İsrail basınından çarpıcı iddia: BAE, Netanyahu yu 7 Ekim öncesi uyardı; Netanyahu önlem almadı Dış Haberler
Ankara24.com, Haberturk kaynağından alınan verilere dayanarak duyuru yapıyor.
İsrail gazetesi Haaretz, önümüzdeki ay yapılacak İsrail Genel Seçimleri öncesinde çok çarpıcı bir haberi manşetine taşıdı. Gazete, İsrail'in 11 Eylül'ü olarak bilinen 7 Ekim saldırısının perde arkasını ve bu saldırı öncesinde Başbakan Netanyahu'nun uyarılara rağmen hiçbir önlem almadığını birçok kaynağa dayandırarak haberleştirdi.
Gazete haberinde 7 Ekim öncesinde bölgenin karışık ve tansiyonunun yüksek olduğunu, Batı Şeria ve Gazze'nin gerginlikler içine sürüklendiğini belirterek, bu durumdan Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed'in de rahatsız olduğunu bildirdi.
Bin Zayed ile dostane ilişkiler sürdüren İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, "Savaştan önceki aylarda bu konuda benimle sık sık konuştu. Durumun yatıştırılması gerektiğine dair sürekli mesajlar iletti. Hatta İsrail'e başbakanla görüşen özel bir elçi bile gönderdi. BAE Emiri, bölgenin patlamanın eşiğinde olduğunu hissediyor gibiydi" yorumunu yaptı.
45 dakika doğrudan görüşmeBin Zayed'in Başbakan Benjamin Netanyahu ile de doğrudan görüştüğünü belirten gazete, 7 Ekim 2023'ten bir buçuk hafta önce, bin Zayed'in Abu Dabi'deki Başkanlık Sarayı'ndan Netanyahu'yu aradığını ve 45 dakika boyunca konuştuklarını ifade etti.
Bu görüşmede Bin Zayed, Gazze'deki Hamas lideri Yahya Sinwar'ın İsrail'e karşı büyük bir operasyon planladığı konusunda uyarıda bulundu. Bin Zayed, söz konusu olayın sadece kan dökülmesine yol açmakla kalmayıp, tüm bölgeyi istikrarsızlaştıracağından ve ABD Başkanı Trump'ın mimarı olduğu İbrahim Anlaşmaları'nı baltalayacağından endişe duyduğunu ifade etti.
Gazete, bu görüşmeyi ve içeriğini üç üst düzey yabancı kaynağa dayandırdı. Gazete, "Bu açıklama, İsrail ve dünya genelindeki onlarca kaynaktan, çok üst düzey yetkililerden, kayıtlardan, iç belgelerden ve yazışmalardan elde edilen kapsamlı bir araştırmanın sonucudur" notuyla haberi paylaştı.
Görüşmede BAE Emiri, Netanyahu'ya tehdide karşı hazırlıklı olma gerekliliğini vurguladı. Aynı zamanda, Gazze Şeridi için ekonomik bir çözüm bulmaya çalışmayı ve tırmanmayı önlemek için Batı Şeridi'ni sakinleştirmeyi tavsiye etti. Bin Zayed, Netanyahu'yu durumu ciddiye almaya çağırdı, ancak şaşırtıcı bir şekilde Netanyahu nispeten sakin bir şekilde karşılık verdi.
Netanyahu, kendi değerlendirmesine göre Hamas'ın Batı Şeria'da faaliyet göstermeyi amaçladığını söyledi. Bin Zayed daha sonra Netanyahu ile yaptığı görüşmeyi dönemin CIA Direktörü William J. Burns'e iletti.
Bin Zayed'in danışmanı, "Emir, çekingen tepkisine rağmen Netanyahu'nun mesajı ciddiye alıp harekete geçeceğini umuyordu" derken, habere göre Netanyahu bu uyarıyı devletin hiçbir güvenlik kurumuyla paylaşmadı. Şin Bet Başkanı, Mossad Başkanı, İsrail Savunma Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı, hiçbiri bin Zayed'in uyarısından haberdar değil.
Aylarca süren olumlu müzakerelerGazete, 2023 yılının ilk 9 ayında ise Netanyahu hükümeti ve Hamas'ın gizlice doğrudan görüşmeler yaptığını öne sürdü.
Bu aylarda, Netanyahu'nun bilgisi ve onayıyla, İsrail, Gazze Şeridi'nde uzun vadeli bir düzenlemeyi teşvik etmeyi amaçlayan geçici bir ateşkes için Hamas ile görüşmeler yaptı. Gazze'deki huzursuzluk Mısır'a da zarar verebileceğinden, görüşmelerin büyük bir kısmı Kudüs ve Kahire arasında önceden varılan anlaşmalara dayandırıldı.
Görüşmeler başlangıçta Gazze'ye uygulanan ablukanın kademeli olarak kaldırılması ve Gazze'ye giren gıda ve hammadde sevkiyatının artırılması üzerine odaklandı. Yeni bir fikir de ortaya atıldı: Gazze Şeridi'nin İsrail ve Mısır sınırları boyunca ticaret bölgeleri kurulması ve bu yolla işsiz Gazzelilere binlerce iş imkanı sağlanması.
Mısırlılar ayrıca, Gazze Şeridi sakinlerinin Şarm el-Şeyh'teki havaalanına giderken "güvenli geçiş" izni vermek, bu yolla da Gazzelilere dünyaya açılan bir kapı sağlamak konusunda da istekliydi.
2000 yılında Gazze Şeridi kıyılarında keşfedilen doğalgaz sahasından Gazze'ye doğalgaz tedarik edilmesi önerisi de ortaya atıldı. Bu öneriye "G4G", yani "Gazze için Gaz" adı verildi. Atmosfer o kadar iyimserdi ki, Hamas yetkilileri defalarca İsrail ile bir anlaşmanın her zamankinden daha yakın olduğunu ve her iki tarafın da önerileri 'uygulanabilir seçenekler' olarak gördüğünü bildirdi.
2023 yazına gelindiğinde, tüm ekonomik meselelerin çözüldüğü ve gündemde yalnızca en hassas konunun kaldığı görüldü: Gazzeli mahkumların ve Gazze'de tutulan İsrail askerlerinin cesetlerinin serbest bırakılması. Sinwar, Avera Mengistu ve Hisham al-Sayed'in iadesi ve Hadar Goldin ile Oron Shaul'un cesetlerinin teslimi karşılığında 500 Hamas mahkumunun serbest bırakılmasını talep etti. Daha sonra bu sayı 50'ye düştü ve Sinwar kabul etti.
Görüşmelerin hazırlanmasında yer alan bir İsrail güvenlik kaynağı, "Ağustos 2023 sonuna kadar Netanyahu, Shin Bet tarafından seçilecek 20'si müebbet hapis cezası çeken 30 mahkumun serbest bırakılmasını onayladı" diye doğruluyor.
"Netanyahu süreci son anda tıkıyor"Ancak Netanyahu, komitenin toplanmasını defalarca erteledi. Kaynak, gazeteye, "Ve böylece haftalarca takılıp kaldık" açıklamasını yaptı.
Habere göre Sinwar ilerleme kaydedilememesinden duyduğu hoşnutsuzluğu göstermeye başlayınca, Hamas yetkilileri, gecikmenin sebebinin Netanyahu'nun o sırada İsrail'de yaşanan büyük karışıklıkla, yargı reformunun ilerlemesi ve bunun ardından patlak veren kitlesel halk protestolarıyla meşgul olması olduğunu söyleyerek onu rahatlatmaya çalıştı.
Ancak Hamas liderliği içinde İsrail'deki devam eden iç karışıklık ortamında, İran, Hamas ve Hizbullah direniş ekseni içinde İsrail'in çok daha savunmasız hale geldiği ve cepheleri birleştirip İsrail'i yenmek için koordineli bir harekat başlatabilecekleri düşüncesi büyüdü.
İç belgeler, o dönemde üst düzey Hamas yetkililerinin İran'a yönelik çağrılarını hızlandırmaya başladığını ve saldırının finansmanında yardım istediklerini gösteriyor. Ardından, Eylül 2023'ün başlarında Sinwar, müzakere ekibiyle tüm teması aniden kesti.
Üst düzey bir Shin Bet yetkilisi, "Radarlarımızdan adeta kayboldu, buharlaştı" derken, bir Hamas kaynağı, Sinwar'ın İsraillilerin temposuna karşı sabrını kaybettiğini belirtti. Böylece, Netanyahu'nun onayıyla yönetilen Şin Bet yetkilisi Adi Rotem ile Hamas yetkilisi Gazi Hamad arasında kurulan doğrudan kanal kesildi.
Eylül 2023'te, her şey bitmeden hemen önce Sinwar, "İsraillilere, eğer ilerleme kaydetmezlerse, onlar için büyük bir sürpriz hazırladığımı söyleyin, bir deprem gelecek. Tüm sürprizlerin anası olan bir şey hazırladığımı iletin. Korkunç bir operasyon. Olağanüstü bir şey. Lütfen söylediklerimi kelimesi kelimesine İsraillilere iletin" mesajını bir aracıyla gönderdi.
Aracı, görüşmeden sarsılmış bir şekilde ayrıldı ve Gazze'den Abu Dabi'ye göç etmiş ve bin Zayed'in yakın danışmanı olarak görev yapan arkadaşına danışmaya karar verdi.
Danışman, "Arkadaşım çok telaşlıydı. Sinwar'ın bahsettiği operasyonun tüm Orta Doğu'yu etkileyebileceği açıktı, ancak bilgiyi doğrudan Şin Bet'e bildirmekten korkuyordu. Öte yandan, Şin Bet'i bilgilendirmezse İsraillilerin onu Sinwar ile işbirliği yapmakla suçlayabileceğinden daha da çok korkuyordu. Gerçekten de hayatından endişe ediyordu. Bu nedenle, mesajı Bin Zayed'e iletmeye karar verdi" dedi.
"'Savaş' demek istiyor"Bin Zayed, Sinwar'ın uyarısını ileten danışmana, "Bunun anlamı nedir?" diye sordu. Danışman da "Eğer 'deprem' diyorsa, savaş demek istiyor" diye yanıtladı.
Birleşik Arap Emirlikleri hükümdarı tehdidin büyüklüğünü anladı ve "Sinwar'ın mesajının İsraillilere, oradaki en üst kademelere, mümkün olan en kısa sürede iletilmesi gerektiğine" karar verdi.
İsrailli yetkililer bir toplantı yaptı ancak tehdidin boyutuyla ilgili bir gerçekçi değerlendirme yapılmadı. Toplantının sonunda herhangi bir karar alınmadı.
İsrail'in Şin Bet'e iletilen açık uyarıya yanıt vermediğini gören Birleşik Arap Emirlikleri hükümdarı, İsrail başbakanıyla bizzat görüşmeye karar verdi ve böylece eylül ayının sonunda kritik 45 dakikalık görüşme gerçekleşti.
Mısır da Netanyahu'yu uyarmışŞin Bet'ten üst düzey bir yetkili, "Uyarıları bilseydik, tüm değerlendirme tablomuzu değiştirebilirdi" dedi. O günlerde Mısır istihbarat şefi General Abbas Kamel'den de başbakanlık bürosuna benzer bir çağrı geldi ve Netanyahu'yu Hamas tarafından başlatılmak üzere olan "olağandışı bir şey, korkunç bir operasyon" konusunda uyardı.
Yedioth Ahronoth gazetesinde görüşmenin ayrıntılarını yayınlayan gazeteci Smadar Perry, Netanyahu'nun Kamel'e ayrıca şunları söylediğini aktarıyor: "Gazze'de biz varız, kontrol bizde. Sorunumuz Batı Şeria'da ve güçlerimizi de oraya kaydırıyoruz."
Devam eden günlerin hiçbirinde, güvenlik güçleriyle gerçekleştirilen görüşmelerin hiçbirinde, Netanyahu aldığı uyarıları ekiplerle paylaşmadı.
Ve 7 Ekim 2023... Sinwar, Muhammed Deif ve Mervan İsa, 7 Ekim sabahı Hizbullah'a bir mektup gönderdi. Mektupta, "Bu sözlerimizi okuduğunuzda, İz el-Din el-Kassam Tugayları'ndan binlerce cihatçı savaşçı, suçlu Siyonist işgalin hedeflerine saldırmak ve işgal altındaki Filistin'in güney bölgesindeki düşman karakollarını, yoğunlaşma noktalarını ve kavşaklarını bombalamak için ortaya çıkacak" ibareleri yer aldı.
Bu mektup, aynı zamanda o zamanki örgüt lideri Hasan Nasrallah'ı operasyona katılmaya ikna etme girişimi.
7 Ekim sabahı saat 06:29'da "deprem" başladı. Hamas güçleri sınırdan geçerek operasyonlarını gerçekleştirdi. Onlarca insan hayatını kaybetti.
Hamas'ın mesajı İsrail'de karşılık bulmuyorGazetenin aktardığı kritik bir bilgiye göre 7 Ekim'deki saldırının hemen ardından Hamas, elindeki sivil rehineleri hemen serbest bırakmaya hazır olduğu mesajını İsraillilere dolaylı yoldan iletti. Karşılığında istedkileri tek şey, üzerinde anlaşılmış bir arabulucunun belirlenmesi. Ancak habere göre İsrail tarafı bu teklifi düşünmeden reddetti. Katar Başbakanı aracılığıyla yapılan bu teklifin reddedilmesinin ardından Katar tarafı dönemin ABD Dışişleri Bakanı Blinken'ı arayarak durumu ve teklifi açıkladı. Ancak Blinken İsrail'in çok karışık olduğunu ve 3 gün boyunca İsrail'le bu konuyu tartışmanın mümkün olmayacağı cevabını verdi.
Gazete, 7 Ekim'de İsrail'deki havanın Pearl Harbor'a benzediğini yazıyor.
Gazeteye göre Netanyahu hükümetinin önceliği hiçbir zaman rehineleri serbest bıraktırmak olmadı.
İsrail, Hamas tarafından esir alınan siviller ve askerlerle ilgili olarak kapısını hep kapalı tuttu. Gazze'deki son rehinelerin canlı veya ölü olarak geri getirilmesini sağlayacak bir anlaşma imzalanmadan önce iki yıl daha İsrail'in Gazze'de yıkım devam etti.
Haaretz'in bu haberi Başbakan Netanyahu tarafından kesin bir dille yalanladı. Netanyahu, BAE Emiri'yle böyle bir görüşmeyi hiçbir zaman gerçekleştirmediğini söyledi. Kendisine hiç uyarı yapılmadığını iddia etti. Eski Şin Bet Başkanı Ronen Bar ve eski IDF Genelkurmay Başkanı Herzl Halevi, BAE Emiri'nin ilettiği uyarıdan haberdar olmadıklarını söyledi.
Önümüzdeki ay İsrail'de yapılacak genel seçimler öncesi yapılan bu haberin, anketlerde iktidarı kaybedeceği görülen Netanyahu'ya nasıl bir etki göstereceği merak konusu.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:110
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 08 Eylül 2026 13:03 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















