Ankara24.com
close
up
Menu

Oğlundan Trump ın başını yakacak Rus itirafı Sözcü Gazetesi

Vucic, 27 Eylül de istifa edip 25 Ekim seçimi için kampanyaya katılacak

Erdoğan’dan NATO liderlerine verilen silah hediyesiyle ilgili ilk açıklama: Eserlerimizi takdim edelim istedik

Çekmeköy de dorsesi açılan hafriyat kamyonu üst geçide çarptı

Memik Yılmaz: Fenerbahçe gibi bir rakibe karşı aldığımız 1 puan çok değerli

İKSV Alt Kat tan çocuklar için Kitap Arkadaşım

Bakan Gürlek duyurdu: Başsavcılıklara ailenin, gençlerin ve toplumun korunması için genelge

Umman duyurdu: Kritik Hürmüz görüşmesi ertelendi

Jigolo ağının çarkı deşifre oldu: Beni bu işlere Emre Tanış soktu

Günlerdir aranıyordu! Raperin Yılmaz ın gözaltı sonrası ilk görüntüleri

Kılıçdaroğlu nun koltuğuna talip! CHP’de ilk genel başkan adayı belli oldu

Sarıyer de villa arıyor: Mert Yazıcıoğlu yeni aşk yuvası için kolları sıvadı Sözcü Gazetesi

Bakan Bolat: Esnafımıza 853 milyar lira finansman desteği ve kolaylığı sağladık

Rusya da akaryakıt krizi: Pek çok şehirde benzin bulunamıyor

Bakırköy’de 4 katlı metruk binanın çatısı alevlere teslim oldu

Valiliğin tedbiri işe yaradı! İstanbul da okulun ilk günü trafikte beklenmedik durum

Trump tan çok sert mesaj! Bize tazminat ödeyecekler

İsrail ordusu ödüllü belgesel için harekete geçti: Yanıt verebiliriz

İsmail Kartal dan istifası hakkında açıklama

Kurtlar Vadisi Pusu da yıllar sonra fark edilen detaylar: Bu sır benle mezara gidecek! Sözcü Gazetesi

Hürmüz’den Gazze’ye Türkiye’den Sumud’a: ABD İsrail için denizin bittiği yer Yasin Aktay

Hürmüz’den Gazze’ye Türkiye’den Sumud’a: ABD İsrail için denizin bittiği yer Yasin Aktay

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.

Bugün Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler, hiç kuşkusuz sadece savaşların kronolojisiyle veya aktörlerin mevcut konumlarıyla açıklanamaz. Belki 7 Ekim Aksa Tufanının tetiklediği ve nihayetinde bütün düzenin başlangıç noktasından fersah fersah uzaklaşmış olacağı dinamik bir süreç. Trump’ın söylemlerindeki dakikalık değişimler basitçe Trump’ın kendine özgü üslubuna verilecek tutarsızlıklar olmaktan da öte bu dinamik sürece cevap verme telaşında sergilenen doğal refleksler olarak görülebilir. Hürmüz Boğazı’nda

Bugün Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler, hiç kuşkusuz sadece savaşların kronolojisiyle veya aktörlerin mevcut konumlarıyla açıklanamaz. Belki 7 Ekim Aksa Tufanının tetiklediği ve nihayetinde bütün düzenin başlangıç noktasından fersah fersah uzaklaşmış olacağı dinamik bir süreç.

Trump’ın söylemlerindeki dakikalık değişimler basitçe Trump’ın kendine özgü üslubuna verilecek tutarsızlıklar olmaktan da öte bu dinamik sürece cevap verme telaşında sergilenen doğal refleksler olarak görülebilir.

Hürmüz Boğazı’nda düğümlenen enerji krizi, Gazze’de süren yıkım, Güney Lübnan’da devam eden askeri denge ve uluslararası sularda dahi kendini gösteren İsrail müdahaleciliği, çok daha derin bir dönüşümün işaretleridir: Bölge, dışarıdan dayatılan bir düzenin sınırlarına ulaşmış ve kendi stratejik aklını üretme eşiğine gelmiştir.

