Ankara24.com
close
up
İlham Aliyev in uluslararası hukuk ve güç tanımlaması

İlham Aliyev in uluslararası hukuk ve güç tanımlaması

Haber7 sayfasından alınan verilere göre, Ankara24.com bilgi veriyor.

HABERLER DÜNYA

İlham Aliyev'in uluslararası hukuk ve güç tanımlaması Azerbaycan Yeni Çağ Medya Grubu Başkanı Agil Alesger, "Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in çok farklı uluslararası hukuk ve güç tanımlamasını" değerlendirdi. İlham Aliyev'in uluslararası hukuk ve güç tanımlaması

GİRİŞ 13.01.2026 19:33 GÜNCELLEME 13.01.2026 19:33

İlk Yorum Yapan Sen Ol

NSosyal'de Paylaş Facebook'ta Paylaş X'te Paylaş

İlham Aliyev’in yerli televizyonlara verdiği son röportaj, yalnızca Azerbaycan’ın iç ve bölgesel gündemine dair değerlendirmelerden ibaret değil. Bu mülakat aynı zamanda uluslararası sistemin nasıl işlediğine dair sert, gerçekçi ve ideolojik süslemelerden arındırılmış bir teşhis niteliği taşıyor. Cumhurbaşkanı’nın özellikle “uluslararası hukuk” kavramına dair sözleri, 21. yüzyıl jeopolitiğini anlamak açısından temel bir çerçeve sunuyor.

Aliyev meseleyi açık bir dille ortaya koyuyor:

“Bugün dünyada uluslararası hukuk diye bir şey yoktur. Bunu herkes unutsun. Güç vardır, iş birliği vardır, müttefiklik vardır, karşılıklı destek vardır.”

Bu sözler karamsar bir reddiye değil, mevcut küresel düzenin işleyiş mekanizmasının tanımıdır. Cumhurbaşkanı hukuku tamamen inkâr etmiyor; aksine hukukun ancak güç ve siyasi irade ile desteklendiğinde anlamlı olabileceğini vurguluyor. Röportajın genel mantığına göre uluslararası hukuk, bağımsız ve kendiliğinden işleyen bir mekanizma değil, güç dengelerinin bir sonucudur.

Bu yaklaşım günümüz dünyasında yaşanan gelişmelerle birebir örtüşüyor. Ukrayna’dan Orta Doğu’ya, Güney Kafkasya’dan Afrika’ya kadar uzanan çatışmalar, en son Venezuela`da yaşananlar hukuki kararların ve uluslararası belgelerin ancak uygulatılacak siyasi ve askeri güç mevcutsa sonuç verdiğini gösteriyor. Aliyev’in analizi tam olarak bu gerçekliğe dayanıyor.

Bu çerçevede Cumhurbaşkanı şu cümleyi kuruyor:

“Eğer güçlü değilsen, haklı olmanın hiçbir önemi yoktur.”

Bu ifade, Azerbaycan’ın son otuz yıllık tecrübesinden süzülen stratejik bir dersin küresel ölçekte formüle edilmiş halidir. Uzun yıllar boyunca uluslararası hukuk temelinde kabul edilen kararlar uygulanmadı; çünkü onları hayata geçirecek siyasi irade ve gerçek baskı mekanizmaları yoktu. Sonuçta hukuk kâğıt üzerinde kaldı, gerçek siyaseti ise güç belirledi.

Aliyev’in bu tespiti yalnızca geçmişe dönük bir muhasebe değil, geleceğe yönelik net bir uyarıdır. Mesaj açıktır: Günümüz dünyası ideallerle değil, çıkarlar, güç merkezleri ve ittifak ağlarıyla yönetilmektedir.

Bu tabloyu daha da netleştirirken Cumhurbaşkanı şunu söylüyor:

“Bugün bütün ülkeler için güvenlik bir numaralı meseledir.”

Bu cümle, küresel siyasetin öncelik haritasını açıkça ortaya koyuyor. Ekonomi, diplomasi ve insani değerler dahi artık güvenlik şemsiyesi altında anlam kazanıyor. Devletler uluslararası alanda konumlarını hukuki argümanlarla değil, güvenlik üreten güç yapılarıyla sağlamlaştırıyor.

Ancak İlham Aliyev’i klasik realist yaklaşımdan ayıran temel nokta burada ortaya çıkıyor. Cumhurbaşkanı gücü tek başına zor kullanımı olarak değil, iş birliği ve müttefiklik ile dengelenmiş bir mekanizma olarak tanımlıyor. Bu nedenle “güç” kavramı aynı cümlede “iş birliği” ve “müttefiklik” ile birlikte anılıyor.

Mülakatın alt metninde okunan temel mesaj şu: Tek başına güçlü olmak yeterli değildir; doğru ittifaklarla güçlü olmak esastır. Bu vurgu özellikle Türk dünyası açısından stratejik bir anlam taşıyor.

Tam da bu noktada Cumhurbaşkanı’nın Türk Devletleri Teşkilatı’na atfettiği rol öne çıkıyor. Aliyev, teşkilatın artık yalnızca kültürel ve sembolik bir yapı olarak değil, stratejik ve güvenlik temelli bir koordinasyon alanı olarak ele alınması gerektiğini vurguluyor:

“Türk Devletleri Teşkilatı bizim için çok önemli bir platformdur ve bu teşkilatın gelecekteki gelişimi için Azerbaycan elinden geleni yapıyor.”

Bu yaklaşım, teşkilata verilen önemin retorik değil, işlevsel olduğunun göstergesidir. Cumhurbaşkanı, Türk dünyasının güvenliğinin artık dış aktörlere bırakılamayacağını ima ederek askeri iş birliği konusuna özellikle dikkat çekiyor:

“Neden Türk devletleriyle sadece ekonomik alanda iş birliği yapalım? Güvenlik herkes için temel meseledir.”

Bu sözler, Türk Devletleri Teşkilatı’nın gelecekteki yönünü belirleyen stratejik bir çerçeve sunuyor: Güvenlik boyutu olmadan entegrasyon kalıcı olamaz.

Bu stratejik yaklaşımın somut yansımalarından biri de Gabala’da düzenlenen toplantıdır. Cumhurbaşkanı bu görüşmeyi şöyle tanımlıyor:

“Gabala’da yapılan görüşme, Türk devletleri arasında karşılıklı güvenin daha da güçlendiğini gösterdi.”

Analitik açıdan bakıldığında Gabala buluşması, Türk dünyasında sessiz diplomasinin somut bir sonucudur. Kamuoyuna yönelik sert deklarasyonlardan ziyade, ortak güvenlik algısının ve stratejik uyumun inşa edildiği bir zemin oluşturulmuştur. Bakü’nün bu süreci hem organize eden hem de koordine eden aktör olarak öne çıkması, Azerbaycan’ın lokomotif rolünü pekiştiriyor.

Röportajın en dikkat çekici bölümlerinden biri de Zengezur Koridoru meselesinin yalnızca bölgesel değil, küresel güç merkezleri düzeyinde ele alındığının açıkça ifade edilmesidir. Aliyev, ABD Başkanı Donald Trump ile yapılan bir görüşmeye atıfla şunu söylüyor:

“Trump Zengezur koridoruna kendi ismini verdiği için inanıyorum ki, yakında bu yol açılacaktır. Bu yol açılacak ve güvenli olacaktır.”

Bu ifade, Zengezur’un sıradan bir altyapı projesi değil, küresel jeopolitik çıkarların kesişim noktası olduğunu ortaya koyuyor. Azerbaycan bu süreçte edilgen değil, oyun kurucu bir aktör olarak hareket ediyor.

Cumhurbaşkanı’nın Orta Asya hattına verdiği önem de mülakatta net biçimde hissediliyor. Kazakistan ve Özbekistan’la ilişkiler, klasik diplomatik bağların ötesinde ele alınıyor:

“Kazakistan ve Özbekistan’la ilişkilerimiz yükselen bir çizgide gelişiyor ve bu ilişkiler Türk dünyasının geleceği açısından çok önemlidir.”

Bu sözler, Türk dünyasının ağırlık merkezinin giderek Güney Kafkasya–Hazar–Orta Asya ekseni üzerinde şekillendiğini gösteriyor. Azerbaycan bu hatta enerji, ulaşım ve siyasi bağlayıcı rol üstleniyor.

Mülakatın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Filistin meselesine yaklaşımdır. Aliyev bu konuda duygusal reflekslerle değil, devlet sorumluluğu ve tarihsel tecrübe ile konuşuyor. Amerikalı muhataplara aktarılan yaklaşımı şöyle özetliyor:

“Ülkem saldırıya uğramış bir ülkedir. Birinci Karabağ Savaşı’nda büyük kayıplar verdik, İkinci Karabağ Savaşı’nda da şehitlerimiz oldu. Azerbaycan’ın her bir vatandaşı bizim için değerlidir. Kimse adına Azerbaycanlıların hayatını ve sağlığını riske atmayız.”

Bu sözler, Azerbaycan’ın dış politikasında insan hayatının pazarlık konusu yapılamayacağını net biçimde ortaya koyuyor. Cumhurbaşkanı geçmişe dönük samimi bir muhasebe de yapıyor:

“Biz zor durumda kaldığımızda kaderimizle baş başa bırakılmıştık. Kimse bizi savunmuyordu. Filistin’e olan saygıma ve acılarını paylaşmama rağmen, Filistin de bizi savunmuyordu.”

Bu ifade Filistin’e karşı bir mesafe değil, uluslararası ilişkilerde romantizmin değil gerçekliğin esas alınması gerektiğine dair açık bir devlet aklı beyanıdır.

Buna rağmen Azerbaycan’ın Filistin konusundaki tutumu ilkesel ve nettir:

“Azerbaycan hem BM’de, hem Bağlantısızlar Hareketi’nde hem de İslam İşbirliği Teşkilatı’nda her zaman Filistin’i ve Filistin devletinin kurulmasını desteklemiştir.”

