“İnsan bir muammâdır” Serdar Tuncer
Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
Kapat gözlerini. Bir balkondasın. Karşında deniz. Dalgaların sesini duy. Kayalıkları dövüyorlar. Yo hayır dövmek denmez buna. Okşuyorlar sadece. Öyle hafif, öyle nârin. Çok mavi deniz biraz da yeşil. Uzayıp gidiyor göz alabildiğince. Dinginlik ve sonsuzluk. Mavi. Heybet ve vakar. Yeşil. Derin bir nefes al şimdi. İçin deniz olsun.
Serçeler var gelip geçiyorlar hızla. Cıvıltıları kalıyor, onlar gidiyorlar. Küçük ve hayat dolu. Güvercinler uçup konuyor bir de. Tek tük. Asalet güvercinin nesi olur bilmem. Serçeler balkona yakın. Az ötede güvercinler. Denize doğru martılar süzülüyor. Yo, ötüşlerine bakılırsa sumru bunlar. Martılar az ötede. Açma gözlerini. Kapat ki rüzgarı görebilesin. Görüyor musun? Saçlarında, yüzünde, ellerinde dolaşıyor. Kuşlardan, dağlardan, bulutlardan, denizden bir haber var rüzgârda. Duyuyor musun?
Denizin ardı dağlar. İrili, ufaklı. Dağ bu. Ufağı da iri. Çekingen ve masum. Taşıyamam demiş emaneti. Hay Allah’ım. Kayalıklar, topraklar ve bodur ağaçlar. Yeşil ve grinin raksı. Ha bir de kahverengi. Bâkir dağlar. İlk günkü gibi. İnsan eli değmemiş. Denizin bittiği yerde bir dağ. Dağın arkasında başka dağlar. Dağların bittiği yerde bembeyaz bulutlar. Bulutların ardı gökyüzü. Masmavi.
Maviliğin ötesinde ne var? Gezegenler, yıldızlar, Samanyolu, galaksiler, koca bir kâinat. Yıldızları görmüyorsun. Gözlerin kapalı olduğu için değil. Onlar gündüz görünmüyorlar. Görünmeseler de var onlar. Gerçi çok uzaktalar. Işıkları sana yeni geliyor. Görünseler de geceleri, aslında artık yok onlar. Vay canına! Yoku görebiliyor insan karanlıkta. Varı görmek için aydınlık lazım, karanlıkta ancak yok seyrediliyor Şeyhim. Kâinat tam bir muamma! Neyse…
Balkondasın, denize nâzır. Denizi yarattığı için hiç şükrettin mi Allah’a? Dağlar için, bulutlar için, kuşlar için, gökler için? İnsan kendisine verilen nimete şükreder. Denizler, dağlar, bulutlar, kuşlar, gökler ve rüzgâr; nimet mi değil sana mı verilmedi? Sen yok musun sen!
Kapat gözlerini. Kâinatın en uzak noktasına git. Oradan kendini seyret şimdi. 2 trilyon galaksiyi düşün. Üst kümeydi yerel kümeydi girme o kadar derine. Samanyolu’na gel bir kalemde. 400 milyar yıldızı da geç güneş sistemine gel. Güneşi bul, gezegenleri ardında bırak. Dünyayı gördün mü? Tam konum vereceğim sana. Uzak yoldan geldin kaybolma. Avrupa’nın hafif güneydoğusu, Afrika’nın kuzeyi, kabaca doğu Akdeniz. Adalar denizinden Türkiye’ye doğru yaklaş. Rodos’u geç, Keçi adasını sağına al, Karga adasına sırtını yasla, İçmeler’in hafif güneyine, sahile gel. Başını kaldır, altıncı katta bir balkondan kendine el salladığını göreceksin.
Kendinle karşılaşmak nasıl bir duygu? Kendine gelebilmek için nerelere gittin farkında mısın? Odada bir ayna vardı halbuki. İçeri girsen kendini görecektin. Dur panik yapma hemen! Kendini görmekle kendine gelmek bir değil. Kendini görmek için içeri girer insan, kendine gelmek için dışarı çıkar. Kendini bilmek mi var bir de? Sen var ya sen! Bu yolculuk yaradı sana.
Yolda bir şeyi fark ettin mi? Her şey kâinata sığıyor. Fakat hiçbir şeye kendisinden daha büyüğü sığmıyor, fark ettin mi? Dünya güneş sistemine sığıyor, güneş sistemi de Samanyolu galaksisine sığıyor mesela. Fakat Samanyolu galaksisi dünyaya sığmıyor. Bu imkânsız. Bir şey kendisinden daha büyüğüne sığabilir çünkü. Büyük şeyler kendisinden küçüğüne sığamaz. İnsan da küçük. Hani şu balkonda oturan. Küçücük. Ama onun zihnine ve gönlüne kâinat sığabiliyor! Yolculuğun boyunca gördüğün her bir şey sığıyor onun gönlüne. Senin gönlüne mi demeliydim. Kusura bakma geride kalanla dönüp geleni farklı kişiler gibi ifade ettim. Aynı değiller gerçi! Biri her şeyden habersiz, diğeri kendinden haberli. Aynı değiller ama birler. Onun gönlü kâinattan daha geniş! Kıskanma! Senin gönlün O’na mekân.
İnsan bir muammâdır. Muammâ kelimesi amâ’dan geliyormuş; gizli, örtülü ve kapalı olmak manasına. Bir de aynı kökten ta’miye var. Sözün anlamını gizlemek demekmiş o da. Muammâ ise, anlaşılmaz, halledilmez şekilde güç demek. İnsan kendisine gizli. İnsanla kendisini bir gizleyen var. Kendisini insanla gizleyenin bu insan denen muammâ ile bir kastettiği var!
Balkonda otur, gözlerini kapat, dalgaları duyma ve kuşları, rüzgârı unut, sahilden sana el sallayanın gözlerine bak, orada seninle ne kastedildiğini duyacaksın.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:72
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 30 Mayıs 2026 04:04 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar


















