Ankara24.com
close
up
Menu

Şanlıurfa da çöken boş evin yanındaki 3 ev tedbiren tahliye edildi

Yağışlı havayla birlikte su dolan çukura düşen 10 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti Muhammed Ali: Beni bir çocuk çağırdı, bende gittim suya düşen çocuğu çıkardım Hatay Haberleri

İsrail den Lübnan a saldırı Dış Haberler

İstanbul da elektrik kesintisi saat kaçta başlayacak ve 15 Şubat Pazar elektrikler ne zaman gelecek?

Siverek te 19 koyun çalındı: Hırsızlık anı kamerada Şanlıurfa Haberleri

İranlı Sözcü Bekayi’den ABD’li Pelosi’ye tepki: Sivillere siyasi baskı amacıyla acı çektirmek terörizmdir

Özge Borak, yeni yaşını yaz pozlarıyla karşıladı Magazin haberleri

Saadet Partisi lideri Arıkan dan canlı yayınında açıklamalar

Baktığınız yere göre Hayreddin Karaman

Ramazanın süsü mahyalar asıldı

Muhabirin imalı Türkiye sorusuna Özgü Namal dan net yanıt: Zorunluluk değil tercih VİDEO İZLE

Kontrolsüz kavşakta feci kaza: 9 kişi yaralandı

Bakan Bayraktar: Somali de petrol arayacağız

Enerji Bakanı’ndan Albayrak’a ziyaret Gündem Haberleri

İçişleri Bakanı Çiftçi: Kumar ve yasa dışı bahis çetelerinin üzerine çökülecek

İBB den ulaşıma zam rekoru Gündem Haberleri

Kansere davetiye çıkarıyor! Bunları düzenli yemek pahalıya patlıyor

Bakan Kacır: Dijital teknoloji ekosistemimizin rekabet gücünü yükseltmeye devam edeceğiz

Beşiktaş a kötü haber! Yıldız oyuncu oyuna devam edemedi

Göztepe Zecorner Kayserispor maçının ardından İzmir Haberleri

İmamoğlu nun diploma davasında karar bekleniyor: 35 sene öncesi niyetini okuyan iddia makamı; Allah size akıl versin!

İmamoğlu nun diploma davasında karar bekleniyor: 35 sene öncesi niyetini okuyan iddia makamı; Allah size akıl versin!

Ankara24.com, T24 kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

T24 Haber Merkezi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu hakkındaki "diplomada sahtecilik" davasının dördüncü duruşması için bugün hâkim karşısına çıktı. Savunmasında, "Bu dava Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığının engellenme davasıdır." diyen İmamoğlu, “35 sene öncesi niyetini okuyan iddia makamı… Allah size akıl versin, Allah size akıl bağış etsin." ifadelerini kullandı.

Diploma davasının dördüncü duruşmasında hâkim karşısına çıkan İmamoğlu, "Çöp bir iddianame ile oluşan diploma evrakta sahtecilik davasında, iki celseden sonra hakimi değiştirilen, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, doğal hâkim ilkesinin yok sayıldığı bir uygulamayı da dördüncü duruşma için buradayım. Utanç verici iddianameyi yazan savcı ise sözüm ona amacına ulaşmış, terfi ettirilerek İstanbul’da bir ilçenin başsavcı vekili konumuna getirilmiştir. Bilinmelidir ki, bu konu ne diplomadır ne de yolsuzluk davalarının komikliğine, korkunun vesile olduğu yargı sefaletine bakınız: ahmak, çirkin, casusluk, diploma iptali, diploma evrakta sahtecilik, savcıya, bilirkişiye hakaret, rezalet, rezalet, rezalet." dedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın İmamoğlu'nun İstanbul Üniversitesi tarafından iptal edilen lisans diploması hakkında başlattığı soruşturmanın ardından "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" iddiasıyla dava açılmıştı. İmamoğlu hakkında 8 yıl 9 aya kadar ceza talep edilen davanın dördüncü duruşması bugün Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi duruşma salonunda yapılıyor. Bugünkü duruşmada savcının mütalaa açıklaması bekleniyor.

Davanın 8 Aralık'ta yapılan son duruşması öncesi mahkeme başkanı HSK kararıyla değiştirilmiş, yeni atanan mahkeme heyeti, İmamoğlu'nun idare mahkemesine açtığı yürütmeyi durdurma istemiyle açtığı davanın sonucunun beklenmesine karar vererek davayı ertelemişti. Kararın ardından mahkemede konuşan İmamoğlu, "Yargılamaya niyetiniz yok sayın hâkim. Çok yazık." diyerek tepki göstermişti. İdare mahkemesiyse İmamoğlu'nun açtığı davanın oy birliğiyle reddine karar verdi. 

Saat 11.00'de başlayan duruşmada İmamoğlu ifade veriyor. İşte mahkemede dakika dakika yaşananlar...

11.42 - "Ne sahteyim ne sahteciyim; ben gerçeğim"

İmamoğlu, savunmasına şöyle devam etti:

"12 metrekareden geliyorum. Tarihte böyle bir tecrit yaşanmamıştır. Öyle bir tecrit ki vallahi billahi hastalık değmedi bize, yani birbirimize merhaba bile diyemiyoruz. Çünkü hastalık bile değmedi bize. Öyle bir tecrit… Ne yapmışsak, bizi öyle bir tehdit içinde tuttukları bir hapishanedeyiz. Ama ben onlara söyleyeyim: Mikrop aranızda, hapishanede değil. Siz dikkat edin, mikrop aranızda. Dosya üretenlere bunu hedef olarak ifade edin. Ben aslanlar gibi buradayım.

Ben Trabzon’un Akçaabat ilçesinin Sidika Köyü’nden selamlar alıyorum. Anlayana, ağlayan annelerin teyzeleri mektuplarını alıyorum. Dilini tam anlamasam da çalışıyorum. Adıyaman’da annem benim için Kürtçe ağıtlar söylüyor; o yürek bana yetiyor. Çankırı’da, Konya’dan, Van’dan, Edirne’den, Manisa’dan, yaylalardan, bağlardan, tarlalardan, İstanbul’un her semtinde sevgi ve umut yağıyor bana.

Ne sarayından, bana ne senin sarayından… İktidar zihniyeti öyle bir duruma gelmiştir ki, değil 1, 10 tane saray yapsa içine sığmaz. Benim yerim ise milletin gönlündeki o sıcacık, o mini minnacık yer. O mini minnacık yer dediğin içinde zannetmeyin siz. Yetişkinler varsınız; inanın, 4-5 yaşındaki çocukların televizyonda mikrofon uzatıldığında, çat diye ağzından dökülen kelimeleri duyduğunda tüylerim diken diken oluyor. Allah’ım, bana nasıl bir güç bahsetti, nasıl bir sevgi verdin diye yaradana sığınıp dua ediyorum. Ya Rabbi, şükür diyorum. Onun için on tane saraya da sığmayacaksınız; o sıcacık yeri tadamayacaksınız.

İşte ben böyle hissederim. Ama sahtecilikler, sahtecilik hayatı, sahtecilik olan insanlar sahteciliklerine devam ederler ve benim bu hissettiklerimi anlayamazlar, anlayamayacaklar. Onun için ben buradayım; ben gerçeğim. Ben doğduğum günde, gerçekten doğum belgeme ne zaman dava açacaklar diye merak ediyorum, ne zaman dava açacaklar diye…

Kişilik olarak hayatımı gerçek bir şekilde yaşadım. Siyasette ise, belediye başkanlığında milletine hizmet etme prensibi ile hareket eden yine gerçek İmamoğlu oldu. Benim ölçüm nettir: dürüst olmak, açık olmak, aleniyet; hiçbir hesabı milletten saklamamak. Hayatımın her anını böyle yaşadım. Kapalı kapılar ardında pazarlık yapmak hiç olmadı; her zaman milletimin huzurunda oldu. Karanlık ilişkilerim olmadı; karanlık ilişki yanıma yaklaşanlardan uzaklaştırdı, uzak durduk. Benim çünkü yüzümü dönmem gereken milletim olduğunu bilen bir insanım. Her adamın amının önünde olmuştur.

Beni gidin, İstanbul’un her semtinde kurulan pazarlardaki pazarcılara sorun. Beni gidin esnaf lokantalarına girin, şu komilere sorun, garsonlarına sorun. Beni İstanbul’un sokaklarına sorun, caddelerine sorun, meydanlarına sorun, evlerine sorun. Beni ilkokul, lise, ortaokul, üniversite arkadaşlarıma sorun; iş dünyasındaki arkadaşlarıma sorun. Allah’ıma şükür, referanslarım çok kuvvetli.

Ben gerçeğim. Şu anda, gerçek olduğu şekliyle yanıltmaya çalıştığı topluma kendini gösteren insanlar gibi ne sahteyim ne sahteciyim. Defalarca “Hakkımı yemem, hakkımı da yedirmem” diye haykırdım. Hırsızlara, seçimi çalanlara, özgürlüğümü çalanlara karşı mücadele ettim. Kazandım, mücadele ediyorum, yine kazanacağım. Çünkü esasen baktığın pencerenin milletime kazandırmak olmasıdır.

Siyaset gerçekliğinde tereddüdü olanlara, Beylikdüzü’nde nasıl %50 birle kazandığıma baksınlar. İstanbul’da, 2019’da cumhurbaşkanından, bütün bakanlarına karşı dizilmiş olmalarına rağmen, kıyıda köşede bir ilçenin belediye başkanı olduğumu kendi diliyle ifade etmiş olmama rağmen, 13.600 Euro nasıl kazandığımı, seçimi iptal ettikten sonra 23 Haziran’da 806 bin oyla nasıl kazandığımı, 2024’ün 31 Mart’ında da 1.100.000 farkla nasıl kazandığımı oradan görsünler.

Her gün televizyona çıkıp, kürsüden eğilerek söylüyorsun: O kızgın yüzlerin, ülkeyi ifade ettiği biçimde milleti aldatan cümleler kurmamak, amaca ulaşmak için her yolu mübah görmem, çatır çatır millete kendimi emanet eder; milletim ne derse onu yapar. Yalan konuşmam, insan kandırmam.

Niyet okumak… 35 sene öncesi niyetini okuyan iddia makamı… Allah size akıl versin, Allah size akıl bağış etsin. Yani ben niyet okumaya ihtiyaç duymam, algı kurmam, dosya üretmem. Ben işimi açık yaparım, hesabımı milletin önünde yaparım. Kazanırsam çalışırım, kaybedersem kazananı tebrik eder, ceketimi alır giderim. Allah’a şükür, bugüne kadar da kaybetmedim.

Benim siyasetimde hile yoktur. Benim yolumda pusu yoktur. Benim dilimde iftira yoktur. Benim yolumda sahtecilik yoktur. Ama bunu bir tek sahtekarlar anlayamaz. Bu söylediklerimi bir tek sahtekarlar anlayamaz; dinler ama anlamaz. Ruhunda sahtekarlık olan beni dinler ama anlamaz. Bu kadar nettir. Söz, sahtekarlar anlamaz, anlayamaz.

Ve şunu çok net söylüyorum: Ekrem İmamoğlu dürüsttür. Ekrem İmamoğlu ahlaklıdır, namusludur.

Belediye başkanı seçildiğimde “Allah’ım, inşallah gelmiş geçmiş en demokrat belediye başkanı olurum” dedim. Açın, bakın arşivlere, gazetelere. Beylikdüzü’nde seçildiğimde de aynı şeyi söyledim. İstanbul seçildiğimde de… Tarihte gelmiş demokrat belediye başkanı olmak… Şunu söylemek gerekiyor: Ben hayatımı şeffaflıkla anlatırken, bazıları siyasette nasıl yapmış, dün dediğini bugün nasıl çevirmiş; onlarca ne istediğimizi de vermedik. Allah bizi affetsin.

Neler neler… Seçimden önce herkes terörist, seçimden önce… Öyle, seçimden sonra ya olur, öyle şeyler… Canım, montaj falan, neler neler… Kıvır da kıvır, omurga… Detaylara girsem 1,5 saat anlatırım, bir gün yetmez. Bunlara girmeyeceğim. Tutarsızlık, sahteciliği, aldatmanın zirvesi yaşatıldı. Bu milletimize hâlâ yaşatılıyor ve milletimize tarihinde verilen en büyük zarar veriliyor.

Ona karşı olan, o zihniyete karşı olanlara değil, onun yüzünden aldanarak o zihniyete masum bir biçimde inanan insanlara zarar… Onların evlatlarına zarar veriliyor. Mesela milletin iradesini çalmak, bir vaktin hâline getirmek… Mesela gidip bir insanı zorla koltuğundan indirip yerine başkasını oturtmak… Ne kadar güzel! Hani bizim devletimizin, bizim ahlakımız böyle bir şey olur mu ya? Böyle bir şey olur mu ya? Hakkın olmayan şeyi almak… Böyle bir şey olur mu ya? Ne inancımız da var, ne terbiyemiz de var, ne bu topraklardaki medeniyetlerin bir kelimesi var.

Şimdi mübah, bir de sırıtıyoruz, rozetler takıyoruz, falan filan… Utanır, ben utanırım. Ne söyleyeyim?"

11.30 | İmamoğlu savunma yaptı

İmamoğlu diploma davasında savunma yaptı. İmamoğlu'nun ifadeleri şu şekilde:

"Ramazan ayına giriyoruz. Bu hafta ne yazık ki Ramazan ayları böyle talihsiz durumlarla ülkemizi yorduğumuz yılları bize yaşattı. Halbuki Ramazan ayı berekettir. Ramazan ayı, insanların birbirini hissetmesidir; vicdanını harekete geçirir, insanın aklını başına getirmesine vesile olur, neredeyim demesine, makam, mevki, varlık, yokluk nedir, gözden geçirmesine vesile olur ve yaradana sığınır. Aslında insanların eşitliğini, insanların eşitlenmesini hissetmesi adına bir fırsat ayıdır ve bu fırsat ayının bu şekilde hissedilmesi ve değerlendirilmesi buradan temennimdir.

Ama üzücüdür ki 2019’da Ramazan ayında seçimi iptal eden zihniyet, 2025 yılında yine Ramazan ayında diplomamı iptal eden zihniyet, yine Ramazan ayına denk düşürerek, içi tamamen yalanla, iftira ile, ne kadar büyük günah varsa içine doldurulmuş şekilde, sahtecilik kavramı adı altında toparlanmış bir iddianame ile yine Ramazan ayında, Mart ayında yargılanacağımız bir süreci yaşayacağız. Bu dava, Ramazan ayının arifesi denk geldi. Umuyorum bu gün, bu duruşma… Dilerim ve isterim, ümidim çok değil ama dilerim ve isterim ki ülkemiz ve yargı düzeni açısından sağlıklı bir sonuca evrilir.

Ama Ramazan ayının hemen içine girdiğimiz an itibariyle sizlerle yine çirkin diye absürt bir davayla buluşacağız; çirkin kavramıyla bir dava içerisinde olacağız. Ne kadar olmaz denilen bir şey varsa yargı düzeni içerisinde bizlere bu dönemde yaşatılıyor. Bu milletimiz adına, inanan insanlar adına, yüce yaradana sığınan ve gerçekten bu inancın bir parçası olmaktan da onur duyarak, kendi vicdanında ve ahlakımda bana yol gösterici olan inancıma hiç yakışmayan ama o inancı kullanarak kendine yol ve hat çizenlerin utanç verici güzergahlarında çok net bir şekilde izleyip, onlara haddini bildirme konusunda kararlı bir birey olarak ben Ramazan’ı karşılıyorum ve dua ediyorum: Allah bu zihniyete sahip insanların insanlara akıl versin.

Elbette ki bu güzel ayda, bu Ramazan ayında milletimizin evine, sofrasına bereket gelsin; kalbi kötülüklerle dolu, dili ağza alınmayacak kirli dile sahip en üst makamlara gelmiş insanların diline terbiye gelir inşallah, Ramazan ayı vesilesiyle. Ve aynı zamanda bu ülkede yargı adına görev yapan insanların da iftiranın, insanların arkasından iş çevirmenin, kumpas kurmanın, tuzak kurmanın, işkence yapmanın, insanların çoluğuna çocuğuna, ailesine, kadına, erkeğe, gence göz dikmenin ne kadar ahlaksız bir tutum olduğunun hissetmesini, hissettirilmesini diliyorum.

İnancımız o kadar güzeldir ki; insanın kalbinde yaşar, vicdanında yaşar, beyninde yaşar; göstermeye hiç ihtiyaç yoktur. Yani gösterirseniz, onun bütün tılsımı kaçar gider. O kadar güzeldir inancımız. Allah herkese o güzel inancı yaşamayı nasip etsin. Ama şu anda göstererek insanların gözüne sokarak yaşatıldığını düşünen, yaşatılacağını düşünen zihniyete şunu söylüyorum: O, bizim bildiğimiz ve yüce yaradana sığındığımız inanç değildir. İnancın o güzel ruhunu umarım yaşarlar ve hissederler.

Bu güzel Ramazan ayında ben öyle büyüdüm, öyle yetiştim. Anadolu’nun da öyle bir toprak olduğuna inanan bir insanım. Yüce Türk milletinin de öyle bir inançla bu topraklara ve bu yaşama sarıldığını, yaşamış ve o şekilde büyümüş bir insanım. Aziz milletimiz, siyasi tarihimiz ne yazık ki demokrasi, milletimizin özgür iradesini ve umudunu hapsetmeye çalışan sayısız utanç verici, yüz karası davalarla doludur. Ama bugün öyle bir skandal ötesi iddianame sonucuyla buradayız ki, Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve yüce Türk yargısını düşürüldüğü bu mevcut durum, bu tablodan gerçekten hiç hak duyuyorum.

Yaklaşık 16 aydır iktidarın başındaki zihniyetin talimatı ve İstanbul’a konumlanmış bir avuç muhteris ile yürütülen operasyonlar ve ne yazık ki planlanan ne var, onu bilmiyorum; ama oluşan davalar zinciri tarihte görülmemiş yargı skandalı dönemi ülkemize yaşatmıştır. Milletimize maliyeti, maddi ve manevi olarak büyük olmuştur. Koltuk kursu için yürütülen 19 Mart darbesinin maliyeti 250 milyar doları aşmıştır. Milletimiz daha da fakirleşmiş, işsizlik artmıştır. İtibarsız bir dönemi yaşanmasına sebep olmuşlardır. Devlet, gelen eğitimle, kanunla, anayasa ile ilgisi olmayan, devletin kurumları ve yargı eliyle kumpaslar, işkenceler, aileye, namusa, iffete, ahlaka el uzatma, insanları lekeleyen düzen ile hem hallolmuş bir dönem yaşanmıştır.

İşte böyle bir dönemin çöp bir iddianame ile oluşan diploma evrakta sahtecilik davasında, iki celseden sonra hakimi değiştirilen, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, doğal hakim ilkesinin yok sayıldığı bir uygulamayı da dördüncü duruşma için buradayım. Utanç verici iddianameyi yazan savcı ise sözüm ona amacına ulaşmış, terfi ettirilerek İstanbul’da bir ilçenin başsavcı vekili konumuna getirilmiştir. Bilinmelidir ki, bu konu ne diplomadır ne de yolsuzluk davalarının komikliğine, korkunun vesile olduğu yargı sefaletine bakınız: ahmak, çirkin, casusluk, diploma iptali, diploma evrakta sahtecilik, savcıya, bilirkişiye hakaret, rezalet, rezalet, rezalet.

Bütün bunların ana sebebi nedir biliyor musunuz? Çok net: korku. Korku, sadece iktidarın başındaki zihniyete karşı dört seçimin milletin oylarıyla kazandığım için ve cumhurbaşkanı adayı olarak önümüzdeki seçimi kazanacağımı gördükleri için, seçimi yaşamadan, rakibinden korkunun ve her yolu mübah gören anlayışın kirli tezgahlarından dolayı buradayım. Milletimizin gönlündeki temiz yerini gördükleri için buradayım. Ama benim milletimle, bu iktidar zihniyetinin aldatanı haklı gibi değil, sahte, hiç değil; çok samimidir. Toplumun %70’i, bütün bu yapılanların, bütün bu zalimliğin hukuki değil siyasi olduğu inancı ile bir darbe girişimi olduğunu bilen yurttaşlarının verdiği güçle anlamak, şimdi gayet özgüveni yüksek, hiçbir Allah’ın kulundan korkmayan bir biçimde buradayım.

Ama olan millete oluyor, olan geleceğimize oluyor, adaleti, olan inancı yerle bir ettiniz. Toplumun %80’i aşan bir oranda insanlarımız artık adalete inanmıyor. Bundan utanılacağına gerile gerile konuşan insanlarla karşı karşıyayız. Bu kötü zihniyet sadece haysiyetli ailelere saldırı yapmıyor, diplomamı iptal etmiyor; milletimizin en temel hakkı olan demokratik yolla iktidarı değiştirme iradesi de gasp ediliyor, millete gözdağı veriliyor. Malına, mülküne, tapusuna, bütün varlığına istediğinde el koyarım diyen mesaj veriliyor ve el konuyor. Olan millete oluyor, olan milletimizin geleceğine oluyor. Milletin nefesini, neşesini, umudunu çalan bir düzen yaşatılıyor.

Ucube cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi dedikleri yapı, Türkiye’nin kaderine her konusunu tek bir kişinin iki dudağı arasına, ağzından çıkacak söze bağladı. Devletin kadın kurumları dağıtıldı, yerine bir kişinin şahsi kurumları, şahsın devleti, kişisel talimatları ve yapıları konuldu. Asırlık devletimizin ve asırlardır var olan devlet geleneğimizi, milletimizin geleceğini tek bir adama mahkum etmek isteniyor. Evet, mevzu çok ciddidir; bu kesinlikle ve kesinlikle ciddi bir beka sorunudur.

Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılının ilk yılları ne yazık ki bu büyük mücadeleyle geçmektedir. Milletten, seçimlerden ölümüne korkan bu iktidar, beni seçimlerde rakip görmek istemedikleri için buradayım. Ve kaybedeceğini bilen, rekabetten kaçan, demokrasiyi yok etmeye çalışan bu zihniyet yüzünden aylardır Silivri’deyim. Bu siyasi mühendislik ürünü iddianame ve duruşmada bunun bir parçasıdır.

2024 yerel seçimlerinde açık ara birinci parti olan Cumhuriyet Halk Partisi, esasen normal bir atmosferde, demokratik bir ortamda süreç yönetilsin diye adım atmak istemesine rağmen, kazanmak için her yolu, çatışmayı ve her türlü kötülüğü göze alan iktidar zihniyeti, 2024 yılı yazından itibaren… Dikkatle dinleyiniz lütfen: 2024 yılı yazından itibaren düğmeye basılmıştır. Yerel seçimden dört ay sonra İstanbul’a atanacak başsavcı ve başarılı olursa getirileceği makam çoktan belirlenmiştir.

