İran krizinin Türkiye ye etkileri Dış Haberler
Haberturk sayfasından alınan verilere dayanarak, Ankara24.com duyuruda bulunuyor.
İran'da başlayan sokak eylemleri; ABD'nin ve İsrail'in İran'ı tehdit ederek siyasi-askeri gerilimi tırmandırması, İran'a müdahale beklentileri ve yaşanan gerginlik büyük bir bölgesel kaosun ipuçlarını veriyor.
İran'da yaşanacak bir çöküş ya da çatışma Türkiye'yi de çok yakından ilgilendiriyor. Sadece büyük kitlesel göç hareketleri değil; sınır güvenliğinin kontrol altına alınması, rejimin çökmesiyle birlikte Şii ve Sünni cihatçı radikal silahlı grupların sahaya inmesi, uyuşturucu ve kaçakçılık faaliyetlerinin artması ve enerji krizi, bölgemiz ve ülkemiz açısından kaotik bir ortam ve stratejik risk anlamına geliyor.
ABD açısından yönetilebilir bir kaos olarak görülse de İran'da rejimin ya da devlet mekanizmasının çökmesi Türkiye için büyük stratejik riskler barındırıyor.
İşte 5 maddede İran krizinin bölgeye ve ülkemize etkileri:
GÖÇ HAREKETLERİDemografik yapının bozulmasına yol açan temel sebepler arasında sayılan göç hareketleri; farklı gerekçelerle olsa da her yıl yaklaşık 30 milyon insanın evlerinden ayrılmasına yol açıyor. Göçlerin özellikle siyasi veya ekonomik istikrar için önemli yerlerde meydana geldiği durumlarda ilgili ülkeler için istikrar bozucu olarak değerlendiriliyor. Bu anlamda siyasi bir araç ve ülkelerin iç politikalarına müdahale için bir zemin olarak kullanılma riski taşıyor.
Yakın zamanda Suriye’de yaşanan çatışmalar, istikrarın bozulması ve rejimin yıkılması, Türkiye için büyük siyasi, güvenlik, ekonomik, sosyal riskleri beraberinde getirdi. İstikrarsız bölgelerden ülkemize doğru; düzensiz ve kontrolsüz göçler, sosyal, kültürel ve ekonomik yapıyı derinden etkilediği gibi kentlerin demografik yapısına da olumsuz etki etti. İran’dan Türkiye’ye yönelik olası büyük bir göç hareketi, şüphesiz bu olumsuzların hepsini beraberinde getirecektir.
SINIR GÜVENLİĞİİran’daki iç istikrarsızlık, devlet otoritesinin zayıflamasıyla birlikte sınır hattında gri alanlar oluşturur. İran’ın kuzeybatısında (Azerbaycan Türkleri, Kürt bölgeleri) oluşabilecek boşluklar; PKK/KCK uzantıları ile birlikte PJAK unsurlarını da hareketlendirebilir. Ticaret yolları ve kara taşımacılığı bu krizden etkilenir. Kapıköy-Razi hattı, Orta Asya ve Güney Asya’ya açılan güzergahlar etkilenir ve Türkiye’nin lojistik avantajları zayıflar.
KAÇAKÇILIK AĞLARIİran kaynaklı ya da İran’dan beslenen kaçakçılık ve silah transfer ağları; Türkiye’nin Van–Ağrı–Hakkari hattında daha karmaşık bir güvenlik ortamına yol açar. İran, normal şartlarda bu yapıları sıkı şekilde kontrol ediyor. Kontrol zayıfladığında bu ağların Türkiye sınırına doğru "itilme" riski artar. Türkiye'nin bölgesel lojistik ve transit ülke olması nedeniyle istihbarat ve güvenlik yükü artar.
RADİKAL TERÖR GRUPLARI
İran’daki devlet aygının çökmesiyle Şii eksenli milis ağları çözülür. İran’ın Irak ve Suriye’de kullandığı Haşdi Şabi ve Besiç’ler, merkezi kontrolün zayıflamasıyla ortaya çıkar ve kontrolsüz şekilde dağılır. Irak-Suriye hattı üzerinden Türkiye’ye yönelebilir. İran’daki Sünni azınlık bölgelerinde (Beluçlar) DEAŞ benzeri yapılar dağılır.
ENERJİ GÜVENLİĞİİran’daki karışıklık, Türkiye için kritik bir kırılganlık alanı olarak görülebilir. İran’dan doğalgaz alan Türkiye açısından enerji arzında sıkıntılar yaşanabilir. Fiyat dalgalanmaları oluşabileceği gibi alternatif tedarik maliyetleri yükselir.
ULUSAL GÜVENLİĞİMİZİran’daki olaylar yalnızca siyasi değil, mezhepsel ve kimlik temelli riskler içeriyor. Bunun yanı sıra; sosyal medya üzerinden Şii-Sünni kutuplaşmasını kaşıyan propaganda, dijital etki operasyonları, Alevi-Sünni hassasiyetlerine yönelik algı çalışması söz konusu olabilir. Toplumun sinir uçlarına dokunan riskler içeriyor.
BÖLGESEL GÜÇ DENGELERİ BOZULURBölgesel güç dengeleri açısından da İran zayıfladıkça boşluğu doldurmak isteyen aktörler devreye girer. ABD ve İsrail, İran rejimiyle ilgili baskıları artırır. Rusya, bunu kendi lehine kullanmak ister. Azerbaycan-Ermenistan hattında yeni dengeler kurulmaya çalışılır. Bu durumda Türkiye, bölgesel kaosun maliyetini üstlenmek zorunda kalabilir. Her koşulda bu gerilim Türkiye’nin stratejik çıkarlarına ve bölgesel istikrara hizmet etmeyecektir.
ATEŞ ÇEMBERİNİN ORTASINDAYIZ
Sonuç olarak haritayı önümüze açıp, aynı zamanda İran’ın etnik yapısına da bakarak tutumumuzu belirleyecek bir strateji belirlemeliyiz. Bu durumun ürettiği tehditleri ve tehlikeleri ortaya koyduktan sonra bunlara karşı tedbirler almalıyız.
Etrafımız adeta ateş çemberiyle çevrili; Güneyimizde Doğu Akdeniz’de; İsrail-Yunanistan-Rum kesimi ittifakı oradan Girit üzerinden Yunanistan’ın Ege’de ürettiği tehdit, oradan Karadeniz’e çıkın; ne zaman biteceği belli olmayan Rusya-Ukrayna savaşı ve Karadeniz’deki gerilim… Hala istikrara kavuşamamış bir Kafkasya. Doğuda istikrarsız Suriye’de YPG varlığı, istikrarsız Irak’ta PKK varlığı, İran’da PJAK ve ABD/İsrail’in etkisi.
Bu ateş çemberi bize karşı tehditler üretiyor… İç cephemizi tam manasıyla güçlendirememiş bir ülke olarak şu soruların yanıtlarını verebilmeliyiz: Nasıl bir İran Türkiye’nin çıkarlarına uygundur? Türkiye nasıl bir İran arzu ediyor?
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:49
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 15 Ocak 2026 10:34 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















