Ankara24.com
close
up
Menu

Donör aranan Ali hemşirenin eşinden kök hücre bağışı çağrısı

Fabrika müdürünü öldüren sanığa müebbet hapis cezası

24 Ayar Gram Altın Fiyatı Son Dakika: Gram Altın Düştü! 3 Kasım 2026 Bugün 1 Gram Altın Kaç TL Oldu? Son Haberler

Kardeşlerin kavuşması ağlattı

HAKAN UÇ ‘Uyan’ şarkısının klip çekiminde ne yaşandı?

Bilim insanları doğruladı: Günde 1,5 yemek kaşığı yiyenlerin 3 ayda beyni yenileniyor

Ismail Jakobs: Yarın mutlaka kazanmamız gerekiyor

Cox s Bazar dosyası: 33 kampta 1,2 milyon Müslüman Arakanlı hayat mücadelesi veriyor Son Haberler

Bugün saat 18.00 den sonra pencereleri açmayın çağrısı Sözcü Gazetesi

Bakan Gürlek: Organize bir piyasa dolandırıcılığı ve suç yapısı tespit edilmiştir

Garanti BBVA, GBM Awards 2026’dan üç ödülle döndü

Sergen Yalçın dan Rıdvan Yılmaz kararı! Beşiktaşlı yıldıza mesaj gönderdi Fanatik Gazetesi Beşiktaş (BJK) Haberleri Spor

Alevler ahşap evi sardı: Bartın da köylülerin hortumlu mücadelesi faciayı önledi! Sözcü Gazetesi

Jülide Kural ın avukatından Levent İnanır ile ilgili şoke eden iddia

Piyasalar merkez bankalarından şahin adım bekliyor Sözcü Gazetesi

Galatasaray dan kırmızı kart beklentisi! Fırat Aydınus tan flaş yorum

Maçın 1. dakikasında Galatasaray kırmızı kart bekledi

Dünyaca ünlü forvet Trabzonspor a mesaj yolladı Sözcü Gazetesi

ABD de ara seçimlerde kritik saatler: Gözler hem Kongre nin kontrolünde hem eyaletlerde

Varşova da 2 farkı uçakta bomba alarmı

İmamoğlu ndan AB ye Türkiye ayarı: Rusya ve Çin le bir tutmayın

İmamoğlu ndan AB ye Türkiye ayarı: Rusya ve Çin le bir tutmayın

Halktv sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.

İBB Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Silivri Cezaevi’nden dünyanın önde gelen yayın organlarından Politico için bir mektup kaleme aldı.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Türkiye’yi Rusya ve Çin ile aynı kefeye koyan açıklamalarını ve Avrupa Parlamentosu’nun son Türkiye raporunu değerlendiren İmamoğlu, Türkiye’nin Avrupa kurumsal yapısındaki köklü yerine vurgu yaparak Leyen'in sözlerini sert ifadelerle eleştirdi.

İMAMOĞLU'NDAN AB'YE TÜRKİYE AYARI

Ursula von der Leyen’in "Avrupa kıtasını tamamlamalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin" ifadelerine tepki gösteren Ekrem İmamoğlu, Türkiye’nin bu aktörlerden temelden farklı olduğunu belirtti.

Türkiye'nin Avrupa Konseyi’nin kurucu üyesi ve NATO’nun kilit bir bileşeni olduğunu hatırlatan İmamoğlu, "Türkiye'yi Rusya ve Çin ile aynı kefeye koymak, AB'nin kendi jeopolitik gerçeklerine ve stratejik çıkarlarına aykırıdır. Türkiye, Avrupa'nın kurumsal yapılarıyla uzun yıllara yayılan bir entegrasyon ilişkisine ve doğrudan bir ortaklığa sahiptir" dedi.

Türkiye'yi dışlayan bir AB’nin güvenliğinin ve ekonomik dayanıklılığının eksik kalacağını savunan İmamoğlu, bu yaklaşımın jeopolitik bir vizyon noksanlığına işaret ettiğini kaydetti.

"MESELE ARTIK BİR REJİM MESELESİNE DÖNÜŞÜYOR"

Makalesinde Türkiye’deki demokratik gerilemeye de geniş yer ayıran İmamoğlu, 1999’dan bu yana devam eden adaylık sürecinin "içi boşalmış bir çerçeveye" dönüştüğünü savundu.

İBB Davası'nda 33. celse! 2019'un yıl dönümünde İmamoğlu'ndan mesaj

Mevcut iktidarın AB tam üyeliğini stratejik hedef olarak tanımlamasına rağmen, içeride demokratik kurumları ve insan haklarını zayıflatarak bu zemini bizzat aşındırdığını ifade eden İmamoğlu, şu tespitlerde bulundu:

"Mevcut siyasi çerçevede muhalefet üzerinde uygulanan baskı giderek kalıcı bir yönetim pratiğine dönüştükçe, mesele dış politikanın dar sınırlarını aşarak daha yapısal bir nitelik kazanıyor. Bir rejim meselesine dönüşüyor."

"AB'DEKİ ÇİFTE STANDARDI GÖRMEK..."

Avrupa Parlamentosu’nun son rapor taslağında, kendisinin gözaltına alındığı 19 Mart sonrası sürece ve muhalefet üzerindeki baskıya somut atıflar yapıldığını belirten İmamoğlu, Türkiye’nin bu demokratik zafiyetler nedeniyle AB’nin "yeni genişleme penceresinin" dışında kaldığını yazdı.

İBB Davası'nda 'Ferhat Murat' krizi sürüyor: İmamoğlu'nun avukatından mahkemeye dilekçe

Türkiye’nin ihtiyacının hamaset değil, net bir istikamet olduğunu vurgulayan İmamoğlu, "AB ile ortak geleceği savunmak, AB'ye hoş görünmeye çalışmak değildir. Aynı şekilde, AB'deki çifte standardı görmek de Avrupa fikri ve projesinden vazgeçmek anlamına gelmez. Asıl ihtiyaç; hukuku, özgürlüğü ve çoğulculuğu dışsal bir beklenti olarak değil, Türk toplumunun öz hakkı olarak savunan bir siyasi aklın güçlenmesidir" ifadelerini kullandı.

Hücresinden yazdığı satırları inancının sarsılmadığını vurgulayarak noktalayan İmamoğlu, hayalindeki Türkiye'nin; AB ile ilişkisini edilgen bir bekleyiş yerine eşitlik ve ortak çıkarlar temelinde kuran, hak ve özgürlüklerden korkmayan bir ülke olduğunu belirtti.

"TÜRKİYE'Yİ RUSYA VE ÇİN İLE BİR TUTMAYIN"

AB'ye "Türkiye'yi Rusya ve Çin ile bir tutmayın" diyerek net bir mesaj veren Ekrem İmamoğlu, mektubunu
"Türkiye, AB kapısında bekletilebilecek bir ülke değildir" sözüyle bitirdi.

İmamoğlu'nun mektubunun tamamı şu şekilde:

"Bu satırları Silivri Cezaevi'nden yazıyorum. Bugün burada olmam, yalnızca kişisel bir hukuk meselesi değildir. Türkiye'nin demokrasi, hukuk devleti ve Avrupa Birliği ile ortak gelecek iddiasının da içinden geçtiği kırılmayı gösteriyor.

Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişki uzun zamandır dürüstlükten de dengeden de yoksundur. 1999'dan bu yana resmen devam eden adaylık süreci zamanla içi boşalmış bir çerçeveye dönüşmüştür. Türk Hükümeti, AB tam üyeliğini stratejik hedef olarak tanımladığını söylüyor. Ancak içeride demokratik siyaseti ve kurumlarını, hukuk devleti ve insan hak ve özgürlüklerini zayıflatarak bu ilişkinin zeminini kendi eliyle aşındırıyor.

Son günlerde iki güncel gelişme bu çelişkiyi yeniden görünür hale getirdi. İlki, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raporu'nun Dış İlişkiler Komitesi'nden geçen son taslağı. İkincisi, Ursula von der Leyen'in Türkiye'yi Rusya ve Çin'le aynı kefeye koyarak bir ortak olarak değil, karşıt bir aktör olarak değerlendirmesi.

İlk bakışta farklı başlıklar gibi görünse de ikisi de benzer bir sıkıntıya işaret ediyor: AB ile Türkiye arasında ortak bir geleceğe ilişkin inandırıcı ve ortak bir iradenin zayıflığı. AB Türkiye'ye bakarken ilkeler ile çıkarlar arasında gidip geliyor ve vizyoner bir perspektif ortaya koyamıyor. Türkiye ise AB ile ortak bir yön ve gelecek iddiasını diri ve sürdürülebilir tutacak demokratik güveni üretemiyor.