KÖRFEZ’DEKİ YENİ İRADE: HÜRMÜZ ARTIK SADECE BİR DENİZ GEÇİDİ DEĞİLDİR

Bu dönüşümün en kritik göstergelerinden biri, Hürmüz krizine verilen Körfez tepkisidir. 28 Nisan’da Cidde’de gerçekleştirilen olağanüstü istişare zirvesinde

Körfez liderlerinin yaklaşımı, klasik kriz yönetiminin ötesine geçerek, baskıyı bir fırsata dönüştürme iradesini ortaya koydu.

Artık Hürmüz sadece bir deniz geçidi değildir; bölgenin kendi kaderini tayin edip edemeyeceğinin sınandığı bir jeopolitik laboratuvardır.

Körfez liderleri bir bakıma sorunu, Hürmüz’ün kontrolünün ötesinde algılayıp, Hürmüz’e bağımlılığın ortadan kaldırılması noktasına uzanan bir ufka açılmış görünüyorlar.

Körfez ülkelerinin gündeme aldığı alternatif boru hatları, kara lojistik ağları ve ortak stratejik stok sistemleri, klasik deniz gücü teorilerini tersine çeviren bir yaklaşımı temsil etmektedir. Artık mesele, bir geçidi kontrol etmek değil; o geçidin silah olarak kullanılmasını imkânsız kılmaktır.

ABD KÖRFEZ’İN KORUYUCUSU DEĞİL TEHDİDİDİR

Bu yaklaşım, aslında bölgesel bir paradigma değişimine işaret etmektedir. Amerikan-İsrail ekseni askeri gücüyle sonuç almaya çalışırken, bölge aktörleri ilk kez

yapısal caydırıcılık

üretmeye yönelmektedir. Bu, sadece bir savunma refleksi değil; aynı zamanda yeni bir düzen kurma iddiasıdır ve görünen kadarıyla sadece İran’a karşı değil, ABD’ye karşı da bir tedbirdir.

Bölge ülkeleri halen ilişkilerini belli bir düzeyde tutuyorsa da şu ana kadar kendilerine yönelen asıl tehdidin ABD ve İsrail ekseninden geldiğini çok iyi idrak etmiş durumdalar.

İran Körfez için değil ABD’nin bölgedeki yayılmacı ve sömürgeci varlığı için bir tehdit olabilir ve Körfez ülkeleri için bir tehdit olması bile ancak ABD’nin Körfez ülkelerini kendine kalkan olarak kullanmasından kaynaklanıyor. ABD’nin varlığının veya koruma gücünün Körfez’e sağladığı hiçbir avantaj yoktur.

Körfezi koruyan kötü köpek gibi, tek yaptığı şey sürüye kurdu getirmek. Körfez’in böyle bir koruyucuya ihtiyacı yoktur.

Cidde’deki toplantıda bunlar kuşkusuz açıkça konuşulmadı ama bu tablonun giderek o toplantı masasında çok daha fazla netleştiği anlaşılıyor.

Bu tablo netleştikçe sadece bölge için değil bütün Türk-Arap İslam Birliği için yeni bir ufuk da açılmaktadır.

Körfez’in bugün geldiği nokta Gazze, Lübnan, Libya ve Sudan’daki sıkışmışlıkların kökenindeki Siyonist parmağın giderek Arap varlığı ve birliğine İran’dan daha büyük bir tehdit oluşturduğuna dair ciddi bir farkındalık. Bu farkındalık mevcut olanları giderek kadük hale getirmek üzere onu yeni siyasetlere ve oluşumlara zorluyor. En somut arayış olarak şimdilik Hürmüz’e olan bağımlılığı azaltacak yollara sevk ediyor.

Bu noktada Türkiye’nin önemli bir imkan ve ufuk sunduğu çok açık.

TÜRKİYE’NİN KURUCU MİSYONU

Malum, Türkiye, Karadeniz Tahıl Koridoru ile savaş şartlarında bile küresel tedarik zincirlerini koruyabilen bir model geliştirmişti. Bugün benzer bir model, Hürmüz’den Gazze’ye uzanan hatta uygulanabilir. Ancak bu kez mesele sadece teknik arabuluculuk değil; daha geniş bir

Türk-Arap stratejik bütünleşmesi

nin inşasıdır.

Çünkü bugün açıkça görülmektedir ki, Arap Birliği tek başına bu yükü taşıyamamaktadır. Aynı şekilde İslam İşbirliği Teşkilatı da mevcut haliyle siyasi etki üretmekten uzaktır. Buna karşılık sahada ortaya çıkan gerçeklik farklıdır: İran’ın direnci, Filistin’in sürekliliği, Lübnan’daki denge ve Körfez’in stratejik yeniden konumlanışı, parçalı ama potansiyel olarak birleşebilir bir güç alanı yaratmaktadır.

Bu alanın kurumsal karşılığı henüz yoktur.

İşte Türkiye’nin tarihsel misyonu

tam da burada ortaya çıkmaktadır:

Arap Birliği ile İslam dünyasını, enerji güvenliği, ticaret, lojistik ve insani diplomasi üzerinden birbirine bağlayan yeni bir bölgesel akıl üretmek.

SUMUD: İSRAİL-ABD İÇİN DENİZİN BİTTİĞİ YER

Sumud Filosu

’nun yeni girişimi ve buna karşılık İsrail’in Yunanistan sularındaki müdahalesi İsrail-ABD eksenli dünya için denizin bitmekte olduğunu gösteriyor.

Gazze’ye insani yardım ulaştırmayı hedefleyen bu tür filolar, sadece yardım taşımaz; aynı zamanda uluslararası sistemin vicdanını ve meşruiyetini de sahaya taşır. İsrail’in bu gemilere uluslararası sularda ya da Yunanistan’a yakın alanlarda müdahale etmesi ise bir güç gösterisi değil, aksine bir

stratejik sıkışmışlık belirtisidir.

Çünkü gerçek güç, sivil bir yardım gemisinden korkmaz. Bu müdahaleler, İsrail’in askeri kapasitesinden ziyade siyasi meşruiyetinin aşındığını göstermektedir.

Denizlerde bile insani girişimleri engellemeye çalışan bir aktör, aslında kara savaşında elde edemediği sonucu hukuku ihlal ederek telafi etmeye çalışmaktadır.

Bu durum, daha geniş bir gerçeği açığa çıkarır: Amerikan-İsrail ekseni hâlâ güçlü olabilir, ancak artık

sonuç üretme kapasitesi zayıflamaktadır.

Gazze’de sonuç yok. Lübnan’da kesin üstünlük yok. İran’da rejim değişikliği mümkün değil. Hürmüz’de kontrol mutlak değil.

BÖLGE İÇİN DENİZİN BAŞLADIĞI YER

Buna karşılık bölge, ilk kez farklı bir yönde hareket etmektedir.

Cidde’de ortaya çıkan vizyon, enerji yollarını çeşitlendirme, kara bağlantılarını güçlendirme ve ortak stratejik stoklar oluşturma yönünde somut adımlar içermektedir. Bu, sadece Körfez’in değil, bütün bölgenin kaderini değiştirebilecek bir adımdır.

Bu noktada Türkiye’nin önerdiği model, bu parçaları birleştirebilir

: Hürmüz merkezli enerji güvenliği girişimi, Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan kara ve demiryolu ağları, Gazze için kalıcı insani koridorlar ve Arap ve İslam dünyası arasında koordineli diplomasi

Bu dört unsur birleştiğinde ortaya çıkan şey, klasik bir ittifak değil; yeni bir medenî jeopolitiktir.

Bu jeopolitik, askeri bloklara dayanmaz; aksine bağımlılıkları azaltarak özgürlük alanını genişletir. Hürmüz’e bağımlılığı azaltan Körfez stratejisi ile Türkiye’nin lojistik merkez vizyonu birleştiğinde, bölge ilk kez dış güçlerin belirlediği değil, kendi kurduğu bir düzene yaklaşabilir.

Sonuç olarak bugün yaşananlar bir krizler toplamı değildir; bir

kurucu momenttir.

TÜRKİYE’NİN ÖNÜNDEKİ SORU

Trump’ın çelişkileri, İsrail’in saldırganlığı ve küresel sistemin tıkanması, eski düzenin çöktüğünü göstermektedir. Buna karşılık Cidde’de şekillenen yeni stratejik akıl, sahadaki direniş dinamikleri ve Türkiye’nin bu süreçteki konumu alternatif bir düzenin mümkün olduğunu ortaya koyuyor.

Türkiye’nin önündeki soru artık şudur: Bu yeni düzenin pasif bir izleyicisi mi olacak, yoksa kurucu aktörü mü?

Cevap, yalnızca diplomatik tercihlerde değil; bölgeyi birleştirecek vizyonun cesaretle ortaya konmasında yatmaktadır. Çünkü artık mesele sadece Hürmüz, Gazze ya da Lübnan değildir. Mesele, Arap ve İslam dünyasının

kendi kaderini kendi elleriyle yazıp yazamayacağıdır.

Gelişmeleri kaçırmamak için Ankara24.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:128
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 02 Mayıs 2026 04:07 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Oğlundan Trump ın başını yakacak Rus itirafı Sözcü Gazetesi

15 Eylül 2026 01:44see194

Vucic, 27 Eylül de istifa edip 25 Ekim seçimi için kampanyaya katılacak

15 Eylül 2026 01:30see179

Erdoğan’dan NATO liderlerine verilen silah hediyesiyle ilgili ilk açıklama: Eserlerimizi takdim edelim istedik

15 Eylül 2026 00:12see175

Çekmeköy de dorsesi açılan hafriyat kamyonu üst geçide çarptı

15 Eylül 2026 02:11see166

Memik Yılmaz: Fenerbahçe gibi bir rakibe karşı aldığımız 1 puan çok değerli

15 Eylül 2026 00:06see157

İKSV Alt Kat tan çocuklar için Kitap Arkadaşım

14 Eylül 2026 19:31see152

Bakan Gürlek duyurdu: Başsavcılıklara ailenin, gençlerin ve toplumun korunması için genelge

14 Eylül 2026 18:42see145

Umman duyurdu: Kritik Hürmüz görüşmesi ertelendi

14 Eylül 2026 08:48see144

Jigolo ağının çarkı deşifre oldu: Beni bu işlere Emre Tanış soktu

14 Eylül 2026 22:22see142

Günlerdir aranıyordu! Raperin Yılmaz ın gözaltı sonrası ilk görüntüleri

14 Eylül 2026 08:17see139

Kılıçdaroğlu nun koltuğuna talip! CHP’de ilk genel başkan adayı belli oldu

14 Eylül 2026 17:04see139

Sarıyer de villa arıyor: Mert Yazıcıoğlu yeni aşk yuvası için kolları sıvadı Sözcü Gazetesi

14 Eylül 2026 09:30see138

Bakan Bolat: Esnafımıza 853 milyar lira finansman desteği ve kolaylığı sağladık

15 Eylül 2026 19:47see138

Rusya da akaryakıt krizi: Pek çok şehirde benzin bulunamıyor

14 Eylül 2026 22:14see137

Bakırköy’de 4 katlı metruk binanın çatısı alevlere teslim oldu

15 Eylül 2026 00:46see135

Valiliğin tedbiri işe yaradı! İstanbul da okulun ilk günü trafikte beklenmedik durum

14 Eylül 2026 09:31see135

Trump tan çok sert mesaj! Bize tazminat ödeyecekler

15 Eylül 2026 00:09see134

İsrail ordusu ödüllü belgesel için harekete geçti: Yanıt verebiliriz

14 Eylül 2026 18:02see134

İsmail Kartal dan istifası hakkında açıklama

14 Eylül 2026 19:28see133

Kurtlar Vadisi Pusu da yıllar sonra fark edilen detaylar: Bu sır benle mezara gidecek! Sözcü Gazetesi

14 Eylül 2026 09:35see132
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları