Ankara24.com
close
up
Menu

Daha 17 nin 19. bölümünde neler oldu? Teoman ın büyük çaresizliği: Bana yardım eder misin?

Ronaldo suz Portekiz şaha kalktı

Sırbistan dan Belçika ya geçme kararı alan Mile Svilar hayatının şokunu yaşadı! Yıllardır milli takım forması giyemiyor

Çanakkale deki 86 bin yıllık mağarada bulundu: Neandertallerin bu davranışını gören arkeologlar şaşkın! Sözcü Gazetesi

Eylül ayı enflasyonu bugün açıklanacak

Sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmada tutuklu sayısı 85 e çıktı

Türkiye nin ittifak ortağı Yemen deki savaşa dahil oldu Sözcü Gazetesi

Bakan Bayraktar: Türkiye sizlerle beraber enerjide bağımsız bir ülke olacak

1 haftada 2. protesto! İrlanda Milli Takımı, İsrailli futbolcularla tokalaşmadı Sözcü Gazetesi

Kırıkkale de sürücü yolcuyla yer değiştirdi, 240 bin lira ceza kesildi

SON DAKİKA HAVA DURUMU TAHMİNLERİ İL İL Yarın (5 Ekim) hava nasıl olacak? Yeni haftada yağmur var mı, İstanbul da yağmur yağacak mı? Meteoroloji den...

İSTAD Başkanı Sefer Karakoyunlu: Evi camdan olan, kardeşinin evine taş atmasın!

Müge Anlı daki Hamid dosyasında yeni gelişme! Anne ve dayı gözaltında

Marcao nun sakatlık laneti! 286 gün sonra yeniden...

Maç Özeti İzle Kosova ile Avusturya puanları paylaştı!

Aile Festivali’ne Kobal’dan tam not

Dünyanın en uzun süre askerlik yapan ülkeleri açıklandı! O ülkede askerlik aylar değil yıllar sürüyor

Jorge Jesus’tan Cristiano Ronaldo açıklaması!

Kamyon devrildi, savrulan karpuzların çarptığı 2 kişi yaralandı

Hülya Avşar korta çıktı, kıyafeti maçı gölgede bıraktı

İran savaşında ABD’nin baskı hattı Çin’e uzanıyor mu?

İran savaşında ABD’nin baskı hattı Çin’e uzanıyor mu?

Ankara24.com, Trthaber kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.

ABD ve işgalci İsrail'in İran'a saldırılarıyla şubat sonundan bu yana tırmanan savaş, ilk bakışta füze menzilleri, hava savunma sistemleri ve nükleer tesisler etrafında okunuyordu. Oysa savaşın gerçek ağırlık merkezi çok daha geniş bir hatta kurulmuş durumda.

İran’ın Hürmüz’ü büyük ölçüde kapatmasıyla birlikte dünya petrol ve gaz ticaretinin yaklaşık beşte birini taşıyan hat sarsıldı, petrol fiyatları 110 doların üstüne çıktı ve Uluslararası Para Fonu (IMF) ile Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) küresel büyüme ile enflasyon üzerindeki etkinin olağanüstü boyuta ulaştığını söylemeye başladı. Bu yüzden bugün mesele yalnızca Tahran’ın ne kadar dayanacağı ya da Washington’ın ne kadar sertleşeceği konusuyla birlikte Pekin’in neyi, ne zaman ve hangi yöntemle yapacağıyla da bağlantılı.

[Dünyada deniz yoluyla günlük petrol tüketimi ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yüzde 20'si Hürmüz Boğazı'ndan geçiyordu.]

Çin tam da bu nedenle savaşın “sessiz” taraflarından biri olarak görülüyor. Zira Pekin bir yandan İran’la uzun yıllara yayılan enerji ve ticaret bağlarını korurken, ABD ile küresel rekabetini Ortadoğu sahasında açık bir askeri karşılaşmaya çevirmemeye çalışıyor. Çin Dışişleri’nin son açıklamalarında kullandığı dil bu dengeyi açık biçimde gösteriyor.

Pekin, ABD-İsrail saldırılarını “uluslararası hukukun ihlali” olarak tanımlıyor, fakat aynı anda ateşkes, diyalog ve deniz güvenliği vurgusunu da öne çıkarıyor. Yani İran’ın yanında saf tutan bir askeri ortak gibi değil, savaşın siyasi çerçevesini yeniden kurmaya çalışan bir güç gibi davranıyor.

Bu tabloyu daha kritik hale getiren unsur ise Donald Trump’ın dili. Trump son günlerde İran’a yönelik baskıyı hem askeri tehditlerle hem de enerji koridorları ve savaş sonrası paylaşım imalarıyla da büyüttü. Trump, Tahran’ın anlaşmaya yanaşmaması halinde İran altyapısına geniş saldırılar yapılacağını söyledi. Aynı açıklamada İran petrolünün denetimine ilişkin hevesini de saklamadı.

Bugün yaptığı açıklamadaki üslüp ise daha da sertti. İran anlaşma yapmazsa “bu gece bütün bir medeniyet ölecek” ifadesini kullandı. 

Çin neden sessiz ama merkezde?

Pekin’in hesap defteri enerjiyle başlıyor. Açık kaynak verilerine göre Çin, Hürmüz’den geçen petrolün en büyük alıcılarından biri. Buna rağmen savaşın ilk haftalarında diğer büyük Asya ekonomilerine göre daha dayanıklı görünmeyi başardı. Bunun nedeni yalnızca stratejik stoklar değil. Çin’in Rusya, Orta Asya ve Myanmar’dan gelen alternatif hatları, büyük elektrikli araç filosu, kömür ve yenilenebilir tabanlı elektrik üretimi ve yakıt ihracatını dondurarak içeride arzı tutabilme kapasitesi, Pekin’e manevra alanı sağladı.

Nitekim uzmanlar, Çin’in yaklaşık yedi aylık ithalata denk gelen stoklar ve çeşitlenmiş tedarik sayesinde bu şoku Japonya, Güney Kore veya Hindistan’dan daha rahat karşıladığını aktarıyor.

Ama bu “rahatlık”, Çin’in krizi önemsemediği anlamına gelmiyor. Tam tersine, Pekin’in resmi çizgisi savaşın ekonomik faturasını erkenden okuyabildiğini gösteriyor. Çin hala benzin ve motorin fiyat artışlarını normal standardın yaklaşık yarısında tutarak iç piyasayı korumaya çalışıyor. Bu adım, savaşın tetiklediği petrol şokunun “kötü enflasyon” üretebileceği kaygısıyla atılıyor. Yani Çin hem krize dayanıklı hem de krizin uzun sürmesinden en fazla stratejik kayıp yaşayabilecek ülkelerden biri.

Peki, Çin ne istiyor? Uzmanlara göre Pekin’in istediği şey düşük maliyetli enerji akışı, istikrarlı deniz taşımacılığı ve ABD’yi yeni bir uluslararası meşruiyet krizinin içine iten uzun soluklu diplomatik baskıdır.

Burada İran boyutu ayrı önem taşıyor. Bazı uluslararası raporlara göre Çin, İran petrol ticaretindeki temel alıcı konumunu koruyor. Çin’deki bağımsız “teapot” rafinerileri İran ham petrolünün ana pazarı olmaya devam ediyor.

Yıl başından 20 Mart’a kadar İran petrolü, Çin’in deniz yoluyla aldığı toplam petrolün yaklaşık yüzde 11,5’ini oluşturdu. Ayrıca Çin gümrük verilerinin Temmuz 2022’den bu yana İran menşeli petrol göstermediği, çünkü sevkiyatların çoğunun üçüncü ülke etiketiyle taşındığını aktarılıyor. Bu tablo Pekin’in İran için ekonomik bir can damarı olduğunu gösteriyor. ABD yaptırımları bazı Çinli rafinerileri yavaşlatmış olsa da akışı tamamen kesebilmiş değil.

Bu yüzden Çin açısından savaş iki katmanlı okunuyor. İlki, İran’ın çökmesi halinde ucuz ve esnek enerji kanalının darbe alması. İkincisi ise ABD’nin savaş üzerinden enerji koridorlarını ve yaptırım ağlarını yeniden kendi lehine düzenlemeye çalışması.

Trump yönetiminin Çinli rafinerilere dönük baskısı da tam bu hatta oturuyor. Washington, İran’ın ihracat gelirini kısmak istiyor ama bunu yaparken aslında Çin’in enerji mimarisini ve bölgesel nüfuz alanını da hedef alıyor. Dolayısıyla Pekin için asıl amacın ABD’nin İran Savaşını Çin’e karşı ekonomik-stratejik kaldıraç haline getirmesini sınırlamak olduğu anlaşılıyor.

Trump’ın Çin hattı: Doğrudan isim vermese de hedef belli

Trump’ın son açıklamalarında Çin her cümlenin içinde geçmiyor. Ancak neredeyse her sert mesajın görünmeyen muhataplarından biri Pekin. Bunun nedeni basit: Hürmüz’den geçen petrolün en büyük müşterisi Çin ve İran petrolünün en önemli alıcısı da yine Çin bağlantılı ağlar.

Trump’ın son çıkışlarında iki tema öne çıkıyor: İran’ı altyapı saldırılarıyla teslim olmaya zorlama ve savaş sonrasını enerji/denetim penceresinden düşünme. Hatta geçtiğimiz günlerde Trump, İran anlaşma yapmazsa “cehennemin kopacağını” söyledi ve ABD’nin İran petrolünü kontrol etmesi fikrini açıkça dillendirdi.

Tabii olarak bu mesajın Tahran'la birlikte Pekin’e de mesaj niteliği taşıdığı düşünülüyor.

Trump’ın Çin’e dönük daha dolaylı ama çarpıcı söylemi ise Hürmüz tartışmasında belirdi. Çin Dışişleri’nin 2 Nisan brifinginde, Trump’ın ulusa seslenişinde “Hürmüz’den petrol alan ülkeler boğaza gidip petrolü kendileri alsın” çizgisindeki sözleri soruldu.

Pekin bu yoruma, Hürmüz’deki kesintinin asıl sebebinin ABD-İsrail’in “yasadışı askeri operasyonları” olduğunu söyleyerek yanıt verdi. 

Burada dikkat edilmesi gereken nokta şu: Trump’ın Çin’e ilişkin söylemi şimdilik daha çok üstü örtük bir formda ilerliyor. Açık bir “Pekin devreye girsin” çağrısından çok, “petrolü alanlar bedel ödesin, boğazı açsın, sonuçlarına katlansın” mantığı öne çıkıyor. Ancak bunun pratik karşılığı Çin’e baskı kurmaktır.

[Trump sık sık başta Çin, Japonya ve Avrupa ülkeleri gibi aktörlerin Hürmüz'den geçecek petrole ihtiyaçlarının olduğunu belirtiyor. Fotoğraf: AA]

Çünkü İran’a uygulanan her yeni yaptırım paketi, Çinli bağımsız rafineriler ve lojistik zincirleri üzerinde doğrudan etkili oluyor. Zira raporlar, Washington’ın Çinli “teapot” rafinerilerine yönelik yaptırımlarının zaten alımları yavaşlattığı, buna rağmen işleyişin tümüyle durmadığını gösteriyor. Bu da Trump’ın askeri söylemiyle yaptırım politikasının aynı stratejide birleştiğini gösteriyor. Trump halihazırda İran’ı vururken Çin’in İran’la kurduğu ekonomik kanalları da pahalı hale getirmek istiyor.

Bugün itibarıyla Trump’ın “bu gece bütün bir medeniyet ölecek” ifadesi, askeri baskının psikolojik çıtasını daha da yükseltti. Fakat bu sertliğin bir sınırı olduğu biliniyor.

Washington savaşı büyüttükçe, Hürmüz'den Kızıldeniz'e uzanana hattın da etkisiyle küresel enerji şoku derinleşiyor. Bu da Çin gibi hazırlıklı ekonomileri görece daha avantajlı hale getirebiliyor.

Son yayınlanan raporlar da bunu teyit ediyor. Örneğin Mart ayı içerisinde Çin varlıkları, savaşın enerji şokuna rağmen birçok büyük piyasadan daha dirençli performans gösterdi. Yani Trump baskıyı artırdıkça  küresel sermayenin Çin’e bakışını da yeniden şekillendirmiş oluyor. Bu paradoks, Beyaz Saray’ın Çin’i sıkıştırmak isterken Pekin’in “krizden daha dayanıklı çıkan güç” imajını besleme riskini doğuruyor.

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:134
embedKaynak:https://www.trthaber.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 07 Nisan 2026 23:32 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Daha 17 nin 19. bölümünde neler oldu? Teoman ın büyük çaresizliği: Bana yardım eder misin?

05 Ekim 2026 00:24see167

Ronaldo suz Portekiz şaha kalktı

05 Ekim 2026 00:01see165

Sırbistan dan Belçika ya geçme kararı alan Mile Svilar hayatının şokunu yaşadı! Yıllardır milli takım forması giyemiyor

05 Ekim 2026 00:12see161

Çanakkale deki 86 bin yıllık mağarada bulundu: Neandertallerin bu davranışını gören arkeologlar şaşkın! Sözcü Gazetesi

04 Ekim 2026 10:43see157

Eylül ayı enflasyonu bugün açıklanacak

05 Ekim 2026 00:05see155

Sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturmada tutuklu sayısı 85 e çıktı

04 Ekim 2026 19:58see149

Türkiye nin ittifak ortağı Yemen deki savaşa dahil oldu Sözcü Gazetesi

04 Ekim 2026 08:26see149

Bakan Bayraktar: Türkiye sizlerle beraber enerjide bağımsız bir ülke olacak

04 Ekim 2026 18:40see147

1 haftada 2. protesto! İrlanda Milli Takımı, İsrailli futbolcularla tokalaşmadı Sözcü Gazetesi

05 Ekim 2026 00:39see146

Kırıkkale de sürücü yolcuyla yer değiştirdi, 240 bin lira ceza kesildi

04 Ekim 2026 17:49see144

SON DAKİKA HAVA DURUMU TAHMİNLERİ İL İL Yarın (5 Ekim) hava nasıl olacak? Yeni haftada yağmur var mı, İstanbul da yağmur yağacak mı? Meteoroloji den...

04 Ekim 2026 19:44see144

İSTAD Başkanı Sefer Karakoyunlu: Evi camdan olan, kardeşinin evine taş atmasın!

04 Ekim 2026 10:34see143

Müge Anlı daki Hamid dosyasında yeni gelişme! Anne ve dayı gözaltında

04 Ekim 2026 20:20see143

Marcao nun sakatlık laneti! 286 gün sonra yeniden...

04 Ekim 2026 14:25see142

Maç Özeti İzle Kosova ile Avusturya puanları paylaştı!

04 Ekim 2026 20:55see141

Aile Festivali’ne Kobal’dan tam not

04 Ekim 2026 07:01see141

Dünyanın en uzun süre askerlik yapan ülkeleri açıklandı! O ülkede askerlik aylar değil yıllar sürüyor

04 Ekim 2026 10:51see140

Jorge Jesus’tan Cristiano Ronaldo açıklaması!

05 Ekim 2026 02:28see139

Kamyon devrildi, savrulan karpuzların çarptığı 2 kişi yaralandı

05 Ekim 2026 01:08see138

Hülya Avşar korta çıktı, kıyafeti maçı gölgede bıraktı

04 Ekim 2026 17:48see138
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları