İstanbul un gizli hazinesi: Tarihi evleri ve yıllardır korunan dokusuyla Soğukçeşme Sokağı”
Haberturk sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.
Yolu Sultanahmet'e düşenlerin çoğu zaman fark etmeden geçtiği, ancak içine adım atıldığı an insanı yüzyıllar öncesine götüren bir yer var: Soğukçeşme Sokağı. Restore edilen cumbalı ahşap evleri ve İstanbul'un kalbindeki sessizliğiyle büyüleyen bu tarihi sokağın bilinmeyen yönlerini sizin için derledik!
ADINI III. SELİM DÖNEMİNDEN ALAN BİR MİRAS
Soğukçeşme Sokağı, ismini girişinde yer alan ve 1800 yılına, yani III. Selim dönemine tarihlenen zarif bir mermer Türk çeşmesinden alıyor. Ancak sokağın geçmişi sadece Osmanlı dönemi ile sınırlı değil.
Yapılan arkeolojik kazılar ve restorasyon çalışmaları, sokağın zemininde Ayasofya ile yaşıt olabilecek erken dönem Bizans su sarnıçlarının bulunduğunu ortaya koydu. Bu özelliğiyle sokak, İstanbul'un çok katmanlı tarihinin kusursuz bir özetini sunuyor.
19. YÜZYIL SİLÜETİ VE FOSSATİ KARDEŞLER
Sokağın günümüze ulaşan karakteristik yapısı büyük ölçüde 19. yüzyılda şekillendi. Ayasofya'yı restore eden ünlü İtalyan-İsviçreli mimar Fossati Kardeşler'in 1840'lı yıllarda Sultan Abdülmecid'e sundukları albümde yer alan çizimler, sokağın o dönemki silüetini net bir şekilde gözler önüne seriyor.
Sadece bir tarafa sıralanmış evler, yüksek saray duvarlarına sırtını dayamış ve doğrudan Ayasofya'ya bakacak şekilde inşa edilmişti.
SARAY GÖREVLİLERİNDEN CUMHURBAŞKANINA UZANAN SAKİNLER
İlk zamanlarda sokağın sakinleri genellikle saray görevlileri ve Ayasofya'nın hizmetlilerinden oluşuyordu. Hatta sokağın başındaki görkemli yapı, Naziki Tekkesi şeyhinin eviydi.
Osmanlı hanedanının Dolmabahçe Sarayı'na taşınmasıyla bu sosyal doku değişime uğradı ve İstanbul'un orta sınıf aileleri sokağa yerleşmeye başladı. Türkiye'nin 6. Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'ün doğup büyüdüğü evin de bu sokakta yer alması, bölgenin geçirdiği sosyal dönüşümün en önemli tanıklarından biri.
BETONLAŞMA TEHLİKESİNDEN KURTULUŞ
1950'li yıllarla birlikte İstanbul'da başlayan kontrolsüz göç ve betonlaşma furyası, ne yazık ki tarihi sokağı da vurdu. Zarif ahşap evlerin bir kısmı çürümeye terk edildi, bazıları yıkılıp yerlerine ruhsuz beton yapılar dikildi.
Sokaktaki tarihi sarnıç ise toprakla dolup uzun yıllar boyunca bir oto tamirhanesi olarak kullanıldı. Sokağın bu karanlık ve bakımsız dönemi, 1980'lerin ortasında başlatılan kapsamlı bir kurtarma projesiyle son buldu.
YENİDEN DOĞAN PASTEL RENKLİ CUMBALI EVLER
1985-1986 yılları arasında yürütülen büyük restorasyon projesi kapsamında, sokağın tarihi yapısını bozan tüm modern binalar yıkıldı. Eski gravürler ve tarihi fotoğraflar referans alınarak evler geleneksel Türk mimarisine uygun şekilde, ahşap kaplamalı ve cumbalı olarak yeniden inşa edildi.
Evlerin dış cepheleri, 19. yüzyıl İstanbul'unun estetiğini yansıtan saman sarısı, tahin rengi, sardunya sarısı ve açık mavi gibi pastel tonlara boyandı. İç mekanlarda ise dönemin modasına uygun kadife ve ipek döşemeler tercih edildi.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:78
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 20 Nisan 2026 07:42 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