Bu sebepledir ki yürütülen her işlemde, her operasyonda ve yapılan tutuklamalardaki hukuksuz, ahlak dışı uygulamaları ilk savunan ve sürecin savcılığına soyunan, iktidarın başındaki zihniyet olmuştur. İstanbul’daki yargı makamı değiştikten sadece bir ay sonra Esenyurt ile uydurma, yalanlar, iftiralar, operasyonlarla sürece başlanmıştır.

Ömrünü akademiye atanmış sayın Profesör Dr. Ahmet Özer, 65 yaşındaki saygın bir belediye başkanını sabahın köründe evinden aldırmak, tutuklamak ve bir yılı aşkın sürece cezaevinde tutmak… Nasıl bir vicdan çöküş ise, bütün tutuklu yargılanan arkadaşlarımızın maruz kaldığı tabloda tam olarak budur. Bir yıl o insanı hapiste yatırdınız ve hakkında hiçbir şey bulamadınız; herkes masum diye haykırıyor. İşte benim hapiste yatan bütün arkadaşlarım aynı şekilde masumdur. Bu sahte sürecin içindeki tüm uygulamalar tamamen siyasidir ve hedef bellidir. Sahteciliğin zirvesi yaşatılmaktadır.

Cumhuriyet Halk Partisi, muhtemel adayı Ekrem İmamoğlu ile birlikte hedeftir. Hem partimiz hedeftir, hem Cumhuriyet Halk Partisi hedeftir. Elbette başkaları da hedeftir. Tüm işlemler adım adım, vahşice, hukuksuzca yürütülmüş; 19 Mart operasyonu devreye sokulmuştur. Kısacası, 19 Mart siyasi darbe girişimi, öncesi ve sonrasıyla ifade ettiğim gibi çöptür, hukuksuzdur ve geçersizdir. Burada yargılananlar ve yargılanacak olanlar da masumdur.

Bu süreçte makam, menfaat elde edenler… O bir avuç muhtarı size sesleniyorum: Bu makamlar, liyakatle, alın teri ile elde edilmiş makamlar değildir. Buradan söylüyorum, tepeden tırnağa o bir avuç insanı hatırlatıyorum ki siz kaçacaksınız ama Türk milletinin iradesi, feraseti, adalet duygusu, inancı sizi hiç peşinizi bırakmadan kovalayacak. Sandık gelecek, gong çalacak; bu fetret devrini sona erecek. 86 milyon yurttaşımız kazanacak.

İnanın, zaman öyle tahmin ettiğiniz kadar uzun da değil, çok kısadır; yakındır, kapının eşiğinde, dedir. Her türlü haksız kazanımlarınızın, yanlış iş ve işlemlerinizin hesabını adil mahkemelerde veriyor olacaksınız. Kulaklarınıza küpe olsun: Yaşadıklarınız, makamlarınız, yaşattıklarınız sahtedir, sahteciliktir. Benim çok iyi bildiğim bir duyguyu hatırlatayım: Esas makam nedir biliyor musunuz? Esas makam, aziz milletimizin gönlündeki makamdır. Ben her zaman o makama talip oldum, milletimi çok sevdim, milletimin de yaptığım görevden dolayı beni çok sevmesini arzu ettim; tek dileğim o olmuştur.

İktidarın zihniyeti yolunu şaşırmış; milletin gönlündeki makamı unutmuştur. Makamı öyle bir şaşkınlığa verilmiştir ki seviyeleri, bir kişinin gönlündeki makam zannediyor artık. O insanlar, o Makam-ı aziz milletin gönlündeki makam yerine koydukları o bir kişinin gönlü makamını zannedenlere hatırlatayım: O makam sahtedir, o makam aldatmacadır. Vakti dolduğunda, zamanı bittiğinde anlayacaksınız. Güç, kendinden emin olana değil, korkana sertleşir.

Bakınız, koltuğunu kaybetmekten korkanların yolu hep sahtecilik olmuştur. Koltuk düşkün olanların koltuğunu korumak için ortaya koydukları her zaman yöntem sahtecilik olmuştur, ahlak dışı yöntemler olmuştur; tarih boyu bu böyledir. Dosya üretenler, ülkemizden, bakalım manşet üretenler; TRT, Anadolu Ajansı, itibarsız ve kişiliksiz sözcüler; medya kuruluşlarının içindeki tetikçiler… Bir ıslık çalındığında sıçan gibi kaçtıklarını yakın tarihte görebilirsiniz."

11.05 - Duruşma başladı

Duruşma saat 11.05 itibarıyla başladı. İmamoğlu, duruşma salonuna alkışlarla geldi. 


Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:40
embedKaynak:https://t24.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 16 Şubat 2026 12:27 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Şanlıurfa da çöken boş evin yanındaki 3 ev tedbiren tahliye edildi

15 Şubat 2026 00:50see158

Yağışlı havayla birlikte su dolan çukura düşen 10 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti Muhammed Ali: Beni bir çocuk çağırdı, bende gittim suya düşen çocuğu çıkardım Hatay Haberleri

15 Şubat 2026 00:44see158

İsrail den Lübnan a saldırı Dış Haberler

15 Şubat 2026 02:14see152

İstanbul da elektrik kesintisi saat kaçta başlayacak ve 15 Şubat Pazar elektrikler ne zaman gelecek?

15 Şubat 2026 00:15see150

Siverek te 19 koyun çalındı: Hırsızlık anı kamerada Şanlıurfa Haberleri

15 Şubat 2026 01:54see150

İranlı Sözcü Bekayi’den ABD’li Pelosi’ye tepki: Sivillere siyasi baskı amacıyla acı çektirmek terörizmdir

15 Şubat 2026 00:31see140

Özge Borak, yeni yaşını yaz pozlarıyla karşıladı Magazin haberleri

14 Şubat 2026 19:05see139

Saadet Partisi lideri Arıkan dan canlı yayınında açıklamalar

14 Şubat 2026 20:03see137

Baktığınız yere göre Hayreddin Karaman

15 Şubat 2026 04:04see134

Ramazanın süsü mahyalar asıldı

15 Şubat 2026 07:04see133

Muhabirin imalı Türkiye sorusuna Özgü Namal dan net yanıt: Zorunluluk değil tercih VİDEO İZLE

15 Şubat 2026 00:06see133

Kontrolsüz kavşakta feci kaza: 9 kişi yaralandı

15 Şubat 2026 03:02see131

Bakan Bayraktar: Somali de petrol arayacağız

14 Şubat 2026 19:27see129

Enerji Bakanı’ndan Albayrak’a ziyaret Gündem Haberleri

15 Şubat 2026 05:28see129

İçişleri Bakanı Çiftçi: Kumar ve yasa dışı bahis çetelerinin üzerine çökülecek

14 Şubat 2026 22:41see127

İBB den ulaşıma zam rekoru Gündem Haberleri

15 Şubat 2026 05:25see127

Kansere davetiye çıkarıyor! Bunları düzenli yemek pahalıya patlıyor

15 Şubat 2026 12:02see126

Bakan Kacır: Dijital teknoloji ekosistemimizin rekabet gücünü yükseltmeye devam edeceğiz

15 Şubat 2026 18:57see126

Beşiktaş a kötü haber! Yıldız oyuncu oyuna devam edemedi

15 Şubat 2026 20:37see124

Göztepe Zecorner Kayserispor maçının ardından İzmir Haberleri

15 Şubat 2026 20:09see122
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları