Jeopolitik dengeleri altüst eden kaçırılma olayları
Ankara24.com, Haberturk kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.
Liderlerin, kralların veya imparatorların esir düşmesi, tarih boyunca yalnızca kişisel bir trajedi değil, jeopolitik dengeleri altüst eden stratejik birer kırılma noktası oldu.
Antik Çağ'dan modern dünyaya kadar uzanan bu süreçte; Roma İmparatoru Jül Sezar, İngiltere Kralı I. Richard ve Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, esaretin soğuk gerçeğine düşmenin ortak paydasında buluştu.
Tarih, Jül Sezar’ın kendisini kaçıran korsanlar karşısındaki dik duruşunu ve 'Aslan Yürekli Richard’ın İngiltere’yi sarsan devasa fidye bedelini 'Esaretin klasik dönemi' olarak kaydetti. O günlerde bir lideri kaçırmak, bir krallığı diz çöktürmeye eşdeğerdi.
Bugün ise esaretin tanımı çok daha karmaşık ve teknolojik bir boyuta evrildi. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun, ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatıyla Caracas'taki başkanlık konutundan kaçırılması, ulusal egemenlik kavramının modern çağda ne kadar kırılgan hale geldiğini gözler önüne serdi.
Nicolas Maduro, New York'ta görülen davanın ilk duruşmasında; "Kaçırıldım, ben bir savaş esiriyim" dedi. Nicolas Maduro'nun kaçırılması, tarihin tozlu sayfalarındaki 'Esir kral' temasına modern bir ekleme yaptı. Artık liderlerin kaderi, sadece orduların çarpışmasıyla değil, görünmez operasyonlar ve yüksek teknolojiyle belirleniyor.
Tarih, liderlerin esaret hikâyelerini yazmaya devam ederken, yöntemler değişse de siyasi belirsizliğin yarattığı o derin sarsıntı binlerce yıldır aynı kalıyor.
Tarih M.Ö 75...
Henüz 25 yaşında, hırslı bir politikacı olan Jül Sezar, Roma'daki siyasi rakiplerinden uzaklaşmak ve ünlü hatip Apollonius Molon'dan Retorik dersleri almak üzere Rodos’a doğru yola çıkar. Ancak bu yolculuk, dünya tarihinin en ilginç rehin alınma hikâyelerinden birine dönüşecektir.
* Retorik Dersi... Etkileyici ve ikna edici konuşmayı öğrenme dersi.
Jül Sezar’ın gemisi, Ege Denizi’ndeki Farmakonisi Adası yakınlarında, dönemin Akdeniz'ini kasıp kavuran Kilikyalı korsanlar tarafından durduruldu. Sezar’ın aristokrat tavırlarından onun değerli bir kişi olduğunu anlayan korsanlar, serbest bırakılması karşılığında 600 kg gümüş fidye istediler.
Farmakonisi Adası, Osmanlı İmparatorluğu'na bağlı olduğu dönemde adı Bulamaç Adası idi. Jül Sezar, istenen fidyeyi öğrenince, kahkahalarla gülerek tarihe geçecek cümleyi sarf etti; "Siz kimi kaçırdığınızın farkında değilsiniz. Ben en az 1.500 kg gümüş ederim"
HAKARET ETMEKTEN ÇEKİNMİYORDU Jül Sezar, kaçırıldığı andan itibaren bir tutsak gibi davranmayı reddetti. Adada geçirdiği her an, esaretin fiziksel sınırlarını aşarak zihinsel bir otorite kurdu. Tutsak gibi değil, adanın tek hâkimi gibi hareket ediyordu.
Dinlenmek istediğinde korsanlara haber göndererek sessiz olmalarını emrediyordu. Yazdığı şiirleri ve hitabet metinlerini korsanlara dinletiyor; beklediği takdiri görmediğinde ise onlara 'Cahil barbarlar' diyerek hakaret etmekten çekinmiyordu.
Jül Sezar; korsanlarla spor yapıp oyunlar oynarken, yüzlerine karşı kahkahalar atarak şu sarsıcı cümleyi tekrarlıyordu; "Buradan kurtulduğumda hepinizi çarmıha gerdireceğim."
İDAM ETTİRDİ Korsanlar, Sezar'ın bu sıra dışı çıkışlarını bir tehdit olarak değil; gençlik kibri, delice bir cesaret veya eğlenceli bir şaka olarak gördüler. Onu ciddiye almamaları, tarihin en büyük stratejistlerinden birini henüz tanımıyor olmalarından kaynaklanıyordu. Sezar, fidyenin ödenmesinin ardından serbest kalır kalmaz Milet Adası'na gitti. Henüz askeri bir yetkisi olmamasına rağmen kişisel karizmasıyla bir donanma hazırlayan Jül Sezar, Farmakonisi Adası'na dönerek, esaret günlerinde paradoksal dostluk kurduğu korsanları idam ettirdi.
Kaçırılması, Jül Sezar'ın Roma halkı nezdindeki itibarını büyük ölçüde artırdı. Kimsenin karşı koymaya cesaret edemediği Kilikya korsanlarına karşı tek başına bir ordu toplaması, halkın gözünde güçlü bir lider imajı kazanmasında kilit rol oynadı.
KRAL DA KAÇIRILDI
Bir diğer kaçırılma olayı da tarihe 'Aslan Yürekli' lakabıyla geçen, 'Robin Hood' filmlerinde adına sık sık rastladığımız İngiltere Kralı I. Richard ile ilgili.
Yıl 1192...
İngiltere Kralı I. Richard'ın Haçlı Seferi dönüşünde kaçırılması, Orta Çağ’ın en büyük siyasi skandallarından biri oldu. Bir 'Haçlı Kralı'nın esir alınması o dönemde büyük bir günah sayılsa da, I. Richard’ın kibri ve kurduğu düşmanlıklar bu kuralın çiğnenmesine neden oldu.
KAÇIRILMANIN ARKASINDAKİ İNTİKAM: AKKA KUŞATMASI I. Richard'ın esaretinin tohumları, 1191'deki Akka Kuşatması'nda atıldı. Şehir düştüğünde, Avusturya Dükü V. Leopold, Haçlı zaferine katkısını göstermek için kendi sancağını şehrin surlarına, Kral Richard ve Fransa Kralı II. Philippe'in bayraklarının yanına dikti.
Ancak I. Richard, Dük V. Leopold'u kendisine eşit görmüyordu. Bu küstahlığı kabul etmeyerek, dükün sancağını surlardan söktürerek çamura attırdı. Bu açık aşağılama, V. Leopold'un kalbine derin bir kin tohumu ekti. I. Richard'ın dönüş yolunda ödeyeceği bedelin ilk adımı buydu.
GEMİSİ KARAYA OTURDU
1192'de Kudüs’ten deniz yoluyla ayrılan I. Richard, Adriyatik Denizi’nde yakalandığı şiddetli fırtına sonucu gemisinin Korfu yakınlarında karaya oturmasıyla zorlu bir sürecin içine düştü. Deniz yolu kapandığı için Avrupa’yı kara yoluyla geçmek zorunda kalan I. Richard, düşmanı olan Avusturya Dükü V. Leopold’un topraklarından gizlice sızmaya karar verdi.
I. Richard, mütevazı bir tüccar kılığına girerek izini kaybettirmeye çalışsa da, Viyana yakınlarındaki bir handa mola verdiğinde soylu alışkanlıkları, onu ele verdi.
SOYLU ALIŞKANLIKLARIYLA YAKAYI ELE VERDİ
• Lüks Eldivenler... Hizmetçisinin pazar yerinde sergilediği, bir tüccarın sahip olamayacağı kadar pahalı ve işlemeli eldivenler dikkat çekti.
• Mühür Yüzüğü... Parmağındaki krallık mührünü saklamayı unutması kimliği hakkındaki şüpheleri kesinleştirdi.
• Mutfaktaki Tavırları... Mutfakta tavuk pişirirken bile sergilediği otoriter ve vakur duruş, sıradan bir yolcu olmadığını kanıtlar nitelikteydi.
TARİHİN EN BÜYÜK FİDYE KRİZİ21 Aralık 1192'de Avusturya Dükü V. Leopold’un askerleri tarafından kıstırılan I. Richard esir alındı. Bu olay, Avrupa tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir diplomatik ve ekonomik krizin; meşhur "Bir Kral İçin Ödenen Devasa Fidye" döneminin fitilini ateşledi.
Dük V. Leopold, değerli esirini kısa süre sonra Kutsal Roma İmparatoru VI. Heinrich’e teslim etti. İmparator için siyasi etik veya Papa tarafından aforoz edilme riski, elde edeceği servetin yanında sönük kalıyordu.
I. Richard’ın özgürlüğü için talep edilen bedel tam 100 bin pound gümüş olarak belirlendi. Bu miktar, o dönemdeki İngiltere Krallığı’nın yıllık toplam gelirinin 2 ila 3 katına denk geliyordu.
I. Richard’ı kurtarmak için harekete geçen annesi Aquitaine’li Eleanor, İngiltere tarihinin en kapsamlı vergi seferberliğini başlattı.
Ülke genelinde olağanüstü ağır vergiler toplandı, kiliselerdeki kutsal gümüş kaplar ve süslemeler eritildi, halkın tüm mal varlığının dörtte biri vergi olarak talep edildi.
'YURTSUZ JOHN'A FIRSAT DOĞDU I. Richard’ın esareti, İngiltere tahtını emanet ettiği kardeşi Prens 'Yurtsuz John' için eşsiz bir fırsat yarattı. Prens John, ağabeyinin yokluğunu kendi otoritesini kurmak için bir basamak olarak kullandı.
Prens John, Richard’ın öldüğüne dair asılsız dedikodular yayarak halkı manipüle etmeye çalıştı. Bununla da yetinmeyip, Fransa Kralı II. Philippe ile karanlık bir iş birliğine girdi. Hatta Kutsal Roma İmparatoru’na, Richard’ı hapiste tutmaya devam etmesi için gizli rüşvetler teklif ederek öz ağabeyinin eve dönüşünü engellemeye çalıştı.
İngiliz halkı bu dönemde tam anlamıyla bir kabusu yaşadı. Bir yandan kralları I. Richard'ı kurtarmak için devasa fidye vergilerini öderken, diğer yandan Prens John’un saraydaki lüks yaşamını ve siyasi oyunlarını finanse etmek için alınan ek vergilerle ezildiler.
ADELET YERİNİ ŞAHSİ İHTİRASLARA BIRAKTI
Merkezi otoritenin çöktüğü o karanlık boşlukta, Nottingham Şerifi gibi yerel yöneticiler adeta birer tiran kesildi. Denetim mekanizmalarının işlemediği, kralın sesinin ulaşmadığı taşrada, adalet yerini şahsi ihtiraslara bıraktı. Şerif’in acımasız pençesi altında halk, sadece vergilerle değil; her sabah bir öncekinden daha baskıcı uyanan vicdansız bir sömürü düzeniyle ezildi. Kanun artık halkı koruyan bir kalkan değil, yerel yöneticilerin elinde halkı kırbaçlayan bir silaha dönüşmüştü.
MERHAMET GÖSTERDİ I. Richard, tahtını gasp etmeye çalışan kardeşi Prens John’u beklenmedik bir şekilde karşıladı. Ona karşı öfke kusmak yerine, tarihe geçen o meşhur sözleriyle merhametini gösterdi; "Sen sadece bir çocuksun; seni bu yola sürükleyenlerin hırsı yanında senin hatan zayıf kalır."
ENKAZ DEVRALDI Ancak kralın dönüşü, her şeyi eski haline getirmeye yetmedi. I. Richard’ın özgürlüğü için ödenen devasa fidyeler ve uzun yıllar süren savaşlar, krallığı ekonomik bir felaketin eşiğine getirmişti. Bir zamanlar parlayan İngiltere hazinesi artık tam anlamıyla boşalmış; halk yoksullukla, devlet ise iflasın eşiğindeki bir enkazla baş başa kalmıştı.
KASAYI DOLDURMAK İÇİN SEFERE ÇIKTI
Aslan Yürekli Richard, 1199'da hem hazineyi doldurmak hem de topraklarını muhafaza etmek amacıyla Fransa’daki Châlus-Chabrol kalesini kuşatmıştı. Sayısız meydan muharebesinden zaferle çıkan efsanevi kralın, surlardan fırlatılan sıradan bir okla tarihin akışını değiştireceğini kimse tahmin edemezdi. Omzundan aldığı yaranın enfeksiyon kapması sonucu trajik bir şekilde hayata gözlerini yuman Richard; ardında Yurtsuz John’a kalan bir taht bıraktı.
MUTFAK TAVALI GENCİN HEDEFİ OLDU 26 Mart 1199'da, I. Richard zırhını kuşanmadan mevzileri denetliyordu. O sırada surların tepesinde, elinde basit bir arbalet ve kalkan niyetine kullandığı bir mutfak tavasıyla Pierre Basile adında bir genç bekliyordu. Genç, tetiği çekti ve ok Richard’ın sol omzuna saplandı.
I. Richard’ın bitmek bilmeyen savaş harcamaları ve ardından tahta geçen John’un basiretsiz yönetimi, İngiltere’yi büyük bir kırılmaya sürükledi. Bu süreç, 1215'te kralın yetkilerini dünyada ilk kez kısıtlayan Magna Carta’nın imzalanmasına giden yolu açtı.
Kudüs kapılarında Selahaddin Eyyubi’ye karşı devasa ordular yöneten 'Aslan Yürekli' I. Richard, ironik bir şekilde bir taşra kalesinde, mutfak tavasını kalkan yapan bir çocuk tarafından durdurulmuş oldu.
Sosyal medyanın karanlık yüzü Haberi Görüntüle
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:35
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 11 Ocak 2026 09:55 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















