Ankara24.com
close
up
Menu

Sarıyer de husumetlisini silahla yaralayan şüpheli, saldırı anını cep telefonuyla kaydetti

Samsung Galaxy A27 5G tanıtıldı: İşte özellikleri ve güncelleme detayları Mobil Haberleri

Haberi gerekçe göstererek gazeteciye ateş açtılar Şanlıurfa Haberleri

Fas Federasyonu Başkanı Lekjaa dan Yamal a gönderme!

Trump tan İran ile varılan anlaşmanın ardından ilk açıklama

Savaş sırasında nehre bırakılmışlardı: 250 yıl sonra yeniden gün yüzüne çıktılar Sözcü Gazetesi

ABD İran anlaşmasına dünyadan ilk tepkiler

Dere yatağına devrilen otomobildeki 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı Sözcü Gazetesi

Mikael Jantunen: Önümüzde zorlu bir görev var!

UVA ve UVB ışınlarına güçlü kalkan

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif: ABD ile İran anlaşmaya vardı, imza töreni 9 Haziran da İsviçre de yapılacak

ABD li yetkili: ABD ordusu, İran la müzakereler sürerken Orta Doğu da kalacak

Bakan Göktaş açıkladı: Dijital risklere karşı önlem Son dakika haberleri

Afyonkarahisar da otomobille hafif ticari araç çarpıştı: 1 ölü, 6 yaralı

Borsa İstanbul da 7 şirket temettü ödemesi yapacak

Hakan Safi nin anlaştım dediği yıldızın yeni takımı belli oluyor! Teklifi kabul etti

Biruni Üniversitesi’nden kanser hücrelerini baskılayan nanomalzeme araştırması

Fox, Roku yu 22 milyar dolarlık dev anlaşmayla satın alıyor!

Evli adamla yaşamakta ısrar eden 19 yaşındaki Ceyda için bakanlık devrede

Tarih bu ihaneti yazacak Sözcü Gazetesi

Hürmüz krizi ve Amerika’nın ‘bedavacılarla’ imtihanı Kadir Üstün

Hürmüz krizi ve Amerika’nın ‘bedavacılarla’ imtihanı Kadir Üstün

Ankara24.com, Yenisafak kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi yayımlıyor.

Amerikan dış politika elitleri, uzun yıllardır uluslararası sistemin istikrarından faydalanan ‘bedavacılardan’ şikâyet ediyorlardı. Bu yaklaşıma göre Amerika küresel ticaret yollarının açık kalmasını ve enerji fiyatlarının istikrarını sağlayarak uluslararası sistemin istikrarını temin edegeldi. Buna karşılık Amerika’nın müttefikleri, rakipleri ve hasımları bu düzenin nimetlerinden yararlanarak ekonomilerini geliştirdiler ancak Amerika’nın üstlendiği riskleri üzerlerine almadılar. Bu yaklaşım, Bush

Amerikan dış politika elitleri, uzun yıllardır uluslararası sistemin istikrarından faydalanan ‘bedavacılardan’ şikâyet ediyorlardı. Bu yaklaşıma göre Amerika küresel ticaret yollarının açık kalmasını ve enerji fiyatlarının istikrarını sağlayarak uluslararası sistemin istikrarını temin edegeldi. Buna karşılık Amerika’nın müttefikleri, rakipleri ve hasımları bu düzenin nimetlerinden yararlanarak ekonomilerini geliştirdiler ancak Amerika’nın üstlendiği riskleri üzerlerine almadılar. Bu yaklaşım, Bush döneminde Amerikan müttefiklerinin Afganistan ve Irak’a daha fazla katkı yaparak uluslararası güvenlik ve terörle mücadele bağlamında daha fazla sorumluluk alması şeklinde tezahür etti. Bush’un daha fazla kapalı kapılar ardında gündeme getirdiği ‘bedavacılar’ problemini, Obama başkanlığının sonuna doğru verdiği meşhur Atlantic dergisi mülakatında gündeme getirmişti.

Trump’ın NATO müttefiklerini hedef alan benzer şikayetleri, bugünlerde Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kapatılması bağlamında tekrar gündeme geldi. Trump, Hürmüz’ün açık tutulmasının sadece bir Amerikan meselesi olmadığını savunarak diğer ülkelerden katkı beklediğini ifade ederken ‘bedavacılar’ tezini açıkça kullanıyor. Amerika’nın kendi kurduğu ve uzun yıllar liderlik ettiği liberal uluslararası düzenin işlemez hale gelmesi, Amerika’nın bu düzenin maliyetini başkalarına yıkma çabasının yoğunlaşmasına yol açıyor. O kadar ki Trump yönetimi İran’a karşı İsrail’le giriştiği savaşın yol açtığı Hürmüz krizini çözme konusunda dahi bedavacılardan yakınıyor. Amerika bu tavrıyla uluslararası düzenin maliyetini öderken sistemin tayin edici gücü olma ayrıcalığını elinde tuttuğunun adeta görmezden gelinmesini talep ediyor.

YÜK PAYLAŞIMI

Trump yönetiminin NATO müttefiklerine yük paylaşımı tezi üzerinden yüklenmesiyle öne çıkan uluslararası sistemin yükünün müttefikler arasında daha adil paylaşılması gerektiği şeklindeki argüman yeni değil. Bush ‘terörle savaş’ gündemi doğrultusunda Afganistan’ı işgal etmeden önce bütün dünyaya ‘ya bizimlesiniz ya da bize karşısınız’ şeklinde bir ültimatom vermişti. Bu yaklaşım, Amerika’nın müttefik ve dost ülkelerin yanında olmasını talep etmekle kalmayıp adeta bir siyasi bağlılık testi uygulaması anlamına geliyordu. Bush yönetimi, oluşturduğu ‘İstekliler Koalisyonu’ içindeki ülkelerin ve NATO müttefiklerinin asker sayısını pazarlık konusu haline getirmelerinden ve askeri misyonlarını sınırlamalarından rahatsız olsa da bu durumu ‘bedavacılar’ retoriğini kullanmadan gündeme getirmişti.

Bush için Amerika’nın liderliği ve öncelikli güç olması, süper güç olmasının doğal sonucuydu ve şikâyet edecek fazla bir şey yoktu. Müttefikleriyle arasındaki kapasite farkını doğal olarak gören Bush, Irak’ın yeniden inşasında Avrupa’dan daha fazla katkı talep ederken veya NATO’nun Avrupa dışında operasyon yapmasını teşvik ederken bedavacılar söylemini kullanmadı. Amerika’nın politikasını müttefikler veya hasımların politikalarından bağımsız ve ayrıksı bir süper güç olduğunun farkında olarak belirleyen Bush yönetimi, yük paylaşımı söylemini pozitif bir bağlamda kullanıyordu.

OBAMA’NIN TEPKİSİ

Özellikle 2008 ekonomik krizi ve Irak savaşının yarattığı travma sonrasında uluslararası sistemin yükünün ağırlığından yakınan bir Amerika çıktı karşımıza. Obama NATO müttefiklerinin kendi güvenlikleri için yeterince yatırım yapmadığını ve Amerika’ya fazla yaslandıklarından yakındı. Obama sadece maliyet ve yük paylaşımına odaklanmayarak bedavacılığın farklı bir boyutundan bahsetti. Özellikle Ortadoğu’da bölge ülkelerinin dış politika sorunlarını Amerika’nın müdahalesiyle gidermeye çalıştıklarından yakındı. Libya’ya Arap Ligi’nin zoruyla ve Fransa’nın askeri operasyonu becerememesi sonrası müdahale eden Obama, rejimin yıkılmasının 7 ay sürmesinden çok rahatsız olmuştu. Suriye’ye müdahale etmek istemeyen, İran’la savaşmasını isteyen İsrail ve Suudi Arabistan’a direnen Obama müttefiklerin Amerika’yı bu tür angajmanlara sokarak maliyet ödettiklerinden yakındı. Bölge ülkelerinin kendi ayakları üzerinde durmaları gerektiğini ve oluşacak yeni bölgesel dengenin daha sağlıklı olduğunu savunan Obama, bu şekilde Amerikan kararlarının müttefikler tarafından manipüle edilemeyeceği bir denklem yaratmak istedi.

TRUMP’IN SUÇLAYICI TAVRI

Trump ise Amerika’nın küresel sistemin yükünü taşımasına rağmen nimetlerinden yeterince yararlanmadığı gibi müttefiklerinin kandırdığı bir güç haline geldiğini savundu. Bedavacıların Amerika’yı aptal yerine koyarak istedikleri yardımları aldıklarını ve kendilerini savunmaktan aciz olduklarını savundu. Hürmüz krizinde de Amerika’nın enerji bağımsızlığını sağlamış olduğunu ve petrol geçişinin sağlanmasının aslında Avrupa ve Çin gibi güçlerin derdi olması gerektiğini savunan Trump, bu ülkelerin yardımını talep ediyor. Amerika’nın Hürmüz’ü tek başına açamayacağını ve açmak isterse de büyük maliyet ödemesi gerekeceğini gören Trump, uluslararası sistemin ‘bedavacılarını’ artık sorumluluk almaya çağırıyor. Elbette Trump’ın bu savaşı başlatmakla Hürmüz krizinin doğrudan sorumlusu olması, ‘bedavacılar’ tezi açısından fazla bir anlam ifade etmiyor zira Hürmüz’ün kapalı olması Amerika için çok daha tahammül edilebilir bir seviyede görülüyor.

