Türkiye Irak hattında yeni süreç: Sahadaki dengeler değişecek
Ankara24.com, Trthaber kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
Türkiye’deki ilgili kurumların son dönemlerde en çok mesai harcadığı masalardan biri hiç şüphesiz Irak… İki ülke heyetlerinin siyasi, askeri ve ekonomi gibi temel alanlarda hazırladığı yol haritası geçtiğimiz günlerde en üst düzeyde atılan imzalarla ete kemiğe büründü.
Masada farklı başlıklar olsa da sürecin lokomotifinin enerji olacağı sır değil. Gerek Ankara’dan gerek Bağdat’tan gelen açıklamalar sürecin petrol, boru hatları, enerji arzı gibi son derece güncel ve kritik başlıklar üzerinden ilerleneceğini gösteriyor.
August 4, 2026Irak yeni bir dış politika sürecine geçti
ORSAM Irak Çalışmaları Koordinatörü Feyzullah Tuna Aygün, son yıllarda yaşanan kimi gelişmelerle birlikte Bağdat Hükümeti’nin dış politikada kendini sınırlayan takozlardan kurtulmaya başladığını vurguluyor.
Bölgesel aktörlerle daha yakın bir birliktelik amaçlayan Irak’ın en büyük dayanak noktası Kalkınma Yolu. Bu proje ve masadaki diğer başlıkların hayata geçebilmesi için Irak’ın tek başına bir şeyler yapabilmesi pek mümkün görünmüyor. Aygün’e göre bölgesindeki en önemli güçlerden biri olan Türkiye tam da burada devreye giriyor.
[Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı Zeydi, iki ülke arasındaki yeni sürecin mimarları olarak öne çıkıyor.]
Aygün, bu noktada önemli bir parantez açıyor. Örneğin yakın bir zaman öncesine kadar Irak medyasında “Türkiye suyumuzu kesecek. 48 saat içinde sular bitecek.” tarzı gerçek olmayan haberler yapıldığını anımsatıyor. Elbette bu haberleri Ankara-Bağdat arasındaki muhtemel olumlu seyri bozmak isteyenlerin yaptırdığını da ekliyor.
Ancak heyetler arası görüşmeler ve nihayetinde liderler arasındaki güven tesis edilince tüm bunların hızla geride kaldığını vurguluyor. Bugün masadaki en önemli başlıklardan birinin Irak’ın kuzeyinden petrol satışı olduğunu ekleyip, devam ediyor:
“Irak temel olarak güneydeki sahadan elde ettiği petrolü satıyor. ABD-İsrail-İran savaşı başlamadan önce buradan günlük 4,5 milyon varil petrol satışı oluyordu. Ancak savaşla birlikte ciddi düşüşler oldu. Günlük 4,5 milyon varil gibi önemli bir rakam aylık 30 milyon varil seviyesine geriledi.
Bu bilgiyi sürecin mali boyutuyla birlikte okumak gerek. Irak’ın gelirlerinin yüzde 90’ı petrol satışından elde ediliyor. Buradaki sorun doğrudan hazineyi ve aslında ülkedeki her şeyi olumsuz etkiyor. Kriz derin yaşanıyor çünkü petrol satışı olmadığında Irak’ın buna alternatif olabilecek başka bir kalemi bulunmuyor.
Türkiye burada devreye giriyor. Irak’ın kuzeydeki hattının tekrar cazip hale gelmesinin önünü açmak istiyor. Ki aslında bu boru hattı Irak’ın güneyinden kuzeyine ulaşacak bir hattın yeniden işlemesini mümkün kılıyor. Eğer evdeki hesap çarşıya uyarsa, Irak güney sahalarındaki petrolü ülkenin kuzeyinden de satabilecek. Açık kaynaklara göre yüzde 10 ile sınırlı olan kuzeyden satış böylece yüzde 50’ye çıkabilecek. Bu da Irak hazinesi için çok değerli bir kazanç anlamına gelecek.”
[Hürmüz Boğazı'nda yaşananlar Irak'ın yeni dönemde daha da öne çıkması sonucunu doğurabilir.]
Haberin başında ‘Türkiye ile Irak’ın yakınlaşması bu iki ülkeden çok daha geniş bir coğrafyayı olumlu etkileyecek’ demiştik.
Feyzullah Tuna Aygün bunun için de bir parantez açıyor. Körfez ülkelerinden dünyaya dağıtılan petrolün savaş nedeniyle Hürmüz’de sıkışıp kaldığını anımsatıyor. Ayrıca, Hürmüz’de işler düzelse bile eski düzenin kalıp kalmayacağı da koca bir soru işareti. İran da ABD’de de Hürmüz’deki geçişlerden para alabileceğinin sıkça dile getiriyor.
Türkiye’nin desteğiyle Irak’taki mevcut altyapının geliştirilmesi, daha modern hale getirilmesi ve nihayetinde iyi işler bir modele bürünmesinin Körfez coğrafyasını da doğrudan etkileyeceğini anlatıyor Aygün.
“Hürmüz’e sıkışan Orta Doğu ve Körfez petrolü Irak üzerinden açılacak hatla farklı coğrafyalara dağılabilir.” diyor ve sözlerini şöyle tamamlıyor:
“Irak’taki hatlar için Türkiye’nin kritik önemde olduğundan bahsettik. Ancak süreç bununla sınırlı değil. Bilindiği üzere Irak’ın Kerkük sahalarındaki ham petrolü Suriye üzerinden Akdeniz’deki Banyas Limanı’na ulaştırdığı bir hat da vardı. Ki bu enerji hattı 2003’teki ABD işgali sırasında hasar almış ve uzun süre kapalı kalmıştı. Şimdi bu hattın da yeniden işler hale getirilmesi gündemde. 30 aylık bir çalışmayla ayağa kaldırılabileceği konuşuluyor.
Elbette burada da Türkiye’nin bir şekilde rolü olacak. Gerek Irak gerek Suriye yönetimleriyle ilişkisi farklı bir boyuta evrilen Ankara’nın bu süreçte de aktif rol oynaması bekleniyor.
Bölgedeki ekonomi ve enerji mimarisinin işler halde kalmasının en temel sebebi Hürmüz’ün açık olması ve herkes tarafından bir şekilde kullanılabilmesiydi. Şimdi bu durum ortadan kalktı. Puzzle’ın en büyük parçası hasar gördü. Bu nedenle alternatif bir hat hayati önemde. İşte Türkiye’nin Irak’la inşa etmek istediği bu yeni süreç, bahsettiğimiz yeniden dizaynın en önemli yapı taşlarından biri olacak.”
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:71
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 06 Ağustos 2026 11:05 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda









En çok okunanlar



















