İstanbul hangi finansın merkezi? Yusuf Dinç
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
Adı İstanbul Finans Merkezi olan bir hikâye kuruyoruz. Büyük, güçlü ve güzel bir hikâye. İlk on ekonomi hedefine doğru bizi kaldıracıyla daha hızlı taşıyabilecek bir hikâye.
Fakat bu hikâyeyi kırılgan bir modernleşme üzerine mi kuracağız, yoksa hikâye kendi kendisini mi kuracak?
İstanbul asırlardır finans merkezi. Köksüz bir iddia değil yani ortaya konan. Kapalıçarşı’nın temel fonksiyonlarından birisi finanstı tarih içinde. Bugün yapılan iş Fatih Sultan Mehmet’in 1461’de başladığı işin bir benzeri. Olması gerektiği halde devamı diyemiyorum çünkü Çarşı denklemin parçası değil. O yüzden benzeri.
Tamam madem denkleme katılması iradesi gösterilemiyor benzeri olsun. Ama en azından Çarşı’nın değerler sistemini İstanbul Finans Merkezinde devam ettiremez miyiz?
Gerçekten Türk modernleşmesinin önemli bir ayağı bankalardı. Bu başlıkta yapılan tartışmalarda bankaların rolüne hiç değinilmemiş olması bir eksikliktir.
Meslek standartları en başından beri Batı normlarındaydı. Dekorasyon ve mimari, art nouveavudan tutun da neorönesansına oradan da endüstriyel mimariye uzanan çizgide hep Batı standartlarında tutulmuştu. Az sayıda şube elitist bir hizmet üretiyordu. Bankaların şubeleri sosyete mahalinde bulunurdu ve mahallenin en sosyetesi erişim imkanına sahipti.
Sonra bu başlangıç tüm Türkiye’yi kuşattı. Bankaların hizmet ve imaj standardı Türkiye’de hizmetler sektörünün ve iş insanlarının standardı haline geldi.
Sanayi ve diğer sektörler modernleşmenin temsili rolünü oynayamadığından işgücü arzı dahi hizmetlere yöneldi. Bugünkü “eleman bulamıyoruz” serzenişinin gerekçelerinden birisi de budur.
Pop müziğin vesairenin Türk modernleşmesindeki rolünü belki çokları tartışabilir ama ben böyle bir pencere açmış olayım.
Nihayet bugüne geldik. Ama gördük ki bankalar artık modernleşmenin temsilcisi değil. Modernleşme sermaye piyasalarında temsilini buluyor. Finansal özgürlükle kendisini ifade ediyor.
Yalnız bankacılıktan sermaye piyasalarına taşınmak külfetli iştir. Kapasite gerekir. Bu tam başarılamadığından ülkede normlar, bakış açıları, mimari ve imaj organizasyonu o yüzden geri kaldı. Hatta bir dönem yatırımcı sayısı arttıktan sonra Türkiye’yi bankacılıktan sermaye piyasalarına taşımak en yüksek misyonu olan ekonomi yöneticileri rollerini anlayamayıp 8 milyon yatırımcı mı olur, diyerek zihniyetin geride kaldığını gösterdi.
İslami finansın Türkiye’yi bankacılıktan sermaye piyasalarına taşıyacak bir kolaylaştırıcı olduğunu ise hiç göremediler. Oysa İslami finansın iş modelleri bankacılık ile sermaye piyasaları arasında bir yere konumlanıyor. Ekonomi yönetiminin ise o taraklarda hiç bezleri yok. Çünkü yeni modernleşmenin Türkiye’nin kendi vizyonundan kendine has bir modernleşme olabileceği fikirleri yok. Batıyı takip etmek esas.
Ama gelin görün ki piyasada ilginç bir durum var. Tasarruf finans milyonu aşan sözleşme sayısıyla bir değişim olduğunu gösteriyor.
Bankalar reklam yüzü olarak Serenay Sarıkaya’yı kullanırken tasarruf finans daha halktan imajlara başvuruyor.
Tasarruf finansa modernleşme bağlamında o denli anlam yüklemiyorum. Çünkü tasarruf finans da varlığını bankacılık üzerinden Türkiye’ye aktarılan modernleşmeyle gerçekleştirdi. Fakat imajın bütünü değil de iş modeli özelinde konuyu ele alırsak eski modernleşmeden bir kopuşu da anlatıyor olmalı sektörün eğrilerinin yıldırım hızıyla yukarı gitmesi.
Bu kırılımın anlamı üzerine düşünmemiz gerekir.
Bugün dünyada finans merkezleri var. Ama bir İslami finans merkezi yok. İstanbul’u merkezlerden bir merkez olarak mı ele alacağız. Yoksa hikayesi kendi içinde yeni bir modernleşmemi başlatacağız.
Yazıda başvurduğum gözlemler bizi cevaba ulaştırabilir mi?
Bankaların mı sektörlerin teknoloji dönüşümünü gerçekleştirmesini bekleyip duracağız, yoksa İslami finansın işletmelerle kol kola girerek dönüşümü bir an evvel başlatmasını bekleyeceğiz?
Bankaları mı yerli bilimin finansmanı diye bir şey olduğuna ikna edeceğiz, yoksa İslami finansın bilimi, inovasyonu ve kalkınmayı sürüklemesi için önünü mü açacağız?
İstanbul finans merkezi ile ileri mi gideceğiz, yoksa geride mi duracağız?
Görüntülenme:84
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 09 Haziran 2026 04:09 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda
İletişim








En çok okunanlar



