Washington’da uzun yıllardır ‘Ortadoğu petrol kaynaklarının güvenliğini koruyoruz ama bundan en çok Çin yararlanıyor’ şeklinde özetlenebilecek yakınmanın Hürmüz krizi bağlamında yansımasını Trump’ın sözlerinde görüyoruz. Elbette petrol fiyatlarının uluslararası piyasalarda belirlenmesi Amerika’nın enerji maliyetlerini de artırıyor ancak Trump arz anlamında büyük bir sıkıntı yaşamayacağını düşünüyor. Küresel acil durum rezervlerinin devreye sokulması da varil başı fiyatını 100 doların hemen üstünde bir seviyede tutmaya yardımcı oluyor. Dolayısıyla Trump Hürmüz’ü uluslararası trafiğe açmak için hemen müdahale ederek büyük bir maliyet ödemeyi acil bir gereklilik olarak görmüyor. Petrol fiyatlarının artması Amerikan kamuoyunda savaşın popülaritesini iyice dip yaptırsa da Trump bunun kısa ve orta vadede sürdürülebilir olduğunu hesaplıyor.

Amerika’nın bedavacılarla imtihanının üç aşaması Bush’un daha fazla katkı istemesi, Obama’nın yük paylaşımı tezi ve dış müdahaleye karşı tepkisi ve nihayet Trump’ın doğrudan uluslararası sistemi hedef alan sert tavrı olarak özetlenebilir. Amerika’nın küresel sistemin liderliğinin verdiği nimetlerin maliyetinden ve Çin gibi hasımlarının liberal sistemden faydalanmasından rahatsızlığını ‘bedavacılık’ tartışmasıyla kristalleştirdiğini söylemek mümkün. Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kapatılması durumunda ne yapacağını tam olarak planlamamış görünen Trump yönetiminin, aslında böyle bir senaryodan fazla etkilenmeyeceğini düşünmüş olması da kuvvetle muhtemel. Zira net enerji ihracatçısı olan Amerika’nın böyle bir senaryoda yüksek fiyattan petrol ve gaz satarak kar sağlayacağını bile düşünmüş olabilirler. Bu tablo, Amerika’nın küresel sistemin istikrarını sağlama kaygısını iyice yitirdiğini ve uluslararası istikrarsızlığın ‘bedavacılara’ daha fazla zarar vereceğini hesap ettiğini gösteriyor.

Durumu takip etmeye devam edin, Ankara24.com her zaman en yeni haberleri sunuyor.
seeGörüntülenme:135
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 18 Mart 2026 04:03 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Sarıyer de husumetlisini silahla yaralayan şüpheli, saldırı anını cep telefonuyla kaydetti

15 Haziran 2026 00:02see165

Samsung Galaxy A27 5G tanıtıldı: İşte özellikleri ve güncelleme detayları Mobil Haberleri

15 Haziran 2026 00:34see157

Haberi gerekçe göstererek gazeteciye ateş açtılar Şanlıurfa Haberleri

15 Haziran 2026 00:51see152

Fas Federasyonu Başkanı Lekjaa dan Yamal a gönderme!

15 Haziran 2026 00:39see150

Trump tan İran ile varılan anlaşmanın ardından ilk açıklama

15 Haziran 2026 00:57see148

Savaş sırasında nehre bırakılmışlardı: 250 yıl sonra yeniden gün yüzüne çıktılar Sözcü Gazetesi

15 Haziran 2026 00:24see145

ABD İran anlaşmasına dünyadan ilk tepkiler

15 Haziran 2026 02:22see141

Dere yatağına devrilen otomobildeki 1 kişi öldü, 1 kişi yaralandı Sözcü Gazetesi

15 Haziran 2026 00:50see139

Mikael Jantunen: Önümüzde zorlu bir görev var!

16 Haziran 2026 00:12see138

UVA ve UVB ışınlarına güçlü kalkan

15 Haziran 2026 07:07see138

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif: ABD ile İran anlaşmaya vardı, imza töreni 9 Haziran da İsviçre de yapılacak

15 Haziran 2026 00:37see138

ABD li yetkili: ABD ordusu, İran la müzakereler sürerken Orta Doğu da kalacak

16 Haziran 2026 00:15see137

Bakan Göktaş açıkladı: Dijital risklere karşı önlem Son dakika haberleri

16 Haziran 2026 00:32see135

Afyonkarahisar da otomobille hafif ticari araç çarpıştı: 1 ölü, 6 yaralı

16 Haziran 2026 00:07see135

Borsa İstanbul da 7 şirket temettü ödemesi yapacak

16 Haziran 2026 00:44see134

Hakan Safi nin anlaştım dediği yıldızın yeni takımı belli oluyor! Teklifi kabul etti

15 Haziran 2026 01:18see134

Biruni Üniversitesi’nden kanser hücrelerini baskılayan nanomalzeme araştırması

15 Haziran 2026 10:38see130

Fox, Roku yu 22 milyar dolarlık dev anlaşmayla satın alıyor!

15 Haziran 2026 17:42see127

Evli adamla yaşamakta ısrar eden 19 yaşındaki Ceyda için bakanlık devrede

15 Haziran 2026 17:01see127

Tarih bu ihaneti yazacak Sözcü Gazetesi

15 Haziran 2026 05:05see126
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları