İstanbul depremi demek eksik kalacak! Kurtuluş ümidi yok diyerek açıkladı
Ankara24.com, Halktv kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.
Deprem uzmanı Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, vatandaşların korkulu rüyası haline gelen “İstanbul depremi” için dikkat çeken ifadeler kullandı. Olası büyük depremin sadece İstanbul’un içinde meydana gelmeyeceğini hatırlatan Haluk Eyidoğan, depremin Marmara Denizi’nde meydana geleceğini ve etki alanının çok daha büyük olacağını vurguladı.
"İSTANBUL DEPREMİ" DEMEK EKSİK KALACAK!Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından Yılmaz İçöz Sahnesi’nde düzenlenen “Afetlere Dayanıklı Tekirdağ Çalıştayı” kapsamında konuşan Eyidoğan, 7 ve üzeri büyüklükte bir depremin Marmara Denizi’nde gerçekleşmesi halinde İstanbul’un yanı sıra Marmara’ya kıyısı bulunan 7 ila 10 ilin etkileneceğini söyledi.

Bu nedenle söz konusu depremin yalnızca İstanbul’u ilgilendiren bir afet olarak tanımlanmasının doğru olmadığını belirten Eyidoğan, "İstanbul depremi' deniyor ya deprem, İstanbul'un içinde değil Marmara Denizi'nin içinde olacak. 7 ve üzeri bir depremin Marmara Denizi'nde gerçekleşmesi halinde, İstanbul başta olmak üzere Marmara'ya kıyısı olan 7 ila 10 il etkilenir. Bu nedenle bu deprem bir İstanbul depremi değil, Marmara depremidir." dedi.

Marmara'da meydana gelecek 7 ve üzeri büyüklükteki depremin sadece deprem bölgesini etkilemeyeceğini de hatırlatan Eyidoğan, depremin Türkiye genelini sosyal ve ekonomik açıdan da olumsuz etkileyeceğini söyledi.
Hatay'ın 3. yıl deprem raporu açıklandı: 'Hatay normalleşmedi'
Depremin şehirlerde yaratacağı etkiyi üzerinde bulunduğu fay hattının değil, depremin büyüklüğünün belirleyeceğine dikkat çeken Eyidoğan, şöyle konuştu:
"İçinden fay geçen il var ama yıkılmıyor, faydan uzakta olup yıkılan il var. Kahramanmaraş merkezli depremlerde bunu açıkça gördük. Yani olayı yalnız faya bağlamak da gerekmiyor. Eğer olayı yalnız faya bağlasaydık, 17 Ağustos 1999 depreminde Gölcük merkezli depremde Avcılar yıkılmazdı."

"Dolayısıyla büyük depremler bölge depremleridir ve hata varsa yapılarda, zeminde veya binalarda onu bulur ve yıkar. Yani böyle bir gerçek var. Yıkım yalnızca fayla açıklanamaz. Yapıdaki ve zemindeki hata büyük depremlerde mutlaka ortaya çıkar."

Eyidoğan, zemin etüdü, doğru yer seçimi ve etkin denetimin hayati öneme sahip olduğunu ifade ederek yanlış planlama, sıvılaşma ve heyelan alanlarına yerleşmenin büyük risk oluşturduğunu söyledi. Deprem hazırlığındaki ciddi eksikliklerin kaçış ümidini bırakmadığını vurgulayan Eyidoğan, şöyle devam etti:
"Binalar için olumsuz yerlere yerleşmek birinci hata. İkinci hata böyle yerleri imara açmak. Dolayısıyla öyle yerlerin yapı yasaklı olması gerekiyor. Zemin sorunu olmasa bile inşaat sürecinde yapılan yanlışlar. Yani depreme dayanıklı yapı üretim sürecinde de ciddi eksikliklerimiz var. O nedenle bunlar bir araya gelince depremden kurtuluş ümidi yok."
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:98
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 05 Şubat 2026 08:58 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















