İlk kurbanlardan biriydi, Ebola’yı mucizevi şekilde yendi! Şimdi ise her gün ölüm tehditleri alıyor
Hurriyet sayfasından alınan bilgilere göre, Ankara24.com açıklama yapıyor.
Etienne Ezo, Ebola virüsüne tam olarak ne zaman yakalandığını ve bir insanın yaşayabileceği en korkunç, en acılı süreçlerden birinin onun için ne zaman başladığını çok iyi hatırlıyor.
49 yaşındaki üç çocuk babası hemşire, Kongo’nun Ituri bölgesinin başkenti olan ve aylardır amansız bir salgının merkez üssü konumunda bulunan Bunia’daki en büyük hastanelerden birinde görev yapıyordu.
Bulaşmayı önlemek için elinde sadece plastik eldivenler ve bir önlük olan Ezo, yakındaki bir altın madeni kasabası olan Mongbwalu’dan gelen ve durumları kritik olan bir grup hastayı tedavi ederken virüsü kaptı.
Haberlerimizi Google’da Takip Edin
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
The Telegraph gazetesine konuşan Etienne, o anları şu sözlerle anlattı:
"Her şey bu hastaların gelmesinden bir gün sonra başladı. İşe gittiğimde bazı kan testleri yapıyordum, aniden başımın döndüğünü hissettim. Ayakta duramayacak kadar halsizleştiğim için uzanmak zorunda kaldım.
Kısa bir süre sonra kusmaya başladım. Bu durum çok uzun sürdü. Sanki vücudumdaki her şeyi kusarak dışarı atıyor gibiydim. Ardından tepeden tırnağa inanılmaz bir kaşıntı hissi başladı. Vücudumu baştan aşağı tırmalıyordum."
Mayıs ayının başlarıydı ve Kongo’nun bu bölgesinde düzinelerce insan açıklanamayan bir şekilde hastalanıyor ve ölüyordu.
Bunun nedeni, o ana kadar en az 63 kişinin ölümüne yol açan ve 393 kişiye daha bulaşan salgının, standart testlerin tespit edemediği, Ebola’nın nadir görülen Bundibugyo türünden kaynaklanmasıydı. Üstelik Bundibugyo suşuna karşı onaylanmış bir aşı veya tedavi de bulunmuyordu.
Etienne, "Başlangıçta son derece korkmuş ve stresliydik çünkü ne olduğunu anlayamıyorduk" dedi ve ekledi:
"Tıbbi ekibe kendimi hiç iyi hissetmediğimi söyledim. Çok halsiz düştüğüm ve dehidrasyon (aşırı sıvı kaybı) yaşadığım için bana serum bağladılar; kaşıntı için antihistaminik haplar ve ağrı kesiciler verdiler. Tüm bunlar olurken, çok şiddetli bir ishal başladı. Günlerce böyle devam etti. Bilincim yerinde değildi, bu yüzden tam olarak ne kadar sürdüğünü hatırlamıyorum. Çok yüksek ateşim vardı ve sürekli tamamen bitkindim. Hayatımda hiç böyle bir yorgunluk hissetmemiştim."
TEŞHİS İÇİN KAN ÖRNEKLERİ 3.200 KİLOMETRE UZAĞA GÖNDERİLDİ
Etienne, henüz hangi virüs sebebiyle hasta oldukları kesinleşmeden önce, hastanedeki bir izolasyon koğuşuna yatırılan sekiz sağlık personelinden biriydi.
Kesin sonuç için kan örneklerinin, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin başkenti Kinshasa’daki bir laboratuvara gönderilmesi gerekiyordu; yani yaklaşık 3.200 kilometre uzağa. Etienne’e yapılan on kan testinden ancak üçüncüsünde virüsü taşıdığı kesin olarak doğrulanabildi.
Bu testin sonuçlandığı dönemde, yani 15 Mayıs’ta, Kongo Sağlık Bakanlığı Ituri’de resmi olarak bir Ebola salgını ilan etti. Bir gün sonra ise Dünya Sağlık Örgütü, Ebola’nın ne kadar süredir fark edilmeden yayıldığını göz önünde bulundurarak durumun "uluslararası önemi haiz bir halk sağlığı acil durumu" teşkil ettiğini duyurdu. Kaynaklar, ilk vakanın aslında ta ocak ayına kadar uzandığını belirtiyor.
Etienne, "Biz alarm durumuna geçene ve Kinshasa’dan bunun yeni bir Ebola türü olduğuna dair onay gelene kadar, tüm bu insanların neden aynı semptomlarla hastaneye akın ettiğini açıklayamıyorduk" dedi.
‘EBOLA EN ZAYIF OLANLARI SEÇİP ALIYOR’
İzolasyon süreci boyunca dayanılmaz acılar çekmeye devam etmesine rağmen, Etienne’in semptomları daha da kötüye gitmedi. O günleri şöyle aktardı:
"Çevremdeki bazı insanların durumu çok daha kötüleşiyordu ama bende Ebola’nın göz kenarlarından kan gelmesi gibi en korkunç belirtisi olan kanamalar (hemoraji) görülmedi. Yaklaşık bir hafta sonra durumum iyiye gitmeye başladı. Ebola, sanki en zayıf insanları seçip alıyor gibi."
Etienne, kendisiyle birlikte üç meslektaşının hayatta kalmasını, 2017 yılındaki başka bir salgın sırasında Ebola’nın daha yaygın olan ‘Zaire’ türüne karşı aşılanmış olmalarına bağlıyor. Etienne, "Aşı yaptırmayanların hepsi ölüyor” dedi.
Her ne kadar Zaire aşısının Bundibugyo türüne karşı koruma sağladığına dair henüz resmi bir kanıt olmasa da virüsün ölüm oranı, hastanın ne kadar çabuk izole edildiğine ve ne kadar erken destekleyici tedavi aldığına bağlı olarak büyük değişiklik gösteriyor.
Örneğin, şu ana kadar 16 vaka kaydeden ve nispeten gelişmiş bir sağlık sistemine sahip olan Uganda’da ölüm oranı sadece yüzde 6 seviyesinde. Ancak sağlık çalışanlarına karşı derin bir güvensizliğin olduğu ve birçok kişinin tedaviyi reddettiği Ituri’de bu oran iki katından fazla: Yüzde 13,6.
Daha da kötüsü, 19 kişinin enfekte olduğu güneydeki Kuzey Kivu eyaletinde ölüm oranı yüzde 68’e ulaşıyor. Uzmanlar, bu korkunç tablonun en büyük nedeninin, insanların izolasyondan kaçıp evlerine dönmeleri olduğunu belirtiyor.
‘ÇOCUKLARIM DEHŞET İÇİNDEYDİ’
Etienne’in meslektaşları çevrelerinde büyüyen bu acil durumla mücadele etmek için çırpınırken, talihsiz hemşire aslında diğer hastalardan neredeyse hiç ayrılmamış olan izolasyon yatağında yatmaya devam ediyordu. İyileşmesine yardımcı olması için kendisine antibiyotikler, ağrı kesiciler ve vitaminler verildi.
Etienne, "En zor şeylerden biri, iki hafta boyunca eşime ve çocuklarıma sarılamamaktı. Beni görebiliyorlardı ama yanıma 10 metreden fazla yaklaşamıyorlardı. Çocuklarımın hepsi dehşet içindeydi” ifadelerine yer verdi.
Bu sırada, Mongbwalu’dan gelen ilk hastaları neredeyse hiçbir kişisel koruyucu ekipmanı olmadan tedavi eden Etienne’in yakın bir meslektaşı hastalık nedeniyle hayatını kaybetti.
Etienne, koruyucu ekipman eksikliğine isyan ederek, "Bir ay boyunca hiçbir kişisel koruyucu giysimiz yoktu. Gelmesi çok uzun sürdü" dedi.
Yardım kuruluşları; maske, eldiven ve önlük gibi temel kişisel koruyucu ekipmanlardaki kritik eksikliklerin virüsün yayılmasında büyük rol oynadığı konusunda uyarıyor. Bölgede 30 yılı aşkın süredir güç ve kaynaklar için savaşan en az 100 silahlı grup bulunuyor; sahada çalışan ajanslara göre, malzemelerin bu tehlikeli topraklardan kitlesel olarak taşınmasını organize etmek son derece zor.
Dünya Sağlık Örgütü, cuma günü yaptığı açıklamada, Kongo’ya 200 metrik ton koruyucu ekipmanın ulaştığını ancak talebi karşılamak için çok daha fazlasına ihtiyaç olduğunu belirtti.
BİRÇOK İNSAN EBOLA’NIN SAHTE BİR HASTALIK OLDUĞUNA İNANIYOR
İyileşen ve şu anda işinin başına dönen Etienne, salgının yavaşlama belirtisi göstermediğini söyledi:
"Hâlâ hastaneye kanaması olan insanlar geliyor ve bu aşamada onlar için yapabileceğimiz çok az şey var. Biz sadece en kötü semptomlar ortaya çıkmadan önce, yani erken gelenleri iyileştirebiliyoruz."
Onaylanmış vaka sayıları 29 Mayıs’tan bu yana yüzde 45 artarak 5 Haziran itibarıyla 394’e yükseldi. Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi Direktörü Dr. Jean Kaseya, cuma günü gazetecilere yaptığı açıklamada, salgını kontrol altına almak için dünya genelindeki ülkelerden 500 milyon dolardan fazla yardım taahhüdü alınmasına rağmen, ajansa şu ana kadar çok az para ulaştığını söyledi. Dr. Kaseya, "Bize ulaşan para 3 milyon dolar bile değil" dedi.
Hemşire Etienne’i en çok zorlayan durumlardan biri ise virüsten kurtulmasına rağmen maruz kaldığı toplumsal baskı.
"En kötüsü de burada hâlâ pek çok insanın Ebola’ya inanmıyor olması. Bunun sahte bir hastalık olduğunu, yetkililer tarafından kendilerini yok etmek için uydurulduğunu düşünüyorlar” diyen Etienne şunları söyledi:
"Hastanede çalıştığımı bildikleri için beni de bu 'oyunun' bir parçası sanıyorlar ve beni tehdit ediyorlar. Her gün işe giderken sokakta tehdit ediliyorum, telefonuma öfkeli mesajlar geliyor."
Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus da cuma günü yaptığı açıklamada bu duruma dikkat çekerek, "Dezenformasyon neredeyse virüsün kendisi kadar tehlikeli ve en az onun kadar hızlı yayılıyor" dedi. Kısa süre önce Ituri’yi ziyaret eden WHO lideri, taburcu edilen Etienne ve iyileşen meslektaşlarıyla bir araya gelmişti.
VİRÜS VÜCUTTA AYLARCA GİZLENEBİLİYOR
Etienne, şimdi WHO tarafından yürütülen ve Bundibugyo türünden kurtulmayı başaran şanslı kişileri önümüzdeki 18 ay boyunca izleyecek olan bir ‘sağ kalanlar programına’ katılacak. Bu grup, vücutlarında hiç virüs kalmadığından emin olmak için düzenli testlere tabi tutulacak.
Ebola virüsü, hasta ilk etapta iyileştikten çok sonra bile vücudun belirli bölgelerinde, özellikle gözlerde, merkezi sinir sisteminde ve testislerde aylarca, hatta yıllarca gizlenebiliyor. Bu durum, hastalığın nüksetmesine veya cinsel yolla bulaşmasına neden olabiliyor.
Bunia’daki hastanede mesaisini bitiren 49 yaşındaki hemşire Etienne Ezo, her ihtimale karşı, her gece evinin dışındaki açık hava duşunda kendisini klor çözeltisiyle yıkamaya devam ediyor.
Bu konudaki diğer haberler:
Görüntülenme:99
Bu haber kaynaktan arşivlenmiştir 21 Haziran 2026 11:54 kaynağından arşivlendi



Giriş yap
Haberler
Türkiye'de Hava durumu
Türkiye'de Manyetik fırtınalar
Türkiye'de Namaz vakti
Türkiye'de Değerli metaller
Türkiye'de Döviz çevirici
Türkiye'de Kredi hesaplayıcı
Türkiye'de Kripto para
Türkiye'de Burçlar
Türkiye'de Soru - Cevap
İnternet hızını test et
Türkiye Radyosu
Türkiye televizyonu
Hakkımızda








En çok okunanlar



