Avrupa Parlamentosu'nun yakında Genel Kurul'da kabul edilmesi beklenen son raporu, Türkiye'deki demokratik gerilemeye dair genel tespitleri tekrarlamanın ötesine geçiyor. Bu yılki metin, gözaltına alındığım 19 Mart sonrasında yaşanan süreci, muhalefet üzerindeki artan baskıyı ve demokratik kurumlarda derinleşen aşınmayı daha somut ve doğrudan kayda geçiriyor.

Aynı zamanda Avrupa Birliği genişleme siyasetinde yeniden bir hareket alanı oluşurken, Türkiye'nin gerekli demokratik reformları hayata geçirmemesi nedeniyle bu fırsat penceresinin dışında kaldığını açıkça söylüyor. Bu vurgu çok önemli. Çünkü mesele artık yalnızca donmuş bir üyelik dosyası değil; Türkiye ile AB'nin ortak geleceğine dair stratejik bir yön meselesidir.

Türkiye'nin AB ile ilişkisinde yaşanan tıkanma da tam bu noktada belirginleşiyor. Zira mevcut siyasi çerçevede muhalefet üzerinde uygulanan baskı giderek kalıcı bir yönetim pratiğine dönüştükçe, mesele dış politikanın dar sınırlarını aşarak daha yapısal bir nitelik kazanıyor. Bir rejim meselesine dönüşüyor. Bu nedenle, AB ile yaşanan gerilimlerin önemli bir kısmı demokratik standartlardaki bu iç bozulmanın dış politikaya yansımasından besleniyor.

Türkiye, Avrupa Konseyi'nin kurucu üyelerinden biri olarak Avrupa'nın demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti temelinde inşa ettiği kurumsal yapının en başından beri parçasıdır. NATO'nun içindeki konumuyla da Avrupa güvenlik mimarisinin ve kolektif savunma sisteminin önemli bir bileşenidir. Bugün ise Karadeniz'den yaşamsal enerji hatlarına, göçten sanayi üretimine kadar AB'nin uzun vadeli güvenliği ile ekonomik dayanıklılığı Türkiye'yi dışlayarak kurulamaz. Bu gerçek, ilişkilerin siyasi olduğu kadar aynı zamanda stratejik karşılıklı bağımlılık temelinde yeniden düşünülmesini gerekli kılıyor.

Bu yüzden Türkiye'yi Rusya ve Çin'le aynı düzlemde değerlendirmek, AB'nin kendi jeopolitik gerçekliği ve stratejik vizyonuyla çelişmektedir. Türkiye, bu aktörlerden farklı olarak, Avrupa'nın kurumsal yapılarıyla uzun yıllara yayılan bir entegrasyon ilişkisine ve doğrudan bir ortaklığa sahiptir. Türkiye'yi dışlayan bir AB, uzun vadeli güvenliğini ve ekonomik dayanıklılığını da eksik kurgulamış olur.

AB bugün Türkiye'ye baktığında çoğunlukla şu tabloyu görüyor: Yıpranmış kurumlar. Siyasallaşmış bir yargı. Baskı altındaki muhalefet. Zayıflayan yerel demokrasi. Biz bunları en ağır biçimde bizzat yaşıyoruz. Türkiye'yi AB'den uzaklaştıran şey coğrafyası değil, otoriterleşme eğilimin bir süredir yarattığı birikmiş tahribattır.

Yıllardır Türkiye'yi Avrupa Konseyi standartlarından uzaklaştıran, hukuk devletini zedeleyen, AİHM kararlarına uymamakta ısrar eden, yerel demokrasiyi baskı altına alan iktidar, dönüp Avrupa değerlerinin savunucusu gibi konuşamaz. Bu söylem AB nezdinde de inandırıcılıktan uzaktır.

Türkiye'nin bugün ihtiyacı olan şey hamaset değil, net bir istikamettir. AB ile ortak geleceği savunmak, AB'ye hoş görünmeye çalışmak değildir. Aynı şekilde, AB'deki çifte standardı görmek de Avrupa fikri ve projesinden vazgeçmek anlamına gelmez. Asıl ihtiyaç, hukuku, özgürlüğü ve çoğulculuğu dışsal bir beklenti olarak değil, Türk toplumunun öz hakkı olarak savunan bir siyasi aklın güçlenmesidir.

Bizim tahayyülümüzde, yöneteceğimiz Türkiye işte bu yüzden farklı olacaktır. Hedefimiz, AB ile ilişkisini edilgen bir bekleyiş üzerinden değil; eşitlik, değerler ve ortak çıkarlar temelinde kuran; hak ve özgürlüklerden korkmayan, bilakis toplumsal düzenin temeli ve güvencesi olarak gören; hukuku pazarlık konusu değil, toplumsal hayatın temeli olarak sayan bir Türkiye'dir.

Bu noktada AB tarafından beklentimiz, Türkiye'ye korkuların, klişelerin ve kısa vadeli siyasi hesapların merceğinden bakmasını geride bırakması; Türkiye'nin tarihini, toplumsal dinamiklerini ve AB ile kurduğu kurumsal bağları daha ciddiyetle ele almasıdır.

Bugün bu satırları hapishanedeki hücremden yazıyor olabilirim. Ancak bu zorlu koşullarda dahi, Türkiye'nin yönünün demokrasi, hukuk devleti, insan hakları ve Avrupa ile ortak bir gelecek olduğuna dair inancım sarsılmış değildir.
Türkiye, AB kapısında bekletilebilecek bir ülke değildir."

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:102
embedKaynak:https://halktv.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 06 Mayıs 2026 12:51 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Donör aranan Ali hemşirenin eşinden kök hücre bağışı çağrısı

03 Kasım 2026 16:41see146

Fabrika müdürünü öldüren sanığa müebbet hapis cezası

03 Kasım 2026 21:19see144

24 Ayar Gram Altın Fiyatı Son Dakika: Gram Altın Düştü! 3 Kasım 2026 Bugün 1 Gram Altın Kaç TL Oldu? Son Haberler

03 Kasım 2026 18:18see144

Kardeşlerin kavuşması ağlattı

03 Kasım 2026 16:43see141

HAKAN UÇ ‘Uyan’ şarkısının klip çekiminde ne yaşandı?

03 Kasım 2026 19:56see138

Bilim insanları doğruladı: Günde 1,5 yemek kaşığı yiyenlerin 3 ayda beyni yenileniyor

03 Kasım 2026 19:53see138

Ismail Jakobs: Yarın mutlaka kazanmamız gerekiyor

03 Kasım 2026 16:43see136

Cox s Bazar dosyası: 33 kampta 1,2 milyon Müslüman Arakanlı hayat mücadelesi veriyor Son Haberler

03 Kasım 2026 18:20see136

Bugün saat 18.00 den sonra pencereleri açmayın çağrısı Sözcü Gazetesi

03 Kasım 2026 16:59see135

Bakan Gürlek: Organize bir piyasa dolandırıcılığı ve suç yapısı tespit edilmiştir

03 Kasım 2026 16:42see135

Garanti BBVA, GBM Awards 2026’dan üç ödülle döndü

03 Kasım 2026 16:44see135

Sergen Yalçın dan Rıdvan Yılmaz kararı! Beşiktaşlı yıldıza mesaj gönderdi Fanatik Gazetesi Beşiktaş (BJK) Haberleri Spor

03 Kasım 2026 16:45see135

Alevler ahşap evi sardı: Bartın da köylülerin hortumlu mücadelesi faciayı önledi! Sözcü Gazetesi

03 Kasım 2026 16:57see134

Jülide Kural ın avukatından Levent İnanır ile ilgili şoke eden iddia

03 Kasım 2026 17:30see134

Piyasalar merkez bankalarından şahin adım bekliyor Sözcü Gazetesi

03 Kasım 2026 16:57see134

Galatasaray dan kırmızı kart beklentisi! Fırat Aydınus tan flaş yorum

03 Kasım 2026 21:48see134

Maçın 1. dakikasında Galatasaray kırmızı kart bekledi

03 Kasım 2026 21:27see133

Dünyaca ünlü forvet Trabzonspor a mesaj yolladı Sözcü Gazetesi

03 Kasım 2026 16:59see132

ABD de ara seçimlerde kritik saatler: Gözler hem Kongre nin kontrolünde hem eyaletlerde

03 Kasım 2026 22:06see132

Varşova da 2 farkı uçakta bomba alarmı

03 Kasım 2026 17:32see132
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları