İran’a askeri müdahaleye karşıyız Politika Haberleri
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak haber veriyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, dün gerçekleştirdiği yıllık basın toplantısında Türk dış politikasının 2026 yılına yönelik çerçevesini çizdi. 2025’te yaşanan gelişmelerin uluslararası sistemde kalıcı izler bıraktığını belirten Fidan, Gazze’nin hâlâ en ağır gündem maddesi olduğunu kaydetti.
GAZZE’DE ULUSLARARASI SİSTEM SINIFTA KALDI
Gazze’de yaşananların uluslararası sistemin kapasitesini test ettiğini vurgulayan Fidan, bu süreçte devletlerin büyük ölçüde sınıfta kaldığını ifade etti. Mevcut durumun kırılgan olmakla birlikte umut vadeden bir aşamaya evrildiğini söyleyen Fidan, Gazze’de ikinci aşamaya geçildiğini açıkladı. Bu kapsamda ilk olarak Gazze’de Filistinli bir teknik komitenin idareyi devralması, ardından bir Barış Kurulu’nun oluşturulması ve işlev kazanmasının hedeflendiğini belirten Fidan, bu yapıların birkaç hafta içinde uygulamaya geçmesinin beklendiğini anlattı.
KÜRESEL BELİRSİZLİK VE TÜRKİYE’NİN KONUMU
Yeni küresel ortamda artık hiçbir ülkenin dış politikasını önceden belirlenmiş şablonlara göre yürütemeyeceğini dile getiren Fidan, belirsizliğin hakim olduğu bir döneme girildiğine, Türkiye’nin bu sürece hazırlıklı olduğuna dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öngörülü liderliği sayesinde Türkiye’nin yönünün net olduğunu belirten Fidan, uluslararası krizlerde Erdoğan’ın görüşlerinin arandığını ve Türkiye’nin bu süreçlerde etkin bir aktör olarak öne çıktığını kaydetti.
RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI VE AVRUPA’NIN KİMLİK ARAYIŞI
Basın toplantısında Rusya-Ukrayna Savaşı, Türkiye-ABD ve Türkiye-AB ilişkileri ile Avrupa’daki kimlik arayışına da değinen Fidan, Ukrayna’daki savaşın Avrupa güvenlik mekanizması üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu söyledi. Fidan, Avrupa’nın güvenlik mimarisinin yeniden şekillenmek zorunda kaldığını ifade etti. Fidan, Ukrayna'da olası barış koruma misyonu çerçevesinde, “Karadeniz, bizim de bulunduğumuz, en büyük NATO üyesi olarak Türkiye'nin yer aldığı bir yer. Deniz gücünün komutasını Cumhurbaşkanımızın müzakere talimatıyla öteden beri biz bu sorumluluğu almak istiyorduk. Şimdiki planlamalarla bu sorumluluk bize verilmiş durumda” ifadelerini kullandı.
İRAN DÜŞMANLARININ İŞTAHINI KABARTACAK BİR DURUM YOK
Orta Doğu’daki gelişmeleri de değerlendiren Fidan, bölgede “böl, parçala, yönet” politikasını sürdürdüğünü belirttiği İsrail’in ülkeleri parçalayıp kendi güvenliğini sağlamaya yönelik istikrar bozucu politikalar izlediğini söyledi. Türkiye’nin İran’a yönelik olası bir askeri müdahaleye karşı olduğunu vurgulayan Fidan, sorunların diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğinin altını çizdi. Fidan “İran'a yönelik bir askeri müdahaleye karşıyız, İran'ın kendi içindeki sorunlarını kendisi çözmesi gerekiyor. İranlı muhataplarımıza bölge ülkeleriyle olan sorunlarının çözülmesi gerektiğini aktardık. İran’ın büyük bir nüfusu var. Yaşam arzusu son derce yüksek bir halk var. Bunları belli konulardan mahrum ettiğiniz zaman ortaya bu tür sıkıntılar çıkıyor. Burada şu karıştırılıyor, insanların karşılaştıkları ekonomik ve diğer güçlüklerle ilgili sıkıntıların, rejime karşı ideolojik başkaldırı gibi görünmesi, aslında bu gri bir alan olmuş oluyor. Burada yakından baktığınız zaman, dışardaki bazı İran düşmanı olan ülkelerin iştahını kabartacak bir durum yok rejime düşmanlık açısından. Biz burada bir müdahale olmasını istemiyoruz ama Trump politikalarına baktığınız zaman, karadan güç kullanmayı şu ana kadar çok fazla tercih ettiğini de görmedik” dedi.
SURİYE’DE TERCİH DİYALOG, GEREKİRSE GÜÇ KULLANILIR
Suriye konusunda ABD ve Avrupa’nın Şam yönetimiyle ilişkilerde daha yapıcı bir irade ortaya koyduğunu belirten Fidan, terör örgütü PKK/YPG (SDG) meselesinin bölge için ciddi bir sorun olmaya devam ettiğini söyledi. Fidan, “SDG meselesi yine Suriye, Türkiye ve bölgemizin geri kalanı için bir sorun olmaya devam ediyor. İnşallah bu yıl bu sorun da çözülür. Türkiye olarak bu husustaki kararlı ve net politikamızı 2026 yılında da sürdüreceğiz” diye konuştu. Batılı ülkelerin terör örgütünün Kandil ile bağlantısını sanki yeni ortaya çıkmış gibi değerlendirmesinin büyük bir yanlış olduğunu ifade eden Fidan, örgütün Kandil’den emir almadan hareket etmediğini ve oyalama taktiği güttüğünü vurguladı. Türkiye’nin Suriye’de çözümün öncelikle diyalog yoluyla sağlanmasını tercih ettiğini belirten Fidan, ancak mecbur kalınması halinde güç kullanımının da bir seçenek olduğunu dile getirdi. Fidan, “Ülkeyi siyasal entitelere bölmek, inanca etnisiteye göre adacıklar oluşturmak bölünmeye davetiye çıkarmaktır” değerlendirmesinde bulundu.
BÖLGESEL GÜVENLİK ARAYIŞLARI
Bölgedeki yeni güvenlik arayışlarına ilişkin bir soruya yanıt veren Fidan, bölge ülkelerinin doğrudan güvenlik ittifakları oluşturarak bir araya gelmesi gerektiğini belirtti. Bu çerçevede Türkiye’nin geniş bir yelpazede temas ve görüşmeler yürüttüğünü ifade etti.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:81
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 16 Ocak 2026 04:03 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