Bu destek sözle sınırlı değildir. Bakü’de Filistin Büyükelçiliği, Azerbaycan’ın mali desteğiyle faaliyet göstermektedir.

Bu yaklaşım, Azerbaycan’ın Filistin meselesinde ölçülü, ilkesel ve sorumlu bir çizgide durduğunu gösteriyor.

Sonuç olarak İlham Aliyev’in röportajında dile getirilen tüm başlıklar —uluslararası hukuk eleştirisi, güvenlik vurgusu, Türk Devletleri Teşkilatı, Gabala süreci, Zengezur Koridoru, Orta Asya hattı ve Filistin meselesi— tek bir stratejik aklın parçalarıdır.

Bu akıl şunu söylüyor:
Türk dünyasının gücü duygusal birliktelikte değil, koordine edilmiş güçte yatar.
Güvenlik, ulaştırma ve müttefiklik tek bir stratejik paket olarak ele alınmalıdır.
Azerbaycan bu paketin içinde yalnızca bir katılımcı değil, yön veren bir aktördür.

Bu röportaj, Türk kamuoyuna açık bir mesajdır: Ortak gelecek, ancak ortak stratejik akıl ve ortak irade ile mümkündür.

İbrahim Can Haber7.com - Haber Şefi

Editör Hakkında İbrahim Can, 1993'te İstanbul'da doğdu. İnternet haberciliği kariyerine 2011’de başladı. İki yıla yakın küçük ölçekli sitelerde çalıştıktan sonra, 2012'nin Ekim ayında yenisafak.com'a başladı. 6,5 yıl çalıştığı yenisafak.com'da Gündem, Eğitim, Hayat, Dünya, Spor ve Video kategorilerinde çalıştı. Bir süre akşam sorumluluğu yaptı. Son olarak Ana Sayfa Editörü oldu. 2019'un Haziran ayında Haber7'de Gündem Editörü olarak göreve başladı. Hem Haber7 hem de Yeni Şafak'ta kültür sanat, eğitim ve siyaset alanları başta olmak üzere birçok alanda özel haber, infografik ve video hazırladı. Hala Haber7'de Haber Şefi olarak çalışmalarına devam etmektedir.

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL

GÖNDER

Daha fazla bilgi ve son haberler için Ankara24.com'ı takip edin.
seeGörüntülenme:55
embedKaynak:https://www.haber7.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 13 Ocak 2026 19:34 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Mario Lemina: Ders alacağımız bir maçı geride bıraktık Futbol Haberleri

26 Şubat 2026 02:46see165

Galatasaray öldü öldü dirildi, İtalya’da turu geçti Sözcü Gazetesi

26 Şubat 2026 01:44see165

Tomarza da voleybol kursları Ramazan da da hız kesmiyor Kayseri Haberleri

26 Şubat 2026 03:26see163

Yılanlar ve akreplerle uyuyoruz! Ortadoğu Haberleri

26 Şubat 2026 04:05see162

Nükleer takvim netleşiyor Ekonomi Haberleri

26 Şubat 2026 04:06see161

Harvard’da Epstein depremi: ABD’li eski bakan emekli edildi

26 Şubat 2026 02:52see161

MAÇ SONUCU: Real Madrid: (3) 2 Benfica: 1 (1) (Rafa nın golü Mou ya yetmedi: R. Madrid turladı) Futbol Haberleri

26 Şubat 2026 01:51see158

Barış Alper Yılmaz: Hedeflerim var ama takımın hedefleri önemli!

26 Şubat 2026 02:19see158

İtalya da öldül öldük dirildik! Juventus 5 2 den döndü! Galatasaray 105+1 de turladı

26 Şubat 2026 01:39see157

Atakaş Hatayspor, Sipay Bodrumspor maçı hazırlıklarını sürdürdü Hatay Haberleri

26 Şubat 2026 03:19see156

Barış Alper Yılmaz: Taraftara söz veriyoruz, çok daha iyi olacağız Futbol Haberleri

26 Şubat 2026 02:46see156

Beyin yaşlanmasını frenleyen güç Sözcü Gazetesi

26 Şubat 2026 03:04see155

Yoğun bakıma kaldırılmıştı! Yalçın Özden’in son durumu açıklandı

26 Şubat 2026 02:22see155

İydgâh mescidinden müzeye: Kaşgar’ın iki zamanı Ömer Lekesiz

26 Şubat 2026 04:05see148

Galatasaray da Victor Osimhen: Maç baştan itibaren hayal kırıklığına uğrattı Fanatik Gazetesi Galatasaray (GS) Haberleri Spor

26 Şubat 2026 01:57see146

Eğitime kar engeli

26 Şubat 2026 01:57see145

Bu fasulye artık 400 lira Sözcü Gazetesi

26 Şubat 2026 03:37see144

Valilik duyurdu: Gümüşhane de eğitime kar arası

26 Şubat 2026 02:24see142

İran uranyum seviyesini 3.6 ya indirmeye hazır Dış Haberler

26 Şubat 2026 01:03see142

Güney Kore ye stratejik sektörlerde iş birliği çağrısı Ekonomi Haberleri

26 Şubat 2026 04:04see139
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları