İranlılar tedirgin: “Kamu görevlileri gündüz rejime destek, akşam protesto eylemine katılıyor; gerçek mermi kullanılıyor”
T24 sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuru yapıyor.
Ruşen Takva – Van
İran’da yaşananları öğrenmek ve en azından güncel bilgilere ulaşmak için İran - Türkiye sınırının sıfır noktasında bulunan Kapıköy sınır hattında, Türkiye’ye gelenlerle konuşma çabası sonuç vermedi. Tedirgin İranlılar, kalabalıktan ve söylediklerinin muhbirler tarafından rejime bildirilmesinden korkuyor. Sözleştiğimiz bir İranlı doktor ise yaşananları anlatırken, “Daha önce bu boyutta bir protesto olmadı. İnternet yok. Alışveriş sitesinin sohbet bölümünü bile engellediler. Gerçek mermiler kullanılıyor. Kamu görevlileri gündüzleri mecburen rejime destek eylemine katılıyor. Aynı kişiler akşam protesto eylemlerine de gidiyor” dedi.
İran’da yaşanan enflasyon ve derin ekonomik krizi protesto etmek amacıyla başlayan yürüyüşler, kısa sürede rejim karşıtı gösterilere dönüştü. Protestoların amacının değişmesiyle beraber rejim de gösterilere müdahaleyi sertleştirdi. Yaklaşık 110 saattir internetin ve iletişimin kesik olduğu İran’dan neredeyse hiçbir haber alınamıyor. İran’da yaşanan bir olay en iyi ihtimalle 24 saat sonra öğrenilebiliyor.
Kapıköy sınır hattında söyleşi yapmak istediğimiz İranlılar, kayıt başladığında resmi söylemleri tekrar ederken, kayıt bittiğinde olaylardan, ölümlerden, kaygılardan ve rejimin sert müdahalesinden bahsetmeye başladılar. İran’dan satmak için sigara ve çay getiren hatırı sayılır bir kalabalık da konuşanların etrafını çeviriyor ve onları göz hapsine alıyorlardı. Öyle ki birisi ‘protestolar devam ediyor’ veya ‘internet kesik ailelerimizden haber alamıyoruz’ dediğinde bile bu satıcılar hemen müdahale ediyor ve İran’da her şeyin yolunda gittiğini telkin ediyorlardı. Zaten tedirgin olarak konuşan insanlar da ‘muhbirlik’ kaygısıyla tamamen sessizliğe bürünüyordu.
Doğru bilgiye orada bulunan kalabalık içerisinde ulaşamayacağımızı anladıktan sonra Türkiye’ye giriş yapanlarla iletişim bilgilerimizi paylaştık. Sorularımıza yazılı yanıt vermeleri için sözleştik. Sözleştiğimiz, protestolara da katılmış olan İranlı bir doktor yaşananları şöyle anlattı:
- Kendinizden biraz bahseder misiniz?
Sizinle paylaşacağım bilgilerin İran'da idam cezasına neden olabileceğini lütfen unutmayın. Bu yüzden kimliğimin saklı kalmasını istiyorum. Sadece İran’da yaşadığımı protestoların bir kısmına katıldığımı ve doktor olduğumu söyleyebilirim.
- Protestolar devam ediyor mu?
Protestolar devam ediyor. Baskılar yoğunlaştı, endüstriyel hangarlarda cesetlerin olduğu videolar ortaya çıkıyor. Plastik mermi değil, gerçek mermi kullanıyorlar. İnsanlara ateş ediliyor.
- Ölü sayısı ve tutuklamalar ile ilgili doğrulanmış bir sayıya ulaşamadık. Sizin bu konu hakkında bir bilginiz var mı?
Kesin bir sayı verilemez ama videolara ve kitlesel protestolara yönelik aşırı baskılara bakılırsa, ölü sayısı en az 2 bin 500 kişi olabilir. Mesela ben nispeten daha sakin bir mahallede yaşıyor olmama rağmen evimin çevresinde silah sesleri duydum. Öte yandan çok sayıda insan tutuklanmış olmalı ama iletişim kesik olduğu için birbirimizden de haber alamıyoruz. Ancak yüzbinlerce kişi tutuklanmış olabilir. Nitekim 2023 protestolarında yaklaşık 110 bin kişi tutuklanmıştı.
- İnternete kaç saattir ulaşamıyorsunuz? Alternatif bir haberleşme yöntemi var mı?
NetBlocks'a göre, İran dışına bağlantılar şu anda tamamen engellenmiş durumda ve uluslararası trafik yüzde 1'in altına düşmüş. İran’da intranet denen bir sistem var ve o da sadece tek taraflı medya ve rejim için çalışıyor. Dolayısıyla, İran içinde kullandığımız mesajlaşma uygulamaları olan Bale, Soroush, Eitaa ve Rubika çalışmıyor. En garibi de Ebay'in İran'daki muadili olan Divar adlı İran platformunun sohbet bölümünü bile devre dışı bırakmış olmaları.
- Uzmanlara göre protestolar bu kez önceki hiçbir protestoya benzemiyor. Bu tespite katılır mısınız?
Evet, kesinlikle. Bu, önceki en büyük rejim karşıtı protestolardan, yani 2023 protestolarından çok daha yaygın. Çok daha fazla şehir katılıyor. Neyshaboor gibi çok muhafazakâr toplumlara sahip şehirler bile protestolara katılmaya başladı. Bu bir ilk.
- Rejim müdahalesinde etnik unsur farkı gözetiyor mu? Bize en çok ulaşan iddia rejimin Kürt protestoculara daha sert müdahale ettiği yönündeydi. Bu iddiayı teyit eder misiniz?
Evet, elbette. Rejim, Kürt halkına her zaman daha aşırı baskı uyguluyor çünkü onlar daha birlik içinde. Aktif olarak protesto eden köy ve kasabalara bazen topçu silahları bile kullandıklarını duydum. Oralarda müdahale daha sert gerçekleşiyor.
- Yürüyüşler nasıl organize oluyor? Saat kaçta başlıyor?
Benim yaşadığım kent olan Tahran’da yürüyüşler genellikle saat 20:00'de başlıyor. Çünkü hava karanlık olduğundan kimlik tespiti daha zor olması sebebiyle protestocular bilinçli olarak bu saati seçiyor. Bu durum çoğu şehirde geçerli ancak iletişim sınırlı olduğu için yine de tüm şehirlerde geçerli olup olmadığından emin değilim.
- Kamuoyuna yansıyan görüntülerde elinde silah olan bazı kişilerin, protestoculara doğrudan ateş açtığı görülüyor? Ateş açanlar rejim güçleri mi? Yoksa rejim yanlısı destekçiler mi?
Evet silah açanların neredeyse tamamı rejim güçleri. Onlar “lebas shakhsi” veya gizli ajanlar olarak bilinirler. İstihbarat bakanlığı, IRGC istihbarat ajansı ve Yüksek Mahkeme gibi çeşitli kuruluşlar için çalışabilirler. Ateş etme hakları vardır ve bunun sorumluluğunu üstlenmeleri gerekmez. Ben bu kişilerden bir veya ikisini tanıyorum, bu yüzden bu bilgilere sahibim.
- Dün sabah saatlerinde İran’ın birçok kentinde rejim yanlısı destekçilerin protestoları oldu ve hatırı sayılır bir kalabalık olduğu görülüyordu. İranlılar rejimi destekliyor mu?
Hayır elbette. Destek protestolarına katılan çoğu, her kademeden devlet memurlarıdır. Katılmazlarsa işlerinde olumsuz sonuçlarla karşılaşacaklardır. Örneğin öğretmenler, işlerinde terfi alabilmek için bu gösterilere katılmak zorundadırlar. Durumu anlamanız için özel bir bilgi vereyim size. Dün sabah rejim yanlısı protestolara mecburen ve zorla katılan çoğu kişi, akşam yüzünü kapatarak rejim karşıtı protestolarına gönüllü katıldı.
- Anladığım kadarıyla İran’daki protestolar ve muhalif kesim henüz liderini bulabilmiş değil. Bu durum protestoları etkiliyor mu?
İran toplumu şu anda çok muhafazakâr bir toplumdur. İnsanlar fikirlerini açıkça dile getirmezler. Bunun nedeni 50 yıldır süren rejimin karmaşık ve sert baskısıdır. En ufak bir muhalefet bile olsa tüm sesler susturulmaktadır. İran dışındaki muhalifler bile terörize edilmektedir. Örneğin Şah'ın son başbakanı Shapoor Bakhtiar ve rejimin görüşlerine karşı çıkan şarkıcı ve ünlü Fereydoon Farrokhzad terörize edilmiştir. Bu durum, toplumumuzun başsız bir kitle haline gelmesine ve liderlik olmadan protestolara katılıp katledilmesine neden oluyor. Her toplumda fikirleri üretmek ve başarıya ulaşmak için entelektüel insan gücü gereklidir. Ancak rejim bu konuda oldukça tedbirlidir. İran rejimi gibi rejimlere karşı basit kitlesel protestolar işe yaramaz. Daha fazla entelektüel fikir üretmek gerekir.
- Rejim tedbirlidir, dediniz. Ne gibi tedbirler alıyor?
Tüm tedbirler öncellikle ideolojiktir. Rejim, takipçilerinin beynini yıkayan, onları 12. İmam'ın gelişine hazırlayan ve emperyalizmle savaştıklarını, sokaklarda protesto edenlerin ise ABD ve İsrail tarafından para aldıklarını söyleyen, ideolojik açıdan çok aşırı bir hükümettir.
- Protestoların geleceği ve nereye evrileceği hakkında bir tahmininiz var mı?
Dürüst olmak gerekirse, protestoların geleceği hakkında bir tahminim yok. Yoğunlaşabilir veya yakında sona erebilir. Tahmin etmek zor ama ben protestoların biraz daha süreceğini düşünüyorum.
- Şah’ın oğlunun geri dönmesi fikri İran’da karşılık buluyor mu? Pehlevi’nin dönmesini ve devletin başına geçmesini istiyor musunuz?
Protestocuların çoğu Şah'ın oğlu Veliaht'ın geri dönmesini istiyor. Ancak insanlar bu konuda netleşmiş değiller. Hala hararetli bir tartışma konusu. Çünkü önceki devrim deneyimi (1979 ), insanların her şeyi sorgulamasına neden oluyor. Toplumun birleştiği tek konu var o da rejimin bir an önce devrilmesi. Pehlevi, rejim sonrası demokratik bir düzene geçiş yapmak için geçici hükümetin başına geçebilir elbette. Ancak adil, güvenilir ve çoğulcu bir seçim tertip etmek şartıyla.
- ABD’nin olası bir müdahalesi hakkında genel kanı nedir?
Bana kalırsa ABD'nin müdahalesi artık bir zorunluluk, eli boş insanlar böylesine acımasız bir rejime, protestolarla karşı koyamazlar. Uluslararası toplum müdahale etmeli ve daha fazla ölümün önlenmesini sağlamalıdır. Hamas'ı örnek olarak alabilirsiniz: son adamları ölene kadar direndiler. Bu bir ideolojidir, insanların hayatları, özgürlüğü, refahı veya başka herhangi bir şey umurlarında değildir. Sadece savaşmak isterler, dürüst olmak gerekirse ne için savaştıklarını bile bilmezler. Bunları biliyorum çünkü bu insanlarla çok konuştum. Rejim de böyle bir düzenin hamisi.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:110
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 13 Ocak 2026 14:14 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















