında kurduğu gönül köprüsünü anlattı.
Mahassine Hanım, öncelikle bayramınız mübarek olsun! Tanım olarak bayram size ne ifade ediyor?
Sizin de bayramınız mübarek olsun. Benim için bayram birlik ve aidiyet hissi demek. Günlük hayatın temposunda bazen herkes kendi koşturmasının içinde oluyor ama bayram geldiğinde hepimiz aile olmayı, aynı sofrada buluşmayı, birlikte olmayı yeniden hatırlıyoruz.
DUYGULAR ORTAK
Fas'ta geçirdiğiniz bayramlarını düşündüğünüzde, kalbinizde uyanan ilk duygu veya ilk görüntü ne oluyor? Nasıl geçerdi bayramlar neler yapardınız?
Ben Fas'ta küçük bir şehirde, Ksar el-Kebir'de büyüdüm. Bayram sabahlarını düşündüğümde aklıma ilk olarak sokaktaki hareketlilik geliyor. Sabah erkenden herkes hazırlanır, erkekler bayram namazına gider, sonra ailece kurban hazırlıkları yapılır. Annemler de mutfakta yardım eder, yani herkes el birliği içinde olur. Kahvaltıda bizim için olmazsa olmaz lezzetlerden biri 'Msemmen' olur. Sonra öğlen bayramın ilk gününe özel 'Boulfaf' yani ciğer şiş yapılır. Akşama doğru ise bütün aile babaannemin evinde toplanır.
Bir yanınız Fas, bir yanınız artık Türkiye... Kendinizi bu iki kültürün tam ortasında bir 'kültür elçisi' gibi hissettiğiniz oluyor mu? Bayramlar bu hissi nasıl etkiliyor?
Evet, açıkçası bazen gerçekten öyle hissediyorum. Çünkü iki kültürde de kendimden parçalar görüyorum. Türkiye'de aile bağlarına, büyüklere saygıya verilen önem bana Fas'ı çok hatırlatıyor. İnsanların bayramda birbirini ziyaret etmesi, sofraların paylaşılması, çocukların heyecanı... Bunlar çok ortak duygular. O yüzden iki kültür arasında bir yabancılık değil, tam tersine güçlü bir yakınlık hissediyorum.
Fas'ta bayram sabahları nasıl başlar? Türkiye'deki 'bayram namazı sonrası aile kahvaltısı' geleneğine benzer ritüelleriniz var mıdır?
Kesinlikle var. Sabah çok erken başlar. Erkekler bayram namazına gider, sonra herkes evde buluşur. Kahvaltılar hazırlanır. Bizde de bayram sabahı ailece aynı sofrada olmak çok önemlidir. Gün boyunca ev sürekli kalabalık olur; biri gelir biri gider, akrabalar bayramlaşmak için toplanır. O sıcaklık aslında Türkiye'ye çok benziyor.
SAYGI KÜLTÜRÜ GÜÇLÜ
Bizde bayram denince akla el öpme, harçlık toplama ve bayramlaşma ziyaretleri gelir. Fas'ta büyüklerle bayramlaşma ritüelleri nasıldır, çocuklara özel ne gibi gelenekler vardır?
Aslında bahsettiğim gibi Türkiye ile çok benzer taraflarımız var. Bizde de büyüklerin eli öpülür, çocuklara harçlık verilir. Çocukken bizim için bayramın en heyecanlı kısmı buydu tabii. Yeni kıyafetlerimizi giyip aile büyüklerini ziyaret ederdik. O geleneksel saygı kültürü Fas'ta da çok güçlüdür.
Fas'ta bayram günlerinde sokaklardaki atmosfer nasıldır? Türkiye'deki o sakinleşen ya da tam tersi hareketlenen bayram coşkusuyla kıyasladığınızda neler dikkat çekici geliyor?
Fas'ta özellikle küçük şehirlerde bayram sokakta yaşanır diyebilirim. İnsanlar birbirini mutlaka görür, herkes dışarıdadır. Bir de çocukluğumun en güzel anılarından biri sokaklardan geçen 'Gnawa' müzisyenleri... Sabahları sokak sokak dolaşıp geleneksel müzik çalarlar. Biz de çocuklar olarak hemen dışarı çıkıp onlarla dans eder, eğleniriz. Türkiye'de ise daha sakin ama çok sıcak bir aile atmosferi hissediyorum. İkisinin enerjisi farklı ama duygusu aynı bence.
BİZDE ÖNCE TATLI HAZIRLANIR
Peki ya mutfak... Biz Türkiye'de bayramı baklavasız, sarmasız, tatlısız hayal edemeyiz. Fas bayram sofralarının 'olmazsa olmazı', başköşede yer alan lezzeti hangisidir? Bizim damak tadımıza benziyor mu?
Kesinlikle benziyor çünkü Fas mutfağında da tatlı ve hamur işi kültürü çok güçlü. Bayram öncesi ailece tatlı hazırlanır bizde. Özellikle babaannemin evinde yengelerim, halamlarla beraber tatlı yaptığımız günleri hiç unutmuyorum. Bizim tatlarımızın çoğu bademlidir, en klasiklerinden biri Kaab el Ghzal'dır. Nane çayı eşliğinde o tatlıları yemek benim için tam bir çocukluk anısı.
Mutfakla aranız nasıl? Yemek yapar mısınız?
Mutfakla ilişkim biraz inişli çıkışlı diyebilirim. Çok fazla vakit geçirmeyi seven biri değilim ama yemek yapmaya çalıştığımda güzel yaptığımı söylüyorlar. Fas yemeklerini burada çok yapmıyorum çünkü hem malzeme bulmak zor olabiliyor hem de açıkçası ben yemek yemeyi, yapmaktan biraz daha fazla seviyorum.
Fas'ın meşhur nane çayı ritüeli bayramlarda nasıl bir rol oynar? Bizim Rize çayının yerini tutar mı?
Bizde nane çayı gerçekten sadece bir içecek değil, başlı başına bir ritüel. Özellikle bayramlarda herkes toplandığında mutlaka hazırlanır. Tatlılarla birlikte uzun uzun içilir, sohbet edilir. Türkiye'deki sürekli demlenen bayram çayı nasıl sohbetin bahanesiyse, Fas'ta da nane çayı aynı sıcaklığı taşıyor diyebilirim.
BURADA İNSANLAR SAMİMİ
Türkiye'de eski bir 'bayramlık' geleneği vardır; yeni kıyafetler alınır ve özenle giyilir. Fas'ta da bayramlarda geleneksel kıyafetler (Jellaba veya Kaftan gibi) giyme alışkanlığı ne kadar yaygın?
Hâlâ çok yaygın. Özellikle bayramlarda insanlar geleneksel kıyafet giymeyi seviyor. Kaftanlar, Jellabalar çok özel bir yere sahip. Ben de o kültürü çok seviyorum çünkü insanı hem şık hem de ait hissettiriyor. Ama tabii modern bayram kombinleri tercih eden gençler de çok fazla. Yani gelenekle modernlik bir arada ilerliyor diyebilirim.
Türkiye'de geçirdiğiniz bayramlarda yaşadığınız, sizi çok şaşırtan veya çok duygulandıran, 'İyi ki buradayım' dedirten bir anınız var mı?
Türkiye'ye ilk geldiğim dönemlerde beni en çok etkileyen şey insanların sahiplenici sıcaklığı oldu. Özellikle bayramlarda insan kendini yalnız hissetmiyor. Aileniz uzakta olsa bile bir sofraya davet edilmek, o samimiyeti görmek çok güzel bir his.
BAYRAM SOFRASINDA KALABALIK OLMAYI SEVİYORUZ
Bayramlarda ailemizle, yakınlarımızla ve sevdiklerimizle bir araya geliriz. Birlikte hazırlıklar yaparız. Bu bayramda yine toplandık. Sabah birlikte kahvaltı masasında buluştuk. Bahçemizde birlikte hazırlık yapıp ardından mangal yaptık. Ailece kalabalık sofralarda buluşmayı çok severiz.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:91
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 31 Mayıs 2026 07:08 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















